Fransızcayı nasıl öğrendim:
şarkılarla başladı
Bu sayfada kendi hikâyemi anlatıyorum, çünkü öğrencilerimin en çok sorduğu sorulardan biri bu: “Sen nasıl öğrendin?” Kısa cevap şu — bir plan yapıp başlamadım. Çocukken Fransızca şarkılarla başlayan bir ilgiydi, lisede sürdü, üniversitede Fransızca öğretmenliği okuyarak mesleğe dönüştü. Yolun sırası da bugün anlattığım yöntemi doğrudan etkiledi.
Fransızcayı bir sabah karar verip öğrenmedim; işin başında bir hedef bile yoktu. Çocukken Fransızca şarkılar dinlerdim. O yaşta kelimelerin ne anlama geldiğini takip etmiyordum, dilin sesi hoşuma gidiyordu — bugün öğretmen olarak baktığımda o dönemin en değerli tarafı tam olarak bu oluyor: anlamını bilmesem de kulağım Fransızcaya alıştı. Bir dilin seslerini, ritmini ve nerede durduğunu önce kulak öğreniyor; sonradan gelen kural o zemine oturuyor. Lisede ilgi merakla devam etti. Üniversitede Fransızca öğretmenliği okudum; orada dilin kendisinden ayrı bir şey daha öğrendim — bu dilin nasıl öğretildiğini. Yani benim yolum çoğu insanın tersine işledi: önce kulak, sonra konuşma, en sonda gramerin adı. Bunu anlatmamın sebebi hikâyemin ilginç olması değil. Öğrencilerimin büyük kısmı tam tersinden başlıyor: önce kural listesi, sonra kelime ezberi, konuşma en sona kalıyor — ve tıkanma hep aynı yerde oluyor. Kuralı bilip konuşamamak, kural bilmemekten daha yaygın bir sorun. Bu sayfada hikâyeyi süslemeden anlatıyorum; ayrıca bugün sıfırdan başlasam hangi sırayla çalışacağımı da yazdım.
Bu ders kime uygun?
- Yeni başlayıp “bu dil gerçekten öğrenilir mi?” diye tereddüt edenler
- Yıllardır kural çalışıp bir türlü konuşamayanlar
- Çocuğuna Fransızca sevdirmek isteyen ama nereden tutacağını bilmeyen aileler
- Ders alacağı öğretmenin yolunu ve yaklaşımını önceden bilmek isteyenler
- Şarkı, film, dizi gibi şeylerin gerçekten işe yarayıp yaramadığını merak edenler
- Kendi çalışma düzenini kurmak isteyip hangi sırayı izleyeceğine karar veremeyenler
- Bir dilde “geç kaldım” diye düşünenler
Hikâye ve bugün ne anlama geldiği
- 1Şarkılarla başladı — anlamadan
Başlangıç bir karar değildi, bir ilgiydi. Çocukken Fransızca şarkılar dinliyordum ve kelimelerin anlamını kovalamıyordum. Sözlük açıp çeviren biri değildim; sesi hoşuma gidiyordu, o kadar. Bu yüzden o dönem için “Fransızca öğreniyordum” demek doğru olmaz. Ama boşa da geçmedi: dilin sesine, hızına ve tonuna alışmak o yıllarda oldu. - 2Lisede merak dersten bağımsız sürdü
Lisede ilgi devam etti. Burada önemli bulduğum şey şu: devam etmesinin sebebi bir zorunluluk ya da sınav değildi. Dil, zorunluluk olduğu zaman da öğrenilir — oturum ya da vatandaşlık için çalışan öğrencilerim bunu her gün kanıtlıyor. Ama zorunluluk olmadan süren ilgi daha uzun ömürlü oluyor, çünkü bıraktığın yerde seni bekleyen bir ceza yok, merak var. - 3Üniversite: dili değil, öğretmeyi öğrendiğim yer
Üniversitede Fransızca öğretmenliği okudum. O dört yılın bana kattığı şey sadece daha iyi Fransızca değildi; dilin nasıl öğretildiğiydi. Bir kuralı bilmek ile o kuralı karşındaki insana anlatabilmek bambaşka iki beceri. İyi Fransızca bilen çok insan var; bilmediğini bilmeyen bir öğrenciye nereden gireceğini bilmek ayrı bir iş. Bugün derslerimde Türkçe açıklayıp Fransızca uygulatıyor olmamın kaynağı burası. - 4Kulak önce gelirse gramer daha kolay oturuyor
Kendi sıram tersten işledi ve öğretmen olduktan sonra bunun tesadüf olmadığını gördüm. Kulağı Fransızcaya alışmış bir öğrenciye kuralı anlattığınızda “ha, demek o yüzden öyle söyleniyordu” diyor — kural, zaten duyduğu bir şeyin açıklaması oluyor. Hiç dinlememiş bir öğrenciye aynı kuralı anlattığınızda ise kural havada kalıyor, ezberlemek zorunda kalıyor. Ezberlenen kural konuşurken kullanılamıyor; anlaşılan kural kullanılıyor. - 5Şarkı ve dizi işe yarar, ama tek başına yetmez
Bana sık sorulan soru bu. Dürüst cevabım: şarkı, film ve dizi kulak için çok işe yarıyor, konuşma ve doğruluk için yetmiyor. Yıllarca Fransızca dizi izleyip hiç konuşamayan insan var; çünkü dinlemek pasif bir iş. Konuşma, karşısında sizi düzeltecek biri olmadan gelişmiyor. Benim önerim ikisini ayırmak: dinlemeyi kendi başına yap, konuşmayı düzeltilebileceğin bir yerde yap. - 6En yaygın hata: konuşmayı sona bırakmak
Öğrencilerimde gördüğüm en sık kalıp şu — “gramerim oturunca konuşmaya başlayacağım.” O gün hiç gelmiyor, çünkü gramerin oturması konuşmayla oluyor. Ben kendi yolumda konuşmaya erken geçtim; bunun sebebi cesaret değil, sıranın öyle gelmesiydi. Ama sonucu gördüm: hata yaparak konuşan öğrenci, hatasız cümle bekleyen öğrenciden hep önde gidiyor. - 7“Geç kaldım” diye bir şey yok
Benim başlangıcım çocukluğa denk geldi, ama bu bir şart değil — yetişkin öğrencilerle çalışıyorum ve ilerlemeleri bunu gösteriyor. Yetişkinde telaffuz gerçekten çocuktakinden daha zor oturuyor, bunu saklamıyorum. Ama kelime, okuma ve gramer tarafında yetişkin çocuktan hızlı ilerliyor; çünkü neden öğrendiğini biliyor ve öğrenmesini yönetebiliyor. Başlamak için doğru yaş, başladığınız yaş.
Bugün sıfırdan başlasam hangi sırayla çalışırdım
| İlk iş | Günde 10–15 dakika Fransızca dinlemek — anlamasam da. Kulak zemini ilk kurulan şey olmalı. |
|---|---|
| İkinci iş | Telaffuzu baştan doğru kurmak. Yanlış oturmuş telaffuzu sonradan sökmek, baştan öğrenmekten zor. |
| Üçüncü iş | Kelimeyi listeden değil cümleden öğrenmek. Tek başına ezberlenen kelime konuşurken akla gelmiyor. |
| Dördüncü iş | Konuşmaya ilk aylarda başlamak; kural tamamlanmasını beklememek. |
| Beşinci iş | Grameri ihtiyaç sırasına göre almak — ders kitabının konu sırasına göre değil. |
| Hiç yapmazdım | Aynı hafta üç farklı kaynakla çalışmak. Dağıtıyor, ilerleme hissini yok ediyor. |
| Sabit tutardım | Günde az ama her gün. Haftada bir uzun oturum, her gün yirmi dakikanın gerisinde kalıyor. |
Merak edilenler.
Fransızcayı kaç yılda öğrendin?
Bu soruya yıl vermek yanıltıcı olur, çünkü net bir bitiş çizgisi yok. Çocuklukta şarkılarla başlayan ilgi lisede sürdü, üniversitede meslek oldu ve öğretmenlik yaptığım süre boyunca da öğrenmeye devam ediyorum — bir dilde “bitti” noktası olmuyor. Sizin için anlamlı olan soru şu: ihtiyacınız olan seviyeye ne kadar sürede çıkarsınız. Onun cevabı verilebilir: haftalık çalışma sıklığınıza ve hedef seviyeye göre hesaplanıyor.
Şarkı dinleyerek Fransızca öğrenilir mi?
Tek başına hayır, ama dinlemek işin en çok küçümsenen parçası. Şarkı ve dizi kulağı kuruyor: seslerin nasıl çıktığını, cümlenin nerede bağlandığını, hangi hecenin yutulduğunu öğretiyor. Bunlar kitaptan öğrenilmiyor. Eksik bıraktığı taraf konuşma ve doğruluk — kimse sizi düzeltmediği için hatalar yerleşiyor. Doğru kullanım şu: dinlemeyi kendi başınıza yapın, konuşmayı düzeltilebileceğiniz yerde yapın.
Hangi üniversiteyi bitirdin?
İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi (HAYEF) Fransızca Öğretmenliği mezunuyum. Onun üzerine on yılı aşkın süredir Fransızca öğretiyorum; çocuk, lise öğrencisi ve yetişkin gruplarıyla da, yurt dışında oturum ve vatandaşlık dosyası için çalışan öğrencilerle de.
Senin yolunu takip etmem gerekir mi?
Hayır ve bunu özellikle söylemek istiyorum. Benim başlangıcım çocukluk ilgisiydi; sizin başlangıcınız bir oturum dosyası, bir iş görüşmesi ya da yıllardır içinizde kalmış bir istek olabilir. Başlangıç noktası farklı olduğu için program da farklı kurulmalı. Ortak olan tek şey sıra: kulak, konuşma, kural. Bu sırayı koruduğumuz sürece yol sizin hayatınıza göre şekillenebiliyor.
Fransızca zor bir dil mi?
Telaffuzu ve yazımı başta zorlar; yazıldığı gibi okunmayan bir dil ve bu ilk haftalarda insanı bunaltıyor. Grameri de Türkçeden farklı bir mantıkla çalışıyor. Ama İngilizce bilen biri için kelimelerin büyük kısmı tanıdık geliyor, Türkçede de beş binden fazla Fransızca kökenli kelime var. Benim gözlemim şu: zorluk dilin kendisinde değil, düzensiz çalışmada. Haftada bir hatırlanan dil öğrenilmiyor.
Çocuğuma Fransızca sevdirmek istiyorum, nereden başlamalıyım?
Ders olarak değil, ilgi olarak başlatın. Benim başlangıcım şarkıydı; sizin çocuğunuz için çizgi film, oyun ya da şarkı olabilir. Bu aşamada anlaması gerekmiyor, kulağının alışması yeterli. Erken dönemde kural anlatmak, gramer sormak ve test yapmak çoğu çocukta ilgiyi söndürüyor. Okuma yazması oturduktan sonra — 7 yaş civarı rahat bir eşik — yapılandırılmış derse geçmek çok daha verimli oluyor.
Bu hikâyeyi neden siteye yazdın?
Çünkü ders almayı düşünen insanın öğretmenini tanımaya hakkı var. İnternette “10 günde Fransızca” diyen çok sayfa var; ben ne kadar sürdüğünü bile yuvarlak bir sayıyla söylemiyorum. Nasıl öğrendiğimi, neyin işe yaradığını ve neyin yaramadığını açık yazmak, size vaat edilenin gerçekçi olup olmadığını değerlendirme imkânı veriyor.
Bu konuda başka ne var?
Başka bir ihtiyacın mı var?
Online Fransızca Özel Ders
Görüntülü birebir ders
Aç →Ankara’da Fransızca Özel Ders
Ankara · yüz yüze
Aç →Çocuklar İçin Fransızca Dersi
7–12 yaş
Aç →Sıfırdan Fransızca Öğrenmek
A1’den başlayanlar
Aç →Gurbetteki Türkler İçin Fransızca Dersi
Fransa · Belçika · İsviçre · Kanada
Aç →İsviçre’de Fransızca Özel Ders
İsviçre · Romandiya
Aç →Fransa’da Fransızca Özel Ders
Fransa · oturum ve vatandaşlık
Aç →Belçika’da Fransızca Özel Ders
Belçika · Valonya ve Brüksel
Aç →Kanada’da Fransızca Özel Ders
Kanada · Québec ve federal göçmenlik
Aç →Yetişkinler İçin Fransızca
Çalışan yetişkinler
Aç →Kimlerle Çalışıyorum?
Dürüst sınırlar
Aç →Fransızca Özel Ders Programları
Beş program, tek hedef
Aç →Ücretsiz Fransızca Ders ve Kaynaklar
Ücretsiz olanlar · net liste
Aç →Türkçe Bilen Öğretmenle Fransızca Özel Ders
Türk öğretmen · Türkçe anlatım
Aç →Fransızca Gramer Özel Ders
Gramer · hedefli çalışma
Aç →Lüksemburg’da Fransızca Özel Ders
Lüksemburg · üç resmî dil
Aç →İngiltere’de Fransızca Özel Ders
Birleşik Krallık · okul, iş, sınav
Aç →Fransızca Konuşmaya Korkuyorum
Konuşma korkusu · çekingenlik
Aç →Evden Fransızca Öğrenmek
Evden · annelere uygun düzen
Aç →Sınav hazırlığı
DELF · DALF · TCF · TEF · fide
Aç →Önce tanışalım, sonra karar ver.
15 dakikalık tanışma görüşmesinde seviyeni ölçüyor, hedefini konuşuyor ve sana özel bir yol haritası çıkarıyoruz. Görüşme ücretsiz, taahhüt yok.