Le Regard
Français
Her ayın başında yeni bir sayı. Her sayı tek bir temayı dilin içinden anlatır: gramerin arkasındaki tarih, kültür ve düşünce. Okumak için tıklaman yeterli — indirme, kayıt, ücret yok.
YENİ SAYI
Langue & École
Fransızca, Fransa'nın doğal dili değildi; okulun ürünüydü. Bir devrimin dil sayımından çocukların boynuna asılan tahta nesneye, otuz iki diplomayla başlayan bir sınavdan dikte defterindeki beş hataya uzanan bir sayı.
Bu sayıyı okuAy ay tüm sayılar.
Yeniden eskiye doğru sıralı. Bir satıra tıkla, sayı yeni sekmede değil aynı pencerede açılır; üstteki «← Tüm sayılar» şeridiyle buraya dönersin.
Sayı 1 · Nisan
Sayı 2 · Langue & Travail
Sayı 3 · Langue & Pouvoir
Sayı 4 · Langue & Liberté
Sayı 5 · Langue & Mémoire
Sayı 6 · Langue & École

Langue & Mémoire
Her kelime bir fosildir; konuşurken aslında hatırlarız. Fransızcanın geçmiş zamanlarından Paris'in kurtuluşuna, «hatırlama görevi»nden Proust'un madlenine uzanan bir sayı.

Langue & Liberté
1789'da Fransa yalnızca bir kralı değil, bir konuşma düzenini de devirdi: devrim neden patladı, 14 Temmuz'da gerçekte ne oldu, dil nasıl yeniden kuruldu.

Langue & Pouvoir
Konuşmak, bir güç ilişkisinin içine girmektir: pouvoir fiilinin mantığından jandarmanın tarihine, Paris merkezi ile banliyö arasındaki «iki Fransızca»ya.

Langue & Travail
Emek ve bakım aynı ayda anılır. Fransızca bu iki alan arasındaki eşitsizliği yalnızca yansıtmaz; fiil yapıları ve dilbilgisi kategorileriyle onu kurar ve yeniden üretir.

İlk Sayı
Derginin doğuşu: Fransızcayı sadece dil bilgisi olarak değil; kültür, bakış ve estetik üzerinden de hissettirmek için hazırlanan açılış sayısı.
Bir sayının içinde ne var?
Dosya
Ayın teması: tarih, kültür ve dil bir arada, tek bir hikâye olarak anlatılır.
Gramer bağlantısı
Temanın içinden çıkan yapı: geçmiş zamanlar, subjonctif, edilgen çatı…
Kelime & kalıp
Metinde geçen kilit kelimeler, Türkçe karşılıkları ve kullanım örnekleri.
Öneriler
Temayla ilgili film, şarkı ve okuma önerileri — Kültürel Rehber'e bağlanır.
Üç adım, bu kadar.
Sayıyı aç
Kapağa ya da «Oku» düğmesine tıkla. Dergi tarayıcıda açılır; uygulama veya PDF indirmeye gerek yok.
Okurken not al
Anlamadığın kelimeleri işaretle. B1 altındaysan önce Türkçe özet paragraflardan git.
Derste konuş
Sayıyı derse getir; birlikte tartışalım. Dergi konuşma pratiğinin en iyi başlangıcıdır.
Dergiyi seviyorsan derslerimi de seveceksin.
Aynı bakışla, birebir: seviyeni ve hedefini 15 dakikada birlikte belirleyelim. Ücretsiz.
Dergi hakkında sen ne düşünüyorsun?
Aşağıdan yorumunu yaz; kısa bir kontrolden sonra adınla birlikte burada yayımlanır. Diğer okurların yorumları da hemen altta.
Yorumunu yaz
Yorumun bana ulaşır; kısa bir kontrolden sonra adın ve tarihiyle birlikte burada yayımlanır.
Okurların yorumları
Kızım bu yıl fransızca hazırlığa başladı, bu sayıyı ona okuttum. Neden öğrendiğini anlamış oldu.
Eylülde Açılan Kapı girişini iki kere okudum. "Bir dilin nasıl öğretildiğini sormak, o dili kimin sahiplendiğini sormaktır" cümlesi aklımda kaldı.
Altı sayıdır takip ediyorum, hiç reklam yok hiç para istenmiyor. Nasıl sürdürüyorsunuz bilmiyorum ama sakın bırakmayın.
Telefondan okudum, bu sefer yazılar daha rahat okunuyordu. Eski sayılardaki sorun düzelmiş galiba.
Kimin Fransızcası? bölümü sayıyı güzel kapatmış. Soruyla bitirmek hoş.
Yazım kolaylaştırma girişiminin neden yarım kaldığı bölümü çok ilginçti. Demek fransızlar da kendi imlâlarından şikâyetçi :)
FR-TR sözlükçeler yine kurtarıcı. Ben B1'im, metni sözlüksüz bitirdim.
Welsh Not ve İrlanda'daki çentikli sopa... Aynı yöntemin her ülkede olması insanı düşündürüyor.
Öğretmenim, bu sayıyı zümre toplantısında paylaştım. Ders kitabıyla ulus inşa etme kısmı bizde de tanıdık geldi.
Le Tour de la France par deux enfants yedi milyon satmış ve yazarını kimse bilmiyormuş. İnanılmaz bir hikâye.
İyi sayı ama okul tarihi ağır bastı, dil öğrenenler için biraz daha gramer bekliyordum açıkçası.
Sorbonne bir köy adıymış, papazın soyadıymış. Bu tür kelime hikâyeleri derginin en sevdiğim yanı.
lycée kelimesinin Atina'daki bir korulukdan geldiğini öğrenmek hoşuma gitti, bizim lise de oradan geliyormuş demek.
baccalauréat ilk yılında 32 diploma vermiş. İlk kadın adayın kâğıdını bakan imzalamamış... Yorum yok.
Dikteyi Yeniden Kullanmak bölümü çok pratikti. Not vermeden dikte fikrini bu hafta denedim, işe yaradı.
Diktede beş hata yapan elenirmiş. Bugün öğrencilerime dikte verirken elim titriyor artık :)
Littré'nin bir demircinin oğlu olduğunu bilmiyordum. Sözlük yapmak değil öğretmenliği değiştirmek istemiş, güzel tespit.
Bretonca yasağı tabelasının aslında hiç asılmamış olabileceğini yazmanız çok dürüstçe. Başka yerde böyle bir uyarı görmedim.
Galatasaray sanıyordum en eskisi, meğer Saint-Benoît 1362'ye dayanıyormuş. İstanbul kısmı bizim için ayrı güzeldi.
Devrim halkın kaç kişisinin fransızca bildiğini saydırmış, üç milyon çıkmış. Bu rakamı hiç duymamıştım.
Boyundaki İnek bölümünü okurken tüylerim diken diken oldu. Çocuğu arkadaşının muhbiri yapmak... Pedagoji değil bu.
Eylül sayısı tam zamanında geldi, okullar açılırken okul sayısı :) Kapak da çok güzel olmuş.
Madlen pasajını önce buradaki Türkçe çözümlemeyle sonra Fransızca aslından okudum. İşte derginin olayı bu bence.
Eylül teması Langue & École ilan edilmiş, okula dönüş sayısını şimdiden bekliyorum.
5 sayıda 5 tema, hepsi farklı ama tek ses. Bu dergi benim için okul oldu artık.
PDF olması çok iyi olmuş, tabletten rahat okudum. Eski sayılara da PDF gelsin lütfen, onlar sadece web sayfası.
Devoir de mémoire kavramını öğrencilerime anlatacağım, sınıfta güzel tartışma açar bu.
Editörden mektubu bu sayıda çok samimiydi. İmzalı fotoğraflı editör yazısı, eski dergicilik gibi.
İnstagramdaki kartları görüp geldim, dergi kartlardan da güzelmiş :)
17 Ekim 1961'i bilmiyordum. Okuduktan sonra bir süre öylece oturdum. Bazı bilgiler insanı değiştiriyor.
Bu sayı öncekilerden daha derin ve detaylı. Hiçbir bölüm yüzeysel değil.
Panthéon'a kim girmiş kim çıkarılmış bölümü ilginçti. Ulusal hafıza da bir kurguymuş meğer.
Proust'un kitabını Gide reddetmiş, sonra özür dilemiş :D Edebiyat tarihinin en güzel ironisi.
De Gaulle'ün Paris libéré cümlesinin kelime kelime analizi süperdi. Bir cümle nasıl tarih yazarmış.
Güzel sayı ama bu seferki çok uzundu bence, iki haftada anca bitirdim. Biraz daha kısa olsa daha çok kişi okur.
40 yıllık öğretmenim, Benveniste'i Türkçe bir dergide görmek beni duygulandırdı açıkçası.
Bölüm sonlarındaki FR-TR sözlükçe kutuları çok iyi olmuş, not tutmama gerek kalmıyor artık.
Af (amnistie) ile amnezi (amnésie) aynı kökten geliyormuş. Bu tek bilgi bile sayıyı özetliyor.
Adsız Savaş bölümü yürek burkuyor. Cezayir savaşına 40 yıl "olaylar" demişler, dil nasıl bir örtme aracıymış.
La Nueve'yi ilk kez duydum. Paris'i ilk kurtaranlar İspanyol cumhuriyetçilermiş, kim bilir daha neleri bilmiyoruz.
imparfait ile passé composé farkını 3 yıldır çözemiyordum, Hafızanın Grameri bölümü 10 dakikada çözdürdü. teşekkürler!!
Vél d'Hiv ve Chirac'ın 1995 konuşması kısmı güçlüydü. Devletin kelimelerle yüzleşmesi... ders gibi.
nostalgie kelimesi 1688 de bir tıp tezinde doğmuş, hastalık olarak. Şaşırdım gerçekten.
Passé simple'ın vedası bölümü ağıt gibi yazılmış ya. Gramer konusu böyle edebi anlatılır mıymış :)
Dil ve bellek sayısı derginin en olgun sayısı olmuş bence. Proust'la açılıp gramerle devam etmesi çok güzeldi.
Bu sayı bitince ilk üç sayıyı baştan okudum, külliyat oluşuyor yavaş yavaş :)
Sadece fransızca öğrenenlere değil tarihle ilgilenen herkese tavsiye ederim.
Bölümler birbirine bağlı ilerliyor, kopukluk yok. Kurgusu iyi oturmuş bu sayının.
Okurken bizim harf devrimini düşündüm ister istemez. Diller ve devrimler hep kol kola.
Paris'te yaşıyorum, Bastille meydanından her geçişte artık bu sayıyı hatırlayacağım.
Sürükleyiciydi, bir oturuşta bitti. Ayda iki sayı çıksa da okusak :)
Görseller hep dönem tabloları ve gravürler, kaynaklar da yazıyor. Özenli iş.
Dört sayıdır çıta yükseliyor, bu tempo nasıl korunuyor merak ediyorum.
Devrim bin kere yazılmış bir konu ama dil penceresinden bakınca yeni şeyler öğrendim yine.
Tam ekran bölüm geçişleri film gibi olmuş. Ama biraz da uzatmış bu sayı, sona doğru yoruldum. Biraz kısaltılabilirdi.
Bugün 14 Temmuz! Fransız arkadaşlara buradan öğrendiklerimi anlattım, sen bunları nereden biliyorsun dediler :)
İnsan hakları bildirgesini hukuk metni gibi değil edebiyat gibi okudum. Güzel anlatım.
Marseillaise'i yıllardır mırıldanırım, ne dediğini bu sayıda öğrendim :D
Devrim takvimini bilmiyordum, zamanı bile yeniden yazmışlar. Hiçbir tarih kitabında böyle görmemiştim.
Yanılgılar bölümü cesur olmuş. Herkesin bildiği şeylerin yanlış çıkması insanı sarsıyor.
Tarih öğretmeniyim, kronoloji bölümünü sınıfta kullanacağım, izin vermişsiniz sayarım :)
Sayfa çevirme özelliği güzel de benim eski telefonda biraz takıldı açıkçası. Bilgisayarda sorunsuz.
"Patois'ları yok edin" kısmı ürkütücüydü. Bölgesel dillerin bastırılması devrimin karanlık yüzüymüş.
liberté égalité fraternité yi milyon kere duydum ama kelimelerin devrimde silaha dönüştüğünü ilk defa anladım
Bu sayının tasarımı farklı olmuş, mavi yakışmış. Her sayının kendi havası olması güzel fikir.
Dr. Guillotin'in adı ölüm makinesine yapışıp kalmış, adam istememiş bile. Ne trajik hikaye ya.
14 Temmuz sayısı çok iyi olmuş. Devrimin dilini bu kadar canlı anlatan Türkçe metin okumamıştım.
Yeni sayının teması açıklanınca heyecanlanır oldum, bir dergiyle böyle bağ kurmayalı çok olmuştu.
Dergiyi yazdırıp dosyaladım, keşke basılı hali de olsa. Ekrandan okumak aynı tat vermiyor bana.
Türk Dünyası Tarih dergileriyle büyüdüm, bu tasarım o günleri hatırlattı. Ellerinize sağlık.
Editörün seçkisi bu ay edebiyattan müziğe uzanmış, önerileri dinleyerek okudum.
Eski sayılara tek linkten ulaşmak istiyorum, arşiv sayfası olsa çok iyi olur. Arkadaşlara tek tek link atmak zor.
Neden Biliyor Musunuz köşesinden sofrada anlatmalık en az 3 bilgi çıkardım yine :D
Kurslarda öğretilmeyen her şey burada. Dilin ruhu diye buna denir herhalde.
Açık konuşayım, bu sayıyı bitiremedim. Konu bana kuru geldi. Ama yazım kalitesine laf yok, benlik değilmiş sadece.
Kutu bilgiler ve ara başlıklar iyi düşünülmüş, metin bölünmeden zenginleşiyor.
Fransa'da 20 yıldır yaşıyorum, tespitler o kadar isabetli ki sanki içeriden yazılmış.
Grameri hiç böyle düşünmemiştim, fiil çekimi bile iktidarla ilgiliymiş meğer.
Üç sayıdır okuyorum, her sayı öncekinin üstüne koyuyor.
Öğrencilerime hep "dil tarafsız değildir" derim, artık kanıt olarak bu sayıyı gösteriyorum :)
"İki Fransızca, aynı mekân" bölümü dokunaklıydı. Dil kimine kapı kimine duvar.
Üç sayıdır aynı kalite, tema odaklı olması çok iyi fikirmiş.
gendarme kelimesinin hikayesi çok iyiydi, etimoloji köşesi her ay daha iyi oluyor
Konu güzel ama bu sayı bana biraz ağır geldi. İktidar, otorite falan derken yoruldum, sevgi sayısı daha keyifliydi.
Siyaset bilimi mezunuyum, dil politikaları üzerine Türkçe bu kalitede metin bulmak zor gerçekten.
Editör sayfasındaki fotoğraf ve imza güzel detay. Arkasında gerçek bir insan olduğu belli oluyor.
Resmi dil dayatmasının tarihi kısmı çok iyiydi. Dil hem özgürleştiriyor hem eziyor, ilginç.
Académie Française'dekilere "ölümsüzler" deniyormuş, okuyunca kurumun kendisi bir iktidar aygıtıymış dedim.
Dil ve iktidar sayısı şimdiye kadarki en iyisi bence. Foucault kitaplarımı raftan indirtti.
Fransızcayla ilgilenmeyen arkadaşlarıma bile gönderiyorum çünkü konu aslında dil değil insan.
salaire kelimesinin tuzdan geldiğini öğrendim, not defterim doldu resmen.
İki sayıdır takip ediyorum, derginin sesi oturmuş. Böyle devam.
İçerik güzel de mobilde okumak zor, yazı boyutu ayarı yok. Bilgisayardan okuyunca sorun yok ama telefonda göz yoruyor.
Emekli fransızca öğretmeniyim. 40 yıllık meslek hayatımda böyle bir Türkçe kaynağın hep eksikliğini hissettim. İyi ki varsınız.
Görseller özenli seçilmiş, kaynakların yazması da güven veriyor.
Editörün önerdiği Bernard Lavilliers şarkısı listeme girdi. Şarkı önerisi olan dergi görmemiştim daha önce.
Fransızca bilmeyen annem bile okudu, beğendi :)
Dilbilgisini toplumsal bağlamda anlatınca çok daha akılda kalıyor. Kuru kural ezberinden iyidir.
güzel sayı, eline sağlık
Editoryal yazılar güzel, konuya girmeden harita çıkarıyor insan.
DELF B2'ye hazırlanıyorum, buradaki metinler sınav metinlerinden daha zevkli. Okuma pratiği için birebir.
Neden Biliyor Musunuz köşesi favorim. Bu sayıdakini eşime anlattım o da şaşırdı.
Bu sayı güzeldi ama ilk sayı kadar sarmadı beni. Sevgi konusu biraz dağınık kalmış sanki. Yine de okunur.
Fransız şirketinde çalışıyorum, iş kültürü bölümüne çok güldüm çünkü hepsi doğru ya :D
Her ayın 1'inde kahvemi alıp dergiyi açıyorum, ritüel oldu artık :)
Türkçedeki "emek vermek" ile fransızca karşılıklarının kıyaslaması güzeldi.
Dil dergisi ama aşktan emekten bahsediyor, sevdim ben bu dergiyi.
İş fransızcası öğrenmeye çalışıyorum, travail/boulot/métier ayrımı tam aradığım şeydi. Sağolun.
je t'aime ile je t'aime bien in farklı olduğunu bilmiyordum, iyi ki öğrenmişim yoksa rezil olabilirdim :D
İkinci sayı ilkinden iyi olmuş bence. Emek ve sevgi konusu güzel seçim.
Editörün önerdiği kitaplardan ikisini sipariş ettim bile :) Teşekkürler.
İlk sayıya göre gayet oturmuş bir dergi. Devamını bekliyorum.
Fransa'da yaşıyorum, burada anlatılan sınıf-dil ilişkisi günlük hayatta aynen böyle. Kim yazdıysa içeriden biliyor.
Metodoloji bölümündeki okuma tavsiyelerini denedim, işe yarıyor gerçekten.
çok güzel olmuş ama ayda bir az, iki haftada bir çıksa keşke
Sorbonne'da yüksek lisans yapıyorum, bazı analizler derste okuduklarımızdan aşağı kalmıyor. Türkçe olması büyük şans.
Konsept güzel de yazılar biraz uzun. Ben özet sevenlerdenim, açıkçası bazı bölümleri atlayarak okudum.
Bunun ücretsiz olması şaşırtıcı, para verilir buna. Umarım devamı gelir.
Banliyö fransızcasına hep önyargıyla bakmışım, göç bölümünü okuyunca utandım biraz.
Académie Française tartışması bizim TDK tartışmalarına ne kadar benziyormuş. İlginç.
Fransızca hocasıyım, öğrencilerime okuma ödevi olarak verdim. Çok işlerine yaradı.
Tasarım şık olmuş, eski dergiler gibi. Yalnız telefondan okurken yazılar küçük kalıyor, yakınlaştırıp durdum. Ona bir çözüm bulun bence.
fransız arkadaşıma ne zaman tu diyebileceğimi sonunda öğrendim, teşekkürler :)
Dergi değil küçük kitap gibi. Bir oturuşta bitmiyor, ben 3 günde okudum ama değdi.
Tarih öğretmeniyim, 1789 sonrası dil politikaları kısmını zevkle okudum. Kaynakların belirtilmesi de güzel.
B1 seviyesindeyim, fransızca terimler metnin içinde verilince sözlüğe bakmadan anlayabiliyorum, bu hoşuma gitti.
Güzel ama bazı yerler bana fazla akademik geldi açıkçası. Foucault falan girince koptum biraz. Biraz daha sade olabilirdi.
travail kelimesi işkence aletinden geliyormuş, iş yerinde herkese anlattım bunu :)
Türkçe kaynak olarak bu kalitede bir şey yok gerçekten. Elinize sağlık Tahsin bey.
Verlan kısmı süperdi ya. Dizilerde meuf meuf diyorlar bi şey anlamıyordum, meğer kelimeyi ters çevirmişler :D
3 senedir fransızca öğreniyorum, dilin böyle bir tarafı olduğunu hiç düşünmemiştim açıkçası. Güzel dosya.
Tebrikler hocam, ilk sayı için çok iyi olmuş. Tu/vous meselesini okurken kendi yaşadığım bir rezilliği hatırladım, stajda müdüre tu demiştim :)