Başlamadan önce

Fransızca öğrenmek zor mu?

Kısa cevap

Fransızca, Türkçe konuşan biri için orta zorlukta bir dildir — Almancadan kolay, İspanyolcadan bir tık zor. Bir ölçü vermek gerekirse: ABD Dışişleri Bakanlığı’nın dil okulu (FSI) Fransızcayı en kolay kategoride, yaklaşık 600–750 ders saati olarak sınıflandırır. Koşul şu ki bu ölçüm anadili İngilizce olanlar için yapılmıştır; Türkçe konuşan biri için süre daha uzundur, çünkü kelime avantajı ancak İngilizce üzerinden dolaylı gelir. Zor kısım telaffuz ile yazılışın birbirini tutmaması ve isimlerin eril–dişil ayrımı; kolay kısım ise İngilizceden tanıdık gelen binlerce ortak kelime ve Türkçedeki gibi düzenli çalışan bir cümle dizilişi. İstisna: daha önce Latin kökenli bir dil (İspanyolca, İtalyanca) ya da ileri seviye İngilizce bilen biri ilk seviyeleri belirgin biçimde hızlı geçer. İlk üç ay en zorlu dönemdir — telaffuz oturana kadar; sonrası hızlanır.

Gerçekten zor olan üç şey

  • Yazıldığı gibi okunmaması. beaucoup sekiz harf, üç ses. Başta sinir bozucudur ama kuralları sanılandan azdır; birkaç haftada oturur.
  • Burun sesleri. Türkçede karşılığı yok: on / en / un. Kulak alışana kadar zaman ister, taklit ederek öğrenilir, kural ezberleyerek değil.
  • Kelimelerin cinsiyeti. le mi la mı? Mantığı yok, ezber işidir. Çözüm: kelimeyi hiçbir zaman yalnız değil, artikeliyle birlikte öğrenmek.

Sanıldığı kadar zor olmayan şeyler

  • Kelime hazinesi. İngilizce biliyorsanız daha ilk günden binlerce kelimeyi tanıyorsunuz: nation, table, important, question, possible. Okuma şaşırtıcı derecede hızlı ilerler.
  • Fiil çekimleri. Yazıda korkutucu görünür ama konuşmada çoğu çekim aynı sese düşer: je parle, tu parles, il parle — üçü de aynı okunur.
  • Cümle yapısı. Özne–yüklem–nesne. İngilizceye çok benzer, Türkçedeki gibi sona yığılan bir yapı yoktur.
  • Geçmiş zaman. Günlük hayatta neredeyse tek bir zaman (passé composé) her işi görür. Ders kitaplarındaki zaman bolluğu ilk yıl için gereksizdir.

Zorluğu asıl belirleyen şey

Yıllardır ders veriyorum ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim: kimin öğrendiğini belirleyen şey yetenek değil, düzen. “Dil kulağım yok” diyen öğrencilerin çoğu, aslında haftada bir kere çalışan öğrencilerdi.

Fransızcayı zorlaştıran ikinci şey de utanmak. Yanlış yapmaktan çekinen kişi konuşmuyor, konuşmayan kişi ilerlemiyor. Derslerimde ilk günden yanlış yapa yapa konuşturmamın sebebi bu.

Hiçbir dil “üç ayda akıcı” öğrenilmez. Böyle bir söz veren kaynağa temkinli yaklaşın. Gerçekçi hedef: üç ayda kendini tanıtmak ve basit ihtiyaçlarını karşılamak.

Devamı

Bunu da sordular.

İngilizce bilmiyorum, dezavantaj mı?

Biraz, ama aşılmaz değil. İngilizce bilmek okumada hız kazandırır; telaffuz ve dilbilgisinde ise Türkçe konuşan herkes aynı noktadan başlar.

Kendi başıma öğrenebilir miyim?

Okuma ve dinlemede epey yol alınır. Ama telaffuz ve konuşmada geri bildirim şart; yanlışını duyan biri olmadan yanlış yerleşir ve sonradan düzeltmek çok daha zor olur.

Kaç yaşında olursa olsun öğrenilir mi?

Evet. Yetişkinler telaffuzda daha yavaştır ama dilbilgisi ve strateji konusunda çocuklardan çok daha hızlıdır.

Sorunun cevabı burada yoksa bana sor.

Durumunuzu yazın, size özel cevabını vereyim. 15 dakikalık tanışma görüşmesinde seviyenizi ölçüp bir yol haritası çıkarıyoruz. Görüşme ücretsiz, taahhüt yok.