A1 · 820 kelime · 17 tema

Fransızca A1 kelime listesi

Ücretsiz

Sıfırdan başlayan birinin ilk aylarda gerçekten karşılaşacağı kelimeler. Her kelimenin Türkçesi, okunuşu ve içinde geçtiği bir örnek cümle var. Konu konu dizdim: evde, okulda, doktorda, markette ne söyleniyorsa o bölümde. Tamamı bu sayfada — üyelik yok, e-posta istemiyorum.

Nasıl çalışılır

Listeyi ezberlemeyin, kullanın.

A1’de kelimeyi listeden ezberlemek işe yaramıyor; cümlenin içinde öğrenmek gerekiyor. Bu yüzden her satırda örnek cümle var. Önerim: günde bir tema seçin, o temanın cümlelerini yüksek sesle okuyun, sonra kendi hayatınızdan bir cümle kurun. Yirmi kelimeyi cümleyle öğrenmek, yüz kelimeyi listeden okumaktan daha kalıcı.

Küçük bir tavsiye: Kırmızı noktalı kelimeler günlük hayatta en sık geçenler. Zamanınız kısıtlıysa önce onları çalışın — A1 konuşmasının büyük kısmı o kelimelerle dönüyor.

820 kelime

işareti günlük hayatta en sık geçen kelimeleri gösterir.

Ev & Odalar

64 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à la maison/a la mɛ.zɔ̃/evdeİfadeJe suis à la maison.Evdeyim.
appartement/a.paʁ.tə.mɑ̃/daireİsimJ'habite dans un appartement.Bir dairede oturuyorum.
Au … étage/o … e.taʒ/…inci kat(t)aKalıpAu troisième étage.Üçüncü katta.
Bienvenue !/bjɛ̃.və.ny/hoş geldiniz!KalıpBienvenue chez moi !Evime hoş geldiniz!
canapé/ka.na.pe/kanepeİsimLe canapé est confortable.Kanepe rahat.
chaise/ʃɛz/sandalyeİsimSix chaises autour de la table.Masanın etrafında altı sandalye.
chambre/ʃɑ̃bʁ/yatak odasıİsimMa chambre est au premier étage.Yatak odam birinci katta.
chez moi/ʃe mwa/evimdeİfadeViens chez moi !Bana gel!
clé/kle/anahtarİsimOù sont mes clés ?Anahtarlarım nerede?
dans/dɑ̃/…in içindeİfadeDans la cuisine.Mutfakta.
entrer/ɑ̃.tʁe/girmekFiilEntrez, s'il vous plaît !Buyrun, girin lütfen!
étage/e.taʒ/katİsimJ'habite au troisième étage.Üçüncü katta oturuyorum.
fenêtre/fə.nɛtʁ/pencereİsimOuvre la fenêtre.Pencereyi aç.
fermer/fɛʁ.me/kapatmakFiilFerme la fenêtre, s'il te plaît.Pencereyi kapat lütfen.
grand/ɡʁɑ̃/büyükSıfatC'est un grand appartement.Bu büyük bir daire.
J'habite à …/ʒa.bit a/…de oturuyorumKalıpJ'habite à Paris.Paris'te oturuyorum.
J'habite dans …/ʒa.bit dɑ̃/…de oturuyorum (yapı)KalıpJ'habite dans un appartement.Bir dairede oturuyorum.
lit/li/yatakİsimMon lit est très grand.Yatağım çok büyük.
Mon appartement a … pièces/mɔ̃.n‿a.paʁ.tə.mɑ̃ a … pjɛs/dairem … odaKalıpMon appartement a trois pièces.Dairem üç oda.
ouvrir/u.vʁiʁ/açmakFiilJ'ouvre la porte.Kapıyı açıyorum.
petit/pə.ti/küçükSıfatJ'ai un petit studio.Küçük bir stüdyom var.
pièce/pjɛs/oda (genel)İsimMon appartement a trois pièces.Dairem üç oda.
porte/pɔʁt/kapıİsimFerme la porte !Kapıyı kapat!
rentrer/ʁɑ̃.tʁe/eve dönmekFiilJe rentre à six heures.Saat altıda eve dönüyorum.
salle de bains/sa.l də bɛ̃/banyoİsimLa salle de bains est grande.Banyo büyük.
salon/sa.lɔ̃/oturma odası, salonİsimOn regarde la télé au salon.Salonda televizyon izliyoruz.
sous/su/…altındaİfadeSous le lit.Yatağın altında.
sur/syʁ/…üstündeİfadeSur la table.Masanın üstünde.
télévision/te.le.vi.zjɔ̃/televizyonİsimOn regarde la télévision.Televizyon izliyoruz.
toilettes/twa.lɛt/tuvaletİsimLes toilettes sont au fond.Tuvaletler dipte.
armoire/aʁ.mwaʁ/gardırop, dolapİsimL'armoire est pleine.Dolap dolu.
ascenseur/a.sɑ̃.sœʁ/asansörİsimL'ascenseur ne marche pas.Asansör çalışmıyor.
balcon/bal.kɔ̃/balkonİsimMon balcon est petit.Balkonum küçük.
bureau/by.ʁo/çalışma masasıİsimJe travaille à mon bureau.Çalışma masamda çalışıyorum.
calme/kalm/sakinSıfatC'est un quartier calme.Burası sakin bir mahalle.
chez toi/ʃe twa/sende, evindeİfadeOn va chez toi ?Sana mı gidiyoruz?
confortable/kɔ̃.fɔʁ.tabl/rahatSıfatLe canapé est confortable.Kanepe rahat.
escalier/ɛs.ka.lje/merdivenİsimJe monte l'escalier.Merdivenleri çıkıyorum.
immeuble/i.mœbl/apartman binasıİsimMon immeuble a six étages.Apartmanım altı katlı.
lampe/lɑ̃p/lambaİsimAllume la lampe.Lambayı yak.
louer/lwe/kiralamakFiilJe loue un appartement.Bir daire kiralıyorum.
loyer/lwa.je/kiraİsimLe loyer est de 500 euros.Kira 500 euro.
meuble/mœbl/mobilyaİsimJ'achète des meubles.Mobilya alıyorum.
moderne/mɔ.dɛʁn/modernSıfatLa cuisine est moderne.Mutfak modern.
mur/myʁ/duvarİsimLes murs sont blancs.Duvarlar beyaz.
sale/sal/kirliSıfatLe sol est sale.Zemin kirli.
salle à manger/sa.l a mɑ̃.ʒe/yemek odasıİsimOn mange dans la salle à manger.Yemek odasında yemek yiyoruz.
sans/sɑ̃/…sizBağlaçUn appartement sans ascenseur.Asansörsüz bir daire.
télé/te.le/TV (kısa)İsimLa télé est dans le salon.TV salonda.
voisin/vwa.zɛ̃/komşuİsimMon voisin est sympa.Komşum sempatik.
clé de la maison/kle də la mɛ.zɔ̃/ev anahtarıİsimJ'ai oublié la clé de la maison.Ev anahtarını unuttum.
couloir/ku.lwaʁ/koridorİsimLe couloir est long.Koridor uzun.
déménager/de.me.na.ʒe/taşınmakFiilJe déménage le mois prochain.Önümüzdeki ay taşınıyorum.
étagère/e.ta.ʒɛʁ/rafİsimLes livres sont sur l'étagère.Kitaplar rafta.
fauteuil/fo.tœj/koltukİsimUn grand fauteuil rouge.Büyük kırmızı bir koltuk.
garage/ɡa.ʁaʒ/garajİsimLa voiture est dans le garage.Araba garajda.
miroir/mi.ʁwaʁ/aynaİsimUn miroir sur le mur.Duvarda bir ayna.
placard/pla.kaʁ/gömme dolapİsimRange tes affaires dans le placard.Eşyalarını dolaba kaldır.
ranger/ʁɑ̃.ʒe/düzenlemekFiilJe range ma chambre.Odamı düzenliyorum.
rideau/ʁi.do/perdeİsimLes rideaux sont bleus.Perdeler mavi.
sol/sɔl/zemin, yerİsimLe sol est en bois.Zemin ahşap.
studio/sty.djo/stüdyo (1+0)İsimJe vis dans un studio.Bir stüdyoda yaşıyorum.
tapis/ta.pi/halıİsimUn beau tapis turc.Güzel bir Türk halısı.
toit/twa/çatıİsimLe toit est rouge.Çatı kırmızı.

Okul & Sınıf

64 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à l'école/a le.kɔl/okuldaİfadeJe vais à l'école.Okula gidiyorum.
apprendre/a.pʁɑ̃dʁ/öğrenmekFiilJ'apprends une nouvelle langue.Yeni bir dil öğreniyorum.
cahier/ka.je/defterİsimMon cahier est sur la table.Defterim masanın üstünde.
classe/klɑs/sınıfİsimMa classe est au premier étage.Sınıfım birinci katta.
Comment dit-on … ?/kɔ.mɑ̃ di tɔ̃/nasıl denir?KalıpComment dit-on ""merhaba"" en français ?""Merhaba"" Fransızca nasıl denir?
comprendre/kɔ̃.pʁɑ̃dʁ/anlamakFiilJe comprends bien.İyi anlıyorum.
cours/kuʁ/dersİsimLe cours commence à neuf heures.Ders dokuzda başlıyor.
devoir/də.vwaʁ/ev ödeviİsimJe fais mes devoirs.Ödevlerimi yapıyorum.
difficile/di.fi.sil/zorSıfatLe français est difficile.Fransızca zor.
écouter/e.ku.te/dinlemekFiilJ'écoute le professeur.Öğretmeni dinliyorum.
écrire/e.kʁiʁ/yazmakFiilJ'écris une lettre.Bir mektup yazıyorum.
élève/e.lɛv/öğrenci (okul)İsimJe suis élève au lycée.Lisede öğrenciyim.
en classe/ɑ̃ klɑs/sınıftaİfadeEn classe, on parle français.Sınıfta Fransızca konuşuruz.
étudiant/e.ty.djɑ̃/öğrenci (yüksek)İsimJe suis étudiant en français.Fransızca öğrencisiyim.
étudier/e.ty.dje/eğitim almakFiilJ'étudie le français.Fransızca öğreniyorum.
examen/ɛɡ.za.mɛ̃/sınavİsimJ'ai un examen demain.Yarın sınavım var.
exercice/ɛɡ.zɛʁ.sis/alıştırmaİsimUn exercice de grammaire.Bir gramer alıştırması.
facile/fa.sil/kolaySıfatL'exercice est facile.Alıştırma kolay.
intéressant/ɛ̃.te.ʁɛ.sɑ̃/ilginçSıfatLe cours est intéressant.Ders ilginç.
J'ai une question/ʒe yn kɛs.tjɔ̃/bir sorum varKalıpJ'ai une question, monsieur.Bir sorum var, beyefendi.
Je ne comprends pas/ʒə nə kɔ̃.pʁɑ̃ pɑ/anlamıyorumKalıpDésolé, je ne comprends pas.Üzgünüm, anlamıyorum.
leçon/lə.sɔ̃/ders (içerik)İsimUne leçon de grammaire.Bir gramer dersi.
lire/liʁ/okumakFiilJe lis un livre.Bir kitap okuyorum.
livre/livʁ/kitapİsimOuvrez votre livre.Kitabınızı açın.
mot/mo/kelimeİsimUn nouveau mot.Yeni bir kelime.
phrase/fʁɑz/cümleİsimUne phrase courte.Kısa bir cümle.
professeur/pʁɔ.fɛ.sœʁ/öğretmenİsimMon professeur est sympa.Öğretmenim sempatik.
Que veut dire … ?/kə vø diʁ/… ne demek?KalıpQue veut dire ce mot ?Bu kelime ne demek?
question/kɛs.tjɔ̃/soruİsimJ'ai une question.Bir sorum var.
répéter/ʁe.pe.te/tekrarlamakFiilRépétez, s'il vous plaît.Tekrar edin lütfen.
réponse/ʁe.pɔ̃s/cevapİsimLa bonne réponse.Doğru cevap.
savoir/sa.vwaʁ/bilmekFiilJe sais conjuguer les verbes.Fiilleri çekmesini biliyorum.
stylo/sti.lo/tükenmez kalemİsimJ'écris avec un stylo bleu.Mavi bir kalemle yazıyorum.
tableau/ta.blo/tahtaİsimLe professeur écrit au tableau.Öğretmen tahtaya yazıyor.
travailler/tʁa.va.je/çalışmakFiilJe travaille bien à l'école.Okulda iyi çalışıyorum.
université/y.ni.vɛʁ.si.te/üniversiteİsimJ'étudie à l'université.Üniversitede okuyorum.
À demain en classe/a də.mɛ̃ ɑ̃ klɑs/yarın dersteKalıpÀ demain en classe !Yarın derste görüşürüz!
bibliothèque/bi.bli.jɔ.tɛk/kütüphaneİsimÀ la bibliothèque, on étudie.Kütüphanede ders çalışıyoruz.
correct/kɔ.ʁɛkt/doğruSıfatC'est correct.Doğru.
crayon/kʁɛ.jɔ̃/kurşun kalemİsimUn crayon noir.Siyah bir kurşun kalem.
dictionnaire/dik.sjɔ.nɛʁ/sözlükİsimUn dictionnaire français-turc.Fransızca-Türkçe sözlük.
ennuyeux/ɑ̃.nɥi.jø/sıkıcıSıfatC'est ennuyeux !Sıkıcı!
enseigner/ɑ̃.sɛ.ɲe/öğretmekFiilLe professeur enseigne le français.Öğretmen Fransızca öğretiyor.
expliquer/ɛks.pli.ke/açıklamakFiilPouvez-vous expliquer encore ?Tekrar açıklayabilir misiniz?
Faites les exercices/fɛt le.z‿ɛɡ.zɛʁ.sis/alıştırmaları yapınKalıpFaites les exercices pour demain.Yarın için alıştırmaları yapın.
faute/fot/hataİsimUne faute d'orthographe.Bir yazım hatası.
faux/fo/yanlışSıfatC'est faux !Yanlış!
feuille/fœj/yaprak (kâğıt)İsimPrenez une feuille.Bir yaprak alın.
histoire/is.twaʁ/tarihİsimLe cours d'histoire.Tarih dersi.
lycée/li.se/liseİsimJe vais au lycée.Liseye gidiyorum.
mathématiques/ma.te.ma.tik/matematikİsimJ'aime les mathématiques.Matematiği seviyorum.
matière/ma.tjɛʁ/ders (konu)İsimQuelle est ta matière préférée ?En sevdiğin ders ne?
note/nɔt/not (puan)İsimJ'ai une bonne note.İyi notum var.
ordinateur/ɔʁ.di.na.tœʁ/bilgisayarİsimL'ordinateur de la classe.Sınıf bilgisayarı.
Ouvrez votre livre/u.vʁe vɔtʁ livʁ/kitabınızı açınKalıpOuvrez votre livre à la page dix.10. sayfayı açın.
papier/pa.pje/kâğıtİsimUne feuille de papier.Bir yaprak kâğıt.
par cœur/paʁ kœʁ/ezberdenİfadeJ'apprends par cœur.Ezberliyorum.
poser/po.ze/sormak (soru)FiilJe pose une question.Bir soru soruyorum.
prof/pʁɔf/öğretmen (kısa)İsimLe prof de maths.Matematik hocası.
camarade/ka.ma.ʁad/sınıf arkadaşıİsimMon camarade de classe.Sınıf arkadaşım.
collège/kɔ.lɛʒ/ortaokulİsimAu collège, j'avais 13 ans.Ortaokulda 13 yaşındaydım.
directeur/di.ʁɛk.tœʁ/müdürİsimLe directeur de l'école.Okul müdürü.
géographie/ʒe.ɔ.ɡʁa.fi/coğrafyaİsimOn étudie la géographie.Coğrafya çalışıyoruz.
gomme/ɡɔm/silgiİsimJ'ai besoin d'une gomme.Bir silgiye ihtiyacım var.

Aile

59 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
an/ɑ̃/yıl, yaşİsimMon fils a cinq ans.Oğlum beş yaşında.
C'est mon/ma…/sɛ mɔ̃ ma/bu benim...KalıpC'est ma sœur Aylin.Bu kız kardeşim Aylin.
Combien de … ?/kɔ̃.bjɛ̃ də/kaç...?KalıpCombien de frères et sœurs avez-vous ?Kaç kardeşiniz var?
enfant/ɑ̃.fɑ̃/çocukİsimJ'ai deux enfants.İki çocuğum var.
famille/fa.mij/aileİsimMa famille est grande.Ailem büyük.
femme/fam/eş (k.), kadınİsimMa femme est professeure.Eşim öğretmen.
fille/fij/kız, kız evlatİsimMa fille s'appelle Zeynep.Kızımın adı Zeynep.
fils/fis/oğulİsimMon fils a six ans.Oğlum altı yaşında.
frère/fʁɛʁ/erkek kardeşİsimJ'ai un frère.Bir erkek kardeşim var.
homme/ɔm/erkekİsimCet homme est mon père.Bu adam benim babam.
J'ai … enfants/ʒe … ɑ̃.fɑ̃/…çocuğum varKalıpJ'ai deux enfants.İki çocuğum var.
Je suis marié(e)/ʒə sɥi ma.ʁje/evliyimKalıpJe suis marié, j'ai deux enfants.Evliyim, iki çocuğum var.
mari/ma.ʁi/kocaİsimMon mari travaille beaucoup.Kocam çok çalışıyor.
marié/ma.ʁje/evliSıfatMon frère est marié.Kardeşim evli.
mère/mɛʁ/anneİsimMa mère est très gentille.Annem çok kibar.
Mon … a … ans/mɔ̃ … a … ɑ̃/…(yaşı)KalıpMon fils a sept ans.Oğlum yedi yaşında.
Mon … s'appelle/mɔ̃ … sa.pɛl/…(adı)KalıpMon père s'appelle Ahmet.Babamın adı Ahmet.
parents/pa.ʁɑ̃/anne-babaİsimMes parents habitent à Ankara.Ailem Ankara'da oturuyor.
père/pɛʁ/babaİsimMon père est médecin.Babam doktor.
Quel âge a … ?/kɛ.l ɑʒ a/kaç yaşında ?KalıpQuel âge a ton frère ?Erkek kardeşin kaç yaşında?
s'appeler/sa.ple/isminde olmakFiilMa femme s'appelle Ayşe.Eşimin adı Ayşe.
sœur/sœʁ/kız kardeşİsimMa sœur habite à Paris.Kız kardeşim Paris'te yaşıyor.
Voici ma famille/vwa.si ma fa.mij/işte ailemİfadeVoici ma famille.İşte ailem.
belle/bɛl/güzel (k.)SıfatMa mère est belle.Annem güzel.
chez/ʃe/…de, …in evindeBağlaçJe vais chez mes parents.Anne babamlara gidiyorum.
Comment va ta famille ?/kɔ.mɑ̃ va ta fa.mij/ailen nasıl?İfadeComment va ta famille ?Ailen nasıl?
cousin/ku.zɛ̃/kuzen (e.)İsimJ'ai beaucoup de cousins.Çok kuzenim var.
garçon/ɡaʁ.sɔ̃/oğlan, erkek çocukİsimC'est un petit garçon.Küçük bir oğlan.
grand-mère/ɡʁɑ̃.mɛʁ/nine, büyükanneİsimMa grand-mère cuisine très bien.Babaannem çok iyi yemek yapar.
grand-père/ɡʁɑ̃.pɛʁ/dede, büyükbabaİsimMon grand-père a 80 ans.Dedem 80 yaşında.
grands-parents/ɡʁɑ̃.pa.ʁɑ̃/dede ve nineİsimMes grands-parents habitent au village.Dedem ve ninem köyde yaşıyor.
mariage/ma.ʁjaʒ/evlilik, düğünİsimNotre mariage est en juillet.Düğünümüz temmuzda.
Mes parents sont/me pa.ʁɑ̃ sɔ̃/ailem...İfadeMes parents sont retraités.Annem ve babam emekli.
naître/nɛtʁ/doğmakFiilJe suis né à Istanbul.İstanbul'da doğdum.
oncle/ɔ̃kl/amca, dayıİsimMon oncle est très drôle.Amcam çok komik.
personne/pɛʁ.sɔn/kişiİsimCombien de personnes dans votre famille ?Ailenizde kaç kişi var?
se marier/sə ma.ʁje/evlenmekFiilNous nous marions en juin.Haziranda evleniyoruz.
tante/tɑ̃t/hala, teyzeİsimMa tante habite à Istanbul.Halam İstanbul'da yaşıyor.
vivre/vivʁ/yaşamak (var olmak)FiilJe vis avec mes parents.Ailemle yaşıyorum.
Vous êtes combien dans la famille ?/vu.zɛt kɔ̃.bjɛ̃ dɑ̃ la fa.mij/ailenizde kaç kişisiniz?KalıpVous êtes combien dans la famille ?Ailenizde kaç kişisiniz?
bébé/be.be/bebekİsimMon bébé dort.Bebeğim uyuyor.
copain/kɔ.pɛ̃/erkek arkadaşİsimC'est mon copain.Bu erkek arkadaşım.
copine/kɔ.pin/kız arkadaşİsimMa copine arrive ce soir.Kız arkadaşım bu akşam geliyor.
cousine/ku.zin/kuzen (k.)İsimMa cousine s'appelle Emine.Kuzenimin adı Emine.
divorcé/di.vɔʁ.se/boşanmışSıfatMes parents sont divorcés.Anne babam boşanmış.
gens/ʒɑ̃/insanlarİsimLes gens de ma famille sont gentils.Ailemdeki insanlar kibar.
grandir/ɡʁɑ̃.diʁ/büyümekFiilMes enfants grandissent vite.Çocuklarım hızla büyüyor.
Je suis fils unique/ʒə sɥi fis y.nik/tek çocuğumİfadeJe suis fils unique.Tek çocuğum.
ma petite sœur/ma pə.tit sœʁ/küçük kız kardeşimİfadeMa petite sœur va à l'école.Küçük kız kardeşim okula gidiyor.
maman/ma.mɑ̃/anne (sevecen)İsimMaman, j'ai faim.Annecim, açım.
mon frère aîné/mɔ̃ fʁɛ.ʁ ɛ.ne/ağabeyimİfadeMon frère aîné est avocat.Ağabeyim avukat.
mourir/mu.ʁiʁ/ölmekFiilMon grand-père est mort en 2020.Dedem 2020'de öldü.
papa/pa.pa/baba (sevecen)İsimPapa, où es-tu ?Babacığım, neredesin?
photo/fɔ.to/fotoğrafİsimVoici une photo de ma famille.İşte ailemin bir fotoğrafı.
vie/vi/hayatİsimLa vie en famille est belle.Aile hayatı güzeldir.
épouse/e.puz/eş (k. resmi)İsimMon épouse est turque.Eşim Türk.
époux/e.pu/eş (e. resmi)İsimVoici mon époux.Bu eşim.
neveu/nə.vø/yeğen (e.)İsimMon neveu a deux ans.Yeğenim iki yaşında.
nièce/njɛs/yeğen (k.)İsimMa nièce est mignonne.Yeğenim şirin.

Saat & Gün

56 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
… heures et demie/… œʁ e də.mi/… buçukKalıpIl est trois heures et demie.Saat üç buçuk.
À … heures/a … œʁ/saat …'daKalıpÀ huit heures, le matin.Sabah sekizde.
À quelle heure ?/a kɛ.lœʁ/saat kaçta?KalıpÀ quelle heure on mange ?Saat kaçta yiyoruz?
année/a.ne/yılİsimCette année, je voyage.Bu yıl seyahat ediyorum.
après-midi/a.pʁɛ.mi.di/öğleden sonraİsimCet après-midi, j'ai cours.Bu öğleden sonra dersim var.
aujourd'hui/o.ʒuʁ.dɥi/bugünİfadeAujourd'hui, c'est lundi.Bugün pazartesi.
Bonne journée !/bɔn ʒuʁ.ne/iyi günler!KalıpAu revoir, bonne journée !Hoşça kal, iyi günler!
commencer/kɔ.mɑ̃.se/başlamakFiilLe cours commence à neuf heures.Ders dokuzda başlıyor.
dimanche/di.mɑ̃ʃ/pazarİsimLe dimanche, je me repose.Pazar günleri dinleniyorum.
finir/fi.niʁ/bitirmekFiilLe travail finit à dix-sept heures.İş on yedide bitiyor.
heure/œʁ/saatİsimQuelle heure est-il ?Saat kaç?
hier/jɛʁ/dünİfadeHier, j'ai vu un film.Dün film izledim.
hiver/i.vɛʁ/kışİsimEn hiver, il neige.Kışın kar yağar.
Il est … heures/i.l‿ɛ … œʁ/saat …KalıpIl est neuf heures.Saat dokuz.
jeudi/ʒø.di/perşembeİsimLe club se réunit jeudi.Kulüp perşembe toplanıyor.
jour/ʒuʁ/günİsimBonne journée !İyi günler!
lundi/lœ̃.di/pazartesiİsimLundi, je travaille.Pazartesi çalışıyorum.
maintenant/mɛ̃t.nɑ̃/şimdiİfadeMaintenant, il est cinq heures.Şimdi saat beş.
mardi/maʁ.di/salıİsimOn a cours mardi.Salı dersimiz var.
matin/ma.tɛ̃/sabahİsimLe matin, je bois du café.Sabahları kahve içerim.
mercredi/mɛʁ.kʁə.di/çarşambaİsimMercredi après-midi.Çarşamba öğleden sonra.
midi/mi.di/öğlenİsimOn déjeune à midi.Öğlende öğle yemeği yeriz.
minute/mi.nyt/dakikaİsimDans dix minutes.On dakika sonra.
mois/mwa/ayİsimIl y a douze mois dans l'année.Yılda on iki ay var.
nuit/nɥi/geceİsimBonne nuit !İyi geceler!
Quel jour sommes-nous ?/kɛl ʒuʁ sɔm nu/bugün ne?KalıpQuel jour sommes-nous aujourd'hui ?Bugün ne günü?
Quelle heure est-il ?/kɛ.lœʁ ɛ.til/saat kaç?KalıpQuelle heure est-il, s'il vous plaît ?Saat kaç acaba?
samedi/sam.di/cumartesiİsimSamedi, je vois mes amis.Cumartesi arkadaşlarımı görüyorum.
semaine/sə.mɛn/haftaİsimSept jours dans une semaine.Bir haftada yedi gün.
soir/swaʁ/akşamİsimLe soir, je regarde un film.Akşamları film izlerim.
tard/taʁ/geçSıfatTu es en retard !Geç kaldın!
tôt/to/erkenSıfatJe me lève tôt.Erken kalkıyorum.
vendredi/vɑ̃.dʁə.di/cumaİsimVendredi soir, sortie !Cuma akşam çıkıyoruz!
venir/və.niʁ/gelmekFiilVous venez quand ?Ne zaman geliyorsunuz?
… heures et quart/… œʁ e kaʁ/… çeyrek geçiyorKalıpIl est cinq heures et quart.Saat beşi çeyrek geçiyor.
… heures moins le quart/… œʁ mwɛ̃ lə kaʁ/…e çeyrek varKalıpIl est huit heures moins le quart.Sekize çeyrek var.
août/u(t)/ağustosİsimEn août, il fait chaud.Ağustosta sıcak olur.
automne/o.tɔn/sonbaharİsimL'automne est joli.Sonbahar güzeldir.
avril/a.vʁil/nisanİsimEn avril, il pleut souvent.Nisanda sık sık yağmur yağar.
décembre/de.sɑ̃bʁ/aralıkİsimNoël est en décembre.Noel aralıktadır.
février/fe.vʁi.je/şubatİsimEn février, il fait froid.Şubatta soğuk olur.
jamais/ʒa.mɛ/hiç, aslaİfadeJe ne suis jamais en retard.Hiç geç kalmam.
janvier/ʒɑ̃.vje/ocakİsimJanvier, premier mois.Ocak, ilk ay.
juillet/ʒɥi.jɛ/temmuzİsimVacances en juillet.Temmuzda tatil.
juin/ʒɥɛ̃/haziranİsimEn juin, c'est l'été.Haziranda yaz başlar.
mai/mɛ/mayısİsimMai est mon mois préféré.Mayıs en sevdiğim ay.
mars/maʁs/martİsimMars, mois du printemps.Mart, ilkbahar ayı.
novembre/nɔ.vɑ̃bʁ/kasımİsimNovembre est gris et froid.Kasım gri ve soğuktur.
octobre/ɔk.tɔbʁ/ekimİsimEn octobre, les feuilles tombent.Ekimde yapraklar düşer.
On est le …/ɔ̃.n‿ɛ lə/bugün …KalıpOn est le quinze mars.Bugün on beş mart.
septembre/sɛp.tɑ̃bʁ/eylülİsimL'école commence en septembre.Okul eylülde başlar.
souvent/su.vɑ̃/sık sıkİfadeJe vais souvent au café.Sık sık kafeye giderim.
toujours/tu.ʒuʁ/her zamanİfadeJe prends toujours le bus.Hep otobüse binerim.
minuit/mi.nɥi/gece yarısıİsimOn rentre à minuit.Gece yarısı eve dönüyoruz.
parfois/paʁ.fwa/bazenİfadeParfois, je travaille le samedi.Bazen cumartesi çalışırım.
seconde/sə.ɡɔ̃d/saniyeİsimAttends une seconde !Bir saniye bekle!

Vücut

54 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
bouche/buʃ/ağızİsimOuvre la bouche.Ağzını aç.
bras/bʁɑ/kolİsimJ'ai deux bras.İki kolum var.
cheveux/ʃə.vø/saçlarİsimMes cheveux sont noirs.Saçlarım siyah.
Comment est-il/elle ?/kɔ.mɑ̃ ɛ til/nasıl biri?KalıpComment est ton frère ?Erkek kardeşin nasıl biri?
corps/kɔʁ/vücutİsimLe corps humain.İnsan vücudu.
dent/dɑ̃/dişİsimDes dents blanches.Beyaz dişler.
doigt/dwa/parmakİsimCinq doigts par main.Her elde beş parmak.
dormir/dɔʁ.miʁ/uyumakFiilJe dors huit heures.Sekiz saat uyuyorum.
dos/do/sırtİsimMon dos me fait mal.Sırtım ağrıyor.
Il/Elle a …/i.l‿a/onun ... varKalıpElle a les yeux bleus.Mavi gözleri var.
Il/Elle a les cheveux …/i.l‿a le ʃə.vø/... saçları varİfadeIl a les cheveux courts et noirs.Onun siyah ve kısa saçları var.
Il/Elle a les yeux …/i.l‿a le.z‿jø/... gözleri varİfadeElle a les yeux marron.Onun kahverengi gözleri var.
Il/Elle est …/i.l‿ɛ/o ...KalıpIl est grand et fort.O uzun boylu ve kuvvetli.
jambe/ʒɑ̃b/bacakİsimJ'ai de longues jambes.Uzun bacaklarım var.
Je me brosse les dents/ʒə mə bʁɔs le dɑ̃/dişlerimi fırçalıyorumKalıpJe me brosse les dents le matin.Sabah dişlerimi fırçalıyorum.
Je me lave les mains/ʒə mə lav le mɛ̃/ellerimi yıkıyorumKalıpJe me lave les mains avant le repas.Yemekten önce ellerimi yıkarım.
main/mɛ̃/elİsimLave-toi les mains.Ellerini yıka.
nez/ne/burunİsimUn petit nez.Küçük bir burun.
oreille/ɔ.ʁɛj/kulakİsimMes oreilles me font mal.Kulaklarım ağrıyor.
pied/pje/ayakİsimJ'ai froid aux pieds.Ayaklarım üşüyor.
se laver/sə la.ve/yıkanmakFiilJe me lave les mains.Ellerimi yıkıyorum.
tête/tɛt/başİsimJ'ai mal à la tête.Başım ağrıyor.
ventre/vɑ̃tʁ/karınİsimLe ventre est plein.Karın dolu.
visage/vi.zaʒ/yüzİsimElle a un beau visage.Onun güzel bir yüzü var.
voir/vwaʁ/görmekFiilJe vois bien avec mes lunettes.Gözlüklerimle iyi görüyorum.
yeux/jø/gözler (çoğul)İsimElle a les yeux verts.Onun yeşil gözleri var.
brosse à dents/bʁɔ.s a dɑ̃/diş fırçasıİsimUne brosse à dents neuve.Yeni bir diş fırçası.
cœur/kœʁ/kalpİsimMon cœur bat vite.Kalbim hızlı atıyor.
cou/ku/boyunİsimUne écharpe autour du cou.Boynunun etrafında bir atkı.
entendre/ɑ̃.tɑ̃dʁ/duymakFiilJ'entends bien.İyi duyuyorum.
épaule/e.pol/omuzİsimJ'ai mal à l'épaule.Omzum ağrıyor.
gros/ɡʁo/şişmanSıfatUn gros chat.Şişman bir kedi.
mince/mɛ̃s/ince, zayıfSıfatElle est mince.O zayıf.
œil/œj/göz (tekil)İsimUn œil bleu.Mavi bir göz.
savon/sa.vɔ̃/sabunİsimDu savon pour les mains.Eller için sabun.
se brosser/sə bʁɔ.se/fırçalamak (kendini)FiilJe me brosse les dents.Dişlerimi fırçalıyorum.
se coucher/sə ku.ʃe/yatmakFiilJe me couche à minuit.Gece yarısı yatıyorum.
se réveiller/sə ʁe.ve.je/uyanmakFiilJe me réveille à sept heures.Yedide uyanıyorum.
sentir/sɑ̃.tiʁ/koklamak, hissetmekFiilJe sens une bonne odeur.Güzel bir koku hissediyorum.
Tous les jours/tu le ʒuʁ/her günİfadeJe me lave les mains tous les jours.Her gün ellerimi yıkarım.
Décris-moi …/de.kʁi mwa/bana ...'i tarif etKalıpDécris-moi ton père.Babanı tarif et.
dentifrice/dɑ̃.ti.fʁis/diş macunuİsimUn peu de dentifrice.Biraz diş macunu.
front/fʁɔ̃/alınİsimUn grand front.Geniş bir alın.
genou/ʒə.nu/dizİsimLe genou droit.Sağ diz.
Il/Elle mesure …/i.l‿mə.zyʁ/... boyundaİfadeIl mesure un mètre soixante-quinze.Bir yetmiş beş boyunda.
joue/ʒu/yanakİsimEmbrasse-moi sur la joue.Yanaktan öp beni.
lèvre/lɛvʁ/dudakİsimDes lèvres rouges.Kırmızı dudaklar.
mesurer/mə.zy.ʁe/ölçmek, boyFiilJe mesure un mètre quatre-vingts.Bir seksenim.
poitrine/pwa.tʁin/göğüsİsimJ'ai mal à la poitrine.Göğsüm ağrıyor.
se peigner/sə pe.ɲe/taranmakFiilJe me peigne les cheveux.Saçımı tarıyorum.
shampoing/ʃɑ̃.pwɛ̃/şampuanİsimDu shampoing pour cheveux gras.Yağlı saçlar için şampuan.
toucher/tu.ʃe/dokunmakFiilNe touchez pas, c'est chaud !Dokunmayın, sıcak!
coude/kud/dirsekİsimMon coude me fait mal.Dirseğim ağrıyor.
orteil/ɔʁ.tɛj/ayak parmağıİsimDix orteils.On ayak parmağı.

Market & Alışveriş

53 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
banane/ba.nan/muzİsimUne banane jaune.Sarı bir muz.
beaucoup de/bo.ku də/çokİfadeBeaucoup de fruits.Çok meyve.
boîte/bwat/kutuİsimUne boîte de conserve.Bir kutu konserve.
boulangerie/bu.lɑ̃ʒ.ʁi/fırın, ekmek dükkânıİsimJe vais à la boulangerie.Fırına gidiyorum.
C'est tout/sɛ tu/hepsi buKalıpEt avec ça ? — C'est tout, merci.— Başka? — Hepsi bu, teşekkürler.
courses/kuʁs/alışverişİsimJe fais les courses.Alışveriş yapıyorum.
fermé/fɛʁ.me/kapalıSıfatC'est fermé le dimanche.Pazar günü kapalı.
fruit/fʁɥi/meyveİsimJ'aime les fruits.Meyveyi severim.
kilo/ki.lo/kiloİsimUn kilo de tomates.Bir kilo domates.
lait/lɛ/sütİsimUn litre de lait.Bir litre süt.
légume/le.ɡym/sebzeİsimJ'achète des légumes.Sebze alıyorum.
litre/litʁ/litreİsimUn litre de lait.Bir litre süt.
marché/maʁ.ʃe/pazarİsimIl y a un marché le samedi.Cumartesi pazar var.
œuf/œf/yumurtaİsimUne boîte d'œufs.Bir paket yumurta.
ouvert/u.vɛʁ/açıkSıfatLe magasin est ouvert.Mağaza açık.
paquet/pa.kɛ/paketİsimUn paquet de café.Bir paket kahve.
pas cher/pa ʃɛʁ/ucuzSıfatLes pommes ne sont pas chères.Elmalar ucuz.
pas de/pɑ də/hiçİfadeIl n'y a pas de tomates.Hiç domates yok.
pomme/pɔm/elmaİsimUne pomme rouge.Kırmızı bir elma.
pomme de terre/pɔm də tɛʁ/patatesİsimDes pommes de terre, s'il vous plaît.Patates, lütfen.
rayon/ʁɛ.jɔ̃/reyonİsimLe rayon des fruits est ici.Meyve reyonu burada.
tomate/tɔ.mat/domatesİsimUne salade de tomates.Domates salatası.
trouver/tʁu.ve/bulmakFiilJe trouve tout ici.Burada her şeyi buluyorum.
Un kilo de …/œ̃ ki.lo də/bir kilo …KalıpUn kilo de tomates.Bir kilo domates.
un peu de/œ̃ pø də/birazİfadeUn peu de sel, s'il vous plaît.Biraz tuz, lütfen.
Une bouteille de …/yn bu.tɛj də/bir şişe …KalıpUne bouteille d'eau, s'il vous plaît.Bir şişe su, lütfen.
assez de/a.se də/yeterinceİfadeJ'ai assez de pain.Yeterince ekmeğim var.
boucherie/buʃ.ʁi/kasapİsimLa boucherie est en face.Kasap karşıda.
carotte/ka.ʁɔt/havuçİsimUne soupe aux carottes.Havuç çorbası.
chocolat/ʃɔ.kɔ.la/çikolataİsimUne tablette de chocolat.Bir tablet çikolata.
citron/si.tʁɔ̃/limonİsimUn thé au citron.Limonlu çay.
Et avec ça ?/e a.vɛk sa/başka? (satıcı sorusu)KalıpEt avec ça, madame ?Başka bir şey hanımefendi?
fraise/fʁɛz/çilekİsimLes fraises sont délicieuses.Çilekler nefis.
gratuit/ɡʁa.tɥi/bedavaSıfatLe sac est gratuit.Poşet bedava.
huile/ɥil/yağİsimDe l'huile d'olive.Zeytinyağı.
liste/list/listeİsimJ'ai ma liste de courses.Alışveriş listem var.
oignon/ɔ.ɲɔ̃/soğanİsimUn oignon haché.Doğranmış bir soğan.
panier/pa.nje/sepetİsimMon panier est plein.Sepetim dolu.
pâtes/pɑt/makarnaİsimDes pâtes italiennes.İtalyan makarnası.
vendre/vɑ̃dʁ/satmakFiilIls vendent des fruits.Meyve satıyorlar.
yaourt/ja.uʁ(t)/yoğurtİsimUn yaourt nature.Sade yoğurt.
bio/bjo/organikSıfatLes légumes bio sont chers.Organik sebzeler pahalı.
biscuit/bis.kɥi/bisküviİsimUn paquet de biscuits.Bir paket bisküvi.
concombre/kɔ̃.kɔ̃bʁ/salatalıkİsimUn concombre frais.Taze bir salatalık.
en promotion/ɑ̃ pʁɔ.mo.sjɔ̃/indirimdeİfadeLe café est en promotion.Kahve indirimde.
haricot/a.ʁi.ko/fasulyeİsimDes haricots verts.Yeşil fasulye.
manquer/mɑ̃.ke/eksik olmakFiilIl manque du lait.Süt eksik.
morceau/mɔʁ.so/parçaİsimUn morceau de fromage.Bir parça peynir.
mûr/myʁ/olgunSıfatLa pomme est mûre.Elma olgun.
peser/pə.ze/tartmakFiilVous pouvez peser ça ?Bunu tartabilir misiniz?
poire/pwaʁ/armutİsimUne poire mûre.Olgun bir armut.
raisin/ʁɛ.zɛ̃/üzümİsimUne grappe de raisin.Bir salkım üzüm.
tranche/tʁɑ̃ʃ/dilimİsimTrois tranches de jambon.Üç dilim jambon.

Doktorda

52 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
avoir mal/a.vwaʁ mal/ağrımakFiilJ'ai mal à la tête.Başım ağrıyor.
C'est urgent/sɛ.t‿yʁ.ʒɑ̃/acilKalıpC'est urgent, s'il vous plaît !Acil lütfen!
Ça ne va pas/sa nə va pɑ/iyi değilimİfadeÇa ne va pas, j'ai mal partout.İyi değilim, her yerim ağrıyor.
depuis/də.pɥi/…den beriİfadeJ'ai mal depuis hier.Dünden beri ağrıyor.
docteur/dɔk.tœʁ/doktor (hitap)İsimBonjour docteur.Merhaba doktor.
être malade/ɛtʁ ma.lad/hasta olmakFiilJe suis malade depuis hier.Dünden beri hastayım.
fatigué/fa.ti.ɡe/yorgunSıfatJe suis très fatigué.Çok yorgunum.
fièvre/fjɛvʁ/ateşİsimJ'ai de la fièvre.Ateşim var.
grippe/ɡʁip/gripİsimJ'ai la grippe.Grip oldum.
hôpital/o.pi.tal/hastaneİsimIl est à l'hôpital.Hastanede.
J'ai de la fièvre/ʒe də la fjɛvʁ/ateşim varKalıpJ'ai 39 de fièvre.39 ateşim var.
J'ai mal à …/ʒe mal a/…m ağrıyorKalıpJ'ai mal à la tête.Başım ağrıyor.
Je suis malade/ʒə sɥi ma.lad/hastayımKalıpJe suis malade depuis trois jours.Üç gündür hastayım.
Je voudrais un rendez-vous/ʒə vu.dʁɛ œ̃ ʁɑ̃.de.vu/randevu istiyorumKalıpJe voudrais un rendez-vous avec le docteur.Doktorla randevu istiyorum.
mal/mal/ağrı, acıİsimJ'ai mal.Ağrıyor.
malade/ma.lad/hastaSıfatMon fils est malade.Oğlum hasta.
médicament/me.di.ka.mɑ̃/ilaçİsimVoici votre médicament.İşte ilacınız.
mieux/mjø/daha iyiSıfatJe vais mieux aujourd'hui.Bugün daha iyiyim.
ordonnance/ɔʁ.dɔ.nɑ̃s/reçeteİsimLe médecin écrit une ordonnance.Doktor reçete yazıyor.
pharmacie/faʁ.ma.si/eczaneİsimLa pharmacie est ouverte.Eczane açık.
rhume/ʁym/nezleİsimJ'ai un rhume.Nezlem var.
santé/sɑ̃.te/sağlıkİsimLa santé avant tout.Sağlık her şeyden önce gelir.
se reposer/sə ʁə.po.ze/dinlenmekFiilVous devez vous reposer.Dinlenmelisiniz.
urgences/yʁ.ʒɑ̃s/acil servisİsimAllez aux urgences !Acile gidin!
accident/ak.si.dɑ̃/kazaİsimUn accident de voiture.Bir araba kazası.
Bon rétablissement/bɔ̃ ʁe.ta.blis.mɑ̃/geçmiş olsunİfadeBon rétablissement !Geçmiş olsun!
cabinet/ka.bi.nɛ/muayenehaneİsimLe cabinet du médecin.Doktorun muayenehanesi.
carte vitale/kaʁt vi.tal/sağlık kartıİsimVotre carte vitale, s'il vous plaît.Sağlık kartınız lütfen.
Depuis quand ?/də.pɥi kɑ̃/ne zamandan beri?KalıpDepuis quand vous êtes malade ?Ne zamandan beri hastasınız?
grave/ɡʁav/ciddiSıfatCe n'est pas grave.Önemli değil.
guérir/ɡe.ʁiʁ/iyileşmekFiilJe guéris vite.Çabuk iyileşiyorum.
infirmière/ɛ̃.fiʁ.mjɛʁ/hemşire (k.)İsimL'infirmière est sympa.Hemşire sempatik.
maladie/ma.la.di/hastalıkİsimUne maladie grave.Ciddi bir hastalık.
Où avez-vous mal ?/u a.ve vu mal/neresi ağrıyor?KalıpOù avez-vous mal exactement ?Tam olarak neresi ağrıyor?
partout/paʁ.tu/her yerdeİfadeJ'ai mal partout.Her yerim ağrıyor.
patient/pa.sjɑ̃/hastaİsimLe patient attend.Hasta bekliyor.
Prenez … fois par jour/pʁə.ne … fwa paʁ ʒuʁ/günde … defa alınKalıpPrenez ce sirop trois fois par jour.Bu şurubu günde üç defa için.
Reposez-vous/ʁə.po.ze vu/dinleninKalıpReposez-vous bien.İyi dinlenin.
tousser/tu.se/öksürmekFiilJe tousse beaucoup.Çok öksürüyorum.
toux/tu/öksürükİsimJ'ai une mauvaise toux.Kötü bir öksürüğüm var.
blessure/blɛ.syʁ/yaralanmaİsimUne blessure légère.Hafif bir yaralanma.
comprimé/kɔ̃.pʁi.me/tabletİsimTrois comprimés par jour.Günde üç tablet.
douleur/du.lœʁ/ağrı (şiddetli)İsimUne douleur forte.Şiddetli bir ağrı.
infirmier/ɛ̃.fiʁ.mje/hemşire (e.)İsimL'infirmier prend ma tension.Hemşire tansiyonumu ölçüyor.
léger/le.ʒe/hafifSıfatUne douleur légère.Hafif bir ağrı.
pharmacien/faʁ.ma.sjɛ̃/eczacıİsimLe pharmacien donne les médicaments.Eczacı ilaçları veriyor.
pilule/pi.lyl/hapİsimUne pilule par jour.Günde bir hap.
respirer/ʁɛs.pi.ʁe/nefes almakFiilJ'ai du mal à respirer.Nefes almakta zorlanıyorum.
saigner/sɛ.ɲe/kanamakFiilMon nez saigne.Burnum kanıyor.
sirop/si.ʁo/şurupİsimUn sirop pour la toux.Öksürük için bir şurup.
soigner/swa.ɲe/tedavi etmekFiilLe médecin me soigne.Doktor beni tedavi ediyor.
symptôme/sɛ̃p.tom/belirtiİsimQuels sont vos symptômes ?Belirtileriniz neler?

Ulaşım

52 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
À quelle heure part … ?/a kɛ.lœʁ paʁ/… saat kaçta kalkıyor?KalıpÀ quelle heure part le train pour Lyon ?Lyon treni saat kaçta kalkıyor?
aéroport/a.e.ʁɔ.pɔʁ/havalimanıİsimL'aéroport Charles-de-Gaulle.Charles-de-Gaulle havalimanı.
arrêt/a.ʁɛ/durakİsimL'arrêt de bus est là.Otobüs durağı orada.
arrivée/a.ʁi.ve/varışİsimL'arrivée à midi.Varış öğlende.
avion/a.vjɔ̃/uçakİsimJe voyage en avion.Uçakla seyahat ediyorum.
billet/bi.jɛ/bilet (uzun yol)İsimUn billet de train pour Lyon.Lyon'a bir tren bileti.
Bon voyage !/bɔ̃ vwa.jaʒ/iyi yolculuklar!İfadeBon voyage !İyi yolculuklar!
bus/bys/otobüsİsimJe prends le bus tous les jours.Her gün otobüse biniyorum.
changer/ʃɑ̃.ʒe/aktarma yapmakFiilJe change à Châtelet.Châtelet'de aktarma yapıyorum.
Combien de temps ?/kɔ̃.bjɛ̃ də tɑ̃/ne kadar sürüyor?KalıpCombien de temps pour aller à Paris ?Paris'e gitmek ne kadar sürüyor?
départ/de.paʁ/kalkışİsimLe départ est à neuf heures.Kalkış dokuzda.
descendre/de.sɑ̃dʁ/inmekFiilJe descends à la prochaine station.Sonraki durakta iniyorum.
gare/ɡaʁ/tren garıİsimLa Gare du Nord.Gar du Nord.
Je voudrais aller à …/ʒə vu.dʁɛ a.le a/…ya gitmek istiyorumKalıpJe voudrais aller à la gare.Gara gitmek istiyorum.
métro/me.tʁo/metroİsimLe métro est rapide.Metro hızlı.
monter/mɔ̃.te/binmek (içine girmek)FiilJe monte dans le bus.Otobüse biniyorum.
prendre/pʁɑ̃dʁ/binmek (araç)FiilJe prends le métro.Metroya biniyorum.
Quelle ligne ?/kɛl liɲ/hangi hat?KalıpQuelle ligne pour le centre-ville ?Şehir merkezi için hangi hat?
rapide/ʁa.pid/hızlıSıfatLe métro est rapide.Metro hızlı.
station/sta.sjɔ̃/istasyonİsimLa station de métro Opéra.Opéra metro istasyonu.
taxi/tak.si/taksiİsimJ'appelle un taxi.Taksi çağırıyorum.
ticket/ti.kɛ/bilet (kısa yol)İsimUn ticket de bus.Bir otobüs bileti.
train/tʁɛ̃/trenİsimLe train part dans cinq minutes.Tren beş dakikada kalkıyor.
transport/tʁɑ̃s.pɔʁ/ulaşımİsimLes transports en commun.Toplu taşıma.
Un billet pour …/œ̃ bi.jɛ puʁ/…ya bir biletKalıpUn billet pour Paris, s'il vous plaît.Paris'e bir bilet lütfen.
voyage/vwa.jaʒ/seyahat, yolculukİsimUn bon voyage !İyi yolculuklar!
à l'heure/a lœʁ/tam vaktindeİfadeLe bus est à l'heure.Otobüs tam vaktinde.
aller simple/a.le sɛ̃pl/gidiş biletiİsimUn aller simple, s'il vous plaît.Bir gidiş bileti lütfen.
aller-retour/a.le ʁə.tuʁ/gidiş-dönüşİsimUn aller-retour pour Marseille.Marsilya'ya gidiş-dönüş.
bagage/ba.ɡaʒ/bagajİsimMes bagages sont à l'hôtel.Bagajlarım otelde.
C'est direct ?/sɛ di.ʁɛkt/aktarmasız mı?KalıpC'est direct, ou il y a une correspondance ?Aktarmasız mı, yoksa aktarma var mı?
conduire/kɔ̃.dɥiʁ/sürmek (araba)FiilMon père conduit la voiture.Babam arabayı kullanıyor.
correspondance/kɔ.ʁɛs.pɔ̃.dɑ̃s/aktarmaİsimUne correspondance à Châtelet.Châtelet'de aktarma.
direct/di.ʁɛkt/aktarmasızSıfatC'est un train direct.Bu aktarmasız bir tren.
en avance/ɑ̃.n‿a.vɑ̃s/erkenİfadeJe suis en avance.Erken geldim.
lent/lɑ̃/yavaşSıfatLe bus est lent aujourd'hui.Otobüs bugün yavaş.
plein/plɛ̃/doluSıfatLe métro est plein.Metro dolu.
quai/kɛ/peronİsimLe train part du quai numéro trois.Tren üçüncü perondan kalkıyor.
Quel quai ?/kɛl kɛ/hangi peron?KalıpC'est sur quel quai ?Hangi peronda?
réservation/ʁe.zɛʁ.va.sjɔ̃/rezervasyonİsimVous avez une réservation ?Rezervasyonunuz var mı?
tram/tʁam/tramvayİsimLe tram passe ici.Tramvay buradan geçiyor.
valise/va.liz/valizİsimMa valise est lourde.Valizim ağır.
vélo/ve.lo/bisikletİsimJe vais à vélo.Bisikletle gidiyorum.
Vous descendez ?/vu de.sɑ̃.de/iniyor musunuz?KalıpExcusez-moi, vous descendez ?Affedersiniz, iniyor musunuz?
voyager/vwa.ja.ʒe/seyahat etmekFiilJ'aime voyager en train.Tren ile seyahat etmeyi severim.
bateau/ba.to/gemi, tekneİsimUn bateau sur la Seine.Sen Nehri'nde bir tekne.
chauffeur/ʃo.fœʁ/şoförİsimLe chauffeur de taxi.Taksi şoförü.
essence/e.sɑ̃s/benzinİsimJe mets de l'essence.Benzin koyuyorum.
moto/mo.to/motosikletİsimUne grosse moto.Büyük bir motosiklet.
parking/paʁ.kiŋ/otoparkİsimLe parking est plein.Otopark dolu.
passager/pa.sa.ʒe/yolcuİsimLes passagers attendent.Yolcular bekliyor.
rouler/ʁu.le/yürümek (araç)FiilLe bus roule lentement.Otobüs yavaş gidiyor.

Restoran

49 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
addition/a.di.sjɔ̃/hesapİsimL'addition, s'il vous plaît.Hesap, lütfen.
C'est combien ?/sɛ kɔ̃.bjɛ̃/ne kadar?KalıpC'est combien, le menu ?Menü ne kadar?
commander/kɔ.mɑ̃.de/sipariş vermekFiilJe voudrais commander, s'il vous plaît.Sipariş vermek istiyorum, lütfen.
Je voudrais/ʒə vu.dʁɛ/istiyorum (kibar)KalıpJe voudrais commander.Sipariş vermek istiyorum.
L'addition, s'il vous plaît/la.di.sjɔ̃/hesap lütfenKalıpL'addition, s'il vous plaît.Hesap, lütfen.
menu/mə.ny/menüİsimLe menu, s'il vous plaît.Menü, lütfen.
Qu'est-ce que c'est ?/kɛs kə sɛ/bu nedir?KalıpQu'est-ce que c'est, le plat du jour ?Günün yemeği nedir?
S'il vous plaît/sil vu plɛ/lütfen (resmi)KalıpUn café, s'il vous plaît.Bir kahve, lütfen.
Une table pour deux/yn tabl puʁ dø/iki kişilik masaKalıpUne table pour deux, s'il vous plaît.İki kişilik bir masa, lütfen.
Avec…/a.vɛk/…ileKalıpAvec des frites, s'il vous plaît.Patatesli, lütfen.
carte bancaire/kaʁt bɑ̃.kɛʁ/banka kartıİsimJe paie par carte bancaire.Banka kartıyla ödüyorum.
De rien/də ʁjɛ̃/bir şey değilİfadeMerci ! — De rien.Teşekkürler! — Bir şey değil.
frites/fʁit/patates kızartmasıİsimUn steak frites.Bir biftek-patates.
légumes/le.ɡym/sebze (ç.)İsimAvec des légumes, s'il vous plaît.Sebzeli, lütfen.
Pas de…/pɑ də/…istemiyorumKalıpPas de sucre, merci.Şeker yok, teşekkürler.
petit déjeuner/pə.ti de.ʒœ.ne/kahvaltıİsimJe prends mon petit déjeuner à 8h.Kahvaltımı 8'de yapıyorum.
plat principal/pla pʁɛ̃.si.pal/ana yemekİsimComme plat principal, du poulet.Ana yemek olarak tavuk.
Pour moi/puʁ mwa/benim içinKalıpPour moi, une salade.Benim için bir salata.
Qu'est-ce que vous recommandez ?/kɛs kə vu ʁə.kɔ.mɑ̃.de/ne tavsiye edersiniz?KalıpQu'est-ce que vous recommandez ?Ne tavsiye edersiniz?
réserver/ʁe.zɛʁ.ve/rezervasyon yapmakFiilJe voudrais réserver une table.Bir masa rezervasyonu yapmak istiyorum.
Sans…/sɑ̃/…sızKalıpSans sauce, s'il vous plaît.Sossuz, lütfen.
serveur/sɛʁ.vœʁ/garson (e.)İsimLe serveur arrive.Garson geliyor.
végétarien/ve.ʒe.ta.ʁjɛ̃/vejetaryenSıfatJe suis végétarien.Ben vejetaryenim.
Voilà/vwa.la/buyrun, işteİfadeVoilà votre café.Buyrun, kahveniz.
À votre santé !/a vɔtʁ sɑ̃.te/Şerefe!İfadeÀ votre santé !Şerefinize!
apporter/a.pɔʁ.te/getirmekFiilLe serveur apporte l'addition.Garson hesabı getiriyor.
bar/baʁ/barİsimOn prend un verre au bar.Barda bir şey içiyoruz.
bon marché/bɔ̃ maʁ.ʃe/ucuzSıfatC'est bon marché ici.Burası ucuz.
C'est pour emporter/sɛ puʁ ɑ̃.pɔʁ.te/paket olsunKalıpC'est pour emporter, s'il vous plaît.Paket lütfen.
chef/ʃɛf/şefİsimLe chef recommande le poisson.Şef balığı tavsiye ediyor.
client/kli.jɑ̃/müşteri (e.)İsimLe client attend.Müşteri bekliyor.
Encore un peu/ɑ̃.kɔʁ œ̃ pø/biraz dahaKalıpEncore un peu d'eau, s'il vous plaît.Biraz daha su, lütfen.
espèces/ɛs.pɛs/nakitİsimJe paie en espèces.Nakit ödüyorum.
glace/ɡlas/buz, dondurmaİsimAvec des glaçons, s'il vous plaît.Buzlu, lütfen.
Je n'ai pas commandé ça/ʒə nɛ pɑ kɔ.mɑ̃.de sa/bunu ben söylemedimKalıpExcusez-moi, je n'ai pas commandé ça.Pardon, bunu ben söylemedim.
monnaie/mɔ.nɛ/bozuk paraİsimVous avez de la monnaie ?Bozuk paranız var mı?
sauce/sos/sosİsimSans sauce, s'il vous plaît.Sossuz, lütfen.
serveuse/sɛʁ.vøz/garson (k.)İsimLa serveuse est très gentille.Garson çok kibar.
Sur place/syʁ plas/burada (yiyeceğim)KalıpC'est sur place ou à emporter ? — Sur place.Burada mı paket mi? — Burada.
terrasse/te.ʁas/terasİsimOn peut s'asseoir en terrasse ?Terasta oturabilir miyiz?
apéritif/a.pe.ʁi.tif/aperitifİsimOn prend l'apéritif ?Aperitif alır mıyız?
aussi… que/o.si kə/kadarBağlaçAussi bon que le restaurant d'à côté.Yandaki restoran kadar güzel.
cliente/kli.jɑ̃t/müşteri (k.)İsimLa cliente est satisfaite.Müşteri memnun.
couvert/ku.vɛʁ/çatal-bıçak takımıİsimLe couvert est sur la table.Çatal-bıçak masada.
cuisinier/kɥi.zi.nje/aşçıİsimLe cuisinier est jeune.Aşçı genç.
partager/paʁ.ta.ʒe/paylaşmakFiilOn peut partager le dessert ?Tatlıyı paylaşabilir miyiz?
poivre/pwavʁ/biberİsimDu sel et du poivre.Tuz ve biber.
pourboire/puʁ.bwaʁ/bahşişİsimLe pourboire n'est pas obligatoire.Bahşiş zorunlu değil.
reçu/ʁə.sy/fişİsimJe voudrais un reçu, s'il vous plaît.Bir fiş istiyorum, lütfen.

Hobi & Boş zaman

47 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
adorer/a.dɔ.ʁe/çok sevmekFiilJ'adore la musique.Müziğe bayılıyorum.
amusant/a.my.zɑ̃/eğlenceliSıfatC'était très amusant !Çok eğlenceliydi!
avec plaisir/a.vɛk plɛ.ziʁ/memnuniyetleİfade— Tu viens ? — Avec plaisir !— Geliyor musun? — Memnuniyetle!
Bonne idée !/bɔn i.de/iyi fikir!İfade— Cinéma ce soir ? — Bonne idée !— Bu akşam sinema? — İyi fikir!
chanson/ʃɑ̃.sɔ̃/şarkıİsimUne belle chanson française.Güzel bir Fransız şarkısı.
D'accord/da.kɔʁ/tamamKalıp— On sort ? — D'accord !— Çıkalım mı? — Tamam!
Désolé, je ne peux pas/de.zɔ.le ʒə nə pø pɑ/üzgünüm, gelememKalıpDésolé, je ne peux pas, je suis occupé.Üzgünüm gelemem, meşgulüm.
fête/fɛt/parti, kutlamaİsimUne fête d'anniversaire.Bir doğum günü partisi.
film/film/filmİsimUn bon film français.İyi bir Fransız filmi.
football/fut.bol/futbolİsimLe football est populaire.Futbol popüler.
génial/ʒe.njal/harikaSıfatC'est génial !Harika!
inviter/ɛ̃.vi.te/davet etmekFiilJe t'invite au restaurant.Seni restorana davet ediyorum.
J'aime bien …/ʒɛm bjɛ̃/...severimKalıpJ'aime bien le cinéma français.Fransız sinemasını severim.
Je préfère …/ʒə pʁe.fɛʁ/tercih ederimKalıpJe préfère le théâtre au cinéma.Sinema yerine tiyatroyu tercih ederim.
jeu/ʒø/oyunİsimUn jeu vidéo.Bir video oyunu.
jouer/ʒwe/oynamak, çalmakFiilJe joue au tennis.Tenis oynuyorum.
loisir/lwa.ziʁ/boş zaman aktivitesiİsimQuels sont tes loisirs ?Hobilerin neler?
On va à … ?/ɔ̃ va a/...ya gidelim mi?KalıpOn va au restaurant ?Restorana gidelim mi?
plage/plaʒ/plajİsimÀ la plage en été.Yazın plajda.
pourquoi pas ?/puʁ.kwa pɑ/niye olmasın?İfade— Au parc ? — Pourquoi pas !— Parka? — Niye olmasın!
Qu'est-ce que tu fais ?/kɛ.s kə ty fɛ/ne yapıyorsun?KalıpQu'est-ce que tu fais ce week-end ?Bu hafta sonu ne yapıyorsun?
série/se.ʁi/diziİsimUne série française.Bir Fransız dizisi.
temps libre/tɑ̃ libʁ/boş zamanİsimDans mon temps libre, je lis.Boş zamanımda okuyorum.
vacances/va.kɑ̃s/tatilİsimBonnes vacances !İyi tatiller!
avec qui ?/a.vɛk ki/kiminle?İfadeAvec qui tu sors ?Kiminle çıkıyorsun?
chanter/ʃɑ̃.te/şarkı söylemekFiilElle chante très bien.O çok iyi şarkı söylüyor.
concert/kɔ̃.sɛʁ/konserİsimJe vais à un concert ce soir.Bu akşam bir konsere gidiyorum.
danser/dɑ̃.se/dans etmekFiilOn danse au mariage.Düğünde dans ediyoruz.
détester/de.tɛs.te/nefret etmekFiilJe déteste le football.Futboldan nefret ediyorum.
guitare/ɡi.taʁ/gitarİsimJe joue de la guitare.Gitar çalıyorum.
idée/i.de/fikirİsimBonne idée !İyi fikir!
lecture/lɛk.tyʁ/okumaİsimLa lecture est ma passion.Okumak benim tutkum.
match/matʃ/maçİsimUn match de foot ce soir.Bu akşam bir futbol maçı.
montagne/mɔ̃.taɲ/dağİsimOn va à la montagne.Dağa gidiyoruz.
natation/na.ta.sjɔ̃/yüzmeİsimLa natation est mon sport.Yüzme benim sporum.
passion/pa.sjɔ̃/tutkuİsimMa passion, c'est la musique.Tutkum müzik.
piano/pja.no/piyanoİsimElle joue du piano.O piyano çalıyor.
promenade/pʁɔm.nad/yürüyüş, geziİsimUne promenade au parc.Parkta bir yürüyüş.
Quel jour ?/kɛl ʒuʁ/hangi gün?KalıpOn sort quel jour ?Hangi gün çıkıyoruz?
roman/ʁɔ.mɑ̃/romanİsimUn roman policier.Bir polisiye roman.
se promener/sə pʁɔm.ne/gezmekFiilOn se promène au parc.Parkta geziniyoruz.
soirée/swa.ʁe/akşam (sosyal)İsimUne belle soirée entre amis.Arkadaşlarla güzel bir akşam.
tennis/te.nis/tenisİsimOn joue au tennis ?Tenis oynar mıyız?
en plein air/ɑ̃ plɛ.n‿ɛʁ/açık havadaİfadeOn mange en plein air.Açık havada yiyoruz.
fatigant/fa.ti.ɡɑ̃/yorucuSıfatLe sport est fatigant.Spor yorucu.
instrument/ɛ̃s.tʁy.mɑ̃/enstrümanİsimJe joue d'un instrument.Bir enstrüman çalıyorum.
populaire/pɔ.py.lɛʁ/popülerSıfatUne chanson populaire.Popüler bir şarkı.

Mutfak

47 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à table/a tabl/sofrayaİfadeÀ table, tout le monde !Hadi sofraya, herkes!
assiette/a.sjɛt/tabakİsimUne assiette propre.Temiz bir tabak.
avoir faim/a.vwaʁ fɛ̃/aç olmakİfadeJ'ai très faim !Çok açım!
avoir soif/a.vwaʁ swaf/susamış olmakİfadeTu as soif ?Susadın mı?
C'est prêt !/sɛ pʁɛ/hazır!KalıpLe repas est prêt !Yemek hazır!
couper/ku.pe/kesmekFiilJe coupe les tomates.Domatesleri kesiyorum.
couteau/ku.to/bıçakİsimLe couteau est tranchant.Bıçak keskin.
cuillère/kɥi.jɛʁ/kaşıkİsimUne cuillère à café.Bir çay kaşığı.
cuire/kɥiʁ/pişirmekFiilLe poulet cuit doucement.Tavuk yavaş yavaş pişiyor.
cuisiner/kɥi.zi.ne/yemek yapmakFiilJ'aime cuisiner.Yemek yapmayı seviyorum.
déjeuner/de.ʒœ.ne/öğle yemeğiİsimOn prend le déjeuner à midi.Öğle yemeğini öğlende yeriz.
dîner/di.ne/akşam yemeğiİsimLe dîner est prêt.Akşam yemeği hazır.
four/fuʁ/fırınİsimLe four est chaud.Fırın sıcak.
fourchette/fuʁ.ʃɛt/çatalİsimDonne-moi une fourchette.Bana bir çatal ver.
frigo/fʁi.ɡo/buzdolabıİsimMets le lait dans le frigo.Sütü buzdolabına koy.
gâteau/ɡɑ.to/pasta, kekİsimUn gâteau d'anniversaire.Bir doğum günü pastası.
jus/ʒy/meyve suyuİsimUn jus d'orange.Bir portakal suyu.
Mets la table/mɛ la tabl/sofrayı kurKalıpMets la table, s'il te plaît.Sofrayı kur lütfen.
mettre/mɛtʁ/koymakFiilMets la table, s'il te plaît.Sofrayı kur lütfen.
petit-déjeuner/pə.ti de.ʒœ.ne/kahvaltıİsimLe petit-déjeuner à huit heures.Kahvaltı sekizde.
préparer/pʁe.pa.ʁe/hazırlamakFiilJe prépare la salade.Salata hazırlıyorum.
prêt/pʁɛ/hazırSıfatLe dîner est prêt !Akşam yemeği hazır!
Qu'est-ce que tu manges ?/kɛ.s kə ty mɑ̃ʒ/ne yiyorsun?KalıpQu'est-ce que tu manges ce soir ?Bu akşam ne yiyorsun?
repas/ʁə.pɑ/öğün, yemekİsimUn bon repas en famille.Ailecek güzel bir yemek.
servir/sɛʁ.viʁ/servis yapmakFiilJe sers le café.Kahveyi servis ediyorum.
table/tabl/masaİsimÀ table !Sofraya!
Un peu de …/œ̃ pø də/biraz …KalıpUn peu de sel, s'il vous plaît.Biraz tuz, lütfen.
ajouter/a.ʒu.te/eklemekFiilAjoutez du sel.Tuz ekleyin.
bol/bɔl/kâseİsimUn bol de soupe.Bir kâse çorba.
casserole/kas.ʁɔl/tencereİsimUne casserole d'eau bouillante.Bir tencere kaynar su.
en train de/ɑ̃ tʁɛ̃ də/…yapmaktaİfadeJe suis en train de cuisiner.Yemek yapmaktayım.
Encore un peu ?/ɑ̃.kɔ.ʁ œ̃ pø/biraz daha?KalıpEncore un peu de gâteau ?Biraz daha pasta?
goût/ɡu/tatİsimÇa a un bon goût.Tadı güzel.
laver/la.ve/yıkamakFiilJe lave les légumes.Sebzeleri yıkıyorum.
mélanger/me.lɑ̃.ʒe/karıştırmakFiilMélangez bien le tout.Hepsini iyice karıştırın.
pizza/pid.za/pizzaİsimUne pizza, s'il vous plaît.Bir pizza, lütfen.
poêle/pwal/tavaİsimFaire cuire à la poêle.Tavada pişirmek.
puis/pɥi/sonraBağlaçCoupez puis ajoutez.Kesin sonra ekleyin.
sandwich/sɑ̃d.witʃ/sandviçİsimUn sandwich au fromage.Peynirli bir sandviç.
Santé !/sɑ̃.te/şerefe!İfadeSanté !Şerefe!
épicé/e.pi.se/baharatlıSıfatC'est trop épicé pour moi.Bana göre çok baharatlı.
évier/e.vje/mutfak lavabosuİsimL'évier est plein.Lavabo dolu.
micro-ondes/mi.kʁo.ɔ̃d/mikrodalgaİsimRéchauffe au micro-ondes.Mikrodalgada ısıt.
nettoyer/nɛ.twa.je/temizlemekFiilJe nettoie la cuisine.Mutfağı temizliyorum.
odeur/ɔ.dœʁ/kokuİsimUne bonne odeur de pain.Güzel bir ekmek kokusu.
recette/ʁə.sɛt/tarifİsimUne recette facile.Kolay bir tarif.
soda/sɔ.da/gazlı içecekİsimPas de soda, merci.Gazlı içecek istemem, sağol.

Giyim

44 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
Ça me va/sa mə va/üstüme oturuyorKalıpCette robe me va bien.Bu elbise bana yakışıyor.
Ça ne me va pas/sa nə mə va pɑ/üstüme olmuyorKalıpNon, ça ne me va pas.Hayır, üstüme olmuyor.
chaussure/ʃo.syʁ/ayakkabıİsimDes chaussures noires.Siyah ayakkabılar.
chemise/ʃə.miz/gömlekİsimUne chemise bleue.Mavi bir gömlek.
essayer/e.se.je/denemekFiilJe peux essayer cette robe ?Bu elbiseyi deneyebilir miyim?
Je cherche …/ʒə ʃɛʁʃ/…arıyorumKalıpJe cherche une chemise blanche.Beyaz bir gömlek arıyorum.
Je fais du …/ʒə fɛ dy/… beden giyiyorumKalıpJe fais du 38.38 beden giyiyorum.
Je peux essayer ?/ʒə pø e.se.je/deneyebilir miyim?KalıpJe peux essayer cette veste ?Bu ceketi deneyebilir miyim?
jean/dʒin/kot pantolonİsimJe porte un jean.Bir kot giyiyorum.
lunettes/ly.nɛt/gözlükİsimJe porte des lunettes.Gözlük takıyorum.
manteau/mɑ̃.to/palto, montİsimUn manteau d'hiver.Bir kış paltosu.
pantalon/pɑ̃.ta.lɔ̃/pantolonİsimUn pantalon noir.Siyah bir pantolon.
pull/pyl/kazakİsimUn pull en laine.Yün bir kazak.
Quelle taille ?/kɛl tɑj/hangi beden?KalıpQuelle taille faites-vous ?Hangi bedeni giyiyorsunuz?
robe/ʁɔb/elbiseİsimUne jolie robe rouge.Güzel kırmızı bir elbise.
taille/tɑj/beden, boyİsimQuelle est votre taille ?Bedeniniz ne?
tee-shirt/ti.ʃœʁt/tişörtİsimUn tee-shirt blanc.Beyaz bir tişört.
trop cher/tʁo ʃɛʁ/çok pahalıİfadeNon merci, c'est trop cher.Hayır sağol, çok pahalı.
veste/vɛst/ceketİsimMa veste est noire.Ceketim siyah.
vêtement/vɛt.mɑ̃/kıyafetİsimJ'aime les vêtements simples.Sade kıyafetleri severim.
basket/bas.kɛt/spor ayakkabıİsimJe porte des baskets.Spor ayakkabı giyiyorum.
chapeau/ʃa.po/şapkaİsimUn chapeau de paille.Bir hasır şapka.
chaussette/ʃo.sɛt/çorapİsimDes chaussettes noires.Siyah çoraplar.
comme ça/kɔm sa/böyleİfadeUne jupe comme ça, mais en bleu.Böyle bir etek, ama mavi.
en solde/ɑ̃ sɔld/indirimdeİfadeCette veste est en solde.Bu ceket indirimde.
jupe/ʒyp/etekİsimUne jupe courte.Kısa bir etek.
promotion/pʁɔ.mo.sjɔ̃/indirim, kampanyaİsimCe manteau est en promotion.Bu palto indirimde.
s'habiller/sa.bi.je/giyinmekFiilJe m'habille vite.Hızlıca giyiniyorum.
soldes/sɔld/sezon indirimiİsimLes soldes commencent demain.İndirimler yarın başlıyor.
botte/bɔt/çizmeİsimDes bottes d'hiver.Kış çizmeleri.
cabine d'essayage/ka.bin de.se.jaʒ/soyunma kabiniİsimLa cabine d'essayage est libre ?Soyunma kabini boş mu?
ceinture/sɛ̃.tyʁ/kemerİsimUne ceinture en cuir.Deri bir kemer.
coton/kɔ.tɔ̃/pamukİsimUn tee-shirt en coton.Pamuklu bir tişört.
cravate/kʁa.vat/kravatİsimUne cravate bleue.Mavi bir kravat.
cuir/kɥiʁ/deriİsimUn sac en cuir.Deri bir çanta.
écharpe/e.ʃaʁp/atkıİsimUne écharpe en laine.Yün bir atkı.
élégant/e.le.ɡɑ̃/şıkSıfatUne tenue élégante.Şık bir kıyafet.
enlever/ɑ̃l.ve/çıkarmakFiilEnlève ton manteau.Paltonu çıkar.
gants/ɡɑ̃/eldivenİsimDes gants noirs.Siyah eldivenler.
laine/lɛn/yünİsimUn pull en laine.Yün bir kazak.
moche/mɔʃ/çirkinSıfatCe chapeau est moche.Bu şapka çirkin.
mode/mɔd/modaİsimC'est à la mode.Moda olan bu.
pas mal/pɑ mal/fena değilİfadeCette robe ? Pas mal.Bu elbise mi? Fena değil.
short/ʃɔʁt/şortİsimUn short pour l'été.Yaz için bir şort.

Şehir & Yön

44 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à droite/a dʁwat/sağda, sağaİfadeTournez à droite.Sağa dönün.
à gauche/a ɡoʃ/solda, solaİfadeTournez à gauche.Sola dönün.
banque/bɑ̃k/bankaİsimLa banque ouvre à neuf heures.Banka dokuzda açılıyor.
C'est loin ?/sɛ lwɛ̃/uzak mı?KalıpC'est loin d'ici ?Buradan uzak mı?
C'est où ?/sɛ.t‿u/nerede?KalıpC'est où, le musée ?Müze nerede?
centre/sɑ̃tʁ/merkezİsimAu centre-ville.Şehir merkezinde.
chemin/ʃə.mɛ̃/yolİsimExcusez-moi, le chemin pour la gare ?Affedersiniz, gara giden yol?
continuer/kɔ̃.ti.nɥe/devam etmekFiilContinuez tout droit.Düz devam edin.
derrière/dɛ.ʁjɛʁ/arkasındaİfadeDerrière l'église.Kilisenin arkasında.
devant/də.vɑ̃/önündeİfadeDevant l'école.Okulun önünde.
droit/dʁwa/düzSıfatAllez tout droit.Düz gidin.
droite/dʁwat/sağİsimÀ droite de la banque.Bankanın sağında.
Excusez-moi/ɛk.sky.ze mwa/affedersinizKalıpExcusez-moi, où est la gare ?Affedersiniz, gar nerede?
gauche/ɡoʃ/solİsimÀ gauche de l'école.Okulun solunda.
hôtel/o.tɛl/otelİsimMon hôtel est près d'ici.Otelim buraya yakın.
Je suis perdu/ʒə sɥi pɛʁ.dy/kayboldumKalıpJe suis perdu, pouvez-vous m'aider ?Kayboldum, yardım eder misiniz?
jusqu'à/ʒys.ka/kadarBağlaçAllez jusqu'à la place.Meydana kadar gidin.
loin/lwɛ̃/uzakSıfatC'est loin d'ici ?Buradan uzak mı?
musée/my.ze/müzeİsimLe musée du Louvre.Louvre müzesi.
parc/paʁk/parkİsimOn se promène dans le parc.Parkta dolaşıyoruz.
poste/pɔst/postahaneİsimJe vais à la poste.Postahaneye gidiyorum.
Pour aller à … ?/puʁ a.le a/…ya nasıl giderim?KalıpPour aller à la poste ?Postahaneye nasıl giderim?
près/pʁɛ/yakınSıfatC'est très près.Çok yakın.
tourner/tuʁ.ne/dönmekFiilTournez à gauche.Sola dönün.
tout droit/tu dʁwa/dümdüz, doğruİfadeAllez tout droit.Dümdüz gidin.
traverser/tʁa.vɛʁ.se/karşıdan karşıya geçmekFiilTraversez la rue.Caddenin karşısına geçin.
au coin de/o kwɛ̃ də/köşesindeİfadeAu coin de la rue.Sokağın köşesinde.
avenue/av.ny/cadde (büyük)İsimL'avenue des Champs-Élysées.Şanzelize Caddesi.
bâtiment/bɑ.ti.mɑ̃/binaİsimUn grand bâtiment.Büyük bir bina.
C'est à … mètres/sɛ.t‿a … mɛtʁ/… metre ötedeKalıpC'est à deux cents mètres.İki yüz metre ötede.
carrefour/kaʁ.fuʁ/kavşakİsimAu carrefour, tournez à gauche.Kavşaktan sola dönün.
carte/kaʁt/haritaİsimUne carte de la ville.Şehrin haritası.
coin/kwɛ̃/köşeİsimAu coin de la rue.Sokağın köşesinde.
église/e.ɡliz/kiliseİsimUne vieille église.Eski bir kilise.
endroit/ɑ̃.dʁwa/yerİsimC'est un bel endroit.Güzel bir yer.
feu/fø/trafik ışığıİsimAu feu rouge, on s'arrête.Kırmızı ışıkta duruluyor.
kilomètre/ki.lɔ.mɛtʁ/kilometreİsimÀ deux kilomètres.İki kilometre uzakta.
mairie/mɛ.ʁi/belediyeİsimLa mairie est en face.Belediye karşıda.
mètre/mɛtʁ/metreİsimÀ cent mètres d'ici.Yüz metre ötede.
passer/pa.se/geçmekFiilPassez devant l'église.Kilisenin önünden geçin.
plan/plɑ̃/kroki, haritaİsimRegarde le plan.Krokiye bak.
pont/pɔ̃/köprüİsimTraversez le pont.Köprüden geçin.
quartier/kaʁ.tje/mahalleİsimMon quartier est calme.Mahallem sakin.
trottoir/tʁɔ.twaʁ/kaldırımİsimMarchez sur le trottoir.Kaldırımda yürüyün.

Telefon

44 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
Allô ?/a.lo/alo?İfadeAllô ? Qui est à l'appareil ?Alo? Kim arıyor?
Allô, bonjour/a.lo bɔ̃.ʒuʁ/alo, merhabaKalıpAllô, bonjour, c'est Marie.Alo, merhaba, ben Marie.
appel/a.pɛl/aramaİsimJ'ai un appel important.Önemli bir aramam var.
appeler/a.ple/aramakFiilJe t'appelle ce soir.Bu akşam seni arayacağım.
C'est … à l'appareil/sɛ a la.pa.ʁɛj/ben …KalıpC'est Tahsin à l'appareil.Ben Tahsin.
envoyer/ɑ̃.vwa.je/göndermekFiilJ'envoie un SMS.SMS gönderiyorum.
important/ɛ̃.pɔʁ.tɑ̃/önemliSıfatC'est très important.Çok önemli.
Je peux parler à … ?/ʒə pø paʁ.le a/… ile konuşabilir miyim?KalıpJe peux parler à Madame Yılmaz ?Yılmaz Hanım ile konuşabilir miyim?
Je rappelle plus tard/ʒə ʁa.pɛl ply taʁ/sonra ararımKalıpD'accord, je rappelle plus tard.Tamam, sonra ararım.
laisser/lɛ.se/bırakmak (mesaj)FiilJe laisse un message.Mesaj bırakıyorum.
message/me.saʒ/mesajİsimLaissez-moi un message.Bana mesaj bırakın.
plus tard/ply taʁ/sonraİfadeJe te rappelle plus tard.Seni sonra ararım.
portable/pɔʁ.tabl/cep telefonuİsimMon portable est cassé.Cep telefonum bozuk.
problème/pʁɔ.blɛm/sorunİsimJ'ai un petit problème.Küçük bir sorunum var.
Qui est à l'appareil ?/ki ɛ.t‿a la.pa.ʁɛj/kim arıyor?KalıpQui est à l'appareil, s'il vous plaît ?Kim arıyor acaba?
rappeler/ʁa.ple/tekrar aramakFiilJe rappelle plus tard.Sonra tekrar ararım.
répondre/ʁe.pɔ̃dʁ/cevaplamakFiilPersonne ne répond.Kimse cevap vermiyor.
SMS/ɛ.sɛ.mɛs/SMSİsimEnvoie-moi un SMS.Bana SMS gönder.
téléphone/te.le.fɔn/telefonİsimVoici mon téléphone.İşte telefonum.
téléphoner/te.le.fɔ.ne/telefon etmekFiilJe téléphone à ma mère.Anneme telefon ediyorum.
De la part de qui ?/də la paʁ də ki/kim arıyor?İfadeC'est de la part de qui ?Kim arıyor acaba?
disponible/dis.pɔ.nibl/müsaitSıfatJe ne suis pas disponible.Müsait değilim.
information/ɛ̃.fɔʁ.ma.sjɔ̃/bilgiİsimUne information importante.Önemli bir bilgi.
Je ne suis pas disponible/ʒə nə sɥi pɑ dis.pɔ.nibl/müsait değilimKalıpDésolé, je ne suis pas disponible.Üzgünüm, müsait değilim.
Je vous écoute/ʒə vu.z‿e.kut/sizi dinliyorumKalıpAllô, je vous écoute.Alo, sizi dinliyorum.
messagerie/me.saʒ.ʁi/sesli mesaj kutusuİsimVous êtes sur la messagerie.Sesli mesajdasınız.
moment/mɔ.mɑ̃/an, dakikaİsimUn moment, s'il vous plaît.Bir dakika lütfen.
Ne quittez pas/nə ki.te pɑ/ayrılmayınKalıpNe quittez pas, je vous le passe.Ayrılmayın, size bağlıyorum.
nouvelle/nu.vɛl/haberİsimJ'ai de bonnes nouvelles.İyi haberlerim var.
Pas de problème/pɑ də pʁɔ.blɛm/sorun yokİfadePas de problème, je rappelle.Sorun yok, tekrar ararım.
Pouvez-vous lui dire …/pu.ve vu lɥi diʁ/söyleyebilir misiniz …KalıpPouvez-vous lui dire que j'ai appelé ?Aradığımı söyleyebilir misiniz?
recevoir/ʁə.sə.vwaʁ/almak (mesaj)FiilJ'ai reçu ton message.Mesajını aldım.
Un instant/œ̃.n‿ɛ̃s.tɑ̃/bir anKalıpUn instant, s'il vous plaît.Bir an lütfen.
batterie/ba.tʁi/pilİsimMa batterie est faible.Pilim az.
chargeur/ʃaʁ.ʒœʁ/şarj aletiİsimJ'ai oublié mon chargeur.Şarj aletimi unuttum.
contact/kɔ̃.takt/iletişim, kişiİsimGarde le contact !İletişimi koparma!
décrocher/de.kʁɔ.ʃe/açmak (telefonu)FiilDécroche le téléphone !Telefonu aç!
patienter/pa.sjɑ̃.te/beklemek (hat)FiilVeuillez patienter.Lütfen bekleyin.
raccrocher/ʁa.kʁɔ.ʃe/kapatmak (telefonu)FiilNe raccroche pas !Kapatma!
répondeur/ʁe.pɔ̃.dœʁ/telesekreterİsimJe tombe sur le répondeur.Telesekretere düşüyorum.
réseau/ʁe.zo/şebekeİsimJe n'ai pas de réseau.Çekim yok.
voix/vwa/sesİsimJe ne reconnais pas sa voix.Sesini tanıyamıyorum.
correspondant/kɔ.ʁɛs.pɔ̃.dɑ̃/konuşulan kişiİsimVotre correspondant n'est pas là.Aradığınız kişi burada değil.
téléphoniste/te.le.fɔ.nist/operatörİsimLa téléphoniste répond.Operatör cevap veriyor.

Hava Durumu

35 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
avoir chaud/a.vwaʁ ʃo/sıcaklamakİfadeJ'ai chaud, j'enlève mon pull.Sıcakladım, kazağımı çıkarıyorum.
avoir froid/a.vwaʁ fʁwa/üşümekİfadeJ'ai froid, je mets un manteau.Üşüyorum, palto giyiyorum.
chaud/ʃo/sıcakSıfatIl fait chaud en été.Yazın hava sıcak.
Il fait …/il fɛ/hava …KalıpIl fait beau aujourd'hui.Bugün hava güzel.
Il neige/il nɛʒ/kar yağıyorKalıpIl neige en montagne.Dağda kar yağıyor.
Il pleut/il plø/yağmur yağıyorKalıpIl pleut depuis ce matin.Sabahtan beri yağmur yağıyor.
Il y a du soleil/i.l‿ja dy sɔ.lɛj/güneş varKalıpIl y a du soleil ce matin.Bu sabah güneş var.
Il y a du vent/i.l‿ja dy vɑ̃/rüzgâr varKalıpIl y a beaucoup de vent.Çok rüzgâr var.
météo/me.te.o/hava durumu (tahmini)İsimLa météo annonce du soleil.Hava durumu güneşli olduğunu söylüyor.
neige/nɛʒ/karİsimLa neige est blanche.Kar beyaz.
neiger/nɛ.ʒe/kar yağmakFiilIl neige en hiver.Kışın kar yağıyor.
parapluie/pa.ʁa.plɥi/şemsiyeİsimPrends ton parapluie !Şemsiyeni al!
pleuvoir/plø.vwaʁ/yağmur yağmakFiilIl pleut beaucoup.Çok yağmur yağıyor.
pluie/plɥi/yağmurİsimLa pluie tombe sur la ville.Yağmur şehre yağıyor.
quand/kɑ̃/iken, …diğindeBağlaçQuand il pleut, je reste à la maison.Yağmur yağdığında evde kalıyorum.
Quel temps fait-il ?/kɛl tɑ̃ fɛ.til/hava nasıl?KalıpQuel temps fait-il à Paris ?Paris'te hava nasıl?
soleil/sɔ.lɛj/güneşİsimLe soleil brille.Güneş parlıyor.
temps/tɑ̃/hava (durumu)İsimQuel temps fait-il ?Hava nasıl?
vent/vɑ̃/rüzgârİsimLe vent souffle fort.Rüzgâr kuvvetli esiyor.
ciel/sjɛl/gökyüzüİsimLe ciel est bleu.Gökyüzü mavi.
degré/də.ɡʁe/dereceİsimVingt degrés aujourd'hui.Bugün yirmi derece.
doux/du/ılık, tatlıSıfatUne température douce.Ilık bir sıcaklık.
ensoleillé/ɑ̃.sɔ.lɛ.je/güneşliSıfatUne journée ensoleillée.Güneşli bir gün.
frais/fʁɛ/serinSıfatLe matin, il fait frais.Sabahları hava serin.
Il fait … degrés/il fɛ … də.ɡʁe/… dereceKalıpIl fait vingt degrés.Yirmi derece.
nuage/nɥaʒ/bulutİsimBeaucoup de nuages dans le ciel.Gökyüzünde çok bulut var.
nuageux/nɥa.ʒø/bulutluSıfatUn ciel nuageux.Bulutlu bir gökyüzü.
saison/sɛ.zɔ̃/mevsimİsimQuatre saisons dans l'année.Yılda dört mevsim var.
température/tɑ̃.pe.ʁa.tyʁ/sıcaklık derecesiİsimLa température est de 20 degrés.Sıcaklık 20 derece.
humide/y.mid/nemliSıfatIl fait humide aujourd'hui.Bugün hava nemli.
orage/ɔ.ʁaʒ/fırtınaİsimUn orage cette nuit.Bu gece bir fırtına.
pluvieux/ply.vjø/yağmurluSıfatUn temps pluvieux.Yağmurlu bir hava.
Quelle température fait-il ?/kɛl tɑ̃.pe.ʁa.tyʁ fɛ.til/kaç derece?KalıpQuelle température fait-il dehors ?Dışarısı kaç derece?
sec/sɛk/kuruSıfatUn climat sec.Kuru bir iklim.
tempête/tɑ̃.pɛt/fırtına (şiddetli)İsimIl y a une tempête.Bir fırtına var.

Kendini tanıtma

34 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
Ça va ?/sa va/nasılsın?İfadeSalut, ça va ?Selam, nasılsın?
Ça va bien/sa va bjɛ̃/iyiyimİfade— Ça va ? — Ça va bien, merci.— Nasılsın? — İyiyim, sağol.
Comment allez-vous ?/kɔ.mɑ̃ ta.le.vu/nasılsınız? (resmi)İfadeBonjour, comment allez-vous ?Merhaba, nasılsınız?
Comment vous appelez-vous ?/kɔ.mɑ̃ vu.za.ple.vu/adınız nedir? (resmi)KalıpBonjour, comment vous appelez-vous ?Merhaba, adınız nedir?
D'où venez-vous ?/du və.ne vu/nereden geliyorsunuz?KalıpD'où venez-vous ?Nereden geliyorsunuz?
email/i.mɛl/e-postaİsimMon email est…@gmail.comE-postam …@gmail.com
Enchanté/ɑ̃.ʃɑ̃.te/memnun oldumİfadeEnchanté de faire votre connaissance.Sizinle tanıştığıma memnun oldum.
J'ai … ans/ʒe … ɑ̃/…yaşındayımKalıpJ'ai trente ans.Otuz yaşındayım.
J'habite à…/ʒa.bit a/…de yaşıyorumKalıpJ'habite à Ankara.Ankara'da yaşıyorum.
Je m'appelle…/ʒə ma.pɛl/…adımKalıpJe m'appelle Tahsin.Adım Tahsin.
Je parle…/ʒə paʁl/…konuşuyorumKalıpJe parle turc, français et anglais.Türkçe, Fransızca ve İngilizce konuşuyorum.
Je suis…/ʒə sɥi/…yimKalıpJe suis professeur.Öğretmenim.
Je viens de…/ʒə vjɛ̃ də/…den geliyorumKalıpJe viens de Turquie.Türkiye'den geliyorum.
nationalité/na.sjɔ.na.li.te/milliyetİsimQuelle est votre nationalité ?Milliyetiniz ne?
nom/nɔ̃/soyadİsimMon nom est Yılmaz.Soyadım Yılmaz.
pays/pe.i/ülkeİsimMon pays, c'est la Turquie.Ülkem Türkiye.
prénom/pʁe.nɔ̃/isimİsimMon prénom est Tahsin.Adım Tahsin.
profession/pʁɔ.fɛ.sjɔ̃/meslekİsimQuelle est votre profession ?Mesleğiniz nedir?
Salut/sa.ly/selamİfadeSalut, ça va ?Selam, nasılsın?
travail/tʁa.vaj/İsimMon travail est intéressant.İşim ilginç.
turc/tyʁk/Türk, TürkçeİsimLe turc est ma langue maternelle.Türkçe anadilim.
ville/vil/şehirİsimJ'habite dans une grande ville.Büyük bir şehirde yaşıyorum.
À bientôt/a bjɛ̃.to/görüşürüzİfadeÀ bientôt !Görüşürüz!
anglais/ɑ̃.ɡlɛ/İngilizceİsimJe parle un peu anglais.Biraz İngilizce konuşuyorum.
Je travaille dans…/ʒə tʁa.vaj dɑ̃/…de çalışıyorumKalıpJe travaille dans une école.Bir okulda çalışıyorum.
métier/me.tje/iş, meslekİsimLe métier d'enseignant me plaît.Öğretmenlik mesleği hoşuma gidiyor.
Pardon/paʁ.dɔ̃/pardonİfadePardon, je n'ai pas compris.Pardon, anlamadım.
sympa/sɛ̃.pa/sempatik, hoşSıfatMes collègues sont sympas.Meslektaşlarım sempatik.
Voici…/vwa.si/bu...KalıpVoici mon ami Mehmet.Bu arkadaşım Mehmet.
content/kɔ̃.tɑ̃/memnunSıfatJe suis content de vous rencontrer.Sizinle tanıştığıma memnun oldum.
épeler/e.ple/hecelemekFiilPouvez-vous épeler votre nom ?Adınızı heceleyebilir misiniz?
étudiante/e.ty.djɑ̃t/öğrenci (k.)İsimElle est étudiante.O (kız) öğrenci.
heureux/ø.ʁø/mutluSıfatJe suis heureux.Mutluyum.
ingénieur/ɛ̃.ʒe.njœʁ/mühendisİsimElle est ingénieure.O mühendis.

Renkler

22 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
blanc/blɑ̃/beyazSıfatLa neige est blanche.Kar beyaz.
bleu/blø/maviSıfatLe ciel est bleu.Gökyüzü mavi.
couleur/ku.lœʁ/renkİsimQuelle est ta couleur préférée ?En sevdiğin renk ne?
De quelle couleur … ?/də kɛl ku.lœʁ/ne renk ...?KalıpDe quelle couleur est ta voiture ?Araban ne renk?
foncé/fɔ̃.se/koyuSıfatUn bleu foncé.Koyu mavi.
jaune/ʒon/sarıSıfatLe soleil est jaune.Güneş sarı.
Ma couleur préférée, c'est …/ma ku.lœʁ pʁe.fe.ʁe sɛ/en sevdiğim renk …KalıpMa couleur préférée, c'est le vert.En sevdiğim renk yeşil.
marron/ma.ʁɔ̃/kahverengiSıfatJ'ai les yeux marron.Kahverengi gözlerim var.
noir/nwaʁ/siyahSıfatJ'ai un chat noir.Siyah bir kedim var.
rouge/ʁuʒ/kırmızıSıfatLa voiture est rouge.Araba kırmızı.
vert/vɛʁ/yeşilSıfatL'herbe est verte.Çim yeşil.
… et …/e/… ve …KalıpBleu et blanc, comme le drapeau.Bayrak gibi mavi ve beyaz.
C'est de la couleur …/sɛ də la ku.lœʁ/… rengiKalıpC'est de la couleur du ciel.Bu gökyüzü rengi.
comme/kɔm/…gibiİfadeBleu comme la mer.Deniz gibi mavi.
mer/mɛʁ/denizİsimLa mer est bleue.Deniz mavi.
orange/ɔ.ʁɑ̃ʒ/turuncuSıfatUne fleur orange.Turuncu bir çiçek.
rose/ʁoz/pembeSıfatUne robe rose.Pembe bir elbise.
violet/vjɔ.lɛ/morSıfatUn pull violet.Mor bir kazak.
beige/bɛʒ/bejSıfatUn pantalon beige.Bej bir pantolon.
herbe/ɛʁb/çim, otİsimL'herbe est verte.Çim yeşil.
plus clair que/ply klɛʁ kə/daha açıkKalıpCe bleu est plus clair que le ciel.Bu mavi gökyüzünden daha açık.
plus foncé que/ply fɔ̃.se kə/daha koyuKalıpCe vert est plus foncé.Bu yeşil daha koyu.

Bu aramaya uyan kelime yok. Farklı bir kelime deneyin ya da tema seçimini “Tümü” yapın.

Sık sorulanlar

A1 kelime çalışması hakkında.

A1 seviyesi için kaç kelime bilmek gerekir?

Avrupa Dil Çerçevesi A1 için genellikle 600–800 kelimelik bir dağarcık öngörülür. Bu sayfadaki liste 820 kelime; yani A1’in tamamını fazlasıyla karşılıyor.

Bu kelimeleri hangi sırayla çalışmalıyım?

Tema tema gidin. Önce “Kendini tanıtma”, sonra günlük hayatınıza en yakın temayı seçin — ev, okul ya da iş neyse. Alfabetik sıra öğrenmede işe yaramıyor, çünkü art arda gelen kelimelerin birbiriyle ilgisi olmuyor.

Liste ücretsiz mi, üyelik gerekiyor mu?

Tamamen ücretsiz ve üyeliksiz. E-posta adresi istemiyorum; sayfayı açtığınız anda listenin tamamı karşınızda.

Kelimeler aklında kalmıyor mu?

Çoğu zaman sorun hafızada değil, çalışma biçiminde. Nasıl çalıştığınızı yazın; size uygun bir düzen önereyim. Düzenli çalışmak isterseniz 15 dakikalık tanışma görüşmesi ücretsiz.

Videolu anlatım

Bu konuyu izleyerek çalış

Yukarıda okuduğun konunun tahtadaki anlatımı. Kapağa tıklayınca açılır.

Fransızcada en çok kullanılan 300 kelime

Okunuşuyla birlikte, baştan sona 300 temel kelime.

YouTube’da aç

Tüm video dersleri (42) →