A2 · 1.731 kelime · 15 tema

Fransızca A2 kelime listesi

Ücretsiz

A2, günlük ihtiyaçtan gerçek hayata geçiş seviyesi: iş, para, sağlık, taşınma, internet, duygular. Bu sayfadaki kelimeler tam olarak o alanlardan. Her kelimenin Türkçesi, okunuşu ve örnek cümlesi var. Tamamı bu sayfada — üyelik yok, e-posta istemiyorum.

Nasıl çalışılır

Listeyi ezberlemeyin, kullanın.

A2’de asıl zorluk kelime sayısı değil, kelimenin hangi durumda kullanıldığını bilmek. Aynı Türkçe karşılık iki farklı Fransızca kelimeye denk gelebiliyor. Bu yüzden satırdaki örnek cümleyi atlamayın: kelimenin nerede durduğunu gösteren şey Türkçe karşılığı değil, o cümle.

Küçük bir tavsiye: Oturum kartı ya da TCF/TEF dosyası için çalışıyorsanız önce “İş hayatı”, “Para & Banka”, “Konut & Taşınma” ve “Spor & Sağlık” temalarına bakın — sınavların konuşma ve yazma bölümleri hep bu alanlardan çıkıyor.

1.731 kelime

işareti günlük hayatta en sık geçen kelimeleri gösterir.

İş hayatı

117 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à cause de/a koz də/... yüzündenBağlaçÀ cause de la grève, je suis en retard.Grev yüzünden geç kaldım.
à temps partiel/a tɑ̃ paʁ.sjɛl/yarı zamanlıİfadeUn emploi à temps partiel.Yarı zamanlı bir iş.
à temps plein/a tɑ̃ plɛ̃/tam zamanlıİfadeJe travaille à temps plein.Tam zamanlı çalışıyorum.
Bon travail !/bɔ̃ tʁa.vaj/İyi çalışmalar!KalıpBon travail à toute l'équipe !Tüm ekibe iyi çalışmalar!
Bonjour, je vous appelle pour …/bɔ̃.ʒuʁ ʒə vu a.pɛl puʁ/Merhaba, ... için arıyorumKalıpBonjour, je vous appelle pour le poste.Merhaba, pozisyon için arıyorum.
candidature/kɑ̃.di.da.tyʁ/iş başvurusuİsimMa candidature a été acceptée.Başvurum kabul edildi.
carrière/ka.ʁjɛʁ/kariyerİsimUne belle carrière commence.Güzel bir kariyer başlıyor.
collègue/kɔ.lɛɡ/iş arkadaşıİsimMon collègue est sympa.İş arkadaşım sempatik.
compétence/kɔ̃.pe.tɑ̃s/yetkinlikİsimUne compétence rare.Nadir bir yetkinlik.
congé/kɔ̃.ʒe/izinİsimJe prends un congé la semaine prochaine.Önümüzdeki hafta izin alıyorum.
contacter/kɔ̃.tak.te/iletişime geçmekFiilJe vais contacter le client.Müşteriyle iletişime geçeceğim.
contrat/kɔ̃.tʁa/sözleşmeİsimUn contrat à durée indéterminée.Süresiz sözleşme.
CV/se.ve/özgeçmişİsimEnvoie ton CV par mail.CV'ni mail ile gönder.
décider/de.si.de/karar vermekFiilJe décide demain.Yarın karar veriyorum.
discuter/dis.ky.te/tartışmak, görüşmekFiilOn discute du budget.Bütçeyi konuşuyoruz.
document/dɔ.ky.mɑ̃/belgeİsimSignez ce document.Bu belgeyi imzalayın.
domaine/dɔ.mɛn/alan, mesleki dalİsimMon domaine, c'est l'éducation.Mesleki alanım eğitim.
embaucher/ɑ̃.bo.ʃe/işe almakFiilL'entreprise va embaucher 10 personnes.Şirket 10 kişi alacak.
emploi/ɑ̃.plwa/iş, istihdamİsimJe cherche un emploi.İş arıyorum.
employé/ɑ̃.plwa.je/çalışanİsimUn employé motivé.Motive bir çalışan.
en réunion/ɑ̃ ʁe.y.njɔ̃/toplantıdaİfadeJe suis en réunion jusqu'à 16h.Saat 16'ya kadar toplantıdayım.
en télétravail/ɑ̃ te.le.tʁa.vaj/uzaktan çalışmaİfadeJe suis en télétravail aujourd'hui.Bugün uzaktan çalışıyorum.
entreprise/ɑ̃.tʁə.pʁiz/şirketİsimJe travaille dans une grande entreprise.Büyük bir şirkette çalışıyorum.
entretien/ɑ̃.tʁə.tjɛ̃/mülakatİsimJ'ai un entretien lundi.Pazartesi mülakatım var.
équipe/e.kip/ekipİsimMon équipe est super.Ekibim harika.
fonction/fɔ̃k.sjɔ̃/görev, pozisyonİsimUne fonction de manager.Yönetici görevi.
formation/fɔʁ.ma.sjɔ̃/eğitim, kursİsimJe suis une formation en ligne.Online bir eğitim alıyorum.
gérer/ʒe.ʁe/yönetmekFiilJe gère mon emploi du temps.Zamanımı yönetiyorum.
grâce à/ɡʁɑs a/... sayesindeBağlaçGrâce à toi, j'ai réussi.Sayende başardım.
Je m'occupe de …/ʒə mɔ.kyp də/... ile ilgileniyorumKalıpJe m'occupe des clients.Müşterilerle ilgileniyorum.
Je travaille chez …/ʒə tʁa.vaj ʃe/... şirketinde çalışıyorumKalıpJe travaille chez Orange.Orange'da çalışıyorum.
Je travaille comme …/ʒə tʁa.vaj kɔm/... olarak çalışıyorumKalıpJe travaille comme professeur.Öğretmen olarak çalışıyorum.
Je voudrais postuler/ʒə vu.dʁɛ pɔs.ty.le/Başvurmak istiyorumKalıpJe voudrais postuler pour ce poste.Bu pozisyona başvurmak istiyorum.
lettre de motivation/lɛtʁ də mo.ti.va.sjɔ̃/niyet mektubuİsimUne lettre de motivation soignée.Özenli bir niyet mektubu.
lieu de travail/ljø də tʁa.vaj/iş yeriİsimMon lieu de travail est en centre-ville.İş yerim şehir merkezinde.
mission/mi.sjɔ̃/görevİsimMa mission est claire.Görevim net.
motivé/mɔ.ti.ve/motiveSıfatUn employé motivé.Motive bir çalışan.
objectif/ɔb.ʒɛk.tif/hedefİsimAtteindre l'objectif annuel.Yıllık hedefe ulaşmak.
organiser/ɔʁ.ɡa.ni.ze/organize etmekFiilJ'organise une réunion.Bir toplantı düzenliyorum.
patron/pa.tʁɔ̃/patronİsimMon patron est exigeant.Patronum zorlu.
planning/pla.niŋ/çalışma programıİsimMon planning est flexible.Çalışma programım esnek.
postuler/pɔs.ty.le/başvurmakFiilJ'ai postulé pour un poste.Bir pozisyona başvurdum.
pour que/puʁ kə/... olsun diyeBağlaçJe travaille dur pour que tout soit prêt.Her şey hazır olsun diye çok çalışıyorum.
Pourriez-vous …/pu.ʁje vu/... yapabilir misiniz?KalıpPourriez-vous m'envoyer le rapport ?Raporu gönderebilir misiniz?
professionnel/pʁɔ.fɛ.sjɔ.nɛl/profesyonelSıfatUne attitude professionnelle.Profesyonel bir tutum.
projet/pʁɔ.ʒɛ/projeİsimUn projet ambitieux.Hırslı bir proje.
proposer/pʁo.po.ze/önermekFiilJe propose une solution.Bir çözüm öneriyorum.
rapport/ʁa.pɔʁ/raporİsimLe rapport annuel.Yıllık rapor.
responsabilité/ʁɛs.pɔ̃.sa.bi.li.te/sorumlulukİsimC'est ma responsabilité.Bu benim sorumluluğum.
responsable/ʁɛs.pɔ̃.sabl/sorumluSıfatJe suis responsable du projet.Projeden sorumluyum.
réunion/ʁe.y.njɔ̃/toplantıİsimLa réunion est à 14h.Toplantı saat 14'te.
réussir/ʁe.y.siʁ/başarmakFiilIl a réussi son projet.Projesini başardı.
réussite/ʁe.y.sit/başarıİsimUne grande réussite.Büyük bir başarı.
salaire/sa.lɛʁ/maaşİsimLe salaire est correct.Maaş tatmin edici.
satisfait/sa.tis.fɛ/tatmin olmuşSıfatLe client est satisfait.Müşteri tatmin olmuş.
signer/si.ɲe/imzalamakFiilJ'ai signé le contrat.Sözleşmeyi imzaladım.
société/sɔ.sje.te/şirket, toplumİsimUne société internationale.Uluslararası bir şirket.
stage/staʒ/stajİsimMon stage commence en juin.Stajım Haziran'da başlıyor.
À quelle heure commence … ?/a kɛ.l‿œʁ kɔ.mɑ̃s/... saat kaçta başlıyor?KalıpÀ quelle heure commence la réunion ?Toplantı saat kaçta başlıyor?
afin de/a.fɛ̃ də/... için, ... amacıylaBağlaçAfin de réussir, prépare-toi bien.Başarmak için iyi hazırlan.
ambitieux/ɑ̃.bi.sjø/hırslıSıfatUn projet ambitieux.Hırslı bir proje.
augmentation/oɡ.mɑ̃.ta.sjɔ̃/maaş artışıİsimJ'ai eu une augmentation.Maaş artışı aldım.
cadre/kadʁ/idari sorumluİsimLe cadre arrive à 9h.İdari sorumlu 9'da geliyor.
collaborer/kɔ.la.bɔ.ʁe/işbirliği yapmakFiilOn collabore sur ce projet.Bu projede işbirliği yapıyoruz.
compétent/kɔ̃.pe.tɑ̃/yetkinSıfatC'est quelqu'un de compétent.Yetkin biri.
consommateur/kɔ̃.sɔ.ma.tœʁ/tüketiciİsimUn consommateur important arrive.Önemli bir tüketici geliyor.
démissionner/de.mi.sjɔ.ne/istifa etmekFiilJe vais démissionner.İstifa edeceğim.
directrice/di.ʁɛk.tʁis/kadın müdürİsimLa directrice de mon école.Okulumun kadın müdürü.
diriger/di.ʁi.ʒe/yönlendirmek, yönetmekFiilIl dirige une équipe de 20 personnes.20 kişilik bir ekibi yönetiyor.
dossier/dɔ.sje/dosyaİsimLe dossier est complet.Dosya tam.
échec/e.ʃɛk/başarısızlıkİsimL'échec apprend beaucoup.Başarısızlık çok şey öğretir.
échouer/e.ʃwe/başaramamakFiilJ'ai échoué à l'examen.Sınavda başarısız oldum.
employée/ɑ̃.plwa.je/kadın çalışanİsimUne nouvelle employée.Yeni bir kadın çalışan.
en CDD/ɑ̃ se.de.de/süreli sözleşmeliİfadeUn poste en CDD de 6 mois.6 aylık süreli sözleşme.
en CDI/ɑ̃ se.de.i/süresiz sözleşmeliİfadeJe suis en CDI.Süresiz sözleşmeliyim.
en pause/ɑ̃ poz/moladaİfadeJe suis en pause café.Kahve molasındayım.
épuisé/e.pɥi.ze/tükenmişSıfatJe suis épuisé après le travail.İş sonrası tükenmiş hissediyorum.
exigeant/ɛɡ.zi.ʒɑ̃/zorlu, talep edenSıfatUn patron exigeant.Zorlu bir patron.
expérience professionnelle/ɛks.pe.ʁjɑ̃s pʁɔ.fɛ.sjɔ.nɛl/iş deneyimiİsimCinq ans d'expérience professionnelle.5 yıllık iş deneyimi.
exposer/ɛks.po.ze/sergilemek, sunmakFiilJe vais exposer mon idée.Fikrimi sergileyeceğim.
flexible/flɛk.sibl/esnekSıfatHoraires flexibles.Esnek saatler.
grève/ɡʁɛv/grevİsimUne grève des transports.Ulaşım grevi.
imprimante/ɛ̃.pʁi.mɑ̃t/yazıcıİsimL'imprimante est en panne.Yazıcı bozuk.
imprimer/ɛ̃.pʁi.me/yazdırmakFiilJ'imprime le document.Belgeyi yazdırıyorum.
Je suis débordé(e)/ʒə sɥi de.bɔʁ.de/İşim başımdan aşkınKalıpJe suis débordé cette semaine.Bu hafta işim başımdan aşkın.
Je suis en charge de …/ʒə sɥi ɑ̃ ʃaʁʒ də/... benim sorumluluğumKalıpJe suis en charge du marketing.Pazarlamadan sorumluyum.
joignable/ʒwa.ɲabl/ulaşılabilirSıfatJe suis joignable au bureau.İş yerinde ulaşılabilirim.
jour de congé/ʒuʁ də kɔ̃.ʒe/izin günüİsimDemain, jour de congé.Yarın izin günüm.
jour férié/ʒuʁ fe.ʁje/resmi tatilİsimLundi est un jour férié.Pazartesi resmi tatil.
licencier/li.sɑ̃.sje/işten çıkarmakFiilIl a été licencié hier.Dün işten çıkarıldı.
manager/ma.na.ʒɛʁ/yöneticiİsimMon manager me forme.Yöneticim beni yetiştiriyor.
Mon métier consiste à …/mɔ̃ me.tje kɔ̃.sist a/İşim ... yapmaktan ibaretKalıpMon métier consiste à enseigner.İşim öğretmektir.
négocier/ne.ɡɔ.sje/müzakere etmekFiilOn négocie le salaire.Maaşı müzakere ediyoruz.
ordinateur portable/ɔʁ.di.na.tœʁ pɔʁ.tabl/dizüstü bilgisayarİsimMon ordinateur portable est neuf.Dizüstü bilgisayarım yeni.
paie/pɛ/maaş ödemesiİsimLa paie tombe le 30.Maaş 30'unda yatar.
passionnant/pa.sjɔ.nɑ̃/tutku vericiSıfatUn métier passionnant.Tutku verici bir meslek.
permanent/pɛʁ.ma.nɑ̃/kalıcıSıfatUn poste permanent.Kalıcı pozisyon.
planifier/pla.ni.fje/planlamakFiilNous planifions le projet.Projeyi planlıyoruz.
pressé/pʁɛ.se/acil, sıkışıkSıfatJe suis pressé !Acelem var!
prime/pʁim/prim, ikramiyeİsimUne prime de fin d'année.Yıl sonu primi.
puisque/pɥis.kə/mademBağlaçPuisque c'est urgent, je le fais.Madem acil, yapıyorum.
Quelles sont les conditions ?/kɛl sɔ̃ le kɔ̃.di.sjɔ̃/Koşullar nelerdir?KalıpQuelles sont les conditions de travail ?Çalışma koşulları nedir?
recruter/ʁə.kʁy.te/eleman almakFiilNous recrutons un commercial.Bir satış elemanı arıyoruz.
rédiger/ʁe.di.ʒe/yazmak (resmi)FiilJe rédige un rapport.Bir rapor yazıyorum.
spécialité/spe.sja.li.te/uzmanlıkİsimSpécialité : ingénieur informatique.Uzmanlık: bilgisayar mühendisi.
stressant/stʁɛ.sɑ̃/stresliSıfatUn emploi stressant.Stresli bir iş.
supérieur/sy.pe.ʁjœʁ/üst, amirİsimMon supérieur hiérarchique.Hiyerarşik amirim.
tâche/tɑʃ/iş, görev (küçük)İsimPlusieurs tâches à faire.Yapılacak birçok iş.
temporaire/tɑ̃.po.ʁɛʁ/geçiciSıfatUn contrat temporaire.Geçici sözleşme.
amateur/a.ma.tœʁ/amatörSıfatUn travail amateur.Amatör bir iş.
au boulot/o bu.lo/işe!İfadeAllez, au boulot !Hadi, işe!
bureau du cadre/by.ʁo dy kadʁ/şef ofisiİsimVa dans le bureau du cadre.İdari sorumlu ofisine git.
candidater/kɑ̃.di.da.te/aday olmakFiilJe candidate pour ce poste.Bu pozisyona aday oluyorum.
ennuyant/ɑ̃.nɥi.jɑ̃/sıkıcı (iş)SıfatUne tâche ennuyante.Sıkıcı bir görev.
incompétent/ɛ̃.kɔ̃.pe.tɑ̃/yetersizSıfatUn patron incompétent.Yetersiz bir patron.
open space/o.pɛn spɛs/açık ofisİsimOn travaille en open space.Açık ofiste çalışıyoruz.
syndicat/sɛ̃.di.ka/sendikaİsimLe syndicat défend les employés.Sendika çalışanları savunur.

Para & Banka

117 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
abordable/a.bɔʁ.dabl/uygun fiyatlıSıfatUn hôtel abordable.Uygun fiyatlı bir otel.
agence/a.ʒɑ̃s/şube, acenteİsimL'agence ouvre à 9h.Şube 9'da açılıyor.
argent comptant/aʁ.ʒɑ̃ kɔ̃.tɑ̃/nakit paraİsimPayez en argent comptant.Nakit ödeyin.
au lieu de/o ljø də/... yerineBağlaçAu lieu d'économiser, il dépense.Biriktirmek yerine harcıyor.
augmenter/oɡ.mɑ̃.te/artmakFiilLes prix augmentent.Fiyatlar artıyor.
baisser/bɛ.se/düşmek (fiyat)FiilLes prix baissent en soldes.İndirimde fiyatlar düşüyor.
budget/by.dʒɛ/bütçeİsimMon budget est serré.Bütçem dar.
C'est une bonne affaire/sɛ.t‿yn bɔn a.fɛʁ/AvantajlıKalıpÀ ce prix, c'est une bonne affaire.Bu fiyata avantajlı.
Ça coûte cher/sa kut ʃɛʁ/PahalıKalıpÇa coûte trop cher pour moi.Bana çok pahalı.
Ça fait combien ?/sa fɛ kɔ̃.bjɛ̃/Hesabım ne kadar?KalıpÇa fait combien en tout ?Toplam ne kadar?
carte de crédit/kaʁt də kʁe.di/kredi kartıİsimJe paie par carte de crédit.Kredi kartıyla ödüyorum.
carte de paiement/kaʁt də pɛ.mɑ̃/ödeme kartıİsimMa carte de paiement ne marche pas.Ödeme kartım çalışmıyor.
compte/kɔ̃t/hesapİsimMon compte est vide.Hesabım boş.
compte bancaire/kɔ̃t bɑ̃.kɛʁ/banka hesabıİsimOuvrir un compte bancaire.Banka hesabı açmak.
crédit/kʁe.di/krediİsimJ'ai un crédit pour ma voiture.Arabam için kredim var.
de plus en plus/də ply.z‿ɑ̃ ply/gittikçe daha çokBağlaçLes prix montent de plus en plus.Fiyatlar gittikçe daha çok yükseliyor.
dépense/de.pɑ̃s/harcamaİsimLes dépenses du mois.Ay harcamaları.
dépenser/de.pɑ̃.se/harcamakFiilJe dépense trop d'argent.Çok para harcıyorum.
déposer/de.po.ze/yatırmak (para)FiilJe dépose un chèque.Bir çek yatırıyorum.
distributeur/dis.tʁi.by.tœʁ/bankamatikİsimLe distributeur est en panne.Bankamatik bozuk.
économiser/e.kɔ.nɔ.mi.ze/biriktirmekFiilJ'économise pour les vacances.Tatil için biriktiriyorum.
emprunter/ɑ̃.pʁɛ̃.te/ödünç almakFiilJ'emprunte de l'argent à la banque.Bankadan para alıyorum.
en cas de/ɑ̃ ka də/... durumundaBağlaçEn cas de problème, appelez-moi.Sorun olursa beni arayın.
en liquide/ɑ̃ li.kid/nakit olarakİfadeJe paie en liquide.Nakit ödüyorum.
épargne/e.paʁɲ/tasarrufİsimMon épargne grandit.Tasarrufum büyüyor.
établissement bancaire/e.ta.blis.mɑ̃ bɑ̃.kɛʁ/banka kurumuİsimJe vais à l'établissement bancaire.Banka kurumuna gidiyorum.
facture/fak.tyʁ/faturaİsimUne facture d'électricité.Elektrik faturası.
Faire des économies/fɛʁ de.z‿e.kɔ.nɔ.mi/Tasarruf etmekKalıpIl faut faire des économies.Tasarruf etmek lazım.
gagner/ɡa.ɲe/kazanmakFiilJe gagne 2000 euros par mois.Ayda 2000 avro kazanıyorum.
Je n'ai pas de monnaie/ʒə nɛ pa də mɔ.nɛ/Bozuğum yokKalıpDésolé, je n'ai pas de monnaie.Üzgünüm, bozuğum yok.
Je voudrais ouvrir un compte/ʒə vu.dʁɛ u.vʁiʁ ɛ̃ kɔ̃t/Hesap açmak istiyorumKalıpJe voudrais ouvrir un compte courant.Vadesiz hesap açmak istiyorum.
Je voudrais retirer …/ʒə vu.dʁɛ ʁə.ti.ʁe/... çekmek istiyorumKalıpJe voudrais retirer 100 euros.100 avro çekmek istiyorum.
montant/mɔ̃.tɑ̃/tutarİsimLe montant total est de 50 euros.Toplam tutar 50 avro.
offre spéciale/ɔfʁ spe.sjal/özel teklifİsimUne offre spéciale à -50%.-%50 özel teklif.
paiement/pɛ.mɑ̃/ödemeİsimMode de paiement ?Ödeme şekli?
par carte/paʁ kaʁt/kartlaİfadeJe paie par carte.Kartla ödüyorum.
pauvre/povʁ/fakirSıfatUne famille pauvre.Fakir bir aile.
petite monnaie/pə.tit mɔ.nɛ/ufak paraİsimTu as de la petite monnaie ?Ufak paran var mı?
portefeuille/pɔʁ.tə.fœj/cüzdanİsimMon portefeuille est vide.Cüzdanım boş.
prêter/pʁɛ.te/ödünç vermekFiilTu peux me prêter 10 euros ?10 avro ödünç verir misin?
Quel est le prix ?/kɛ.l‿ɛ lə pʁi/Fiyatı ne?KalıpQuel est le prix de cette montre ?Bu saatin fiyatı ne?
réduction/ʁe.dyk.sjɔ̃/indirimİsimUne réduction de 20%.%20 indirim.
régler/ʁe.ɡle/hesabı kapatmakFiilJe règle la facture.Faturayı ödüyorum.
rembourser/ʁɑ̃.buʁ.se/geri ödemekFiilJe te rembourse demain.Yarın geri ödüyorum.
retirer/ʁə.ti.ʁe/çekmek (para)FiilJe retire 50 euros au distributeur.Bankamatikten 50 avro çekiyorum.
revenu/ʁəv.ny/gelirİsimMon revenu mensuel est de 1800 euros.Aylık gelirim 1800 avro.
riche/ʁiʃ/zenginSıfatUne famille riche.Zengin bir aile.
sans frais/sɑ̃ fʁɛ/ücretsiz, masrafsızSıfatL'entrée est sans frais.Giriş ücretsiz.
solde/sɔld/bakiye, indirim sezonuİsimMon solde est de 500 euros.Bakiyem 500 avro.
valoir/va.lwaʁ/değerinde olmakFiilÇa vaut 100 euros.100 avro değerinde.
virement/viʁ.mɑ̃/banka havalesiİsimFaire un virement bancaire.Banka havalesi yapmak.
Vous avez la monnaie ?/vu.z‿a.ve la mɔ.nɛ/Bozuk paranız var mı?KalıpVous avez la monnaie sur 50 ?50'den bozuğunuz var mı?
Vous prenez la carte ?/vu pʁə.ne la kaʁt/Kart geçer mi?KalıpVous prenez la carte de crédit ?Kredi kartı geçer mi?
à crédit/a kʁe.di/taksitleİfadeJ'achète à crédit.Taksitle alıyorum.
acquitter/a.ki.te/ödemek, hesabı kapatmakFiilJ'acquitte ma dette.Borcumu ödüyorum.
aide financière/ɛd fi.nɑ̃.sjɛʁ/mali yardımİsimUne aide financière de l'État.Devletten mali yardım.
annuel/a.nɥɛl/yıllıkSıfatUn revenu annuel.Yıllık gelir.
assurance/a.sy.ʁɑ̃s/sigortaİsimUne assurance auto.Araç sigortası.
au comptant/o kɔ̃.tɑ̃/peşinİfadePayer au comptant.Peşin ödemek.
bas/bɑ/düşükSıfatUn salaire bas.Düşük maaş.
chèque/ʃɛk/çekİsimUn chèque de 200 euros.200 avroluk çek.
coupon/ku.pɔ̃/kupon, fişİsimUn coupon de réduction.İndirim kuponu.
coupure/ku.pyʁ/banknotİsimUne coupure de 50 euros.50 avroluk banknot.
coût/ku/maliyetİsimLe coût de la vie augmente.Hayat pahalılığı artıyor.
coûteux/ku.tø/pahalıya mal olanSıfatUn voyage coûteux.Pahalı bir seyahat.
crédit personnel/kʁe.di pɛʁ.sɔ.nɛl/bireysel krediİsimUn crédit personnel pour la voiture.Araba için bireysel kredi.
dette/dɛt/borçİsimJ'ai des dettes.Borçlarım var.
devise/də.viz/dövizİsimLe bureau de change accepte plusieurs devises.Döviz bürosu birçok kuru kabul ediyor.
échanger/e.ʃɑ̃.ʒe/değişmek, takas etmekFiilJ'échange des euros contre des dollars.Avroyu dolarla değiştiriyorum.
économique/e.kɔ.nɔ.mik/ekonomikSıfatUne voiture économique.Ekonomik bir araba.
élevé/el.ve/yüksekSıfatUn prix élevé.Yüksek fiyat.
emprunt/ɑ̃.pʁœ̃/borçlanmaİsimUn emprunt de 10 000 euros.10 000 avroluk borçlanma.
en offre/ɑ̃.n‿ɔfʁ/fırsat olarakİfadeLe café est en offre.Kahve fırsatta.
en rabais/ɑ̃ ʁa.bɛ/indirimdeİfadeTout est en rabais.Her şey indirimde.
en revanche/ɑ̃ ʁə.vɑ̃ʃ/buna karşılıkBağlaçC'est cher, en revanche, c'est de qualité.Pahalı, buna karşılık kaliteli.
épargner/e.paʁ.ɲe/tasarruf etmekFiilJ'épargne chaque mois.Her ay para artırıyorum.
financier/fi.nɑ̃.sje/finansalSıfatUn problème financier.Mali sorun.
guichet/ɡi.ʃɛ/gişeİsimAu guichet, demande un formulaire.Gişede form iste.
Hors de prix/ɔʁ də pʁi/El yakarKalıpCette voiture est hors de prix.Bu araba el yakıyor.
impôt/ɛ̃.po/vergiİsimJe paie mes impôts en avril.Vergilerimi nisanda ödüyorum.
intérêt/ɛ̃.te.ʁɛ/faizİsimLes intérêts sont élevés.Faizler yüksek.
investir/ɛ̃.vɛs.tiʁ/yatırım yapmakFiilJ'investis dans l'immobilier.Gayrimenkule yatırım yapıyorum.
Je vais payer/ʒə vɛ pɛ.je/ÖdeyeceğimKalıpJe vais payer maintenant.Şimdi ödeyeceğim.
justificatif/ʒys.ti.fi.ka.tif/belge, kanıtİsimGarde le justificatif d'achat.Alış belgesini sakla.
liquide/li.kid/nakit (günlük)İsimJe n'ai pas de liquide sur moi.Üstümde nakit yok.
mensuel/mɑ̃.sɥɛl/aylıkSıfatUn loyer mensuel.Aylık kira.
onéreux/ɔ.ne.ʁø/pahalı, masraflıSıfatCe sac est trop onéreux.Bu çanta çok masraflı.
payant/pɛ.jɑ̃/ücretliSıfatLe parking est payant.Otopark ücretli.
perdre/pɛʁdʁ/kaybetmek (para)FiilJ'ai perdu mon portefeuille.Cüzdanımı kaybettim.
point de paiement/pwɛ̃ də pɛ.mɑ̃/ödeme noktasıİsimPassez au point de paiement.Ödeme noktasına geçiniz.
porte-monnaie/pɔʁt mɔ.nɛ/para çantasıİsimSon porte-monnaie en cuir.Onun deri para cüzdanı.
remise/ʁə.miz/indirim, iskontoİsimUne remise pour les étudiants.Öğrenci indirimi.
rentrée d'argent/ʁɑ̃.tʁe daʁ.ʒɑ̃/para girişiİsimUne rentrée d'argent inattendue.Beklenmedik para girişi.
restituer/ʁɛs.ti.tɥe/iade etmekFiilRestitue-moi mes 20 euros.20 avromu iade et.
retrait/ʁə.tʁɛ/para çekmeİsimUn retrait de 100 euros.100 avroluk para çekimi.
revenir à/ʁəv.niʁ a/... tutmak (fiyat)FiilÇa revient à 50 euros.50 avro tutuyor.
soldé/sɔl.de/indirimliSıfatUn manteau soldé.İndirimli bir palto.
taux/to/oran, kurİsimLe taux de change est bas.Kur düşük.
taux d'intérêt/to dɛ̃.te.ʁɛ/faiz oranıİsimLe taux d'intérêt monte.Faiz oranı yükseliyor.
taxe/taks/vergi, harçİsimUne taxe locale.Yerel bir vergi.
unité monétaire/y.ni.te mo.ne.tɛʁ/para birimiİsimL'euro est notre unité monétaire.Avro bizim para birimimiz.
valable/va.labl/geçerliSıfatLe ticket est valable un jour.Bilet bir gün geçerli.
versement/vɛʁ.sə.mɑ̃/yatırma, havaleİsimUn versement mensuel.Aylık ödeme.
verser/vɛʁ.se/havale etmekFiilOn me verse mon salaire le 30.Maaşım 30'unda yatırılıyor.
virer/vi.ʁe/havale yapmakFiilJe vire l'argent sur ton compte.Hesabına para gönderiyorum.
chéquier/ʃe.kje/çek defteriİsimMon chéquier est vide.Çek defterim bitmiş.
coffre-fort/kɔfʁ fɔʁ/kasa (banka)İsimL'or est dans le coffre-fort.Altın kasada.
encaisser/ɑ̃.kɛ.se/tahsil etmekFiilEncaisse ce chèque.Bu çeki tahsil et.
fauché/fo.ʃe/beş parasızSıfatJe suis fauché ce mois-ci.Bu ay beş parasızım.
hors taxes/ɔʁ taks/vergi hariçİfadeLe prix est hors taxes.Fiyat vergisiz.
jeton/ʒə.tɔ̃/jeton, madeniİsimUn jeton de 2 euros.2 avroluk jeton.
pension/pɑ̃.sjɔ̃/emeklilik aylığıİsimUne petite pension de retraite.Küçük bir emekli maaşı.
périmé/pe.ʁi.me/süresi geçmişSıfatMa carte est périmée.Kartımın süresi dolmuş.
rentable/ʁɑ̃.tabl/kârlıSıfatUn investissement rentable.Kârlı bir yatırım.
toutefois/tut.fwa/bununla birlikteBağlaçCher, toutefois acceptable.Pahalı ama yine de kabul edilebilir.
toutes taxes comprises/tut taks kɔ̃.pʁiz/tüm vergiler dahilİfadeLe prix toutes taxes comprises.Tüm vergiler dahil fiyat.
TVA/te.ve.a/KDVİsimLa TVA est de 20%.KDV %20.

Seyahat & Turizm

117 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à l'étranger/a le.tʁɑ̃.ʒe/yurtdışındaİfadeVivre à l'étranger.Yurtdışında yaşamak.
À quelle heure démarre … ?/a kɛl œʁ de.maʁ/... saat kaçta başlıyor?KalıpÀ quelle heure démarre le train ?Tren saat kaçta başlıyor?
agréable/a.ɡʁe.abl/hoş, ferahSıfatUne chambre agréable.Hoş bir oda.
annuler/a.ny.le/iptal etmekFiilJ'ai annulé mon vol.Uçuşumu iptal ettim.
Avez-vous une chambre libre ?/a.ve vu yn ʃɑ̃bʁ libʁ/Boş odanız var mı?KalıpAvez-vous une chambre libre ce soir ?Bu akşam için boş odanız var mı?
bagage à main/ba.ɡaʒ a mɛ̃/el bagajıİsimMon bagage à main est perdu.El bagajım kayboldu.
billet d'appareil/bi.jɛ da.vjɔ̃/uçak biletiİsimJ'ai acheté un billet d'avion.Uçak bileti aldım.
Bon périple !/bɔ̃ pe.ʁipl/İyi gezmeler!KalıpBon périple, à bientôt !İyi gezmeler, görüşürüz!
Bonnes vacances !/bɔn va.kɑ̃s/İyi tatiller!KalıpBonnes vacances en famille !Aileyle iyi tatiller!
C'est loin d'ici ?/sɛ lwɛ̃ di.si/Buradan uzak mı?KalıpL'hôtel, c'est loin d'ici ?Otel buradan uzak mı?
carte de la ville/kaʁt də la vil/şehir haritasıİsimUne carte de la ville de Paris.Paris şehir haritası.
chambre d'établissement hôtelier/ʃɑ̃bʁ do.tɛl/otel odasıİsimUne chambre d'hôtel double.Çift kişilik otel odası.
château/ʃa.to/şatoİsimLe château de Versailles.Versailles şatosu.
Combien de temps dure … ?/kɔ̃.bjɛ̃ də tɑ̃ dyʁ/... ne kadar sürer?KalıpCombien de temps dure le vol ?Uçuş ne kadar sürer?
confirmer/kɔ̃.fiʁ.me/onaylamakFiilJe confirme ma réservation.Rezervasyonumu onaylıyorum.
découvrir/de.ku.vʁiʁ/keşfetmekFiilJ'ai découvert une belle plage.Güzel bir plaj keşfettim.
dès/dɛ/... ır ırmazBağlaçDès l'arrivée, on visite la ville.Varır varmaz şehri geziyoruz.
destination/dɛs.ti.na.sjɔ̃/gidiş yeriİsimMa destination est Rome.Gideceğim yer Roma.
en vacances/ɑ̃ va.kɑ̃s/tatildeİfadeOn est en vacances en Grèce.Yunanistan'da tatildeyiz.
en voyage/ɑ̃ vwa.jaʒ/seyahatteİfadeJe suis en voyage cette semaine.Bu hafta seyahatteyim.
étranger/e.tʁɑ̃.ʒe/yabancıSıfatUn pays étranger.Yabancı bir ülke.
galerie/ɡal.ʁi/galeriİsimLa galerie du Louvre.Louvre galerisi.
guide/ɡid/rehberİsimNotre guide parle français.Rehberimiz Fransızca konuşuyor.
île/il/adaİsimL'île de Corse.Korsika adası.
inscription/ɛ̃s.kʁip.sjɔ̃/kayıt, rezervasyonİsimMon inscription est confirmée.Kaydım onaylı.
inscrire/ɛ̃s.kʁiʁ/kaydetmek, rezerve etmekFiilJe m'inscris à l'hôtel.Otele kaydoluyorum.
J'aimerais réserver …/ʒɛm.ʁɛ ʁe.zɛʁ.ve/... rezerve etmek istiyorumKalıpJ'aimerais réserver une chambre.Bir oda rezerve etmek istiyorum.
Je ne parle pas bien français/ʒə nə paʁl pa bjɛ̃ fʁɑ̃.sɛ/Fransızcam pek iyi değilKalıpJe ne parle pas bien français, désolé.Fransızcam iyi değil, üzgünüm.
Je suis à la recherche de …/ʒə sɥi a la ʁə.ʃɛʁʃ də/... arıyorumKalıpJe suis à la recherche de l'office de tourisme.Turizm bürosunu arıyorum.
local/lo.kal/yerelSıfatLa cuisine locale.Yerel mutfak.
monument/mɔ.ny.mɑ̃/anıtİsimUn monument historique.Tarihi bir anıt.
office de tourisme/ɔ.fis də tu.ʁism/turizm bürosuİsimL'office de tourisme est ouvert.Turizm bürosu açık.
Où se trouve … ?/u sə tʁuv/... nerede?KalıpOù se trouve la gare ?Tren istasyonu nerede?
par avion/paʁ a.vjɔ̃/uçaklaİfadeOn part par avion.Uçakla gidiyoruz.
passeport/pas.pɔʁ/pasaportİsimMon passeport est valable 5 ans.Pasaportum 5 yıl geçerli.
passer (par)/pɑ.se paʁ/... üzerinden geçmekFiilOn passe par Lyon.Lyon üzerinden geçiyoruz.
paysage/pɛ.i.zaʒ/manzaraİsimUn paysage magnifique.Muhteşem bir manzara.
périple/pe.ʁipl/gezi, seferİsimUn périple en Italie.İtalya'da gezi.
Pouvez-vous me conseiller … ?/pu.ve vu mə kɔ̃.sɛ.je/... önerebilir misiniz?KalıpPouvez-vous me conseiller un restaurant ?Bir restoran önerebilir misiniz?
prendre en location/pʁɑ̃dʁ ɑ̃ lo.ka.sjɔ̃/kiralamakFiilJe prends en location une voiture pour 3 jours.3 günlüğüne bir araba kiralıyorum.
proche/pʁɔʃ/yakınSıfatL'hôtel est proche de la plage.Otel plaja yakın.
randonnée/ʁɑ̃.dɔ.ne/doğa yürüyüşüİsimUne randonnée en montagne.Dağda doğa yürüyüşü.
réception/ʁe.sɛp.sjɔ̃/resepsiyonİsimLa réception ferme à minuit.Resepsiyon gece 12'de kapanıyor.
s'en aller/sɑ̃ na.le/çekip gitmekFiilJe m'en vais demain à 7h.Yarın 7'de çekip gidiyorum.
sac à dos/sak a do/sırt çantasıİsimUn sac à dos pour les randonnées.Yürüyüşler için sırt çantası.
se déplacer/sə de.pla.se/yer değiştirmekFiilJ'adore me déplacer en Europe.Avrupa'da gezmeyi seviyorum.
se renseigner/sə ʁɑ̃.sɛ.ɲe/bilgi almakFiilRenseigne-toi à l'office de tourisme.Turizm bürosundan bilgi al.
séjour/se.ʒuʁ/konaklama, kalma süresiİsimUn séjour de 5 jours.5 günlük konaklama.
terminal/tɛʁ.mi.nal/terminalİsimLe terminal est loin.Terminal uzak.
terminus/tɛʁ.mi.nys/son durakİsimLe terminus est à Lyon.Son durak Lyon.
tour/tuʁ/kuleİsimLa Tour Eiffel.Eyfel Kulesi.
tourisme/tu.ʁism/turizmİsimLe tourisme local.Yerel turizm.
touriste/tu.ʁist/turistİsimBeaucoup de touristes en été.Yaz aylarında çok turist.
touristique/tu.ʁis.tik/turistikSıfatUne zone touristique.Turistik bölge.
trajet aller-retour/tʁa.ʒɛ a.le ʁə.tuʁ/gidiş-dönüş yoluİsimUn trajet aller-retour Paris-Nice.Paris-Nice gidiş-dönüş yolu.
tranquille/tʁɑ̃.kil/sakinSıfatUn coin tranquille.Sakin bir köşe.
vers/vɛʁ/doğruBağlaçOn part vers le sud.Güneye doğru gidiyoruz.
visa/vi.za/vizeİsimMon visa expire en juin.Vizem haziranda dolu.
visiter/vi.zi.te/ziyaret etmekFiilOn visite le Louvre.Louvre'u geziyoruz.
vol/vɔl/uçuşİsimMon vol part à 6h.Uçuşum 6'da.
vue/vy/manzara, görünümİsimUne chambre avec vue sur la mer.Deniz manzaralı oda.
à travers/a tʁa.vɛʁ/baştan başa, içindenBağlaçOn voyage à travers l'Europe.Avrupa boyunca seyahat ediyoruz.
animé/a.ni.me/hareketliSıfatUne rue animée.Hareketli bir sokak.
appareil/a.pa.ʁɛj/uçak (resmi)İsimJe prends l'appareil demain.Yarın uçağa biniyorum.
atterrir/a.tɛ.ʁiʁ/iniş yapmakFiilL'avion atterrit à 22h.Uçak 22'de iniyor.
auberge/o.bɛʁʒ/pansiyon, hanİsimUne auberge de jeunesse.Gençlik hosteli.
autoroute/o.to.ʁut/otoyolİsimSur l'autoroute, on roule vite.Otoyolda hızlı gidilir.
brochure/bʁɔ.ʃyʁ/broşürİsimUne brochure touristique.Turistik broşür.
bronzer/bʁɔ̃.ze/güneşlenmekFiilJ'aime bronzer à la plage.Plajda güneşlenmeyi seviyorum.
camper/kɑ̃.pe/kamp yapmakFiilOn campe en montagne.Dağda kamp yapıyoruz.
carte routière/kaʁt ʁu.tjɛʁ/yol haritasıİsimUne carte routière de l'Italie.İtalya yol haritası.
cathédrale/ka.te.dʁal/katedralİsimLa cathédrale Notre-Dame.Notre-Dame katedrali.
clé de chambre/kle də ʃɑ̃bʁ/oda anahtarıİsimLa clé de chambre est à la réception.Oda anahtarı resepsiyonda.
continent/kɔ̃.ti.nɑ̃/kıtaİsimLe continent africain.Afrika kıtası.
croisière/kʁwa.zjɛʁ/gemi seyahatiİsimUne croisière en Méditerranée.Akdeniz seyahati.
décollage/de.kɔ.laʒ/kalkış (uçak)İsimLe décollage est à 8h.Kalkış 8'de.
décoller/de.kɔ.le/kalkış yapmakFiilL'avion décolle à 14h.Uçak 14'te kalkıyor.
douane/dwan/gümrükİsimPasser la douane.Gümrükten geçmek.
embarquer/ɑ̃.baʁ.ke/binmek (uçak/gemi)FiilOn embarque dans 20 minutes.20 dakika içinde biniyoruz.
en autocar/ɑ̃.n‿o.to.kaʁ/otobüsleİfadeOn voyage en autocar.Otobüsle seyahat ediyoruz.
en groupe/ɑ̃ ɡʁup/grup hâlindeİfadeOn voyage en groupe.Grup hâlinde seyahat ediyoruz.
en solo/ɑ̃ sɔ.lo/tek başınaİfadeUn voyage en solo.Tek başına bir seyahat.
entre/ɑ̃tʁ/arasındaBağlaçEntre Paris et Lyon, il y a 2h de TGV.Paris-Lyon arası TGV ile 2 saat.
établissement hôtelier/e.ta.blis.mɑ̃ o.tə.lje/otel kuruluşuİsimUn établissement hôtelier 3 étoiles.3 yıldızlı bir otel kuruluşu.
excursion/ɛks.kyʁ.sjɔ̃/gezi, turİsimUne excursion d'une journée.Tek günlük tur.
exotique/ɛɡ.zɔ.tik/egzotikSıfatUne destination exotique.Egzotik bir yer.
explorer/ɛk.splɔ.ʁe/keşfetmek (gezmek)FiilExplorer une nouvelle ville.Yeni bir şehri keşfetmek.
flâner/flɑ.ne/aylak aylak gezinmekFiilOn flâne au bord de la mer.Deniz kenarında aylak aylak geziniyoruz.
frontière/fʁɔ̃.tjɛʁ/sınırİsimÀ la frontière franco-allemande.Fransız-Alman sınırında.
guide touristique/ɡid tu.ʁis.tik/turist rehberiİsimUn guide touristique très clair.Çok net bir turist rehberi.
hors-saison/ɔʁ sɛ.zɔ̃/sezon dışıİfadeHors-saison, c'est moins cher.Sezon dışı daha ucuz.
inoubliable (voyage)/i.nu.bli.jabl/unutulmaz (gezi)SıfatUn voyage inoubliable en Inde.Hindistan'da unutulmaz bir seyahat.
international/ɛ̃.tɛʁ.na.sjɔ.nal/uluslararasıSıfatUn vol international.Uluslararası uçuş.
isolé/i.zɔ.le/izole, ücraSıfatUn village isolé.Ücra bir köy.
itinéraire/i.ti.ne.ʁɛʁ/güzergâhİsimUn itinéraire de 2 semaines.2 haftalık güzergâh.
Je voyage seul / accompagné/ʒə vwa.jaʒ sœl/Tek/eşlik ederek seyahat ediyorumKalıpJe voyage seule cette fois-ci.Bu sefer tek başıma seyahat ediyorum.
loger/lɔ.ʒe/kalmak (konaklamak)FiilJe loge chez mes amis.Arkadaşlarımda kalıyorum.
lointain/lwɛ̃.tɛ̃/uzakSıfatUn pays lointain.Uzak bir ülke.
luxueux/lyk.sɥø/lüksSıfatUn hôtel luxueux.Lüks bir otel.
malle/mal/sandık, valizİsimMa malle est lourde.Valizim ağır.
national/na.sjɔ.nal/ulusalSıfatUn parc national.Ulusal park.
navette/na.vɛt/servis aracıİsimUne navette vers l'hôtel.Otele servis.
palais/pa.lɛ/sarayİsimLe Palais Royal.Kraliyet sarayı.
parcourir/paʁ.ku.ʁiʁ/kat etmek, baştan başa gezmekFiilOn parcourt la France en train.Trenle Fransa'yı kat ediyoruz.
parvenir/paʁ.və.niʁ/ulaşmak, varmakFiilOn parvient à Paris à 18h.Paris'e 18'de ulaşıyoruz.
plateforme/plat.fɔʁm/peron, platformİsimLe train est sur la plateforme 5.Tren 5 numaralı platformda.
regagner/ʁə.ɡa.ɲe/geri dönmekFiilJe regagne mon pays dans une semaine.Bir hafta sonra ülkeme dönüyorum.
séjourner/se.ʒuʁ.ne/konaklamakFiilJe séjourne à l'hôtel.Otelde kalıyorum.
souvenir touristique/suv.niʁ tu.ʁis.tik/hediyelik eşyaİsimUn souvenir touristique de Rome.Roma'dan hediyelik eşya.
tant que/tɑ̃ kə/... olduğu süreceBağlaçOn reste tant que c'est possible.Mümkün olduğu sürece kalıyoruz.
trajet aller simple/tʁa.ʒɛ a.le sɛ̃pl/tek yön yoluİsimUn trajet aller simple à Bordeaux.Bordeaux'ya tek yön yolu.
venue/və.ny/geliş, varışİsimLa venue à 22h.Geliş 22'de.
aventureux/a.vɑ̃.ty.ʁø/maceracıSıfatUn voyage aventureux.Maceracı bir seyahat.
dépaysant/de.pɛ.i.zɑ̃/değişiklik verenSıfatUn voyage dépaysant.Değişiklik veren bir seyahat.
inconfortable/ɛ̃.kɔ̃.fɔʁ.tabl/konforsuzSıfatUn siège inconfortable.Konforsuz bir koltuk.
panorama/pa.nɔ.ʁa.ma/panoramaİsimUn panorama à couper le souffle.Nefes kesici bir manzara.
pittoresque/pi.tɔ.ʁɛsk/pitoresk, hoşSıfatUn village pittoresque.Pitoresk bir köy.

Anılar & Geçmiş

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
À cette époque/a sɛt e.pɔk/o zamanlarKalıpÀ cette époque, on n'avait pas de téléphone.O zamanlar telefon yoktu.
ancien/ɑ̃.sjɛ̃/eskiSıfatUne ancienne photo de famille.Eski bir aile fotoğrafı.
année dernière/a.ne dɛʁ.njɛʁ/geçen yılİsimL'année dernière, j'ai voyagé en France.Geçen yıl Fransa'ya gittim.
autrefois/o.tʁə.fwa/eskidenİfadeAutrefois, il n'y avait pas de téléphone.Eskiden telefon yoktu.
d'abord/da.bɔʁ/önce, ilk baştaBağlaçD'abord, j'étais nerveux.Önce gergindim.
école primaire/e.kɔl pʁi.mɛʁ/ilkokulİsimMon école primaire était petite.İlkokulum küçüktü.
enfance/ɑ̃.fɑ̃s/çocuklukİsimMon enfance était heureuse.Çocukluğum mutluydu.
ensuite/ɑ̃.sɥit/sonra, ardındanBağlaçD'abord on a mangé, ensuite on a chanté.Önce yedik, sonra şarkı söyledik.
époque/e.pɔk/dönem, çağİsimÀ cette époque, j'étais étudiant.O dönem öğrenciydim.
événement/e.vɛn.mɑ̃/olayİsimUn événement important de ma vie.Hayatımın önemli bir olayı.
finalement/fi.nal.mɑ̃/sonundaİfadeFinalement, je suis revenu chez moi.Sonunda evime döndüm.
fois/fwa/kez, defaİsimC'était la première fois.O ilk seferdi.
garder/ɡaʁ.de/saklamakFiilJe garde toutes mes vieilles lettres.Bütün eski mektuplarımı saklıyorum.
J'avais … ans/ʒa.vɛ ... ɑ̃/... yaşındaydımKalıpJ'avais dix ans à l'époque.O zaman on yaşındaydım.
Je me souviens de …/ʒə mə su.vjɛ̃ də/... hatırlıyorumKalıpJe me souviens de ma première leçon.İlk dersimi hatırlıyorum.
Je n'oublierai jamais/ʒə nu.bli.je ʁɛ ʒa.mɛ/asla unutmayacağımKalıpJe n'oublierai jamais cette journée.O günü asla unutmayacağım.
jeunesse/ʒœ.nɛs/gençlikİsimPendant ma jeunesse, j'aimais danser.Gençliğimde dans etmeyi severdim.
lettre/lɛtʁ/mektupİsimJ'ai gardé toutes ses lettres.Onun bütün mektuplarını sakladım.
mémoire/me.mwaʁ/bellek, hafızaİsimJ'ai une bonne mémoire.İyi bir hafızam var.
mois dernier/mwa dɛʁ.nje/geçen ayİsimLe mois dernier, j'ai déménagé.Geçen ay taşındım.
Mon meilleur souvenir/mɔ̃ mɛ.jœʁ suv.niʁ/en güzel anımKalıpMon meilleur souvenir, c'est mon mariage.En güzel anım düğünüm.
oublier/u.bli.je/unutmakFiilJ'ai oublié mon enfance.Çocukluğumu unuttum.
passé/pɑ.se/geçmişİsimMon passé est important pour moi.Geçmişim benim için önemli.
pendant/pɑ̃.dɑ̃/… boyuncaBağlaçPendant mon enfance, je vivais à Ankara.Çocukluğum boyunca Ankara'da yaşadım.
penser/pɑ̃.se/düşünmekFiilJe pense souvent à toi.Sık sık seni düşünüyorum.
Quand j'étais petit(e)/kɑ̃ ʒe.tɛ pə.ti/küçükkenKalıpQuand j'étais petite, j'aimais le chocolat.Küçükken çikolatayı severdim.
raconter/ʁa.kɔ̃.te/anlatmakFiilRaconte-moi ton enfance.Bana çocukluğunu anlat.
regretter/ʁə.ɡʁɛ.te/pişman olmak, özlemekFiilJe regrette ces moments.O anları özlüyorum.
revoir/ʁə.vwaʁ/yeniden görmekFiilJe voudrais revoir mes amis d'école.Okul arkadaşlarımı yeniden görmek isterim.
se rappeler/sə ʁa.ple/aklına getirmekFiilTu te rappelles de Pierre ?Pierre'i hatırlıyor musun?
se souvenir/sə suv.niʁ/hatırlamakFiilJe me souviens de mon premier jour à l'école.İlk okul günümü hatırlıyorum.
semaine dernière/sə.mɛn dɛʁ.njɛʁ/geçen haftaİsimLa semaine dernière, j'étais malade.Geçen hafta hastaydım.
souvenir/suv.niʁ/anıİsimUn beau souvenir d'enfance.Güzel bir çocukluk anısı.
surtout/syʁ.tu/özellikleİfadeSurtout les étés à la campagne.Özellikle köyde geçirilen yazlar.
tout à coup/tu.t‿a ku/bir andaİfadeTout à coup, il a commencé à pleuvoir.Bir anda yağmur başladı.
triste/tʁist/üzgün, hüzünlüSıfatUne fin triste.Hüzünlü bir son.
Tu te souviens ?/ty tə su.vjɛ̃/hatırlıyor musun?KalıpTu te souviens de ce voyage ?Bu seyahati hatırlıyor musun?
À cette époque-là/a sɛt e.pɔk la/o dönemdeKalıpÀ cette époque-là, j'habitais en France.O dönemde Fransa'da yaşardım.
album/al.bɔm/albümİsimUn album de photos.Bir fotoğraf albümü.
aventure/a.vɑ̃.tyʁ/maceraİsimC'était une vraie aventure.Gerçek bir maceraydı.
Ça me rappelle …/sa mə ʁa.pɛl/... hatırlatıyorKalıpCette chanson me rappelle ma jeunesse.Bu şarkı gençliğimi hatırlatıyor.
calendrier/ka.lɑ̃.dʁi.je/takvimİsimSur le calendrier, j'ai marqué ce jour.Takvimde o günü işaretledim.
carte postale/kaʁt pɔs.tal/kartpostalİsimUne carte postale de Paris, 1985.1985'ten bir Paris kartpostalı.
changement/ʃɑ̃ʒ.mɑ̃/değişimİsimUn grand changement dans ma vie.Hayatımda büyük bir değişim.
Comme le temps passe/kɔm lə tɑ̃ pɑs/zaman nasıl geçiyorKalıpComme le temps passe vite !Zaman nasıl hızlı geçiyor!
compagnon/kɔ̃.pa.ɲɔ̃/arkadaş, yoldaşİsimUn compagnon d'école que je revois souvent.Sık gördüğüm bir okul arkadaşı.
décrire/de.kʁiʁ/betimlemek, tarif etmekFiilDécris ta maison d'enfance.Çocukluk evini tarif et.
diplôme/di.plom/diplomaİsimJ'ai eu mon diplôme en 2010.2010'da diplomamı aldım.
émouvant/e.mu.vɑ̃/duygulandırıcıSıfatUne histoire émouvante.Duygulandırıcı bir hikâye.
existence/ɛɡ.zis.tɑ̃s/varoluş, hayatİsimToute mon existence a changé.Bütün hayatım değişti.
extraordinaire/ɛks.tʁa.ɔʁ.di.nɛʁ/olağanüstüSıfatUne journée extraordinaire.Olağanüstü bir gün.
futur/fy.tyʁ/gelecekİsimPense au futur.Geleceği düşün.
génération/ʒe.ne.ʁa.sjɔ̃/kuşakİsimMa génération a vécu beaucoup de changements.Benim kuşağım çok değişim yaşadı.
Il était une fois/i.le.tɛ.t‿yn fwa/Bir varmış bir yokmuşKalıpIl était une fois, dans un petit village…Bir varmış bir yokmuş küçük bir köyde…
image/i.maʒ/resim, görüntüİsimCette image me rappelle mon village.Bu görüntü köyümü hatırlatıyor.
imaginer/i.ma.ʒi.ne/hayal etmekFiilJ'imagine ma vie d'avant.Eski hayatımı hayal ediyorum.
incroyable/ɛ̃.kʁwa.jabl/inanılmazSıfatC'est une histoire incroyable !İnanılmaz bir hikâye!
inoubliable/i.nu.bli.jabl/unutulmazSıfatUn voyage inoubliable.Unutulmaz bir seyahat.
joyeux/ʒwa.jø/neşeliSıfatUn souvenir joyeux.Neşeli bir anı.
Le bon vieux temps/lə bɔ̃ vjø tɑ̃/güzel eski günlerKalıpAh, le bon vieux temps !Ah, güzel eski günler!
lorsque/lɔʁ.skə/... olduğu zamanBağlaçLorsque j'étais jeune, j'adorais danser.Gençken dans etmeye bayılırdım.
maître/mɛtʁ/erkek öğretmen (ilkokul)İsimMon maître d'école s'appelait M. Bernard.İlkokul öğretmenim M. Bernard idi.
maîtresse/mɛ.tʁɛs/kadın öğretmen (ilkokul)İsimMa maîtresse était très douce.Öğretmenim çok yumuşak biriydi.
malheureux/ma.lø.ʁø/mutsuzSıfatUne enfance malheureuse.Mutsuz bir çocukluk.
naissance/nɛ.sɑ̃s/doğumİsimLa naissance de mon fils.Oğlumun doğumu.
pleurer/plœ.ʁe/ağlamakFiilJ'ai pleuré en lisant cette lettre.Bu mektubu okurken ağladım.
précieux/pʁe.sjø/değerliSıfatUn souvenir précieux.Değerli bir anı.
présent/pʁe.zɑ̃/şu an, şimdiİsimVis le présent, oublie le passé.Şu anı yaşa, geçmişi unut.
rarement/ʁaʁ.mɑ̃/nadirenİfadeJe rentre rarement au village.Köye nadiren dönerim.
récent/ʁe.sɑ̃/son zamanlardaki, yeniSıfatUn événement récent.Yakın zamanda bir olay.
récit/ʁe.si/anlatı, öyküİsimRaconte-moi ton récit.Bana anlatını anlat.
réfléchir/ʁe.fle.ʃiʁ/düşünüp taşınmakFiilJe réfléchis à notre conversation.Konuşmamızı düşünüyorum.
retrouver/ʁə.tʁu.ve/tekrar bulmakFiilJ'ai retrouvé une vieille photo.Eski bir fotoğraf buldum.
rire/ʁiʁ/gülmekFiilOn a beaucoup ri ensemble.Beraber çok güldük.
soudain/su.dɛ̃/birdenİfadeSoudain, j'ai entendu un bruit.Birden bir ses duydum.
sourire/su.ʁiʁ/gülümsemekFiilElle sourit en regardant les photos.Fotoğraflara bakarken gülümsüyor.
tandis que/tɑ̃.di kə/... iken (zıtlık)BağlaçTandis que j'étudiais, mon frère jouait.Ben okurken kardeşim oynuyordu.
tellement/tɛl.mɑ̃/o kadar çokİfadeC'était tellement émouvant !O kadar duygulandırıcıydı ki!
venir au monde/və.niʁ o mɔ̃d/dünyaya gelmekFiilJe suis né(e) en 1985.1985'te doğdum.
vidéo/vi.de.o/videoİsimUne vieille vidéo de famille.Eski bir aile videosu.
voisine/vwa.zin/kadın komşuİsimNotre voisine d'avant était très gentille.Eski kadın komşumuz çok kibardı.
adolescence/a.dɔ.lɛ.sɑ̃s/ergenlikİsimL'adolescence est une période difficile.Ergenlik zor bir dönemdir.
agenda/a.ʒɛ̃.da/ajandaİsimMon vieil agenda de 2010.2010'dan eski ajandam.
amer/a.mɛʁ/acı (tat, duygu)SıfatUn souvenir amer.Acı bir anı.
ancêtre/ɑ̃.sɛtʁ/ataİsimNos ancêtres venaient d'Anatolie.Atalarımız Anadolu'dan geliyordu.
arrière-grand-mère/a.ʁjɛʁ ɡʁɑ̃ mɛʁ/büyük büyükanneİsimJe n'ai pas connu mon arrière-grand-mère.Büyük büyükannemi tanımadım.
arrière-grand-père/a.ʁjɛʁ ɡʁɑ̃ pɛʁ/büyük büyükbabaİsimMon arrière-grand-père est mort en 1970.Büyük büyükbabam 1970'te öldü.
auparavant/o.pa.ʁa.vɑ̃/öncedenİfadeAuparavant, je vivais à Paris.Önceden Paris'te yaşardım.
cimetière/sim.tjɛʁ/mezarlıkİsimJe vais au cimetière une fois par an.Yılda bir kez mezarlığa giderim.
décédé/de.se.de/vefat etmişSıfatMon grand-père est mort depuis dix ans.Büyükbabam on yıldır ölü.
décès/de.sɛ/ölüm, vefatİsimLe décès de mon grand-père.Büyükbabamın vefatı.
disparu/dis.pa.ʁy/kaybolmuşSıfatCe village a disparu après la guerre.Bu köy savaştan sonra yok oldu.
école secondaire/e.kɔl sə.ɡɔ̃.dɛʁ/ortaokulİsimÀ l'école secondaire, j'ai appris l'anglais.Ortaokulda İngilizce öğrendim.
emporter/ɑ̃.pɔʁ.te/yanında götürmekFiilJ'ai emporté un souvenir de mon voyage.Seyahatimden bir hatıra götürdüm.
évoquer/e.vɔ.ke/anımsatmakFiilCette chanson évoque mon adolescence.Bu şarkı ergenliğimi anımsatıyor.
exister/ɛɡ.zis.te/var olmakFiilCette école n'existe plus.O okul artık yok.
funérailles/fy.ne.ʁɑj/cenaze töreniİsimLes funérailles étaient très tristes.Cenaze çok hüzünlüydü.
journal intime/ʒuʁ.nal ɛ̃.tim/günlük (defter)İsimJ'écrivais dans un journal intime.Bir günlüğe yazardım.
larme/laʁm/gözyaşıİsimJ'ai versé une larme en lisant.Okurken bir damla gözyaşı döktüm.
maison de famille/mɛ.zɔ̃ də fa.mij/aile eviİsimNotre maison de famille à la campagne.Köydeki aile evimiz.
mémorable/me.mɔ.ʁabl/hatırlanmaya değerSıfatUne soirée mémorable.Hatırlanmaya değer bir akşam.
mort/mɔʁ/ölümİsimLa mort de mon ami m'a marqué.Arkadaşımın ölümü beni etkiledi.
nostalgie/nɔs.tal.ʒi/nostaljiİsimUne légère nostalgie m'envahit.Hafif bir nostalji beni sarıyor.
nostalgique/nɔs.tal.ʒik/nostaljikSıfatUne chanson nostalgique.Nostaljik bir şarkı.
ordinaire/ɔʁ.di.nɛʁ/sıradanSıfatUne vie ordinaire.Sıradan bir hayat.
photographie/fo.to.ɡʁa.fi/fotoğrafçılık, fotoğrafİsimJ'aime la photographie ancienne.Eski fotoğrafları seviyorum.
photographier/fo.to.ɡʁa.fje/fotoğraf çekmekFiilMon père nous photographiait souvent.Babam bizi sık sık fotoğraflardı.
printemps dernier/pʁɛ̃.tɑ̃ dɛʁ.nje/geçen ilkbaharİsimAu printemps dernier, j'ai planté des fleurs.Geçen ilkbahar çiçek diktim.
quartier d'enfance/kaʁ.tje dɑ̃.fɑ̃s/çocukluk mahallesiİsimMon quartier d'enfance a changé.Çocukluk mahallem değişti.
revivre/ʁə.vivʁ/yeniden yaşamakFiilJ'aimerais revivre ces années.O yılları yeniden yaşamak isterdim.
rire (nom)/ʁiʁ/kahkahaİsimOn entendait son rire de loin.Onun kahkahasını uzaktan duyardık.
siècle/sjɛkl/yüzyılİsimAu siècle dernier, la vie était différente.Geçen yüzyıl hayat farklıydı.
tragique/tʁa.ʒik/trajikSıfatUne histoire tragique.Trajik bir hikâye.
vieillir/vje.jiʁ/yaşlanmakFiilMes parents vieillissent.Anne babam yaşlanıyor.
vivant/vi.vɑ̃/canlı, hayattaSıfatMes grands-parents sont encore vivants.Büyük annem dedem hâlâ hayatta.

Çevre & Doğa

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à la campagne/a la kɑ̃.paɲ/kırsaldaİfadeVivre à la campagne.Kırsalda yaşamak.
arbre/aʁbʁ/ağaçİsimUn arbre centenaire.Yüzyıllık bir ağaç.
au bord de/o bɔʁ də/...nın kenarındaİfadeAu bord de la rivière.Nehrin kenarında.
au milieu de/o mi.ljø də/...nın ortasındaİfadeAu milieu de la forêt.Ormanın ortasında.
climat/kli.ma/iklimİsimLe climat change vite.İklim hızla değişiyor.
consommer/kɔ̃.sɔ.me/tüketmekFiilOn consomme trop d'énergie.Çok enerji tüketiyoruz.
couper (arbre)/ku.pe/kesmek (ağaç)FiilOn coupe trop d'arbres.Çok ağaç kesiyoruz.
dangereux/dɑ̃.ʒʁø/tehlikeliSıfatUn produit dangereux pour la santé.Sağlığa tehlikeli bir ürün.
déchet/de.ʃɛ/atıkİsimOn produit trop de déchets.Çok atık üretiyoruz.
disparaître/dis.pa.ʁɛtʁ/kaybolmakFiilCette espèce risque de disparaître.Bu tür yok olabilir.
donc/dɔ̃k/öyleyseBağlaçIl pleut, donc on reste à la maison.Yağmur var, öyleyse evde kalıyoruz.
durable/dy.ʁabl/sürdürülebilirSıfatUn développement durable.Sürdürülebilir kalkınma.
écologique/e.kɔ.lɔ.ʒik/ekolojikSıfatUn produit écologique.Ekolojik bir ürün.
énergie/e.nɛʁ.ʒi/enerjiİsimL'énergie renouvelable.Yenilenebilir enerji.
environnement/ɑ̃.vi.ʁɔn.mɑ̃/çevreİsimL'environnement est en danger.Çevre tehlikede.
étoile/e.twal/yıldızİsimOn voit beaucoup d'étoiles.Çok yıldız görünüyor.
fleur/flœʁ/çiçekİsimUne fleur sauvage.Yabani bir çiçek.
forêt/fɔ.ʁɛ/ormanİsimUne forêt verte et calme.Yeşil ve sakin bir orman.
jeter/ʒə.te/atmakFiilNe jette pas les piles à la poubelle.Pilleri çöpe atma.
lac/lak/gölİsimLe lac Léman est connu.Léman gölü tanınır.
Le climat change/lə kli.ma ʃɑ̃ʒ/iklim değişiyorKalıpLe climat change rapidement.İklim hızla değişiyor.
loin de/lwɛ̃ də/...dan uzaktaİfadeLoin de la ville.Şehirden uzakta.
lune/lyn/ayİsimLa lune est ronde ce soir.Ay bu akşam dolunay.
nature/na.tyʁ/doğaİsimJ'aime me promener dans la nature.Doğada yürüyüş yapmayı seviyorum.
naturel/na.ty.ʁɛl/doğalSıfatUn produit naturel.Doğal bir ürün.
oiseau/wa.zo/kuşİsimUn oiseau chante dans l'arbre.Bir kuş ağaçta ötüyor.
planète/pla.nɛt/gezegenİsimNotre planète est unique.Gezegenimiz eşsiz.
plante/plɑ̃t/bitkiİsimJ'ai beaucoup de plantes chez moi.Evimde çok bitkim var.
polluer/pɔ.lɥe/kirletmekFiilLes voitures polluent les villes.Arabalar şehirleri kirletiyor.
pollution/pɔ.ly.sjɔ̃/kirlilikİsimLa pollution de l'air est grave.Hava kirliliği ciddi.
près de la mer/pʁɛ də la mɛʁ/denize yakınİfadeUne maison près de la mer.Denize yakın bir ev.
Quelle belle vue !/kɛl bɛl vy/ne güzel manzara!KalıpQuelle belle vue d'ici !Buradan ne güzel bir manzara!
recycler/ʁə.si.kle/geri dönüştürmekFiilJe recycle le plastique.Plastiği geri dönüştürüyorum.
sauver/so.ve/kurtarmakFiilSauvons la planète !Gezegeni kurtaralım!
source/suʁs/kaynakİsimUne source d'eau pure.Bir saf su kaynağı.
Terre/tɛʁ/Yer (gezegen)İsimLa Terre tourne autour du Soleil.Dünya Güneş etrafında döner.
tremblement de terre/tʁɑ̃.blə.mɑ̃ də tɛʁ/depremİsimUn tremblement de terre violent.Şiddetli bir deprem.
trier/tʁi.je/ayırmak (atık)FiilOn doit trier nos déchets.Atıklarımızı ayırmalıyız.
abeille/a.bɛj/arıİsimLes abeilles font le miel.Arılar bal yapar.
animal sauvage/a.ni.mal so.vaʒ/vahşi hayvanİsimUn animal sauvage dans la forêt.Ormanda vahşi bir hayvan.
arroser/a.ʁo.ze/sulamakFiilJ'arrose mes plantes le matin.Bitkilerimi sabah suluyorum.
biologique/bjo.lɔ.ʒik/biyolojik, organikSıfatUn fruit biologique.Organik bir meyve.
briller/bʁi.je/parıldamak, ışıldamakFiilLe soleil brille fort aujourd'hui.Güneş bugün çok parlıyor.
C'est polluant/sɛ pɔ.lɥɑ̃/kirleticiKalıpLe plastique, c'est polluant.Plastik kirleticidir.
Ça brûle/sa bʁyl/yanıyorKalıpAttention, ça brûle !Dikkat, yanıyor!
catastrophe/ka.tas.tʁɔf/felaketİsimUne catastrophe naturelle.Doğal bir felaket.
champ/ʃɑ̃/tarlaİsimDes champs de blé doré.Altın sarısı buğday tarlaları.
désert/de.zɛʁ/çölİsimLe désert du Sahara.Sahra Çölü.
détruire/de.tʁɥiʁ/yıkmak, yok etmekFiilL'homme détruit la nature.İnsan doğayı yok ediyor.
empêcher/ɑ̃.pe.ʃe/engellemek (önlemek)FiilOn doit empêcher la pollution.Kirliliği engellemeliyiz.
en plein soleil/ɑ̃ plɛ̃ sɔ.lɛj/güneşin altındaİfadeUne journée en plein soleil.Güneşin altında bir gün.
en pleine nature/ɑ̃ plɛn na.tyʁ/doğanın ortasındaİfadeCamping en pleine nature.Doğanın ortasında kamp.
en raison de/ɑ̃ ʁɛ.zɔ̃ də/dolayısıylaBağlaçEn raison de la pluie, on reste à la maison.Yağmur dolayısıyla evde kalıyoruz.
espèce/ɛs.pɛs/türİsimUne espèce protégée.Korunan bir tür.
flamme/flam/alevİsimUne grande flamme rouge.Büyük kırmızı bir alev.
fleuve/flœv/büyük nehirİsimLa Seine est un fleuve.Seine bir büyük nehirdir.
fondre/fɔ̃dʁ/erimekFiilLa glace fond rapidement.Buz hızla eriyor.
fragile/fʁa.ʒil/kırılganSıfatL'écosystème est fragile.Ekosistem kırılgan.
frais (eau)/fʁɛ/taze, serinSıfatDe l'eau fraîche.Taze su.
fumée/fy.me/dumanİsimUne épaisse fumée noire.Kalın siyah bir duman.
gaspiller/ɡas.pi.je/israf etmekFiilIl ne faut pas gaspiller l'eau.Suyu israf etmemeli.
gaz/ɡɑz/gazİsimLe gaz pollue l'atmosphère.Gaz atmosferi kirletiyor.
Il fait gris/il fɛ ɡʁi/hava kapalıKalıpIl fait gris depuis le matin.Sabahtan beri hava kapalı.
Il y a du brouillard/il.ja dy bʁu.jaʁ/sis varKalıpIl y a du brouillard sur la route.Yolda sis var.
incendie/ɛ̃.sɑ̃.di/yangınİsimUn incendie de forêt.Bir orman yangını.
inondation/i.nɔ̃.da.sjɔ̃/selİsimDes inondations dans la région.Bölgede sel baskınları.
insecte/ɛ̃.sɛkt/böcekİsimUn insecte piqueur.Sokan bir böcek.
loup/lu/kurtİsimLe loup hurle la nuit.Kurt geceleri ulur.
menacé/mə.na.se/tehdit altındaSıfatUn animal menacé d'extinction.Nesli tükenmekte olan bir hayvan.
mouillé/mu.je/ıslakSıfatLe sol est mouillé.Yer ıslak.
néanmoins/ne.ɑ̃.mwɛ̃/yine deBağlaçC'est dur, néanmoins on continue.Zor ama yine de devam ediyoruz.
nourrir/nu.ʁiʁ/beslemekFiilOn nourrit les oiseaux en hiver.Kışın kuşları besleriz.
océan/o.se.ɑ̃/okyanusİsimL'océan Atlantique est immense.Atlas Okyanusu çok büyük.
ordure/ɔʁ.dyʁ/çöpİsimLes ordures dans la rue.Sokaktaki çöpler.
ours/uʁs/ayıİsimUn ours brun dans la montagne.Dağda bir bozayı.
papillon/pa.pi.jɔ̃/kelebekİsimUn papillon coloré.Renkli bir kelebek.
pêcher/pe.ʃe/balık tutmakFiilMon grand-père pêche au lac.Dedem gölde balık tutuyor.
planter/plɑ̃.te/dikmek (bitki)FiilPlantons un arbre ensemble.Birlikte bir ağaç dikelim.
polluant/pɔ.lɥɑ̃/kirleticiSıfatUne voiture polluante.Kirletici bir araba.
poubelle/pu.bɛl/çöp kutusuİsimLa poubelle jaune pour le plastique.Plastik için sarı çöp kutusu.
préserver/pʁe.zɛʁ.ve/korumak (tabiat)FiilPréservons les forêts !Ormanları koruyalım!
Protégeons la planète/pʁɔ.te.ʒɔ̃ la pla.nɛt/gezegeni koruyalımKalıpProtégeons la planète ensemble.Birlikte gezegeni koruyalım.
pur/pyʁ/saf, temiz (su, hava)SıfatL'air pur de la montagne.Dağın temiz havası.
Quel vent !/kɛl vɑ̃/ne rüzgâr!KalıpQuel vent ce matin !Bu sabah ne rüzgâr!
réchauffement/ʁe.ʃof.mɑ̃/ısınmaİsimLe réchauffement climatique.Küresel ısınma.
réchauffer/ʁe.ʃo.fe/ısıtmakFiilLe climat se réchauffe.İklim ısınıyor.
recyclage/ʁə.si.klaʒ/geri dönüşümİsimLe recyclage du papier.Kâğıdın geri dönüşümü.
renouvelable/ʁə.nu.vlabl/yenilenebilirSıfatUne énergie renouvelable.Yenilenebilir bir enerji.
rivière/ʁi.vjɛʁ/nehir (küçük)İsimUne rivière claire.Berrak bir nehir.
sauvage/so.vaʒ/vahşi, yabaniSıfatUn animal sauvage.Vahşi bir hayvan.
Sauvons la nature/so.vɔ̃ la na.tyʁ/doğayı kurtaralımKalıpSauvons la nature dès aujourd'hui !Bugünden doğayı kurtaralım!
sécheresse/se.ʃʁɛs/kuraklıkİsimUne longue sécheresse.Uzun bir kuraklık.
sous la pluie/su la plɥi/yağmurun altındaİfadeMarcher sous la pluie.Yağmurun altında yürümek.
toxique/tɔk.sik/zehirliSıfatUne substance toxique.Zehirli bir madde.
Trions nos déchets/tʁi.jɔ̃ no de.ʃɛ/atıklarımızı ayıralımKalıpTrions nos déchets correctement.Atıklarımızı doğru ayıralım.
aride/a.ʁid/kurakSıfatUn climat aride.Kurak bir iklim.
cendre/sɑ̃dʁ/külİsimDes cendres après le feu.Ateşten sonra küller.
chasser/ʃa.se/avlamakFiilChasser est interdit ici.Burada avlanmak yasak.
colline/kɔ.lin/tepeİsimUne petite colline derrière la maison.Evin arkasında küçük bir tepe.
couche d'ozone/kuʃ dɔ.zɔn/ozon tabakasıİsimLa couche d'ozone protège.Ozon tabakası korur.
faute de/fot də/yokluğunda, eksikliğinden ötürüBağlaçFaute de pluie, les rivières sèchent.Yağmur yokluğunda nehirler kuruyor.
On respire mieux ici/ɔ̃ ʁɛs.piʁ mjø i.si/burada daha iyi nefes alıyoruzKalıpÀ la montagne, on respire mieux.Dağda daha iyi nefes alıyoruz.
panneau solaire/pa.no sɔ.lɛʁ/güneş paneliİsimDes panneaux solaires sur le toit.Çatıda güneş panelleri.
par conséquent/paʁ kɔ̃.se.kɑ̃/bunun sonucundaBağlaçOn polluepar conséquent, la nature souffre.
pluie acide/plɥi a.sid/asit yağmuruİsimLa pluie acide tue les arbres.Asit yağmuru ağaçları öldürür.
prairie/pʁɛ.ʁi/çayırİsimLes vaches dans la prairie.İneklerin çayırı.
protégé/pʁɔ.te.ʒe/korunanSıfatUne espèce protégée.Korunan bir tür.
renard/ʁə.naʁ/tilkiİsimUn renard rusé.Kurnaz bir tilki.
replanter/ʁə.plɑ̃.te/yeniden dikmekFiilIl faut replanter la forêt.Ormanı yeniden dikmek lazım.
respirable/ʁɛs.pi.ʁabl/solunabilirSıfatL'air n'est pas respirable.Hava solunabilir değil.
s'envoler/sɑ̃.vɔ.le/uçup gitmek (kuş)FiilLes oiseaux s'envolent en automne.Kuşlar sonbaharda uçup gidiyor.
saumon/so.mɔ̃/somonİsimLe saumon remonte la rivière.Somon nehri çıkıyor.
Tout pousse vite/tu pus vit/her şey hızla büyüyorKalıpAu printemps, tout pousse vite.İlkbaharda her şey hızla büyür.
vent fort/vɑ̃ fɔʁ/kuvvetli rüzgârİsimUn vent fort balaie le sol.Kuvvetli rüzgâr toprağı süpürüyor.
verdoyant/vɛʁ.dwa.jɑ̃/yemyeşilSıfatUn paysage verdoyant.Yemyeşil bir manzara.

Duygular & Hisler

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
amitié/a.mi.tje/dostlukİsimL'amitié est précieuse.Dostluk değerlidir.
amour/a.muʁ/aşkİsimL'amour change tout.Aşk her şeyi değiştirir.
au contraire/o kɔ̃.tʁɛʁ/tam tersineBağlaçJe ne suis pas triste, au contraire !Üzgün değilim, tam tersine!
avoir honte/a.vwaʁ ɔ̃t/utanmakİfadeJ'ai honte de moi.Kendimden utanıyorum.
avoir peur/a.vwaʁ pœʁ/korkmakİfadeJ'ai peur des chiens.Köpeklerden korkuyorum.
bonheur/bɔ.nœʁ/mutlulukİsimLe bonheur, c'est la famille.Mutluluk ailedir.
Bonne nouvelle/bɔn nu.vɛl/iyi haberKalıpJ'ai une bonne nouvelle !İyi bir haberim var!
Ça me fait plaisir/sa mə fɛ plɛ.ziʁ/bu beni mutlu ederKalıpÇa me fait plaisir de te voir.Seni görmek beni mutlu ediyor.
colère/kɔ.lɛʁ/öfkeİsimIl est en colère contre moi.Bana öfkeli.
de bonne humeur/də bɔn y.mœʁ/keyfi yerindeİfadeJe suis de bonne humeur ce matin.Bu sabah keyfim yerinde.
de mauvaise humeur/də mo.vɛz y.mœʁ/keyifsizİfadeIl est de mauvaise humeur.Keyifsiz.
déçu/de.sy/hayal kırıklığına uğramışSıfatJe suis déçu du résultat.Sonuçtan hayal kırıklığına uğradım.
émotion/e.mo.sjɔ̃/duyguİsimMille émotions à la fois.Aynı anda bin bir duygu.
en colère/ɑ̃ kɔ.lɛʁ/öfkeliİfadeIl est en colère.Öfkeli.
envie/ɑ̃.vi/istek, hevesİsimJ'ai envie d'un café.Canım kahve istiyor.
espoir/ɛs.pwaʁ/umutİsimGarde l'espoir.Umudunu kaybetme.
faire plaisir/fɛʁ plɛ.ziʁ/memnun etmekİfadeÇa me fait plaisir.Bu beni memnun ediyor.
fier/fjɛʁ/gururluSıfatJe suis fier de toi.Seninle gurur duyuyorum.
heureusement/œ.ʁøz.mɑ̃/iyi kiBağlaçHeureusement, tout va bien.İyi ki her şey yolunda.
humeur/y.mœʁ/ruh hâliİsimElle est de bonne humeur.Keyfi yerinde.
inquiet/ɛ̃.kjɛ/endişeliSıfatJe suis inquiet pour lui.Onun için endişeliyim.
J'en ai marre/ʒɑ̃.n‿e maʁ/bıktımKalıpJ'en ai marre de cette pluie !Bu yağmurdan bıktım!
Je suis désolé(e)/ʒə sɥi de.zɔ.le/üzgünümKalıpJe suis désolée pour le retard.Geciktiğim için üzgünüm.
Je suis fier(e) de/ʒə sɥi fjɛʁ də/...inle gurur duyuyorumKalıpJe suis fière de ma fille.Kızımla gurur duyuyorum.
joie/ʒwa/sevinçİsimQuelle joie de te revoir !Seni görmek ne büyük sevinç!
malheureusement/ma.lø.ʁøz.mɑ̃/maalesefBağlaçMalheureusement, je ne peux pas venir.Maalesef gelemiyorum.
Mauvaise nouvelle/mo.vɛz nu.vɛl/kötü haberKalıpUne mauvaise nouvelle, malheureusement.Maalesef kötü bir haber.
N'aie pas peur/nɛ pa pœʁ/korkmaKalıpN'aie pas peur, je suis là.Korkma, ben buradayım.
Ne t'inquiète pas/nə tɛ̃.kjɛt pa/endişelenmeKalıpNe t'inquiète pas, tout va bien.Endişelenme, her şey yolunda.
peur/pœʁ/korkuİsimJ'ai peur du noir.Karanlıktan korkuyorum.
plaire/plɛʁ/hoşa gitmekFiilCe film me plaît beaucoup.Bu film çok hoşuma gidiyor.
plaisir/plɛ.ziʁ/zevk, keyifİsimAvec plaisir !Memnuniyetle!
pourtant/puʁ.tɑ̃/oysa, halbukiBağlaçIl pleure, pourtant il sourit.Ağlıyor, halbuki gülümsüyor.
Quelle chance !/kɛl ʃɑ̃s/ne şans!KalıpQuelle chance d'être ici !Burada olmak ne şans!
réaction/ʁe.ak.sjɔ̃/tepkiİsimSa réaction m'a surpris.Tepkisi beni şaşırttı.
remercier/ʁə.mɛʁ.sje/teşekkür etmekFiilJe te remercie de ton aide.Yardımın için teşekkür ederim.
ressentir/ʁə.sɑ̃.tiʁ/hissetmek (derinden)FiilJe ressens une grande tristesse.Büyük bir hüzün hissediyorum.
s'amuser/sa.my.ze/eğlenmekFiilOn s'amuse bien ensemble.Beraber iyi eğleniyoruz.
s'énerver/se.nɛʁ.ve/sinirlenmekFiilNe t'énerve pas !Sinirlenme!
s'ennuyer/sɑ̃.nɥi.je/sıkılmakFiilJe m'ennuie ici.Burada sıkılıyorum.
s'inquiéter/sɛ̃.kje.te/endişelenmekFiilJe m'inquiète pour toi.Senin için endişeleniyorum.
se calmer/sə kal.me/sakinleşmekFiilCalme-toi, respire.Sakinleş, nefes al.
sentiment/sɑ̃.ti.mɑ̃/his, duyguİsimUn sentiment étrange.Garip bir his.
souffrir/su.fʁiʁ/acı çekmekFiilIl souffre beaucoup.Çok acı çekiyor.
stress/stʁɛs/stresİsimTrop de stress au travail.İşte çok stres var.
surprise/syʁ.pʁiz/sürprizİsimQuelle bonne surprise !Ne güzel sürpriz!
tristesse/tʁis.tɛs/üzüntüİsimUne grande tristesse l'envahit.Büyük bir üzüntü onu sardı.
angoisse/ɑ̃.ɡwas/kaygıİsimL'angoisse me serre la gorge.Kaygı boğazımı sıkıyor.
anxieux/ɑ̃k.sjø/kaygılıSıfatUn caractère anxieux.Kaygılı bir karakter.
avoir le moral/a.vwaʁ lə mɔ.ʁal/morali yerinde olmakİfadeJ'ai le moral aujourd'hui.Bugün moralim yerinde.
Ça me dérange/sa mə de.ʁɑ̃ʒ/beni rahatsız ediyorKalıpÇa me dérange beaucoup.Bu beni çok rahatsız ediyor.
choc/ʃɔk/şokİsimUn choc émotionnel.Duygusal bir şok.
consoler/kɔ̃.sɔ.le/teselli etmekFiilJe console mon ami triste.Üzgün arkadaşımı teselli ediyorum.
coup de cœur/ku də kœʁ/gönülden bağlanmaİsimCe livre, c'est un coup de cœur !Bu kitaba gönülden bağlandım!
crier/kʁi.je/bağırmakFiilNe crie pas, je t'entends.Bağırma, duyuyorum.
crise/kʁiz/krizİsimUne crise de nerfs.Sinir krizi.
déception/de.sɛp.sjɔ̃/hayal kırıklığıİsimUne grande déception.Büyük bir hayal kırıklığı.
détendu/de.tɑ̃.dy/rahatlamışSıfatJe me sens détendu en vacances.Tatilde kendimi rahat hissediyorum.
émouvoir/e.mu.vwaʁ/duygulandırmakFiilCette histoire m'émeut.Bu hikâye beni duygulandırıyor.
énervé/e.nɛʁ.ve/sinirlenmişSıfatPourquoi tu es énervé ?Niye sinirlisin?
ennui/ɑ̃.nɥi/sıkıntı, can sıkıntısıİsimJe meurs d'ennui.Sıkıntıdan ölüyorum.
enthousiaste/ɑ̃.tu.zjast/coşkuluSıfatElle est enthousiaste pour ce projet.Bu proje için coşkulu.
éprouver/e.pʁu.ve/duymak (his)FiilJ'éprouve de la joie.Sevinç duyuyorum.
féliciter/fe.li.si.te/tebrik etmekFiilJe te félicite !Seni tebrik ediyorum!
fierté/fjɛʁ.te/gururİsimUne grande fierté pour ses parents.Anne babası için büyük gurur.
gêné/ʒɛ.ne/utanmış, sıkılmışSıfatIl est gêné par la situation.Durumdan rahatsız.
honte/ɔ̃t/utançİsimJ'ai honte de moi.Kendimden utanıyorum.
inquiétude/ɛ̃.kje.tyd/endişeİsimUne inquiétude grandissante.Artan bir endişe.
jalousie/ʒa.lu.zi/kıskançlıkİsimUn peu de jalousie, c'est normal.Biraz kıskançlık normaldir.
malgré tout/mal.ɡʁe tu/her şeye rağmenBağlaçMalgré tout, je l'aime encore.Her şeye rağmen onu hâlâ seviyorum.
malheur/ma.lœʁ/mutsuzluk, talihsizlikİsimUn malheur n'arrive jamais seul.Felaketler tek gelmez.
mécontent/me.kɔ̃.tɑ̃/memnuniyetsizSıfatIl est mécontent du service.Hizmetten memnun değil.
nerveux/nɛʁ.vø/sinirli (kişilik)SıfatIl est nerveux avant l'examen.Sınavdan önce gergin.
Quelle horreur !/kɛl ɔ.ʁœʁ/ne kadar korkunç!KalıpQuelle horreur, cette nouvelle !Bu haber ne korkunç!
ravi/ʁa.vi/çok mutluSıfatJe suis ravi de te voir.Seni gördüğüme çok sevindim.
regret/ʁə.ɡʁɛ/pişmanlıkİsimSans regret.Pişmanlık duymadan.
se détendre/sə de.tɑ̃dʁ/rahatlamakFiilJe me détends en lisant.Okuyarak rahatlıyorum.
se fâcher/sə fa.ʃe/kızmakFiilIl se fâche pour rien.Hiç sebepsiz kızıyor.
se mettre en colère/sə mɛtʁ ɑ̃ kɔ.lɛʁ/öfkelenmekFiilElle s'est mise en colère.Öfkelendi.
se plaindre/sə plɛ̃dʁ/şikâyet etmekFiilTu te plains tout le temps.Sürekli şikâyet ediyorsun.
se réjouir/sə ʁe.ʒwiʁ/sevinmekFiilJe me réjouis de te voir.Seni göreceğim için seviniyorum.
sensible/sɑ̃.sibl/hassasSıfatUn enfant très sensible.Çok hassas bir çocuk.
souci/su.si/tasa, dertİsimJ'ai des soucis au travail.İşte dertlerim var.
Tu m'énerves/ty me.nɛʁv/sinirimi bozuyorsunKalıpArrête, tu m'énerves !Kes, sinirimi bozuyorsun!
agacé/a.ɡa.se/sinir olmuşSıfatIl a l'air agacé.Sinirli görünüyor.
agacement/a.ɡas.mɑ̃/sinir bozucu hisİsimUn léger agacement.Hafif bir sinir.
anxiété/ɑ̃k.sje.te/anksiyeteİsimUne crise d'anxiété.Anksiyete krizi.
battement/bat.mɑ̃/çarpıntıİsimLes battements du cœur.Kalp atışları.
chagrin/ʃa.ɡʁɛ̃/kederİsimUn chagrin d'amour.Aşk acısı.
chaleureux/ʃa.lø.ʁø/sıcakkanlıSıfatUn accueil chaleureux.Sıcak bir karşılama.
choquer/ʃɔ.ke/şok etmekFiilSes paroles m'ont choqué.Sözleri beni şok etti.
compassion/kɔ̃.pa.sjɔ̃/şefkatİsimAvoir de la compassion.Şefkat duymak.
déplaire/de.plɛʁ/hoşa gitmemekFiilCette idée me déplaît.Bu fikir hoşuma gitmiyor.
désespoir/de.zɛs.pwaʁ/umutsuzlukİsimAu bord du désespoir.Umutsuzluğun eşiğinde.
détente/de.tɑ̃t/rahatlamaİsimUn moment de détente.Bir rahatlama anı.
émerveillé/e.mɛʁ.vɛ.je/hayran kalmışSıfatÉmerveillé par le paysage.Manzaraya hayran kalmış.
émerveillement/e.mɛʁ.vɛj.mɑ̃/hayranlıkİsimUn émerveillement enfantin.Çocuksu bir hayranlık.
énervement/e.nɛʁv.mɑ̃/sinir, asabiyetİsimUn énervement passager.Geçici bir asabiyet.
état d'âme/e.ta dam/ruh hâli (poetik)İsimPas d'états d'âme.Duygusal mesele yok.
être à bout/ɛtʁ a bu/tükenmekİfadeJe suis à bout de nerfs.Sinirlerim tükendi.
frustration/fʁys.tʁa.sjɔ̃/hayal kırıklığı (tıkanma)İsimUne grande frustration.Büyük bir hayal kırıklığı.
furieux/fy.ʁjø/çok kızgınSıfatMon père est furieux.Babam çok kızgın.
gaieté/ɡɛ.te/neşe, şenlikİsimSa gaieté est contagieuse.Neşesi bulaşıcı.
haine/ɛn/nefretİsimLa haine détruit.Nefret yıkar.
honteux/ɔ̃.tø/utanç verici / utanmışSıfatC'est honteux !Utanç verici!
hurler/yʁ.le/haykırmakFiilIl hurle de douleur.Acıyla haykırıyor.
indifférent/ɛ̃.di.fe.ʁɑ̃/umursamazSıfatIl reste indifférent.Umursamaz kalıyor.
joie de vivre/ʒwa də vivʁ/yaşama sevinciİsimQuelle joie de vivre !Ne yaşama sevinci!
nerf/nɛʁ/sinirİsimSur les nerfs.Sinirleri tepede.
rage/ʁaʒ/öfke (şiddetli)İsimUne rage incontrôlable.Kontrol edilemez bir öfke.
sérénité/se.ʁe.ni.te/huzurİsimUne grande sérénité.Büyük bir huzur.
soulagement/su.laʒ.mɑ̃/rahatlama, ferahlamaİsimQuel soulagement !Ne büyük rahatlama!
soupir/su.piʁ/iç çekişİsimUn long soupir de fatigue.Yorgunluğun uzun bir iç çekişi.
tendresse/tɑ̃.dʁɛs/şefkat, sevecenlikİsimAvec tendresse.Şefkatle.
trouble/tʁubl/huzursuzlukİsimUn trouble dans son cœur.Kalbinde bir huzursuzluk.

Eğitim & Öğrenim

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à savoir/a sa.vwaʁ/yani, şu şekildeBağlaçTrois matières, à savoir : maths, physique, chimie.Üç ders: yani matematik, fizik, kimya.
admission/ad.mi.sjɔ̃/kabul, girişİsimL'admission est sélective.Kabul seçici.
apprentissage/a.pʁɑ̃.ti.saʒ/çıraklık, öğrenimİsimL'apprentissage est gratuit.Öğrenim ücretsiz.
atelier/a.tə.lje/atölyeİsimUn atelier d'écriture créative.Yaratıcı yazarlık atölyesi.
avoir la moyenne/a.vwaʁ la mwa.jɛn/geçer not almakİfadeJ'ai eu la moyenne en maths !Matematikte geçer not aldım!
Bon courage pour les exams/bɔ̃ ku.ʁaʒ puʁ lez‿ɛɡ.zam/Sınavlarda kolay gelsinKalıpBon courage pour les exams demain !Yarın sınavlarda kolay gelsin!
Bonne chance !/bɔn ʃɑ̃s/İyi şanslar!KalıpBonne chance pour le bac !Lise bitirmede iyi şanslar!
bourse (études)/buʁs/bursİsimJe touche une bourse mensuelle.Aylık burs alıyorum.
Bravo !/bʁa.vo/Bravo!KalıpBravo pour ta mention !Derecen için bravo!
brillant/bʁi.jɑ̃/parlak, başarılıSıfatUn parcours brillant.Parlak bir yolculuk.
certificat/sɛʁ.ti.fi.ka/sertifikaİsimJ'ai un certificat de langue.Bir dil sertifikam var.
connaissance (savoir)/kɔ.nɛ.sɑ̃s/bilgiİsimAcquérir des connaissances solides.Sağlam bilgiler edinmek.
corriger/kɔ.ʁi.ʒe/düzeltmekFiilLe prof corrige les copies.Hoca kağıtları düzeltiyor.
devoir maison/də.vwaʁ mɛ.zɔ̃/ev ödeviİsimLe devoir maison est long.Ev ödevi uzun.
diplômé/di.plo.me/diplomalı, mezunSıfatDiplômée de la Sorbonne.Sorbonne mezunu.
doctorat/dɔk.tɔ.ʁa/doktoraİsimElle prépare un doctorat.Doktora hazırlıyor.
dossier (études)/dɔ.sje/dosya (başvuru)İsimEnvoie ton dossier avant le 15.Dosyanı 15'ten önce gönder.
doué/dwe/yetenekliSıfatIl est doué en mathématiques.Matematikte yetenekli.
écouter (cours)/e.ku.te/dinlemek (ders)FiilÉcoute attentivement le professeur.Öğretmeni dikkatle dinle.
écrire (devoir)/e.kʁiʁ/yazmak (ödev)FiilÉcris une dissertation de 300 mots.300 kelimelik bir kompozisyon yaz.
élève (sup)/e.lɛv/öğrenci (ileri)İsimUn élève brillant.Parlak bir öğrenci.
en cours/ɑ̃ kuʁ/dersteİfadeJe suis en cours jusqu'à midi.Öğlene kadar dersteyim.
épreuve/e.pʁœv/sınav, denemeİsimL'épreuve de français est difficile.Fransızca sınavı zor.
examen écrit/ɛɡ.za.mɛ̃ e.kʁi/yazılı sınavİsimL'examen écrit est lundi.Yazılı sınav Pazartesi.
examen oral/ɛɡ.za.mɛ̃ ɔ.ʁal/sözlü sınavİsimL'examen oral dure 20 minutes.Sözlü sınav 20 dakika.
exposé/ɛks.po.ze/sunumİsimJe prépare un exposé sur l'art.Sanat üzerine bir sunum hazırlıyorum.
faculté/fa.kyl.te/fakülteİsimLa faculté de droit est célèbre.Hukuk fakültesi ünlü.
Félicitations/fe.li.si.ta.sjɔ̃/TebriklerKalıpFélicitations pour ton diplôme !Diploman için tebrikler!
Je révise/ʒə ʁe.viz/Çalışıyorum (tekrar)KalıpJe révise toute la semaine.Tüm hafta tekrar yapıyorum.
licence/li.sɑ̃s/lisansİsimJ'ai une licence de droit.Hukuk lisansım var.
lire (texte)/liʁ/okumak (metin)FiilLis ce texte avant le cours.Dersten önce bu metni oku.
mais aussi/mɛ o.si/aynı zamandaBağlaçL'école, mais aussi le sport.Okul, aynı zamanda spor.
manuel/ma.nɥɛl/ders kitabıİsimAchetez le manuel de français.Fransızca ders kitabını alın.
master/mas.tɛʁ/yüksek lisansİsimJ'ai un master en littérature.Edebiyatta yüksek lisansım var.
mention/mɑ̃.sjɔ̃/derece (not)İsimJ'ai eu une mention bien.İyi derecesi aldım.
moyenne/mwa.jɛn/ortalama (not)İsimJ'ai 14 de moyenne.Ortalamam 14.
non seulement/nɔ̃ sœl.mɑ̃/sadece ... değilBağlaçNon seulement je révise, mais je dors peu.Sadece tekrar değil, az da uyuyorum.
noter/nɔ.te/not almakFiilNote les dates importantes.Önemli tarihleri not et.
obligatoire/ɔ.bli.ɡa.twaʁ/zorunluSıfatL'anglais est obligatoire.İngilizce zorunlu.
obtenir (diplôme)/ɔp.tə.niʁ/elde etmek (diploma)FiilJ'ai obtenu mon master.Yüksek lisansımı aldım.
orientation/ɔ.ʁjɑ̃.ta.sjɔ̃/yönlendirmeİsimMon conseiller d'orientation m'aide.Yönlendirme danışmanım yardım ediyor.
passer (examen)/pa.se/sınava girmekFiilJe passe mon examen demain.Yarın sınavıma giriyorum.
pratique/pʁa.tik/pratikSıfatJ'aime les travaux pratiques.Uygulamalı çalışmaları seviyorum.
présenter (oral)/pʁe.zɑ̃.te/sunmak (sözlü)FiilTu présentes ton exposé lundi.Sunumunu Pazartesi yapıyorsun.
rater/ʁa.te/kaçırmak, başarısız olmakFiilJ'ai raté mon examen.Sınavımı patlattım.
recherche/ʁə.ʃɛʁʃ/araştırmaİsimMes recherches portent sur l'Afrique.Araştırmalarım Afrika üzerine.
rédaction/ʁe.dak.sjɔ̃/kompozisyon yazımıİsimLa rédaction compte pour 50 %.Kompozisyon %50'yi oluşturuyor.
remettre (copie)/ʁə.mɛtʁ/vermek (kağıt)FiilRemets ta copie au surveillant.Kağıdını gözetmene ver.
rendre (devoir)/ʁɑ̃dʁ/teslim etmek (ödev)FiilRends ton devoir avant vendredi.Ödevini Cumadan önce teslim et.
rentrée/ʁɑ̃.tʁe/yeni dönem başlangıcıİsimC'est la rentrée demain !Yarın yeni dönem!
rentrée scolaire/ʁɑ̃.tʁe skɔ.lɛʁ/okul açılışıİsimLa rentrée scolaire est en septembre.Okul açılışı Eylül'de.
résultat/ʁe.zyl.ta/sonuçİsimLes résultats tombent vendredi.Sonuçlar Cuma açıklanıyor.
retenir/ʁə.tə.niʁ/akılda tutmakFiilRetiens cette règle de grammaire.Bu dilbilgisi kuralını akılda tut.
réviser/ʁe.vi.ze/tekrar etmek (ders)FiilJe révise mes cours ce soir.Derslerimi bu akşam tekrar ediyorum.
s'inscrire/sɛ̃s.kʁiʁ/kayıt olmakFiilJe m'inscris à l'université.Üniversiteye kayıt oluyorum.
scolaire/skɔ.lɛʁ/okul ile ilgiliSıfatLa rentrée scolaire approche.Okul açılışı yaklaşıyor.
studieux/sty.djø/çalışkanSıfatUn élève studieux et calme.Çalışkan ve sakin bir öğrenci.
thèse/tɛz/doktora teziİsimSa thèse porte sur la philosophie.Tezi felsefe üzerine.
Tu vas y arriver/ty va‿i a.ʁi.ve/BaşarabilirsinKalıpTu vas y arriver, j'en suis sûr.Başarabilirsin, eminim.
académique/a.ka.de.mik/akademikSıfatL'année académique commence.Akademik yıl başlıyor.
alternance/al.tɛʁ.nɑ̃s/iş-okul ikili eğitimİsimL'alternance combine cours et travail.İkili eğitim ders ve iş birleştirir.
amphi/ɑ̃.fi/amfi (kısa)İsimRendez-vous en amphi C.C amfisinde buluşalım.
amphithéâtre/ɑ̃.fi.te.atʁ/amfiİsimL'amphithéâtre est plein.Amfi dolu.
appliqué/a.pli.ke/dikkatli, özenliSıfatSa fille est très appliquée.Kızı çok özenli.
apprenti/a.pʁɑ̃.ti/çırak (er.)İsimMon frère est apprenti boulanger.Erkek kardeşim fırıncı çırağı.
attentif/a.tɑ̃.tif/dikkatliSıfatSois attentif en cours !Derste dikkatli ol!
attestation/a.tɛs.ta.sjɔ̃/belge, tasdiknameİsimUne attestation de scolarité.Okul belgesi.
bloc-notes/blɔk nɔt/not blokuİsimMon bloc-notes est plein de notes.Not blokum notlarla dolu.
colloque/kɔ.lɔk/sempozyum, kolokyumİsimUn colloque sur l'économie.Ekonomi üzerine bir sempozyum.
composition (école)/kɔ̃.po.zi.sjɔ̃/okul kompozisyonuİsimUne composition de fin de trimestre.Dönem sonu kompozisyonu.
cours magistral/kuʁ ma.ʒis.tʁal/klasik dersİsimLe cours magistral commence à 8h.Klasik ders 8'de başlıyor.
cultivé/kyl.ti.ve/kültürlüSıfatMon prof est très cultivé.Hocam çok kültürlü.
cursus/kyʁ.sys/eğitim güzergâhıİsimMon cursus universitaire a duré 5 ans.Üniversite güzergâhım 5 yıl sürdü.
de fait/də fɛ/gerçekten de, fiilenBağlaçDe fait, il est très studieux.Gerçekten de çok çalışkan.
décrocher (diplôme)/de.kʁɔ.ʃe/almak (diploma)FiilElle a décroché son diplôme cette année.Bu yıl diplomasını aldı.
décrocher son bac/de.kʁɔ.ʃe sɔ̃ bak/liseyi bitirmekİfadeElle a décroché son bac avec mention.Dereceyle liseyi bitirdi.
discipline/di.si.plin/branş, disiplinİsimMa discipline préférée est l'histoire.En sevdiğim branş tarih.
dissertation/di.sɛʁ.ta.sjɔ̃/kompozisyon, dissertasyonİsimUne dissertation de 4 heures.4 saatlik bir kompozisyon.
distrait/dis.tʁɛ/dalgınSıfatIl est distrait pendant les cours.Derslerde dalgın.
évaluer/e.va.lɥe/değerlendirmekFiilLe professeur évalue les progrès.Öğretmen ilerlemeyi değerlendirir.
facultatif/fa.kyl.ta.tif/isteğe bağlıSıfatLe module est facultatif.Modül isteğe bağlı.
instituteur/ɛ̃s.ti.ty.tœʁ/ilkokul öğretmeni (er.)İsimMon instituteur était sympa.İlkokul öğretmenim sevimliydi.
institutrice/ɛ̃s.ti.ty.tʁis/ilkokul öğretmeni (di.)İsimL'institutrice est patiente.İlkokul öğretmeni sabırlı.
mémoire (université)/me.mwaʁ/tez (yüksek lisans)İsimJe rédige mon mémoire de master.Yüksek lisans tezimi yazıyorum.
mémoriser/me.mɔ.ʁi.ze/ezberlemekFiilMémorise les verbes irréguliers.Düzensiz fiilleri ezberle.
optionnel/ɔp.sjɔ.nɛl/seçmeliSıfatL'espagnol est optionnel.İspanyolca seçmeli.
parcours (études)/paʁ.kuʁ/eğitim yolculuğuİsimMon parcours est varié.Eğitim yolculuğum çeşitli.
Pas si vite/pa si vit/Bu kadar hızlı değilKalıpPas si vite, j'écris encore.Bu kadar hızlı değil, hâlâ yazıyorum.
passer la nuit blanche/pa.se la nɥi blɑ̃ʃ/sabahlamak (ders)İfadeJ'ai passé une nuit blanche.Bir gece sabahladım.
qualifié/ka.li.fje/nitelikliSıfatUn travailleur qualifié.Nitelikli bir çalışan.
qui plus est/ki ply‿ɛ/üstelik, dahasıBağlaçQui plus est, j'ai un examen oral.Üstelik bir sözlü sınavım var.
recopier/ʁə.kɔ.pje/temize çekmekFiilRecopie tes notes au propre.Notlarını temize çek.
redoubler/ʁə.du.ble/sınıfta kalmakFiilIl redouble sa première année.Birinci sınıfı tekrar ediyor.
rendu (devoir)/ʁɑ̃.dy/teslim (ödev)İsimLa date de rendu est vendredi.Teslim tarihi Cuma.
Reste concentré/ʁɛst kɔ̃.sɑ̃.tʁe/OdaklanKalıpReste concentré pendant l'oral.Sözlü sırasında odaklan.
se réinscrire/sə ʁe.ɛ̃s.kʁiʁ/yeniden kayıt olmakFiilTu dois te réinscrire en septembre.Eylülde yeniden kaydolmalısın.
séminaire/se.mi.nɛʁ/seminerİsimLe séminaire dure 3 jours.Seminer 3 gün sürüyor.
soutenir (mémoire)/su.tə.niʁ/savunmak (tez)FiilJe soutiens mon mémoire en juin.Tezimi Haziran'da savunuyorum.
théorique/te.ɔ.ʁik/teorikSıfatLe cours est trop théorique.Ders çok teorik.
Tiens bon !/tjɛ̃ bɔ̃/Dayan!KalıpEncore deux semaines, tiens bon !İki hafta daha, dayan!
apprentie/a.pʁɑ̃.ti/çırak (di.)İsimUne apprentie coiffeuse.Bir kuaför çırağı.
autodidacte/o.tɔ.di.dakt/kendi kendine öğrenenİsimIl est complètement autodidacte.Tamamen kendi kendine öğrendi.
avoir la tête bien faite/a.vwaʁ la tɛt bjɛ̃ fɛt/akıllı olmakİfadeCette élève a la tête bien faite.Bu öğrenci akıllı.
Bûche bien/byʃ bjɛ̃/İyi çalış (argo)KalıpBûche bien pour ton oral !Sözlün için iyi çalış!
bûcher/by.ʃe/inek gibi çalışmak (argo)İfadeJe bûche pour mon exam.Sınavım için inek gibi çalışıyorum.
faire l'école buissonnière/fɛʁ le.kɔl bɥi.sɔ.njɛʁ/okula kaytarmakİfadeIl a fait l'école buissonnière.Okula kaytardı.
La cloche sonne/la klɔʃ sɔn/Zil çalıyorKalıpLa cloche sonne, c'est la pause.Zil çaldı, teneffüs.
médiocre/me.djɔkʁ/vasatSıfatUn résultat médiocre.Vasat bir sonuç.
plancher sur/plɑ̃.ʃe syʁ/üzerinde çalışmakFiilOn planche sur les maths.Matematik üzerine çalışıyoruz.
polycopié/pɔ.li.kɔ.pje/çoğaltma ders notuİsimLe prof distribue un polycopié.Hoca çoğaltma not dağıtıyor.
savant/sa.vɑ̃/bilgin, bilgiliSıfatUn livre savant.Bilgili bir kitap.
TD/te de/uygulama dersi (TD)İsimLe TD de maths est utile.Matematik TD'si yararlı.
TP/te pe/laboratuvar dersiİsimUn TP de chimie chaque mercredi.Her Çarşamba bir kimya TP'si.
Vive la rentrée !/viv la ʁɑ̃.tʁe/Yaşasın yeni dönem!KalıpVive la rentrée des classes !Yaşasın okul açılışı!
rendre copie blanche/ʁɑ̃dʁ kɔ.pi blɑ̃ʃ/boş kağıt vermekİfadeIl a rendu copie blanche !Boş kağıt verdi!

Haberler & Medya

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à mon avis/a mɔ̃.n‿a.vi/benim görüşüme göreİfadeÀ mon avis, il a raison.Benim görüşüme göre haklı.
actu/ak.ty/haber (güncel)İsimUne nouvelle inattendue.Beklenmedik bir haber.
actualité/ak.tɥa.li.te/güncel olay, haberlerİsimL'actualité internationale m'intéresse.Uluslararası gündem ilgimi çekiyor.
annoncer/a.nɔ̃.se/duyurmakFiilIls annoncent une grève demain.Yarın bir grev duyurdular.
appuyer (idée)/a.pɥi.je/desteklemekFiilJe soutiens cette idée.Bu fikri destekliyorum.
article/aʁ.tikl/makaleİsimUn article intéressant sur l'écologie.Ekoloji üzerine ilginç bir makale.
aux infos/o.z‿ɛ̃.fo/haberlerdeİfadeIls en parlent aux infos.Haberlerde bahsediyorlar.
avis/a.vi/görüş, fikirİsimDonne ton avis.Görüşünü söyle.
chômage/ʃo.maʒ/işsizlikİsimLe taux de chômage augmente.İşsizlik oranı artıyor.
collectivité/kɔ.lɛk.ti.vi.te/toplulukİsimLa société française change.Fransız toplumu değişiyor.
confirmé/kɔ̃.fiʁ.me/doğrulanmışSıfatUne déclaration officielle.Resmi bir açıklama.
crise (média)/kʁiz/kriz (haber)İsimUne crise économique mondiale.Küresel ekonomik kriz.
débat/de.ba/tartışma (resmi)İsimUn débat à la télévision.Televizyonda bir tartışma.
discours/dis.kuʁ/konuşma (resmi)İsimLe discours du président.Başkanın konuşması.
écouter (radio)/e.ku.te/dinlemek (radyo)FiilJ'écoute la radio en voiture.Arabada radyo dinliyorum.
élection/e.lɛk.sjɔ̃/seçimİsimLes élections présidentielles.Cumhurbaşkanlığı seçimleri.
émission/e.mi.sjɔ̃/programİsimUne émission politique du soir.Akşam politik bir program.
en direct (TV)/ɑ̃ di.ʁɛkt/canlı yayınİfadeL'interview en direct du studio.Stüdyodan canlı mülakat.
en fait/ɑ̃ fɛt/aslındaBağlaçEn fait, je préfère le café.Aslında kahveyi tercih ederim.
exposer (info)/ɛks.po.ze/kamuoyuna açıklamakFiilLe ministre explique sa décision.Bakan kararını açıklıyor.
financier (actu)/fi.nɑ̃.sje/finansalSıfatLa crise économique mondiale.Küresel ekonomik kriz.
gouvernement/ɡu.vɛʁ.nə.mɑ̃/hükümetİsimLe gouvernement français.Fransız hükümeti.
guerre/ɡɛʁ/savaşİsimLa guerre fait souffrir.Savaş acı çektirir.
hexagonal/ɛɡ.za.ɡɔ.nal/Fransa içiSıfatLa fête nationale.Milli bayram.
imminent/i.mi.nɑ̃/yakın, an meselesiSıfatUn appel urgent.Acil bir çağrı.
inexact/i.nɛɡ.zakt/hatalıSıfatUne fausse information.Yanlış bir bilgi.
informer/ɛ̃.fɔʁ.me/bilgilendirmekFiilLe journal nous informe.Gazete bizi bilgilendiriyor.
infos/ɛ̃.fo/haberler (kısaltma)İsimLes infos de 13h.13:00 haberleri.
interview/ɛ̃.tɛʁ.vju/mülakatİsimUne interview du président.Başkanla bir mülakat.
Je crois que/ʒə kʁwa kə/inanıyorum kiKalıpJe crois que c'est vrai.Doğru olduğuna inanıyorum.
Je ne suis pas d'accord/ʒə nə sɥi pa da.kɔʁ/katılmıyorumKalıpJe ne suis pas d'accord avec ça.Buna katılmıyorum.
Je pense que/ʒə pɑ̃s kə/düşünüyorum kiKalıpJe pense que c'est important.Bunun önemli olduğunu düşünüyorum.
Je suis d'accord/ʒə sɥi da.kɔʁ/katılıyorumKalıpJe suis d'accord avec toi.Seninle aynı fikirdeyim.
journal/ʒuʁ.nal/gazeteİsimJe lis Le Monde chaque jour.Her gün Le Monde okuyorum.
journaliste/ʒuʁ.na.list/gazeteciİsimUne journaliste expérimentée.Deneyimli bir gazeteci.
le petit écran/lə pə.ti e.kʁɑ̃/küçük ekranİsimOn regarde la télé en famille.Ailecek TV izliyoruz.
liberté/li.bɛʁ.te/özgürlükİsimLa liberté d'expression.İfade özgürlüğü.
libre (presse)/libʁ/özgür (basın)SıfatUne presse libre.Özgür bir basın.
lire (journal)/liʁ/okumak (gazete)FiilJe lis le journal chaque matin.Her sabah gazete okuyorum.
loi/lwa/kanunİsimUne nouvelle loi.Yeni bir kanun.
média/me.dja/medyaİsimLes médias français.Fransız medyası.
ministre/mi.nistʁ/bakanİsimLe ministre de l'Éducation.Eğitim Bakanı.
mondial/mɔ̃.djal/küreselSıfatUn événement mondial.Küresel bir olay.
mouvement social/muv.mɑ̃ sɔ.sjal/toplumsal hareketİsimUne grève des transports.Ulaşım grevi.
On dit que/ɔ̃ di kə/denildiğine göreKalıpOn dit que les prix augmentent.Fiyatların arttığı söyleniyor.
paix/pɛ/barışİsimOn veut la paix.Barış istiyoruz.
parti/paʁ.ti/parti (siyasi)İsimUn parti écologiste.Çevreci bir parti.
planétaire/pla.ne.tɛʁ/küresel, dünyacaSıfatUn événement international.Uluslararası bir olay.
point de vue/pwɛ̃ də vy/bakış açısıİsimUn point de vue intéressant.İlginç bir bakış açısı.
politique/pɔ.li.tik/politikSıfatUne décision politique.Politik bir karar.
presse/pʁɛs/basınİsimLa presse écrite recule.Yazılı basın geriliyor.
radio/ʁa.djo/radyoİsimFrance Inter, une radio publique.France Inter, kamu radyosu.
réalité/ʁe.a.li.te/gerçeklikİsimLa vérité est dure.Gerçek acı.
regard (sur)/ʁə.ɡaʁ/bakışİsimÀ mon opinion, c'est juste.Bence bu doğru.
regarder (info)/ʁə.ɡaʁ.de/izlemek (haber)FiilOn regarde les infos à 20h.Saat 20'de haberleri izliyoruz.
régional/ʁe.ʒjɔ.nal/bölgeselSıfatUn journal local.Yerel bir gazete.
rejeter (proposition)/ʁə.ʒə.te/reddetmekFiilJe refuse cette proposition.Bu teklifi reddediyorum.
renseignement/ʁɑ̃.sɛɲ.mɑ̃/bilgi (resmi)İsimUne information importante.Önemli bir bilgi.
révéler/ʁe.ve.le/açığa çıkarmakFiilOn découvre un nouveau scandale.Yeni bir skandal keşfediyoruz.
savoir (apprendre)/sa.vwaʁ/haberdar olmakFiilJ'ai appris la nouvelle ce matin.Haberi bu sabah öğrendim.
selon moi/sə.lɔ̃ mwa/benceİfadeSelon moi, c'est une bonne idée.Bence bu iyi bir fikir.
sérieux (actu)/se.ʁjø/ciddi (haber)SıfatUne situation grave.Ciddi bir durum.
social/sɔ.sjal/sosyalSıfatUn problème social grave.Ciddi bir sosyal sorun.
téléviseur/te.le.vi.zœʁ/televizyon (cihaz)İsimÀ la télévision ce soir.Bu akşam televizyonda.
voire (de plus)/vwaʁ/hattaBağlaçC'est utile. De plus, c'est facile.Faydalı. Üstelik kolay.
voter/vɔ.te/oy vermekFiilJe vote dimanche.Pazar günü oy vereceğim.
vrai/vʁɛ/gerçek, doğruSıfatC'est une histoire vraie.Bu gerçek bir hikâye.
à la une/a la yn/manşetteİfadeÀ la une du journal.Gazetenin manşetinde.
À vrai dire/a vʁɛ diʁ/doğrusuKalıpÀ vrai dire, je ne sais pas.Doğrusu, bilmiyorum.
Bonsoir, mesdames et messieurs/bɔ̃.swaʁ me.dam e me.sjø/iyi akşamlar bayanlar ve baylarKalıpBonsoir mesdames et messieurs, voici les infos.İyi akşamlar, haberler.
citoyen/si.twa.jɛ̃/vatandaşİsimUn citoyen engagé.Aktivist bir vatandaş.
conférence/kɔ̃.fe.ʁɑ̃s/konferansİsimUne conférence de presse.Bir basın toplantısı.
conflit/kɔ̃.fli/çatışmaİsimUn conflit entre deux pays.İki ülke arasında bir çatışma.
d'après moi/da.pʁɛ mwa/bana göreİfadeD'après moi, c'est faux.Bana göre bu yanlış.
défendre/de.fɑ̃dʁ/savunmakFiilIl défend son opinion.Görüşünü savunuyor.
démocratie/de.mɔ.kʁa.si/demokrasiİsimUne démocratie moderne.Modern bir demokrasi.
dénoncer/de.nɔ̃.se/ifşa etmekFiilOn critique souvent les politiques.Politikacıları sıkça eleştiririz.
en bref/ɑ̃ bʁɛf/kısacasıBağlaçEn bref, tout va bien.Kısacası her şey yolunda.
en première page/ɑ̃ pʁə.mjɛʁ paʒ/ilk sayfadaİfadeEn première page de Le Monde.Le Monde'un ilk sayfasında.
En vérité/ɑ̃ ve.ʁi.te/gerçekteKalıpEn vérité, c'est compliqué.Gerçekte, karmaşık.
engagé/ɑ̃.ɡa.ʒe/angajeSıfatUn artiste engagé.Angaje bir sanatçı.
enquête/ɑ̃.kɛt/soruşturmaİsimUne enquête sérieuse.Ciddi bir soruşturma.
fausse info/fos ɛ̃.fo/sahte haberİsimC'est un mensonge !Bu yalan!
Il paraît que/il pa.ʁɛ kə/söylendiğine göreKalıpIl paraît qu'il y a une grève.Söylendiğine göre grev var.
immigration/i.mi.ɡʁa.sjɔ̃/göçİsimUn débat sur l'immigration.Göç üzerine bir tartışma.
magazine/ma.ɡa.zin/dergiİsimUn magazine de mode.Bir moda dergisi.
manifestation/ma.ni.fɛs.ta.sjɔ̃/gösteri (protesto)İsimUne manifestation pacifique.Barışçıl bir gösteri.
manifester/ma.ni.fɛs.te/gösteri yapmakFiilIls manifestent contre la loi.Yasaya karşı gösteri yapıyorlar.
par ailleurs/paʁ a.jœʁ/ayrıca, öte yandanBağlaçC'est intéressant. Par ailleurs, c'est gratuit.İlginç. Ayrıca ücretsiz.
Pas de commentaire/pa də kɔ.mɑ̃.tɛʁ/yorum yokKalıpPas de commentaire pour l'instant.Şu an için yorum yok.
politicien/pɔ.li.ti.sjɛ̃/politikacıİsimUn politicien célèbre.Ünlü bir politikacı.
présentateur/pʁe.zɑ̃.ta.tœʁ/sunucu (haber)İsimLe présentateur du journal télévisé.TV haberinin sunucusu.
protester/pʁɔ.tɛs.te/protesto etmekFiilLes étudiants protestent dans la rue.Öğrenciler sokakta protesto ediyor.
publier (média)/py.bli.je/yayınlamak (medya)FiilLe journal publie un dossier spécial.Gazete özel bir dosya yayınlıyor.
quotidien/kɔ.ti.djɛ̃/günlük gazeteİsimUn quotidien régional.Bölgesel bir gazete.
réel/ʁe.ɛl/reel, gerçekSıfatUn problème réel.Gerçek bir sorun.
reportage/ʁə.pɔʁ.taʒ/röportaj, haber yazısıİsimUn reportage sur la pauvreté.Yoksulluk üzerine röportaj.
résumer/ʁe.zy.me/özetlemekFiilRésume-moi cet article.Bu makaleyi özetle.
riposter/ʁi.pɔs.te/karşılık vermekFiilComment réagit le gouvernement ?Hükümet nasıl tepki veriyor?
rumeur/ʁy.mœʁ/söylentiİsimUne rumeur sur Internet.İnternette bir söylenti.
scandale/skɑ̃.dal/skandalİsimUn grand scandale politique.Büyük bir siyasi skandal.
démocratique/de.mɔ.kʁa.tik/demokratikSıfatUn pays démocratique.Demokratik bir ülke.
diffuser/di.fy.ze/yayınlamak (TV/radyo)FiilLa chaîne diffuse un débat ce soir.Kanal bu akşam tartışma yayınlıyor.
élire/e.liʁ/seçmekFiilOn élit un président tous les 5 ans.Her 5 yılda bir başkan seçeriz.
élu/e.ly/seçilmiş kişiİsimLes élus locaux.Yerel seçilmişler.
enquêter/ɑ̃.kɛ.te/soruşturmakFiilLa police enquête sur l'affaire.Polis olayı soruşturuyor.
faire la une/fɛʁ la yn/manşet olmakİfadeCette nouvelle fait la une.Bu haber manşet oldu.
hebdomadaire/ɛb.dɔ.ma.dɛʁ/haftalıkİsimUn hebdomadaire politique.Politik haftalık bir dergi.
interviewer/ɛ̃.tɛʁ.vju.we/mülakat yapmakFiilLe journaliste interviewe le maire.Gazeteci başkanla mülakat yapıyor.
La parole est à/la pa.ʁɔl ɛ a/söz hakkı sendeKalıpLa parole est à notre invité.Söz konuğumuzda.
médiatique/me.dja.tik/medyatikSıfatUn personnage médiatique.Medyatik bir figür.
neutre/nøtʁ/tarafsızSıfatUn ton neutre.Tarafsız bir ton.
or (toutefois)/ɔʁ/oysa (bağlaç)BağlaçC'est chertoutefois, c'est utile.
rédacteur/ʁe.dak.tœʁ/editörİsimLe rédacteur en chef.Genel yayın yönetmeni.
Voici les titres/vwa.si le titʁ/işte başlıklarKalıpVoici les titres du soir.İşte akşamın başlıkları.

İlişkiler & Anlaşmazlıklar

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
accuser/a.ky.ze/suçlamakFiilTu m'accuses sans preuve.Kanıtsız beni suçluyorsun.
cacher/ka.ʃe/saklamakFiilPourquoi tu me caches ça ?Bunu neden benden saklıyorsun?
Ce n'est pas grave/sə nɛ pa ɡʁav/Önemli değilKalıpCe n'est pas grave, oublions ça.Önemli değil, unutalım.
confiance/kɔ̃.fjɑ̃s/güvenİsimJ'ai confiance en toi.Sana güvenim var.
dispute/dis.pyt/tartışmaİsimOn a eu une grosse dispute.Büyük bir tartışmamız oldu.
ex/ɛks/eski sevgiliİsimJ'ai croisé mon ex hier.Dün eskimle karşılaştım.
excuse/ɛks.kyz/özürİsimTu me dois des excuses.Bana özür borçlusun.
Excuse-moi/ɛks.kyz mwa/AffedersinKalıpExcuse-moi pour hier soir.Dün akşam için affet.
fâché/fa.ʃe/küs, kızgınSıfatOn est fâchés depuis hier.Dünden beri küsüz.
jalouse/ʒa.luz/kıskanç (di.)SıfatElle est jalouse de ma sœur.Kız kardeşimden kıskanıyor.
jaloux/ʒa.lu/kıskanç (er.)SıfatMon copain est trop jaloux.Sevgilim çok kıskanç.
malentendu/ma.lɑ̃.tɑ̃.dy/yanlış anlamaİsimC'est un simple malentendu.Basit bir yanlış anlama.
On en reparle/ɔ̃ n‿ɑ̃ ʁə.paʁl/Sonra konuşuruzKalıpOn en reparle demain à tête reposée.Yarın sakin sakin konuşuruz.
par contre/paʁ kɔ̃tʁ/buna karşılıkBağlaçLui est calme, par contre elle crie.O sakin, buna karşılık o bağırıyor.
pardon/paʁ.dɔ̃/afİsimJe te demande pardon.Senden af diliyorum.
Pardonne-moi/paʁ.dɔn mwa/Beni affetKalıpPardonne-moi, je ne voulais pas.Affet beni, istemeden oldu.
pardonner/paʁ.dɔ.ne/affetmekFiilJe te pardonne ton retard.Geç kalmanı affediyorum.
plutôt que/ply.to kə/... daha ziyadeBağlaçPlutôt que de crier, parlons.Bağırmak yerine konuşalım.
quand même/kɑ̃ mɛm/yine deBağlaçC'est dur, mais on s'aime quand même.Zor ama yine de seviyoruz.
quitter/ki.te/terk etmekFiilElle a quitté son mari.Kocasını terk etti.
relation/ʁə.la.sjɔ̃/ilişkiİsimNotre relation s'est dégradée.İlişkimiz bozuldu.
rompre/ʁɔ̃pʁ/ayrılmak (ilişki bitirmek)FiilIls ont rompu après deux ans.İki yıl sonra ayrıldılar.
rupture/ʁyp.tyʁ/ayrılık (ilişki)İsimSa rupture a été difficile.Ayrılığı zor oldu.
s'excuser/sɛks.ky.ze/özür dilemekFiilExcuse-toi auprès de ta sœur.Kız kardeşinden özür dile.
se disputer/sə dis.py.te/tartışmakFiilIls se disputent souvent.Sık sık tartışırlar.
se réconcilier/sə ʁe.kɔ̃.si.lje/barışmakFiilIls se sont réconciliés hier.Dün barıştılar.
se taire/sə tɛʁ/susmakFiilTais-toi un instant !Bir an sus!
secret/sə.kʁɛ/sırİsimGarde mon secret, s'il te plaît.Sırrımı sakla, lütfen.
sincère/sɛ̃.sɛʁ/içtenSıfatSois sincère avec moi !Bana karşı içten ol!
solution/sɔ.ly.sjɔ̃/çözümİsimIl y a toujours une solution.Her zaman bir çözüm var.
supporter/sy.pɔʁ.te/tahammül etmekFiilJe ne le supporte plus.Ona daha fazla katlanamıyorum.
tout de même/tu də mɛm/yine deBağlaçC'est dur, on essaie tout de même.Zor ama yine de deniyoruz.
Toutes mes excuses/tut me zɛks.kyz/Özürlerimi sunarımKalıpToutes mes excuses pour hier.Dün için tüm özürlerimi sunarım.
tromper/tʁɔ̃.pe/aldatmakFiilIl a trompé sa femme.Karısını aldattı.
Tu as raison/ty a ʁɛ.zɔ̃/HaklısınKalıpTu as raison, je m'excuse.Haklısın, özür dilerim.
violent/vjɔ.lɑ̃/şiddetliSıfatC'était une dispute violente.Şiddetli bir tartışmaydı.
accusation/a.ky.za.sjɔ̃/suçlamaİsimC'est une fausse accusation.Yanlış bir suçlama.
agressif/a.ɡʁɛ.sif/agresifSıfatTon ton est trop agressif.Tonun çok agresif.
avouer/a.vwe/itiraf etmekFiilAvoue-moi la vérité !Bana doğruyu itiraf et!
beau-père/bo.pɛʁ/kayınpederİsimMon beau-père est retraité.Kayınpederim emekli.
belle-mère/bɛl.mɛʁ/kayınvalideİsimMa belle-mère vient ce soir.Kayınvalidem bu akşam geliyor.
blessé/blɛ.se/incinmişSıfatJe suis blessé par tes mots.Sözlerinden incindim.
certes/sɛʁt/elbette, kuşkusuzBağlaçCertes il a tort, mais je pardonne.Elbette hatalı ama affediyorum.
colocataire/kɔ.lɔ.ka.tɛʁ/ev arkadaşıİsimMon colocataire est sympa.Ev arkadaşım sevimli.
compréhensif/kɔ̃.pʁe.ɑ̃.sif/anlayışlıSıfatMon père est compréhensif.Babam anlayışlıdır.
compréhension/kɔ̃.pʁe.ɑ̃.sjɔ̃/anlayışİsimMerci pour ta compréhension.Anlayışın için teşekkürler.
compromis/kɔ̃.pʁɔ.mi/uzlaşmaİsimTrouvons un compromis.Bir uzlaşma bulalım.
connaissance/kɔ.nɛ.sɑ̃s/tanıdıkİsimC'est une vieille connaissance.Eski bir tanıdık.
considération/kɔ̃.si.de.ʁa.sjɔ̃/itibar, saygıİsimTu mérites ma considération.Saygımı hak ediyorsun.
crise (couple)/kʁiz/kriz (ilişki)İsimIls traversent une crise.Bir kriz yaşıyorlar.
De quoi tu te mêles ?/də kwa ty tə mɛl/Sana ne?KalıpMais de quoi tu te mêles ?Sana ne yahu?
désaccord/de.za.kɔʁ/anlaşmazlıkİsimOn est en désaccord total.Tam bir anlaşmazlık içindeyiz.
distant/dis.tɑ̃/mesafeliSıfatElle est devenue distante.Mesafeli hale geldi.
divorce/di.vɔʁs/boşanmaİsimLe divorce a duré un an.Boşanma bir yıl sürdü.
en cachette/ɑ̃ ka.ʃɛt/gizliceİfadeIl fume en cachette.Gizlice sigara içiyor.
en froid/ɑ̃ fʁwa/soğuk (ilişki)İfadeOn est en froid en ce moment.Şu an aramız soğuk.
exiger/ɛɡ.zi.ʒe/talep etmek, dayatmakFiilIl exige des excuses.Özür talep ediyor.
Faisons la paix/fə.zɔ̃ la pɛ/BarışalımKalıpAllez, faisons la paix !Hadi, barışalım!
fiancé/fjɑ̃.se/nişanlı (erkek)İsimVoici mon fiancé.İşte nişanlım.
fiancée/fjɑ̃.se/nişanlı (kadın)İsimSa fiancée est avocate.Nişanlısı avukat.
fidèle/fi.dɛl/sadıkSıfatIl est fidèle à sa parole.Sözüne sadık.
franc/fʁɑ̃/açık sözlüSıfatJe serai franc avec toi.Sana açık sözlü olacağım.
insulter/ɛ̃.syl.te/hakaret etmekFiilNe m'insulte pas !Bana hakaret etme!
J'ai eu tort/ʒe y tɔʁ/HatalıydımKalıpJ'ai eu tort, je le reconnais.Hatalıydım, kabul ediyorum.
jalousie (couple)/ʒa.lu.zi/kıskançlık (çift)İsimSa jalousie m'étouffe.Kıskançlığı beni boğuyor.
main dans la main/mɛ̃ dɑ̃ la mɛ̃/el eleİfadeIls marchent main dans la main.El ele yürüyorlar.
menacer/mə.na.se/tehdit etmekFiilIl menace de partir.Gitmekle tehdit ediyor.
Ne le prends pas mal/nə lə pʁɑ̃ pa mal/Yanlış anlamaKalıpNe le prends pas mal, mais...Yanlış anlama ama...
partenaire/paʁ.tə.nɛʁ/partnerİsimMon partenaire de vie.Hayat partnerim.
pleurer (dispute)/plœ.ʁe/ağlamakFiilElle pleure après chaque dispute.Her tartışmadan sonra ağlıyor.
réclamer/ʁe.kla.me/şikâyet etmek, istemekFiilJe réclame plus de respect.Daha fazla saygı istiyorum.
reproche/ʁə.pʁɔʃ/sitemİsimJe n'aime pas tes reproches.Sitemlerini sevmiyorum.
reprocher/ʁə.pʁɔ.ʃe/sitem etmekFiilIl me reproche d'être en retard.Geç kaldığım için sitem ediyor.
s'éloigner/se.lwa.ɲe/uzaklaşmakFiilOn s'est éloignés peu à peu.Yavaş yavaş uzaklaştık.
Sans rancune/sɑ̃ ʁɑ̃.kyn/Kin tutmuyorumKalıpAllez, sans rancune !Hadi, kin tutmuyorum!
se rapprocher/sə ʁa.pʁɔ.ʃe/yakınlaşmakFiilOn s'est rapprochés cet été.Bu yaz yakınlaştık.
séparation/se.pa.ʁa.sjɔ̃/ayrılıkİsimIls ont annoncé leur séparation.Ayrılıklarını duyurdular.
soupçonner/sup.sɔ.ne/şüphelenmekFiilJe le soupçonne de mentir.Yalan söylediğinden şüpheleniyorum.
soutien (relation)/su.tjɛ̃/destekİsimJ'ai besoin de ton soutien.Desteğine ihtiyacım var.
tension/tɑ̃.sjɔ̃/gerginlikİsimIl y a beaucoup de tension entre eux.Aralarında çok gerginlik var.
tolérant/tɔ.le.ʁɑ̃/hoşgörülüSıfatElle est très tolérante.Çok hoşgörülüdür.
tort/tɔʁ/kabahat, haksızlıkİsimC'est moi qui ai eu tort.Hatalı olan bendim.
Tournons la page/tuʁ.nɔ̃ la paʒ/Sayfayı çevirelimKalıpTournons la page et continuons.Sayfayı çevirip devam edelim.
trahir/tʁa.iʁ/ihanet etmekFiilTu m'as trahi !Bana ihanet ettin!
vexé/vɛk.se/gücenmişSıfatElle est vexée par ton commentaire.Yorumundan gücenmiş.
à couteaux tirés/a ku.to ti.ʁe/can düşmanı gibiİfadeIls sont à couteaux tirés.Can düşmanı gibiler.
aversion/a.vɛʁ.sjɔ̃/tiksinti, nefretİsimJ'ai de l'aversion pour le mensonge.Yalandan tiksiniyorum.
bagarre/ba.ɡaʁ/kavga (fiziksel)İsimIl y a eu une bagarre dans la rue.Sokakta bir kavga oldu.
beau-frère/bo.fʁɛʁ/kayın biraderİsimMon beau-frère habite Paris.Kayın biraderim Paris'te.
belle-fille/bɛl.fij/gelinİsimMa belle-fille est turque.Gelinim Türk.
belle-sœur/bɛl.sœʁ/görümce, baldızİsimMa belle-sœur est gentille.Görümcem nazik.
bienveillance/bjɛ̃.vɛ.jɑ̃s/iyi niyet, sevecenlikİsimSa bienveillance me touche.İyi niyeti beni duygulandırıyor.
bouche à oreille/buʃ a ɔ.ʁɛj/kulaktan kulağaİfadeL'info circule de bouche à oreille.Bilgi kulaktan kulağa dolaşıyor.
caprice/ka.pʁis/kaprisİsimCe n'est qu'un caprice.Sadece bir kapris.
clash/klaʃ/çatışma (gündelik)İsimOn a eu un petit clash.Küçük bir çatışmamız oldu.
cruauté/kʁy.o.te/zalimlikİsimQuelle cruauté gratuite !Ne boş bir zalimlik!
dos à dos/do a do/birbirine sırt dönmüşİfadeIls sont dos à dos.Birbirlerine sırt dönmüşler.
engueulade/ɑ̃.ɡœ.lad/kavga (argo)İsimOn a eu une grosse engueulade.Büyük bir kavga ettik.
froissé/fʁwa.se/kırılmışSıfatIl est froissé par mon refus.Reddetmemden kırılmış.
gendre/ʒɑ̃dʁ/damatİsimMon gendre est ingénieur.Damadım mühendis.
haut et fort/o e fɔʁ/açık açık, yüksek sesleİfadeJe le dis haut et fort.Açık açık söylüyorum.
hostilité/ɔs.ti.li.te/düşmanlıkİsimJe sens de l'hostilité.Düşmanlık hissediyorum.
humilité/y.mi.li.te/tevazuİsimL'humilité est une qualité.Tevazu bir erdemdir.
hypocrite/i.pɔ.kʁit/iki yüzlüSıfatNe sois pas hypocrite !İki yüzlü olma!
infidèle/ɛ̃.fi.dɛl/sadakatsizSıfatIl a été infidèle.Sadakatsiz davrandı.
intolérant/ɛ̃.tɔ.le.ʁɑ̃/hoşgörüsüzSıfatIl est intolérant face aux différences.Farklılıklara hoşgörüsüz.
manque de respect/mɑ̃k də ʁɛs.pɛ/saygısızlıkİsimC'est un manque de respect total.Bu tam bir saygısızlık.
médiateur/me.dja.tœʁ/arabulucuİsimOn a fait appel à un médiateur.Bir arabulucuya başvurduk.
méfiance/me.fjɑ̃s/güvensizlikİsimSa méfiance me blesse.Güvensizliği beni üzüyor.
orgueil/ɔʁ.ɡœj/gurur, kibirİsimSon orgueil l'empêche de s'excuser.Gururu özür dilemesine engel.
par-derrière/paʁ.dɛ.ʁjɛʁ/arkadanİfadeIl parle par-derrière.Arkadan konuşuyor.
possessif/pɔ.sɛ.sif/sahipleniciSıfatIl est trop possessif.Çok sahiplenici.
rancune/ʁɑ̃.kyn/kinİsimSans rancune, hein ?Kin tutmuyorum, tamam mı?
réconciliation/ʁe.kɔ̃.si.lja.sjɔ̃/barışmaİsimLa réconciliation a pris du temps.Barışma zaman aldı.
ressentiment/ʁə.sɑ̃.ti.mɑ̃/kırgınlıkİsimIl a du ressentiment envers moi.Bana karşı kırgınlığı var.

İnternet & Dijital

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
adresse e-mail/a.dʁɛs i.mɛl/e-posta adresiİsimDonne-moi ton adresse e-mail.Bana e-posta adresini ver.
ainsi/ɛ̃.si/böyleceBağlaçTu cliques ici, ainsi tu accèdes au site.Buraya tıklarsın, böylece siteye girersin.
allumer/a.ly.me/açmak (cihaz)FiilAllume la lumière, s'il te plaît.Lütfen ışığı aç.
appli/a.pli/uygulama (kısaltma)İsimUne nouvelle appli pour apprendre.Öğrenmek için yeni bir uygulama.
application/a.pli.ka.sjɔ̃/uygulamaİsimUne application gratuite et utile.Ücretsiz ve faydalı bir uygulama.
c'est-à-dire/sɛ.ta.diʁ/yaniBağlaçEn ligne, c'est-à-dire connecté.Online, yani bağlı.
cependant/sə.pɑ̃.dɑ̃/ancak, fakatBağlaçC'est utile. Cependant, c'est cher.Faydalı. Ancak pahalı.
chaîne/ʃɛn/kanal (YouTube vb.)İsimSa chaîne YouTube est populaire.YouTube kanalı popüler.
cliquer/kli.ke/tıklamakFiilCliquez sur le bouton rouge.Kırmızı düğmeye tıklayın.
Cliquez ici/kli.ke i.si/buraya tıklayınKalıpCliquez ici pour vous inscrire.Kayıt için buraya tıklayın.
commentaire/kɔ.mɑ̃.tɛʁ/yorumİsimLaisse un commentaire.Bir yorum bırak.
connecté/kɔ.nɛk.te/bağlı, onlineSıfatJe suis toujours connecté.Sürekli bağlıyım.
connexion/kɔ.nɛk.sjɔ̃/bağlantıİsimLa connexion est trop lente.Bağlantı çok yavaş.
Cordialement/kɔʁ.djal.mɑ̃/saygılarımlaKalıpCordialement, Tahsin.Saygılarımla, Tahsin.
écran/e.kʁɑ̃/ekranİsimMon écran est cassé.Ekranım kırık.
en direct/ɑ̃ di.ʁɛkt/canlıİfadeUn match en direct.Canlı bir maç.
en ligne/ɑ̃ liɲ/online, çevrimiçiSıfatUn cours en ligne.Online bir ders.
éteindre/e.tɛ̃dʁ/kapatmak (cihaz)FiilÉteins ton ordinateur.Bilgisayarını kapat.
fichier/fi.ʃje/dosyaİsimLe fichier est trop lourd.Dosya çok ağır.
installer/ɛ̃s.ta.le/yüklemekFiilJ'ai installé un nouveau jeu.Yeni bir oyun yükledim.
Internet/ɛ̃.tɛʁ.nɛt/İnternetİsimSans Internet, je m'ennuie.İnternetsiz sıkılıyorum.
lien/ljɛ̃/bağlantı, linkİsimClique sur ce lien.Bu linke tıkla.
mot de passe/mo də pas/şifreİsimJ'ai oublié mon mot de passe.Şifremi unuttum.
notification/nɔ.ti.fi.ka.sjɔ̃/bildirimİsimTrop de notifications me stressent.Çok bildirim beni stres ediyor.
numérique/ny.me.ʁik/dijitalSıfatL'ère numérique a tout changé.Dijital çağ her şeyi değiştirdi.
officiel/ɔ.fi.sjɛl/resmiSıfatLe site officiel de la mairie.Belediyenin resmi sitesi.
page/paʒ/sayfaİsimCette page ne s'ouvre pas.Bu sayfa açılmıyor.
partager (web)/paʁ.ta.ʒe/paylaşmak (online)FiilJe partage cette vidéo sur Instagram.Bu videoyu Instagram'da paylaşıyorum.
pile (batterie)/pil/pilİsimMa pile est faible.Pilim azaldı.
privé/pʁi.ve/özelSıfatUn compte privé.Özel bir hesap.
profil/pʁɔ.fil/profilİsimSon profil est privé.Profili özel.
public/py.blik/herkese açıkSıfatMon profil est public.Profilim herkese açık.
publicité/py.bli.si.te/reklamİsimTrop de publicité sur ce site !Bu sitede çok reklam var!
publier/py.bli.je/yayınlamakFiilElle publie un article par semaine.Haftada bir makale yayınlıyor.
réseau social/ʁe.zo sɔ.sjal/sosyal medyaİsimLes réseaux sociaux dominent.Sosyal medya hâkim.
s'inscrire/sɛ̃s.kʁiʁ/kayıt olmakFiilJe m'inscris sur ce site.Bu siteye kayıt oluyorum.
se connecter/sə kɔ.nɛk.te/bağlanmakFiilJe me connecte à mon compte Gmail.Gmail hesabıma bağlanıyorum.
sécurité/se.ky.ʁi.te/güvenlikİsimLa sécurité en ligne est importante.Online güvenlik önemli.
site/sit/siteİsimUn site français pratique.Pratik bir Fransız sitesi.
site web/sit wɛb/web sitesiİsimLe site web officiel.Resmi web sitesi.
smartphone/smaʁt.fɔn/akıllı telefonİsimSans smartphone, c'est difficile.Akıllı telefonsuz zor.
Suivez-moi/sɥi.ve mwa/beni takip etKalıpSuivez-moi sur Instagram !Instagram'da beni takip edin!
supprimer/sy.pʁi.me/silmekFiilJe supprime mes anciens messages.Eski mesajlarımı siliyorum.
tablette/ta.blɛt/tabletİsimMa tablette se charge.Tabletim şarj oluyor.
télécharger/te.le.ʃaʁ.ʒe/indirmekFiilJ'ai téléchargé l'application.Uygulamayı indirdim.
utile/y.til/kullanışlıSıfatTrès utile pour les voyages.Seyahatler için çok kullanışlı.
wifi/wi.fi/wi-fiİsimLe wifi ne marche pas.Wi-fi çalışmıyor.
à l'écran/a le.kʁɑ̃/ekrandaİfadeOn le voit à l'écran.Onu ekranda görüyoruz.
À très vite/a tʁɛ vit/görüşmek üzereKalıpÀ très vite, bon courage !Görüşmek üzere, kolay gelsin!
abonné/a.bɔ.ne/abone, takipçiİsimElle a mille abonnés.Bin takipçisi var.
abonnement/a.bɔn.mɑ̃/abonelikİsimUn abonnement mensuel.Aylık bir abonelik.
accessible/ak.sɛ.sibl/erişilebilirSıfatUn site accessible à tous.Herkese erişilebilir bir site.
adaptateur/a.dap.ta.tœʁ/şarj aleti, adaptörİsimTu peux me prêter ton adaptateur ?Adaptörünü ödünç verir misin?
appel vidéo/a.pɛl vi.de.o/görüntülü görüşmeİsimOn fait un appel vidéo demain ?Yarın görüntülü konuşalım mı?
avec abonnement/a.vɛk a.bɔn.mɑ̃/abonelikleSıfatUne appli avec abonnement mensuel.Aylık abonelikle bir uygulama.
bloquer/blɔ.ke/engellemekFiilJ'ai bloqué ce numéro.Bu numarayı engelledim.
boîte aux lettres/bwat o lɛtʁ/gelen kutusuİsimMa boîte aux lettres est pleine.Gelen kutum dolu.
brancher/bʁɑ̃.ʃe/fişe takmakFiilBranche le câble ici.Kabloyu buraya tak.
câble/kabl/kabloİsimLe câble USB est cassé.USB kablosu kırık.
caméra/ka.me.ʁa/kameraİsimAllume ta caméra pour l'appel.Görüşme için kameranı aç.
Chargement en cours/ʃaʁʒ.mɑ̃ ɑ̃ kuʁs/yükleniyorKalıpChargement en cours, attendez.Yükleniyor, bekleyin.
clavier/kla.vje/klavyeİsimLe clavier français est différent.Fransız klavyesi farklı.
de surcroît/də syʁ.kʁwa/üstelik, ayrıcaİfadeC'est gratuit, et de surcroît, c'est utile.Bedava, üstelik faydalı.
donnée/dɔ.ne/veriİsimMes données personnelles.Kişisel verilerim.
fluide/flɥid/akıcı, sorunsuzSıfatL'appli est très fluide.Uygulama çok akıcı.
identifiant/i.dɑ̃.ti.fjɑ̃/kullanıcı adı / IDİsimMon identifiant est mon prénom.Kullanıcı adım adımdır.
inutile/i.ny.til/işe yaramazSıfatUne appli inutile.İşe yaramaz bir uygulama.
like/lajk/beğeniİsimBeaucoup de likes sur sa photo.Fotoğrafında çok beğeni var.
logiciel/lɔ.ʒi.sjɛl/yazılımİsimCe logiciel coûte cher.Bu yazılım pahalı.
mettre à jour/mɛtʁ a ʒuʁ/güncellemekFiilJe dois mettre à jour l'appli.Uygulamayı güncellemem gerek.
micro/mi.kʁo/mikrofonİsimTon micro ne marche pas.Mikrofonun çalışmıyor.
naviguer/na.vi.ɡe/gezinmek (web)FiilJe navigue sur Internet le soir.Akşamları İnternette geziniyorum.
notamment/nɔ.ta.mɑ̃/özellikleBağlaçBeaucoup d'applis, notamment celles de banque.Pek çok uygulama, özellikle banka uygulamaları.
Page introuvable/paʒ ɛ̃.tʁu.vabl/sayfa bulunamadıKalıpErreur 404 : page introuvable.Hata 404: sayfa bulunamadı.
par mail/paʁ mɛl/mail ileİfadeJe t'envoie le fichier par mail.Dosyayı mail ile gönderiyorum.
Pas de signal/pa də si.ɲal/sinyal yokKalıpPas de signal dans le train.Trende sinyal yok.
pièce jointe/pjɛs ʒwɛ̃t/ek dosyaİsimJe joins le rapport en pièce jointe.Raporu ek olarak ekliyorum.
poster/pɔs.te/paylaşım yapmakFiilJ'ai posté une photo ce matin.Bu sabah bir fotoğraf paylaştım.
Pour info/puʁ ɛ̃.fo/bilgi içinKalıpPour info, l'appli a été mise à jour.Bilgi: uygulama güncellendi.
publication/py.bli.ka.sjɔ̃/paylaşımİsimSa publication a beaucoup de likes.Paylaşımı çok beğeni aldı.
sans fil/sɑ̃ fil/kablosuzİfadeDes écouteurs sans fil.Kablosuz kulaklık.
sauvegarder/sov.ɡaʁ.de/kaydetmek (kopya)FiilN'oublie pas de sauvegarder !Kaydetmeyi unutma!
se déconnecter/sə de.kɔ.nɛk.te/çıkış yapmakFiilN'oublie pas de te déconnecter.Çıkış yapmayı unutma.
sécurisé/se.ky.ʁi.ze/güvenliSıfatUn site sécurisé.Güvenli bir site.
signaler/si.ɲa.le/bildirmek, ihbar etmekFiilSignale ce profil suspect.Bu şüpheli profili bildir.
souris/su.ʁi/fare (bilgisayar)İsimLa souris ne marche plus.Fare çalışmıyor.
sur les réseaux/syʁ le ʁe.zo/sosyal medyadaİfadeOn en parle sur les réseaux.Sosyal medyada konuşuluyor.
taper/ta.pe/tuşlamak, yazmakFiilTapez votre mot de passe.Şifrenizi tuşlayın.
Veuillez patienter/vœ.je pa.sjɑ̃.te/lütfen bekleyinKalıpVeuillez patienter, chargement en cours.Lütfen bekleyin, yükleniyor.
virtuel/viʁ.tɥɛl/sanalSıfatUne réunion virtuelle.Sanal bir toplantı.
virus/vi.ʁys/virüsİsimUn virus sur l'ordi.Bilgisayarda virüs var.
arobase/a.ʁɔ.baz/et işareti (@)İsimL'arobase sépare le nom du domaine.@ adı domainden ayırır.
Bonjour, chers abonnés/bɔ̃.ʒuʁ ʃɛʁ a.bɔ.ne/merhaba sevgili takipçilerKalıpBonjour chers abonnés, bienvenue !Merhaba sevgili takipçiler!
courriel/ku.ʁjɛl/e-posta (Québec)İsimJe t'envoie un courriel.Sana bir e-posta gönderiyorum.
débrancher/de.bʁɑ̃.ʃe/fişten çıkarmakFiilDébranche l'appareil après usage.Kullandıktan sonra cihazı fişten çek.
déconnecté/de.kɔ.nɛk.te/bağlantısı kesikSıfatJe suis déconnecté ce week-end.Bu hafta sonu bağlı değilim.
désinstaller/de.zɛ̃s.ta.le/kaldırmak (uygulama)FiilDésinstalle les applis inutiles.Gereksiz uygulamaları kaldır.
digital/di.ʒi.tal/dijital (anglicism)SıfatUne montre digitale.Dijital bir saat.
emoji/e.mo.ʒi/emojiİsimUn emoji vaut mille mots.Bir emoji bin söze bedeldir.
en mode avion/ɑ̃ mɔd a.vjɔ̃/uçak modundaİfadeMets ton tel en mode avion.Telefonunu uçak moduna al.
en outre/ɑ̃.n‿utʁ/ayrıcaBağlaçC'est rapide. En outre, c'est gratuit.Hızlı. Ayrıca ücretsiz.
en pleine page/ɑ̃ plɛn paʒ/tüm ekranİfadeOuvre la vidéo en pleine page.Videoyu tam ekran aç.
hors ligne/ɔʁ liɲ/çevrimdışıSıfatMode hors ligne activé.Çevrimdışı mod açık.
Hors service/ɔʁ sɛʁ.vis/arızadaKalıpLe site est hors service.Site arızada.
mémoire (RAM)/me.mwaʁ/bellekİsimMon ordi n'a pas assez de mémoire.Bilgisayarımın belleği yetmiyor.
moteur de recherche/mo.tœʁ də ʁə.ʃɛʁʃ/arama motoruİsimGoogle est un moteur de recherche.Google bir arama motorudur.
navigateur/na.vi.ɡa.tœʁ/tarayıcıİsimQuel navigateur tu utilises ?Hangi tarayıcıyı kullanıyorsun?
piraté/pi.ʁa.te/hacklenmişSıfatMon compte a été piraté.Hesabım hacklendi.
point com/pwɛ̃ kɔm/nokta comİsimLe site finit par point com.Site nokta com ile bitiyor.
S'il vous plaît, partagez/sil vu plɛ paʁ.ta.ʒe/lütfen paylaşınKalıpS'il vous plaît, partagez cette page.Lütfen bu sayfayı paylaşın.
scanner/ska.ne/taramakFiilScanne le document avant d'envoyer.Göndermeden önce belgeyi tara.
slash/slaʃ/eğik çizgi (/)İsimSlash, ce signe-là.Slash, bu işaret.
URL/y.ɛʁ.ɛl/URL adresiİsimCopie cette URL.Bu URL'yi kopyala.
vidéo en ligne/vi.de.o ɑ̃ liɲ/online videoİsimJe regarde des vidéos en ligne.Online videolar izliyorum.
viral/vi.ʁal/viralSıfatCette vidéo est devenue virale.Bu video viral oldu.

Karakter & Kişilik

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
À mon avis/a mɔ̃.n‿a.vi/Bana göreKalıpÀ mon avis, c'est faux.Bana göre yanlış.
accepter/ak.sɛp.te/kabul etmekFiilJ'accepte tes excuses.Özrünü kabul ediyorum.
agir/a.ʒiʁ/davranmak, hareket etmekFiilIl agit comme un enfant.Çocuk gibi davranıyor.
aide/ɛd/yardımİsimJ'ai besoin de ton aide.Yardımına ihtiyacım var.
aider/ɛ.de/yardım etmekFiilJe l'aide chaque jour.Ona her gün yardım ediyorum.
aimable/ɛ.mabl/sevimli, hoşSıfatTu es très aimable.Çok hoşsun.
avoir l'air …/a.vwaʁ lɛʁ/… görünmekKalıpElle a l'air gentille.Nazik görünüyor.
caractère/ka.ʁak.tɛʁ/karakterİsimElle a un fort caractère.Güçlü bir karakteri var.
comportement/kɔ̃.pɔʁ.tə.mɑ̃/davranışİsimSon comportement me surprend.Davranışı beni şaşırtıyor.
conseil/kɔ̃.sɛj/tavsiyeİsimDonne-moi un conseil.Bana bir tavsiye ver.
courageux/ku.ʁa.ʒø/cesurSıfatSois courageux !Cesur ol!
curieux/ky.ʁjø/meraklıSıfatUn enfant curieux apprend vite.Meraklı çocuk hızlı öğrenir.
défaut/de.fo/kusurİsimTout le monde a des défauts.Herkesin kusurları var.
drôle/dʁol/komikSıfatTu es drôle !Komiksin!
en effet/ɑ̃ ɛ.fɛ/gerçekten deBağlaçEn effet, c'est vrai.Gerçekten de doğru.
en général/ɑ̃ ʒe.ne.ʁal/geneldeİfadeEn général, il est calme.Genelde sakindir.
en plus/ɑ̃ plys/üstelikBağlaçIl est gentil, en plus il est drôle.Kibar, üstelik komik.
expérience/ɛks.pe.ʁjɑ̃s/deneyimİsimAvec l'expérience, on apprend.Deneyimle öğrenilir.
faire confiance/fɛʁ kɔ̃.fjɑ̃s/güvenmekFiilJe te fais confiance.Sana güveniyorum.
généreux/ʒe.ne.ʁø/cömertSıfatIl est très généreux.Çok cömerttir.
habitude/a.bi.tyd/alışkanlıkİsimC'est une bonne habitude.Bu iyi bir alışkanlık.
honnête/ɔ.nɛt/dürüstSıfatSois honnête avec toi-même.Kendine karşı dürüst ol.
humour/y.muʁ/mizahİsimIl a beaucoup d'humour.Çok mizah duygusu var.
Il / Elle est …/il ɛ/O ... biriKalıpIl est sympathique et drôle.O sempatik ve komik.
intelligence/ɛ̃.tɛ.li.ʒɑ̃s/zekâİsimUne grande intelligence.Büyük bir zekâ.
Je trouve que …/ʒə tʁuv kə/Bence …KalıpJe trouve qu'il est gentil.Bence kibar.
méchant/me.ʃɑ̃/kötü, fenaSıfatNe sois pas méchant.Kötü olma.
mentir/mɑ̃.tiʁ/yalan söylemekFiilNe mens jamais à tes amis.Arkadaşlarına asla yalan söyleme.
opinion/ɔ.pi.njɔ̃/görüşİsimDonne ton opinion.Görüşünü ver.
par exemple/paʁ ɛɡ.zɑ̃pl/örneğinBağlaçPar exemple, il aide ses voisins.Örneğin komşularına yardım eder.
paresseux/pa.ʁɛ.sø/tembelSıfatCe chat est paresseux.Bu kedi tembel.
patience/pa.sjɑ̃s/sabırİsimIl faut de la patience.Sabır gerekir.
personnalité/pɛʁ.sɔ.na.li.te/kişilikİsimUne personnalité agréable.Hoş bir kişilik.
peut-être/pø.tɛtʁ/belkiİfadeIl est peut-être timide.Belki utangaçtır.
plutôt/ply.to/oldukça, daha çokİfadeIl est plutôt gentil.Oldukça naziktir.
poli/pɔ.li/kibarSıfatIl est très poli avec tout le monde.Herkesle çok kibar.
promettre/pʁɔ.mɛtʁ/söz vermekFiilJe te promets de venir.Sana geleceğime söz veriyorum.
qualité/ka.li.te/iyi özellikİsimSa qualité principale, c'est la patience.Ana özelliği sabırlı olması.
Quelqu'un de …/kɛl.kɛ̃ də/… biriKalıpC'est quelqu'un de fiable.Güvenilir biri.
refuser/ʁə.fy.ze/reddetmekFiilIl refuse de répondre.Cevap vermeyi reddediyor.
respect/ʁɛs.pɛ/saygıİsimLe respect est essentiel.Saygı esastır.
respecter/ʁɛs.pɛk.te/saygı duymakFiilJe respecte ses choix.Tercihlerine saygı duyuyorum.
rêve/ʁɛv/rüya, hayalİsimC'est mon rêve d'enfance.Bu çocukluk hayalim.
sans doute/sɑ̃ dut/kuşkusuzİfadeSans doute, il viendra.Kuşkusuz gelecek.
se comporter/sə kɔ̃.pɔʁ.te/davranmakFiilIl se comporte mal avec les autres.Diğerlerine kötü davranıyor.
sérieux/se.ʁjø/ciddiSıfatC'est quelqu'un de sérieux.Ciddi biri.
soutenir/sut.niʁ/desteklemekFiilJe te soutiendrai toujours.Seni her zaman destekleyeceğim.
soutien/su.tjɛ̃/destekİsimMerci pour ton soutien.Desteğin için teşekkürler.
sympathique/sɛ̃.pa.tik/sevimli, hoşSıfatUne fille sympathique.Sevimli bir kız.
timide/ti.mid/utangaçSıfatJe suis très timide.Çok utangacım.
travailleur/tʁa.va.jœʁ/çalışkanSıfatC'est un élève travailleur.Çalışkan bir öğrenci.
Tu peux compter sur moi/ty pø kɔ̃.te syʁ mwa/Bana güvenebilirsinKalıpEn cas de besoin, tu peux compter sur moi.Gerekirse bana güvenebilirsin.
vérité/ve.ʁi.te/gerçekİsimDis-moi la vérité.Bana gerçeği söyle.
vraiment/vʁɛ.mɑ̃/gerçektenİfadeIl est vraiment intelligent.Gerçekten zeki.
ambition/ɑ̃.bi.sjɔ̃/hırsİsimSon ambition est admirable.Hırsı takdire şayan.
attitude/a.ti.tyd/tutumİsimQuelle est ton attitude ?Tutumun ne?
avant tout/a.vɑ̃ tu/her şeyden önceİfadeAvant tout, sois honnête.Her şeyden önce dürüst ol.
avoir le sens de …/a.vwaʁ lə sɑ̃s də/… duygusu olmakKalıpIl a le sens de l'humour.Mizah duygusu var.
bavard/ba.vaʁ/çok konuşan, gevezeSıfatMon frère est très bavard.Kardeşim çok geveze.
blague/blaɡ/şakaİsimUne bonne blague entre amis.Arkadaşlar arasında güzel bir şaka.
C'est dans sa nature/sɛ dɑ̃ sa na.tyʁ/Doğasında varKalıpC'est dans sa nature d'aider.Yardım etmek doğasında var.
Ça lui ressemble/sa lɥi ʁə.sɑ̃bl/Tam ona göreKalıpMentir ? Ça ne lui ressemble pas.Yalan? Ona göre değil.
caractéristique/ka.ʁak.te.ʁis.tik/özellikİsimUne caractéristique unique.Eşsiz bir özellik.
contribuer/kɔ̃.tʁi.bɥe/katkıda bulunmakFiilNous contribuons à un meilleur monde.Daha iyi bir dünyaya katkı sağlıyoruz.
critique/kʁi.tik/eleştiriİsimUne critique constructive.Yapıcı bir eleştiri.
critiquer/kʁi.ti.ke/eleştirmekFiilIl critique tout le monde.Herkesi eleştiriyor.
curiosité/ky.ʁjo.zi.te/merakİsimSa curiosité l'aide à apprendre.Merakı öğrenmesine yardım eder.
de plus/də plys/ayrıcaBağlaçIl est honnête, de plus très généreux.Dürüst, ayrıca çok cömert.
égoïste/e.ɡo.ist/bencilSıfatNe sois pas égoïste.Bencil olma.
encourager/ɑ̃.ku.ʁa.ʒe/cesaretlendirmekFiilMon prof m'encourage beaucoup.Öğretmenim beni çok cesaretlendiriyor.
exagérer/ɛɡ.za.ʒe.ʁe/abartmakFiilTu exagères toujours.Sürekli abartıyorsun.
façon/fa.sɔ̃/tarzİsimÀ sa façon, il est gentil.Kendi tarzında, kibardır.
faiblesse/fɛ.blɛs/zayıflıkİsimReconnaître ses faiblesses.Zayıflıklarını kabul etmek.
force/fɔʁs/güçİsimSa force est sa patience.Onun gücü sabrıdır.
générosité/ʒe.ne.ʁo.zi.te/cömertlikİsimSa générosité est connue.Cömertliği bilinir.
gentillesse/ʒɑ̃.ti.jɛs/iyilik, kibarlıkİsimMerci pour ta gentillesse.Kibarlığın için teşekkürler.
hésiter/e.zi.te/tereddüt etmekFiilN'hésite pas à me parler.Bana konuşmaktan çekinme.
honnêteté/ɔ.nɛ.te.te/dürüstlükİsimL'honnêteté est importante.Dürüstlük önemlidir.
Il a tendance à …/i.la tɑ̃.dɑ̃s a/... eğilimi varKalıpIl a tendance à exagérer.Abartma eğilimi var.
jugement/ʒyʒ.mɑ̃/yargıİsimJe fais confiance à ton jugement.Yargına güveniyorum.
juger/ʒy.ʒe/yargılamakFiilNe juge pas trop vite.Çok çabuk yargılama.
manière/ma.njɛʁ/tarz, biçimİsimSa manière de parler est douce.Konuşma biçimi yumuşak.
mensonge/mɑ̃.sɔ̃ʒ/yalanİsimJe déteste les mensonges.Yalanlardan nefret ederim.
oser/o.ze/cesaret etmekFiilJe n'ose pas lui dire.Ona söylemeye cesaret edemiyorum.
paresse/pa.ʁɛs/tembellikİsimLa paresse est son défaut.Tembellik onun kusuru.
parfaitement/paʁ.fɛt.mɑ̃/tam olarak, mükemmelenİfadeJe le connais parfaitement.Onu tam olarak tanıyorum.
plaisanter/plɛ.zɑ̃.te/şaka yapmakFiilJe plaisante avec mes amis.Arkadaşlarımla şaka yapıyorum.
politesse/pɔ.li.tɛs/kibarlıkİsimLa politesse ne coûte rien.Kibarlık bedavadır.
promesse/pʁɔ.mɛs/sözİsimTiens ta promesse.Sözünü tut.
protéger/pʁɔ.te.ʒe/korumakFiilElle protège ses enfants.Çocuklarını koruyor.
réagir/ʁe.a.ʒiʁ/tepki vermekFiilIl réagit toujours avec calme.Her zaman sakin tepki verir.
Selon moi/sə.lɔ̃ mwa/Benim içinKalıpSelon moi, il est honnête.Bana göre dürüst.
tout à fait/tu.t‿a fɛ/tamamenİfadeTu as tout à fait raison.Tamamen haklısın.
trait/tʁɛ/özellik (karakter)İsimUn trait de caractère intéressant.İlginç bir karakter özelliği.
valeur/va.lœʁ/değer (ahlaki)İsimLes valeurs familiales.Aile değerleri.
volonté/vɔ.lɔ̃.te/iradeİsimSa volonté de fer.Demir gibi iradesi.
antipathique/ɑ̃.ti.pa.tik/sevimsizSıfatUn collègue antipathique.Sevimsiz bir meslektaş.
au premier abord/o pʁə.mje a.bɔʁ/ilk bakıştaKalıpAu premier abord, il semble timide.İlk bakışta utangaç gibi.
autrement dit/o.tʁə.mɑ̃ di/başka bir deyişleBağlaçIl est têtu, autrement dit difficile.İnatçı, başka bir deyişle zor.
blaguer/bla.ɡe/şaka yapmak (günlük)FiilIl blague tout le temps.Sürekli şaka yapıyor.
caractère fort/ka.ʁak.tɛʁ fɔʁ/güçlü karakterİsimIl a un caractère fort.Güçlü bir karakteri var.
curiosité naturelle/ky.ʁjo.zi.te na.ty.ʁɛl/doğal merakİsimSa curiosité naturelle l'aide.Doğal merakı ona yardım eder.
décourager/de.ku.ʁa.ʒe/cesaretini kırmakFiilNe te décourage pas !Cesaretini kırma!
défense/de.fɑ̃s/savunmaİsimPrendre la défense d'un ami.Bir arkadaşı savunmak.
égoïsme/e.ɡo.ism/bencillikİsimL'égoïsme isole.Bencillik yalnızlaştırır.
idéal/i.de.al/idealİsimSon idéal de vie.Hayat ideali.
immaturité/i.ma.ty.ʁi.te/olgunsuzlukİsimSon immaturité me dérange.Olgunsuzluğu beni rahatsız ediyor.
impatience/ɛ̃.pa.sjɑ̃s/sabırsızlıkİsimSon impatience me fatigue.Sabırsızlığı beni yoruyor.
impoli/ɛ̃.pɔ.li/kabaSıfatC'est impoli de couper la parole.Söz kesmek kabalıktır.
impolitesse/ɛ̃.pɔ.li.tɛs/kabalıkİsimSon impolitesse me choque.Kabalığı beni şoke ediyor.
malhonnête/ma.lɔ.nɛt/sahtekârSıfatC'est malhonnête de mentir.Yalan söylemek sahtekârlıktır.
manie/ma.ni/huy, takıntıİsimIl a une drôle de manie.Tuhaf bir huyu var.
maturité/ma.ty.ʁi.te/olgunlukİsimIl a beaucoup de maturité.Çok olgunluğu var.
méchanceté/me.ʃɑ̃s.te/kötülükİsimPourquoi tant de méchanceté ?Neden bu kadar kötülük?
plaisanterie/plɛ.zɑ̃t.ʁi/espriİsimUne plaisanterie inoffensive.Zararsız bir espri.

Konut & Taşınma

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à louer/a lwe/kiralıkİfadeAppartement à louer dès septembre.Eylülden itibaren kiralık daire.
à vendre/a vɑ̃dʁ/satılıkİfadeMaison à vendre, vue mer.Deniz manzaralı satılık ev.
agence immobilière/a.ʒɑ̃s i.mɔ.bi.ljɛʁ/emlakçıİsimPasse par une agence immobilière.Bir emlakçıdan geç.
ancien (logement)/ɑ̃.sjɛ̃/eski yapıSıfatUne maison ancienne avec du charme.Karakterli eski bir ev.
au rez-de-chaussée/o ʁed ʃo.se/zemin kattaİfadeOn habite au rez-de-chaussée.Zemin katta oturuyoruz.
bail/baj/kira sözleşmesiİsimLe bail est de 3 ans.Kira sözleşmesi 3 yıllık.
Bienvenue chez toi/bjɛ̃.və.ny ʃe twa/Yeni evine hoş geldinKalıpBienvenue chez toi, c'est chouette !Yeni evine hoş geldin, harika!
bruyant/bʁɥi.jɑ̃/gürültülüSıfatLe quartier est bruyant.Mahalle gürültülü.
bureau (pièce)/by.ʁo/çalışma odasıİsimMon bureau donne sur la cour.Çalışma odam avluya bakıyor.
carton/kaʁ.tɔ̃/karton kutuİsimOn a 30 cartons à transporter.Taşınacak 30 kutumuz var.
caution/ko.sjɔ̃/depozitoİsimLa caution est de deux mois.Depozito iki aylık.
cave/kav/bodrum, mahzenİsimLes vélos sont à la cave.Bisikletler bodrumda.
central (logement)/sɑ̃.tʁal/merkeziSıfatUne adresse centrale et pratique.Merkezi ve pratik bir adres.
charges/ʃaʁʒ/aidatİsimLes charges sont de 50 € par mois.Aidat ayda 50 €.
clé (logement)/kle/anahtar (ev)İsimVoici les clés de l'appartement.İşte dairenin anahtarları.
colocation/kɔ.lɔ.ka.sjɔ̃/ev paylaşımıİsimJe cherche une colocation.Ev paylaşımı arıyorum.
cour/kuʁ/avluİsimLa cour est ensoleillée.Avlu güneşli.
décorer/de.kɔ.ʁe/dekore etmekFiilJ'aime décorer mon salon.Salonumu dekore etmeyi seviyorum.
déménagement/de.me.naʒ.mɑ̃/taşınmaİsimNotre déménagement est en mai.Taşınmamız Mayıs'ta.
dès que/dɛ kə/... ır ırmazBağlaçDès que j'ai les clés, je te préviens.Anahtarları alır almaz haber veririm.
descendre (étage)/de.sɑ̃dʁ/inmek (kat)FiilDescends les vieux meubles à la cave.Eski eşyaları bodruma indir.
emménager/ɑ̃.me.na.ʒe/taşınmak (yeni eve)FiilOn emménage la semaine prochaine.Gelecek hafta taşınıyoruz.
entrée (logement)/ɑ̃.tʁe/giriş (ev)İsimL'entrée est petite mais lumineuse.Giriş küçük ama aydınlık.
équipé/e.ki.pe/donanımlıSıfatUne cuisine entièrement équipée.Tamamen donanımlı mutfak.
escalier (immeuble)/ɛs.ka.lje/merdiven (apartman)İsimL'escalier est en bois.Merdiven ahşap.
état des lieux/e.ta de ljø/ev durumu raporuİsimOn fait l'état des lieux ensemble.Ev durumu raporunu birlikte yapıyoruz.
Faire ses cartons/fɛʁ se kaʁ.tɔ̃/Kutularını hazırlamakKalıpJe dois faire mes cartons ce week-end.Hafta sonu kutularımı hazırlamalıyım.
Fais comme chez toi/fɛ kɔm ʃe twa/Kendi evin gibi davranKalıpEntre, fais comme chez toi.Gir, kendi evin gibi davran.
locataire/lɔ.ka.tɛʁ/kiracıİsimLe locataire paie en début de mois.Kiracı ay başında öder.
logement/lɔʒ.mɑ̃/konut, evİsimJe cherche un logement abordable.Uygun fiyatlı bir konut arıyorum.
louer (louer à)/lwe/kiralamakFiilJe loue un appartement à Paris.Paris'te bir daire kiralıyorum.
lumineux/ly.mi.nø/aydınlıkSıfatUn séjour lumineux.Aydınlık bir salon.
meublé/mø.ble/mobilyalıSıfatUn studio meublé pour 2 ans.2 yıllığına mobilyalı stüdyo.
monter (étage)/mɔ̃.te/çıkmak (kat)FiilMonte les cartons au 3e étage.Kartonları 3. kata çıkar.
neuf (logement)/nœf/yeni yapıSıfatUn immeuble neuf de 2024.2024 yapımı yeni bir bina.
parking (privé)/paʁ.kiŋ/özel otoparkİsimLe parking privé est inclus.Özel otopark dahil.
partager (logement)/paʁ.ta.ʒe/paylaşmak (ev)FiilJe partage l'appartement avec un ami.Daireyi bir arkadaşla paylaşıyorum.
plafond/pla.fɔ̃/tavanİsimLe plafond est haut.Tavan yüksek.
porter (carton)/pɔʁ.te/taşımak (elinde)FiilTu peux porter ce carton ?Bu kartonu taşıyabilir misin?
propriétaire/pʁɔ.pʁi.je.tɛʁ/mal sahibiİsimLe propriétaire est sympa.Mal sahibi sevimli.
rénovation/ʁe.nɔ.va.sjɔ̃/yenilemeİsimLa rénovation a coûté cher.Yenileme pahalıya patladı.
rénové/ʁe.nɔ.ve/yenilenmişSıfatUne salle de bains rénovée.Yenilenmiş bir banyo.
rénover/ʁe.nɔ.ve/yenilemek (ev)FiilNous rénovons la cuisine.Mutfağı yeniliyoruz.
résidence/ʁe.zi.dɑ̃s/rezidans, ikametİsimUne résidence universitaire.Bir üniversite rezidansı.
signer (bail)/si.ɲe/imzalamak (sözleşme)FiilOn signe le bail demain.Sözleşmeyi yarın imzalıyoruz.
spacieux/spa.sjø/genişSıfatUn appartement spacieux et clair.Geniş ve aydınlık bir daire.
studio (logement)/sty.djo/stüdyo daireİsimUn studio de 20 m² près de la fac.Üniversite yakınında 20 m² stüdyo.
Tout est prêt/tu ɛ pʁɛ/Her şey hazırKalıpTout est prêt pour le déménagement.Taşınma için her şey hazır.
transporter/tʁɑ̃s.pɔʁ.te/taşımak (uzun mesafe)FiilUn camion transporte les meubles.Bir kamyon mobilyaları taşıyor.
travaux/tʁa.vo/tadilat işleriİsimLes travaux durent 2 mois.Tadilat 2 ay sürüyor.
vide/vid/boşSıfatL'appartement est vide.Daire boş.
visiter (logement)/vi.zi.te/ev gezmekFiilOn visite trois appartements demain.Yarın üç daire geziyoruz.
volet/vɔ.lɛ/panjurİsimFerme les volets le soir.Akşamları panjurları kapat.
WC/dubl ve se/tuvalet (oda)İsimLes WC sont séparés.Tuvaletler ayrı.
À emporter/a ɑ̃.pɔʁ.te/götürülecekKalıpMes affaires à emporter sont prêtes.Götüreceğim eşyalar hazır.
accueillant/a.kœ.jɑ̃/misafirperverSıfatUn quartier accueillant pour les familles.Aileler için misafirperver bir mahalle.
aménagement/a.me.naʒ.mɑ̃/düzenleme, dekorİsimL'aménagement intérieur est moderne.İç düzenleme modern.
aménager/a.me.na.ʒe/düzenlemek (mekân)FiilOn aménage le grenier.Tavan arasını düzenliyoruz.
après que/a.pʁɛ kə/... den sonraBağlaçAprès que tu auras déballé, on dîne.Paketleri açtıktan sonra yemek yiyoruz.
aussitôt que/o.si.to kə/... ır ırmaz (hemen)BağlaçAussitôt que possible, on emménage.Mümkün olur olmaz taşınıyoruz.
Avoir le coup de cœur/a.vwaʁ lə ku də kœʁ/Aşık olmak (ev)KalıpJ'ai eu le coup de cœur pour cette maison.Bu eve aşık oldum.
changement d'adresse/ʃɑ̃ʒ.mɑ̃ da.dʁɛs/adres değişikliğiİsimDéclarez votre changement d'adresse.Adres değişikliğinizi bildirin.
chaque fois que/ʃak fwa kə/her seferindeBağlaçChaque fois que je rentre, je suis content.Her döndüğümde mutluyum.
cloison/klwa.zɔ̃/bölme duvarİsimUne cloison sépare les pièces.Odaları bir bölme ayırıyor.
contrat de location/kɔ̃.tʁa də lɔ.ka.sjɔ̃/kira sözleşmesiİsimLis bien le contrat de location.Kira sözleşmesini iyi oku.
copropriété/kɔ.pʁɔ.pʁi.je.te/site yönetimiİsimLa copropriété décide ensemble.Site yönetimi birlikte karar verir.
décoration intérieure/de.kɔ.ʁa.sjɔ̃ ɛ̃.te.ʁjœʁ/iç dekorasyonİsimLa décoration intérieure est sobre.İç dekorasyon sade.
dépôt de garantie/de.po də ɡa.ʁɑ̃.ti/güvence depozitosuİsimLe dépôt de garantie est obligatoire.Güvence depozitosu zorunlu.
emballer/ɑ̃.ba.le/paketlemekFiilEmballe les verres avec du papier.Bardakları kağıtla paketle.
emménagement/ɑ̃.me.naʒ.mɑ̃/yerleşme (yeni eve)İsimPendaison de crémaillère après l'emménagement.Yerleştikten sonra ev partisi.
en colocation/ɑ̃ kɔ.lɔ.ka.sjɔ̃/ev paylaşımıylaİfadeJe vis en colocation à Paris.Paris'te ev paylaşımı içindeyim.
en plein centre/ɑ̃ plɛ̃ sɑ̃tʁ/tam merkezdeİfadeEn plein centre, c'est cher.Tam merkezde, pahalı.
équiper/e.ki.pe/donatmakFiilÉquiper la cuisine en électroménager.Mutfağı beyaz eşya ile donat.
estimer (bien)/ɛs.ti.me/değer biçmekFiilL'agent estime le bien à 200 000 €.Emlakçı evi 200.000 €'ya değerliyor.
étroit/e.tʁwa/darSıfatLe couloir est étroit.Koridor dar.
fonctionnel/fɔ̃k.sjɔ.nɛl/işlevselSıfatUne cuisine fonctionnelle.İşlevsel bir mutfak.
grenier/ɡʁə.nje/tavan arasıİsimOn range les vieux cartons au grenier.Eski kartonları tavan arasına koyuyoruz.
inspecter/ɛ̃s.pɛk.te/incelemekFiilInspecte bien chaque pièce.Her odayı iyice incele.
isolation/i.zɔ.la.sjɔ̃/yalıtımİsimL'isolation thermique est bonne.Isı yalıtımı iyi.
meubler/mø.ble/mobilya yerleştirmekFiilOn meuble notre nouvel appartement.Yeni daireyi mobilyalandırıyoruz.
mobilier/mɔ.bi.lje/mobilya (toplu)İsimLe mobilier est neuf.Mobilyalar yeni.
non-meublé/nɔ̃ mø.ble/mobilyasızSıfatOn loue non-meublé pour économiser.Tasarruf için mobilyasız kiralıyoruz.
On y est !/ɔ̃.n‿i ɛ/Geldik!KalıpOn y est, le nouveau chez-nous !Geldik, yeni evimiz!
pendaison de crémaillère/pɑ̃.dɛ.zɔ̃ də kʁe.ma.jɛʁ/ev partisiİfadeOn fait notre pendaison de crémaillère samedi.Cumartesi ev partisi veriyoruz.
plain-pied/plɛ̃ pje/tek katlıİfadeUne maison de plain-pied.Tek katlı bir ev.
porte d'entrée/pɔʁt dɑ̃.tʁe/giriş kapısıİsimLa porte d'entrée est blindée.Giriş kapısı zırhlı.
Poser ses valises/po.ze se va.liz/YerleşmekKalıpEnfin, j'ai posé mes valises ici.Sonunda buraya yerleştim.
Quelle vue !/kɛl vy/Ne manzara!KalıpQuelle vue magnifique depuis le balcon !Balkondan ne muhteşem bir manzara!
résidence secondaire/ʁe.zi.dɑ̃s sə.ɡɔ̃.dɛʁ/yazlık, ikincil evİsimNotre résidence secondaire est en Bretagne.Yazlığımız Brittany'de.
résilier/ʁe.zi.lje/feshetmekFiilJe veux résilier le bail.Sözleşmeyi feshetmek istiyorum.
restaurer/ʁɛs.tɔ.ʁe/restore etmekFiilRestaurer une vieille maison.Eski bir evi restore etmek.
salle d'eau/sal do/duş odasıİsimUne petite salle d'eau pratique.Küçük ve pratik bir duş odası.
serrure/sɛ.ʁyʁ/kilitİsimChange la serrure quand tu emménages.Taşınınca kilidi değiştir.
sombre/sɔ̃bʁ/karanlıkSıfatLa chambre est un peu sombre.Oda biraz karanlık.
T2/te dø/iki odalı daireİsimOn loue un T2 à Lyon.Lyon'da iki odalı daire kiralıyoruz.
T3/te tʁwa/üç odalı daireİsimNotre T3 a un balcon.Üç odalımızın balkonu var.
une fois que/yn fwa kə/... dıktan sonraBağlaçUne fois que tu signes, tu emménages.İmzaladıktan sonra taşınırsın.
véranda/ve.ʁɑ̃.da/verandaİsimOn déjeune sur la véranda.Verandada öğle yemeği yiyoruz.
Visite guidée/vi.zit ɡi.de/Ev turuKalıpJe te fais la visite guidée.Sana ev turu yapayım.
voisinage/vwa.zi.naʒ/komşular, çevreİsimLe voisinage est très agréable.Komşuluk çok hoş.
vue dégagée/vy de.ɡa.ʒe/açık manzaraİfadeUn appart avec vue dégagée.Açık manzaralı bir daire.
À vos marques/a vo maʁk/Hazır mısınız?KalıpÀ vos marques, on commence à déballer !Hazır mısınız, paketleri açıyoruz!
C'est un nid douillet/sɛ tœ̃ ni du.jɛ/Sıcak yuvaKalıpCet appart, c'est un nid douillet.Bu daire sıcak bir yuva.
cohabiter/kɔ.a.bi.te/birlikte yaşamakFiilOn cohabite depuis un an.Bir yıldır birlikte yaşıyoruz.
courtier/kuʁ.tje/broker, simsarİsimLe courtier négocie pour vous.Simsar sizin için pazarlık eder.
déballer/de.ba.le/paketten çıkarmakFiilJe déballe les cartons un par un.Kartonları teker teker açıyorum.
duplex/dy.plɛks/dubleksİsimUn beau duplex sur deux étages.İki katlı güzel bir dubleks.
exigu/ɛɡ.zi.ɡy/küçük, darSıfatUne chambre exiguë.Küçük bir oda.
loft/lɔft/loftİsimUn loft à Brooklyn.Brooklyn'de bir loft.
mal isolé/mal i.zɔ.le/kötü yalıtımlıSıfatL'appartement est mal isolé.Daire kötü yalıtılmış.
mansarde/mɑ̃.saʁd/çatı katıİsimUne chambre mansardée.Çatı katı odası.
ombragé/ɔ̃.bʁa.ʒe/gölgeliSıfatUne terrasse ombragée.Gölgeli bir teras.
palier/pa.lje/sahanlıkİsimOn se croise sur le palier.Sahanlıkta karşılaşıyoruz.
persienne/pɛʁ.sjɛn/jaluzi (eski)İsimUne vieille maison aux persiennes vertes.Yeşil jaluzili eski bir ev.
sous-louer/su lwe/kiralık vermek (alt)FiilJe sous-loue ma chambre l'été.Yazın odamı alt kiraya veriyorum.

Mutfak & Tarifler

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à feu doux/a fø du/kısık ateşteİfadeCuire à feu doux 30 minutes.Kısık ateşte 30 dakika pişir.
À table !/a tabl/Sofraya!KalıpTout le monde à table !Herkes sofraya!
ail/aj/sarımsakİsimÉcraser une gousse d'ail.Bir diş sarımsak ez.
après avoir/a.pʁɛ a.vwaʁ/... ettikten sonraBağlaçAprès avoir mélangé, versez.Karıştırdıktan sonra dökün.
au four/o fuʁ/fırındaİfadeDu poulet rôti au four.Fırında kızarmış tavuk.
avant de/a.vɑ̃ də/... den önceBağlaçLavez avant de couper.Doğramadan önce yıkayın.
battre/batʁ/çırpmakFiilBattre les œufs en neige.Yumurtaları kar köpüğü gibi çırp.
Bon appétit/bɔ̃.n‿a.pe.ti/Afiyet olsunKalıpBon appétit, tout le monde !Herkese afiyet olsun!
bouillir/bu.jiʁ/kaynamak, haşlamakFiilFaire bouillir l'eau.Suyu kaynat.
C'est délicieux/sɛ de.li.sjø/Çok lezzetliKalıpC'est délicieux, bravo !Çok lezzetli, bravo!
Ça sent bon !/sa sɑ̃ bɔ̃/Güzel kokuyor!KalıpÇa sent bon dans la cuisine !Mutfaktan güzel kokuyor!
crêpe/kʁɛp/krepİsimDes crêpes sucrées au goûter.Tatlı krepler atıştırmalık olarak.
cru/kʁy/çiğSıfatDu saumon cru pour les sushis.Suşi için çiğ somon.
cuisson/kɥi.sɔ̃/pişirmeİsimTemps de cuisson : 30 min.Pişirme süresi: 30 dk.
cuit/kɥi/pişmişSıfatLa viande est bien cuite.Et iyi pişmiş.
éplucher/e.ply.ʃe/soymakFiilÉplucher les pommes de terre.Patatesleri soy.
fait maison/fɛ mɛ.zɔ̃/ev yapımıSıfatUne tarte fait maison.Ev yapımı tart.
Faites cuire/fɛt kɥiʁ/PişirinKalıpFaites cuire 25 minutes.25 dakika pişirin.
farine/fa.ʁin/unİsimMélange la farine et le sucre.Un ve şekeri karıştır.
frais (aliment)/fʁɛ/tazeSıfatDu pain frais du matin.Sabahki taze ekmek.
gâteau (recette)/ɡa.to/pasta, kekİsimJe fais un gâteau au chocolat.Çikolatalı kek yapıyorum.
mettre la table/mɛtʁ la tabl/sofrayı kurmakİfadeMets la table, s'il te plaît.Sofrayı kur, lütfen.
pâte/pat/hamurİsimLaisser reposer la pâte 1 heure.Hamuru 1 saat dinlendir.
pâtisserie/pa.tis.ʁi/pasta dükkânı / hamur işiİsimJ'adore la pâtisserie française.Fransız hamur işlerine bayılıyorum.
pendant que/pɑ̃.dɑ̃ kə/... ikenBağlaçSurveillez pendant que ça cuit.Pişerken kontrol edin.
Préchauffer le four/pʁe.ʃo.fe lə fuʁ/Fırını ısıtınKalıpPréchauffer le four à 180°C.Fırını 180°C'ye ısıt.
préparer (recette)/pʁe.pa.ʁe/hazırlamak (yemek)FiilJe prépare le repas pour ce soir.Bu akşam için yemek hazırlıyorum.
Servir chaud/sɛʁ.viʁ ʃo/Sıcak servis edinKalıpServir chaud avec une salade.Salatayla sıcak servis et.
sucre (cuisine)/sykʁ/şeker (yemek)İsimAjoute 100 g de sucre.100 gram şeker ekle.
sucré (cuisine)/sy.kʁe/tatlı (yemek)SıfatPréfères-tu sucré ou salé ?Tatlı mı tuzlu mu seversin?
tendre/tɑ̃dʁ/yumuşak (et)SıfatLa viande est tendre.Et yumuşak.
Tu en reprends ?/ty‿ɑ̃ ʁə.pʁɑ̃/Daha alır mısın?KalıpTu en reprends ? Sers-toi !Daha alır mısın? Kendine al!
à feu vif/a fø vif/yüksek ateşteİfadeSaisir à feu vif.Yüksek ateşte mühürle.
à la vapeur/a la va.pœʁ/buhardaİfadeCuisson à la vapeur.Buharda pişirme.
à point/a pwɛ̃/orta (et)İfadeJe voudrais mon steak à point.Biftekimi orta istiyorum.
acide/a.sid/asitli, ekşiSıfatLe citron est très acide.Limon çok asitli.
au beurre/o bœʁ/tereyağındaİfadePommes de terre au beurre.Tereyağında patates.
balance/ba.lɑ̃s/tartıİsimPèse 250 g sur la balance.Tartıda 250 gram tart.
basilic/ba.zi.lik/fesleğenİsimAjoute du basilic à la sauce.Sosa fesleğen ekle.
bouillon/bu.jɔ̃/et suyuİsimAjoute un bouillon de poule.Tavuk suyu ekle.
croustillant/kʁus.ti.jɑ̃/çıtırSıfatUne pâte croustillante.Çıtır hamur.
cube/kyb/küpİsimCoupe en petits cubes.Küçük küplere doğra.
cuisinière (personne)/kɥi.zi.njɛʁ/aşçı (kadın)İsimMa mère est une excellente cuisinière.Annem mükemmel bir aşçı.
déguster/de.ɡys.te/tatmak, lezzetini almakFiilDéguste ce vin.Bu şarabın tadına bak.
dorer/dɔ.ʁe/kızartmak (yüzeyini)FiilFaire dorer l'oignon.Soğanı yüzeyini kızart.
en sauce/ɑ̃ sos/sosluİfadeDu poulet en sauce.Soslu tavuk.
épice/e.pis/baharatİsimAjoute tes épices préférées.Sevdiğin baharatları ekle.
fondant/fɔ̃.dɑ̃/eriyen, ağızda dağılanSıfatUn gâteau fondant au chocolat.Ağızda eriyen çikolatalı kek.
fouetter/fwɛ.te/çırpmak (mikserle)FiilFouetter la crème.Kremayı çırp.
four chaud/fuʁ ʃo/sıcak fırınİsimEnfourner à four chaud.Sıcak fırına ver.
frire/fʁiʁ/kızartmak (yağda)FiilFaire frire dans l'huile chaude.Sıcak yağda kızart.
garniture/ɡaʁ.ni.tyʁ/garnitürİsimPommes de terre en garniture.Garnitür olarak patates.
gâté/ɡa.te/bozulmuşSıfatCe yaourt est gâté.Bu yoğurt bozulmuş.
gingembre/ʒɛ̃.ʒɑ̃bʁ/zencefilİsimRâpe un peu de gingembre.Biraz zencefil rendele.
griller/ɡʁi.je/ızgara yapmakFiilGrillez les légumes 5 minutes.Sebzeleri 5 dakika ızgara yap.
hacher/a.ʃe/doğramak (ince)FiilHacher finement les oignons.Soğanları ince doğra.
industriel/ɛ̃.dys.tʁi.jɛl/fabrikasyon, endüstriyelSıfatUn pain industriel sans goût.Tatsız fabrika ekmeği.
Je me régale/ʒə mə ʁe.ɡal/BayılıyorumKalıpAvec cette tarte, je me régale !Bu tartla bayılıyorum!
jus (cuisson)/ʒy/sos (pişirme)İsimRécupère le jus de cuisson.Pişirme suyunu topla.
jusqu'à ce que/ʒys.ka sə kə/... e kadarBağlaçCuire jusqu'à ce que ce soit doré.Altın rengi alana kadar pişir.
marmite/maʁ.mit/tencere (büyük)İsimMets l'eau dans la marmite.Suyu büyük tencereye koy.
mesure/mə.zyʁ/ölçüİsimRespecte les mesures de la recette.Tarifin ölçülerine uy.
mijoter/mi.ʒɔ.te/yavaş pişirmekFiilLaisse mijoter 20 minutes.20 dakika yavaş pişir.
moelleux/mwa.lø/yumuşak (kek)SıfatUn gâteau bien moelleux.Yumuşacık bir kek.
moule/mul/kalıpİsimVerser dans un moule à gâteau.Pasta kalıbına dök.
par la suite/paʁ la sɥit/akabinde, sonrasındaBağlaçMélangez, par la suite ajoutez la farine.Karıştırın, akabinde unu ekleyin.
passoire/pa.swaʁ/süzgeçİsimÉgoutter dans la passoire.Süzgeçte süz.
pâtissier/pa.ti.sje/pastacıİsimMon ami est pâtissier.Arkadaşım pastacı.
persil/pɛʁ.si/maydanozİsimSaupoudre de persil frais.Taze maydanoz serp.
pétrir/pe.tʁiʁ/yoğurmakFiilPétrir la pâte 10 minutes.Hamuru 10 dakika yoğur.
pincée/pɛ̃.se/tutamİsimAjoute une pincée de sel.Bir tutam tuz ekle.
piquant/pi.kɑ̃/acı, baharatlıSıfatCe plat est très piquant.Bu yemek çok acı.
planche à découper/plɑ̃ʃ a de.ku.pe/kesme tahtasıİsimCoupe sur la planche à découper.Kesme tahtasında doğra.
plaque/plak/tepsiİsimPlace sur une plaque beurrée.Yağlanmış tepsiye yerleştir.
présentation/pʁe.zɑ̃.ta.sjɔ̃/sunumİsimLa présentation du plat compte.Yemeğin sunumu önemli.
râper/ʁa.pe/rendelemekFiilRâper le fromage.Peyniri rendele.
Recette de grand-mère/ʁə.sɛt də ɡʁɑ̃ mɛʁ/Anne usulü tarifKalıpC'est une recette de grand-mère.Anne usulü bir tarif.
refroidir/ʁə.fʁwa.diʁ/soğutmakFiilLaisser refroidir avant de servir.Servisten önce soğut.
remuer/ʁə.mɥe/karıştırmakFiilRemuer doucement la sauce.Sosu yavaşça karıştır.
Resservez-vous/ʁə.sɛʁ.ve vu/Kendinize alınKalıpResservez-vous, il y en a encore.Kendinize alın, daha var.
rondelle/ʁɔ̃.dɛl/halka, dilimİsimCoupe en rondelles.Halka halka doğra.
rôtir/ʁo.tiʁ/fırında kızartmakFiilRôtir le poulet au four.Tavuğu fırında kızart.
salade composée/sa.lad kɔ̃.po.ze/karışık salataİsimUne salade composée pour le déjeuner.Öğlen için karışık salata.
Sans façon/sɑ̃ fa.sɔ̃/Almayayım, sağ olKalıpNon merci, sans façon.Hayır teşekkürler, almayayım.
savourer/sa.vu.ʁe/tadını çıkarmakFiilSavourer chaque bouchée.Her lokmanın tadını çıkar.
savoureux/sa.vu.ʁø/lezzetliSıfatUn plat très savoureux.Çok lezzetli bir yemek.
tarte/taʁt/tartİsimUne tarte aux pommes.Elmalı tart.
trancher/tʁɑ̃.ʃe/dilimlemekFiilTrancher le pain.Ekmeği dilimle.
vinaigre/vi.nɛɡʁ/sirkeİsimUne cuillère de vinaigre.Bir kaşık sirke.
aigre/ɛɡʁ/ekşiSıfatUne sauce aigre-douce.Tatlı-ekşi sos.
amuse-bouche/a.myz buʃ/mezeİsimQuelques amuse-bouches avant le repas.Yemekten önce birkaç meze.
caraméliser/ka.ʁa.me.li.ze/karamelize etmekFiilCaraméliser le sucre.Şekeri karamelize et.
cuillerée/kɥi.je.ʁe/kaşık dolusuİsimDeux cuillerées de sucre.İki kaşık şeker.
cuiseur/kɥi.zœʁ/pişirici (cihaz)İsimLe cuiseur vapeur est pratique.Buharlı pişirici pratik.
dés/de/küp (dés)İsimCoupe les légumes en dés.Sebzeleri küp küp doğra.
émincer/e.mɛ̃.se/ince dilimlemekFiilÉmincer la viande.Eti ince dilimle.
épluche-légumes/e.plyʃ le.ɡym/sebze soyacağıİsimL'épluche-légumes est dans le tiroir.Soyacak çekmecede.
fade/fad/tatsızSıfatLe plat est un peu fade.Yemek biraz tatsız.
fouet/fwɛ/çırpıcıİsimUtilise un fouet pour la crème.Krema için çırpıcı kullan.
gaufre/ɡofʁ/waffleİsimDes gaufres au sucre glace.Pudra şekerli waffle.
laurier/lo.ʁje/defneİsimMets une feuille de laurier.Bir defne yaprağı koy.
louche/luʃ/kepçeİsimSers avec une louche.Kepçeyle servis yap.
mariner/ma.ʁi.ne/marine etmekFiilFaire mariner la viande 2 heures.Eti 2 saat marine et.
mi-cuit/mi kɥi/orta pişmişSıfatUn steak mi-cuit.Orta pişmiş biftek.
pâte brisée/pat bʁi.ze/kurabiye hamuruİsimFonce le moule de pâte brisée.Kalıbı kurabiye hamuruyla kapla.
pâte feuilletée/pat fœj.te/milföy hamuruİsimÉtale la pâte feuilletée.Milföy hamurunu aç.
pourri/pu.ʁi/çürükSıfatLa pomme est pourrie.Elma çürük.
quiche/kiʃ/kişİsimUne quiche lorraine.Lorraine usulü kiş.
ratatouille/ʁa.ta.tuj/ratatuyİsimLa ratatouille est un plat provençal.Ratatuy bir Provence yemeği.
romarin/ʁɔ.ma.ʁɛ̃/biberiyeİsimLe romarin va bien avec l'agneau.Biberiye kuzu etiyle iyi gider.
rouleau à pâtisserie/ʁu.lo a pa.tis.ʁi/oklavaİsimÉtale avec un rouleau à pâtisserie.Oklavayla aç.
saupoudrer/so.pu.dʁe/serpmekFiilSaupoudrer de sucre glace.Pudra şekeri serp.
spatule/spa.tyl/spatulaİsimMélange avec la spatule.Spatulayla karıştır.
thym/tɛ̃/kekikİsimUn peu de thym pour parfumer.Aromalandırmak için biraz kekik.
zeste/zɛst/kabuk rendesiİsimAjoute le zeste d'un citron.Bir limon kabuğu rendesi ekle.

Projeler & Gelecek

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
à long terme/a lɔ̃ tɛʁm/uzun vadedeİfadeJe pense à long terme.Uzun vadeli düşünüyorum.
année prochaine/a.ne pʁɔ.ʃɛn/gelecek yılİsimL'année prochaine, je pars.Gelecek yıl gidiyorum.
atteindre/a.tɛ̃dʁ/ulaşmak (hedef)FiilOn va atteindre notre but.Hedefimize ulaşacağız.
au cas où/o ka u/... ihtimaline karşıBağlaçPrends ton parapluie, au cas où.Şemsiyeni al, ihtimaline karşı.
avancer (futur)/a.vɑ̃.se/ilerlemekFiilOn avance bien dans le projet.Projede iyi ilerliyoruz.
avenir/av.niʁ/gelecekİsimPense à ton avenir.Geleceğini düşün.
Bonne chance/bɔn ʃɑ̃s/İyi şanslarKalıpBonne chance pour la suite !Devamı için iyi şanslar!
but/by/hedef, amaçİsimMon but est de devenir médecin.Hedefim doktor olmak.
Ça vaut la peine/sa vo la pɛn/Buna değerKalıpEssaie, ça vaut la peine.Dene, buna değer.
chance (futur)/ʃɑ̃s/şansİsimJ'ai eu beaucoup de chance.Çok şansım vardı.
choix/ʃwa/seçimİsimC'est un choix difficile.Zor bir seçim.
compter sur/kɔ̃.te syʁ/güvenmek, dayanmakFiilTu peux compter sur moi.Bana güvenebilirsin.
concret/kɔ̃.kʁɛ/somutSıfatDonne-moi un exemple concret.Bana somut bir örnek ver.
décision/de.si.zjɔ̃/kararİsimC'est une grande décision.Büyük bir karar.
défi/de.fi/meydan okumaİsimC'est un grand défi pour moi.Benim için büyük bir meydan okuma.
déterminé/de.tɛʁ.mi.ne/kararlıSıfatJe suis déterminé à réussir.Başarmaya kararlıyım.
doute/dut/şüpheİsimJ'ai un doute sur ce choix.Bu seçim konusunda şüphem var.
effort/e.fɔʁ/çabaİsimFais un effort !Bir çaba göster!
en attendant/ɑ̃.n‿a.tɑ̃.dɑ̃/beklerken, o ana kadarBağlaçEn attendant, on peut commencer.Beklerken başlayabiliriz.
envisager/ɑ̃.vi.za.ʒe/düşünmek (gelecek)FiilJ'envisage de déménager.Taşınmayı düşünüyorum.
espérer/ɛs.pe.ʁe/ummakFiilJ'espère réussir cet examen.Bu sınavı başarmayı umuyorum.
étape/e.tap/aşamaİsimC'est la première étape.Bu ilk aşama.
évoluer/e.vɔ.lɥe/gelişmekFiilMa situation évolue bien.Durumum iyi gelişiyor.
lancer/lɑ̃.se/başlatmakFiilOn lance une start-up.Bir start-up başlatıyoruz.
mois prochain/mwa pʁɔ.ʃɛ̃/gelecek ayİsimLe mois prochain, je commence.Gelecek ay başlıyorum.
motivation/mɔ.ti.va.sjɔ̃/motivasyonİsimGarde ta motivation !Motivasyonunu koru!
occasion/ɔ.ka.zjɔ̃/fırsat, vesileİsimProfite de cette occasion !Bu fırsatı değerlendir!
On verra bien/ɔ̃ vɛ.ʁa bjɛ̃/Göreceğiz bakalımKalıpOn verra bien comment ça se passe.Nasıl olacağını göreceğiz.
opportunité/ɔ.pɔʁ.ty.ni.te/fırsatİsimC'est une belle opportunité.Güzel bir fırsat.
optimiste/ɔp.ti.mist/iyimserSıfatReste optimiste pour l'avenir.Gelecek için iyimser kal.
possible/pɔ.sibl/mümkünSıfatC'est tout à fait possible.Tamamen mümkün.
prévoir/pʁe.vwaʁ/öngörmek, planlamakFiilJe prévois de partir en mai.Mayısta gitmeyi planlıyorum.
priorité/pʁi.jɔ.ʁi.te/öncelikİsimMa priorité, c'est la famille.Önceliğim aile.
progrès/pʁɔ.ɡʁɛ/ilerlemeİsimTu fais des progrès en français.Fransızcada ilerleme kaydediyorsun.
progresser/pʁɔ.ɡʁɛ.se/ilerlemekFiilJe progresse en français.Fransızcam ilerliyor.
réaliser/ʁe.a.li.ze/gerçekleştirmekFiilJe vais réaliser mon rêve.Hayalimi gerçekleştireceğim.
réaliste/ʁe.a.list/gerçekçiSıfatSois réaliste avec tes plans.Planlarınla gerçekçi ol.
rendez-vous (futur)/ʁɑ̃.de vu/randevu (gelecek)İsimOn a un rendez-vous demain.Yarın randevumuz var.
rêve (futur)/ʁɛv/hayalİsimC'est le rêve de ma vie.Hayatımın hayali bu.
rêver/ʁɛ.ve/hayal kurmakFiilJe rêve d'habiter à Paris.Paris'te yaşamayı hayal ediyorum.
risque/ʁisk/riskİsimC'est un risque calculé.Hesaplanmış bir risk.
semaine prochaine/sə.mɛn pʁɔ.ʃɛn/gelecek haftaİsimLa semaine prochaine, on déménage.Gelecek hafta taşınıyoruz.
si jamais/si ʒa.mɛ/eğer bir günBağlaçSi jamais tu viens, préviens-moi.Bir gün gelirsen, haber ver.
Si tout va bien/si tu va bjɛ̃/Her şey yolundaysaKalıpSi tout va bien, j'arrive samedi.Her şey yolundaysa Cumartesi geliyorum.
souhait/swɛ/istek, dilekİsimFais un souhait !Bir dilek tut!
succès/syk.sɛ/başarıİsimC'est un grand succès.Büyük bir başarı.
tenter/tɑ̃.te/denemek, kalkışmakFiilJe vais tenter ma chance.Şansımı deneyeceğim.
un jour/œ̃ ʒuʁ/bir günİfadeUn jour, j'irai au Japon.Bir gün Japonya'ya gideceğim.
à condition que/a kɔ̃.di.sjɔ̃ kə/... şartıylaBağlaçJe viens, à condition que tu sois là.Sen orada olman şartıyla gelirim.
à court terme/a kuʁ tɛʁm/kısa vadedeİfadeÀ court terme, c'est dur.Kısa vadede zor.
À tes souhaits/a te swɛ/Çok yaşa (hapşırma)KalıpÀ tes souhaits ! — Merci.Çok yaşa! — Sağ ol.
À voir/a vwaʁ/GörürüzKalıpC'est à voir, on en reparle.Görürüz, sonra konuşuruz.
aboutir/a.bu.tiʁ/sonuçlanmakFiilLe projet a abouti.Proje sonuçlandı.
accomplir/a.kɔ̃.pliʁ/tamamlamakFiilJ'ai accompli ma mission.Görevimi tamamladım.
aspiration/as.pi.ʁa.sjɔ̃/arzu, özlemİsimMon aspiration est l'indépendance.Özlemim bağımsızlık.
challenge/ʃa.lɑ̃ʒ/challengeİsimJ'aime relever les challenges.Challenge'lara girmeyi severim.
cible/sibl/hedef (somut)İsimNotre cible : 10 000 abonnés.Hedefimiz: 10.000 abone.
délai/de.lɛ/süre, vadeİsimLe délai est court.Süre kısa.
Demain est un autre jour/də.mɛ̃ ɛ tœ̃.n‿otʁ ʒuʁ/Yarın yeni bir gündürKalıpNe t'inquiète pas, demain est un autre jour.Endişelenme, yarın yeni bir gün.
détermination/de.tɛʁ.mi.na.sjɔ̃/kararlılıkİsimAvec détermination, tu réussiras.Kararlılıkla başaracaksın.
échéance/e.ʃe.ɑ̃s/son tarihİsimL'échéance approche.Son tarih yaklaşıyor.
élaborer/e.la.bɔ.ʁe/oluşturmakFiilIl faut élaborer un plan.Bir plan oluşturmak gerek.
en route/ɑ̃ ʁut/yola çıkıldıİfadeEn route vers de nouveaux défis !Yeni meydan okumalara doğru!
engagement/ɑ̃.ɡaʒ.mɑ̃/taahhütİsimC'est un engagement sérieux.Ciddi bir taahhüt.
entreprendre/ɑ̃.tʁə.pʁɑ̃dʁ/girişmekFiilJ'ai entrepris des études.Bir öğrenime giriştim.
éventuel/e.vɑ̃.tɥɛl/olası, ihtimal dahiliSıfatUn éventuel déménagement.Olası bir taşınma.
évolution/e.vɔ.ly.sjɔ̃/gelişimİsimL'évolution est rapide.Gelişim hızlı.
ferme/fɛʁm/kararlı, sıkıSıfatUne décision ferme.Kararlı bir karar.
fixer/fik.se/belirlemekFiilFixons une date ensemble.Birlikte bir tarih belirleyelim.
flou/flu/belirsiz, bulanıkSıfatMes idées sont encore floues.Fikirlerim hâlâ belirsiz.
fonder/fɔ̃.de/kurmakFiilIl veut fonder une famille.Bir aile kurmak istiyor.
futur (adj)/fy.tyʁ/gelecektekiSıfatMa future maison sera grande.Gelecekteki evim büyük olacak.
horizon/ɔ.ʁi.zɔ̃/ufukİsimDe nouveaux horizons s'ouvrent.Yeni ufuklar açılıyor.
Il n'est jamais trop tard/il nɛ ʒa.mɛ tʁo taʁ/Asla geç değildirKalıpIl n'est jamais trop tard pour rêver.Hayal kurmak için asla geç değildir.
inspiration/ɛ̃s.pi.ʁa.sjɔ̃/ilhamİsimTu es mon inspiration.Sen ilham kaynağımsın.
investissement/ɛ̃.vɛs.tis.mɑ̃/yatırımİsimC'est un investissement à long terme.Uzun vadeli bir yatırım.
Je croise les doigts/ʒə kʁwaz le dwa/Şans diliyorumKalıpPour ton examen, je croise les doigts !Sınavın için şans diliyorum!
lendemain/lɑ̃.də.mɛ̃/ertesi gün, sonrasıİsimOn verra le lendemain.Ertesini göreceğiz.
parcours/paʁ.kuʁ/yol, güzergâhİsimMon parcours professionnel.Mesleki yolculuğum.
persévérant/pɛʁ.se.ve.ʁɑ̃/sebatkarSıfatSois persévérant !Sebatkar ol!
perspective/pɛʁs.pɛk.tiv/perspektifİsimC'est une belle perspective.Güzel bir perspektif.
pessimiste/pɛ.si.mist/kötümserSıfatNe sois pas si pessimiste !Bu kadar kötümser olma!
pourvu que/puʁ.vy kə/... olsa yeterBağlaçPourvu que ça marche !Çalışsa yeter!
prioritaire/pʁi.jɔ.ʁi.tɛʁ/öncelikliSıfatC'est la tâche prioritaire.Öncelikli görev bu.
projeter/pʁɔ.ʒə.te/tasarlamakFiilOn projette un voyage en Asie.Asya'ya bir yolculuk tasarlıyoruz.
renoncer/ʁə.nɔ̃.se/vazgeçmekFiilNe renonce pas à ton rêve.Hayalinden vazgeçme.
reporter/ʁə.pɔʁ.te/ertelemekFiilOn reporte le rendez-vous.Randevuyu erteliyoruz.
résolution/ʁe.zɔ.ly.sjɔ̃/karar (yeni yıl)İsimMes résolutions du Nouvel An.Yılbaşı kararlarım.
se risquer/sə ʁis.ke/göze almakFiilRisque-toi à changer ta vie !Hayatını değiştirmeyi göze al!
sur la bonne voie/syʁ la bɔn vwa/doğru yoldaİfadeTu es sur la bonne voie.Doğru yoldasın.
ténacité/te.na.si.te/azim, sebatİsimTout est question de ténacité.Her şey azim meselesi.
tôt ou tard/to u taʁ/er ya da geçİfadeTôt ou tard, ça arrivera.Er ya da geç olacak.
Tous mes voeux/tu me vø/En iyi dileklerimKalıpTous mes voeux pour 2026 !2026 için en iyi dileklerim!
transformation/tʁɑ̃s.fɔʁ.ma.sjɔ̃/dönüşümİsimUne grande transformation a eu lieu.Büyük bir dönüşüm gerçekleşti.
voeu/vø/dilekİsimMes meilleurs voeux pour cette année.Bu yıl için en iyi dileklerim.
aboutissement/a.bu.tis.mɑ̃/sonuca varmaİsimC'est l'aboutissement de mes efforts.Çabamın sonucu.
abstrait/abs.tʁɛ/soyutSıfatTon plan est trop abstrait.Planın çok soyut.
audacieux/o.da.sjø/cesur, atakSıfatSois audacieux dans tes choix.Seçimlerinde cesur ol.
coûte que coûte/kut kə kut/ne pahasına olursa olsunİfadeJe réussirai, coûte que coûte.Ne pahasına olursa başaracağım.
Croisons les doigts/kʁwa.zɔ̃ le dwa/Şans dileyelimKalıpCroisons les doigts pour le résultat.Sonuç için şans dileyelim.
date butoir/dat by.twaʁ/son teslim tarihiİsimLa date butoir est lundi.Son teslim Pazartesi.
feuille de route/fœj də ʁut/yol haritasıİsimVoici notre feuille de route.İşte yol haritamız.
idéaliste/i.de.a.list/idealistSıfatIl est trop idéaliste.Çok idealist.
incertitude/ɛ̃.sɛʁ.ti.tyd/belirsizlikİsimIl y a beaucoup d'incertitude.Çok belirsizlik var.
Inch'Allah/in.ʃa.la/İnşallahKalıpOn se voit demain, inch'Allah.Yarın görüşürüz, inşallah.
irréaliste/i.ʁe.a.list/gerçekçi olmayanSıfatTon objectif est irréaliste.Hedefin gerçekçi değil.
jour J/ʒuʁ ʒi/jour J, büyük günİsimC'est le jour J demain !Yarın büyük gün!
liste de souhaits/list də swɛ/dilek listesiİsimMa liste de souhaits pour 2026.2026 için dilek listem.
persévérance/pɛʁ.se.ve.ʁɑ̃s/azimİsimLa persévérance paie.Azim öder.
résolu/ʁe.zɔ.ly/azimliSıfatIl est résolu à partir.Gitmeye azimli.
résolution du Nouvel An/ʁe.zɔ.ly.sjɔ̃ dy nu.vɛl ɑ̃/yılbaşı kararıİsimQuelle est ta résolution du Nouvel An ?Yılbaşı kararın ne?
rêveur/ʁɛ.vœʁ/hayalperest (er.)İsimC'est un grand rêveur.Büyük bir hayalperest.
rêveuse/ʁɛ.vøz/hayalperest (di.)İsimUne douce rêveuse.Tatlı bir hayalperest.
utopique/y.tɔ.pik/ütopikSıfatC'est un projet utopique.Ütopik bir proje.
mordicus/mɔʁ.di.kys/inatlaİfadeIl y croit mordicus.Buna inatla inanıyor.

Spor & Sağlık

115 kelime
FransızcaTürkçeÖrnek cümle
actif (sport)/ak.tif/aktifSıfatMon père reste très actif.Babam çok aktif kalıyor.
antibiotique/ɑ̃.ti.bjɔ.tik/antibiyotikİsimJe prends des antibiotiques.Antibiyotik kullanıyorum.
Bon courage !/bɔ̃ ku.ʁaʒ/Kolay gelsin!KalıpBon courage pour ton entraînement !Antrenmanın için kolay gelsin!
club/klœb/kulüpİsimJe suis membre d'un club de tennis.Bir tenis kulübü üyesiyim.
compétition/kɔ̃.pe.ti.sjɔ̃/müsabakaİsimLa compétition est dimanche.Müsabaka Pazar günü.
consulter (médecin)/kɔ̃.syl.te/doktora görünmekFiilVa consulter un médecin.Bir doktora görün.
en bonne santé/ɑ̃ bɔn sɑ̃.te/sağlıklıSıfatReste en bonne santé !Sağlıklı kal!
en forme/ɑ̃ fɔʁm/formdaSıfatTu as l'air en forme !Formda görünüyorsun!
en pleine forme/ɑ̃ plɛn fɔʁm/tam formdaİfadeJe suis en pleine forme aujourd'hui.Bugün tam formdayım.
entraînement/ɑ̃.tʁɛn.mɑ̃/antrenmanİsimL'entraînement dure deux heures.Antrenman iki saat sürüyor.
équilibré/e.ki.li.bʁe/dengeliSıfatUne alimentation équilibrée.Dengeli bir beslenme.
forme/fɔʁm/formİsimJe suis en pleine forme.Tam formundayım.
maigrir/mɛ.ɡʁiʁ/zayıflamakFiilJ'ai maigri de 5 kilos.5 kilo zayıfladım.
mal de dos/mal də do/sırt ağrısıİsimJ'ai un mal de dos terrible.Korkunç bir sırt ağrım var.
mal de tête/mal də tɛt/baş ağrısıİsimJ'ai un mal de tête.Başım ağrıyor.
mal de ventre/mal də vɑ̃tʁ/karın ağrısıİsimElle a mal au ventre.Karnı ağrıyor.
même si/mɛm si/olsa bileBağlaçJe m'entraîne même si je suis fatigué.Yorgun olsam bile antrenman yapıyorum.
muscle/myskl/kasİsimJ'ai mal aux muscles.Kaslarım ağrıyor.
musculation/mys.ky.la.sjɔ̃/kas çalışmasıİsimJe fais de la musculation.Kas çalışıyorum.
ordonnance médicale/ɔʁ.dɔ.nɑ̃s me.di.kal/reçeteİsimLe médecin m'a donné une ordonnance.Doktor bana reçete verdi.
pousser/pu.se/itmekFiilPousse plus fort sur les jambes !Bacaklarına daha çok yüklen!
récupérer/ʁe.ky.pe.ʁe/iyileşmek, dinlenmekFiilRécupère bien avant le match.Maçtan önce iyi dinlen.
régime/ʁe.ʒim/diyet, rejimİsimJe suis au régime.Diyetteyim.
s'échauffer/se.ʃo.fe/ısınmakFiilÉchauffe-toi avant de courir.Koşmadan önce ısın.
s'entraîner/sɑ̃.tʁɛ.ne/antrenman yapmakFiilJe m'entraîne trois fois par semaine.Haftada üç kez antrenman yapıyorum.
sain/sɛ̃/sağlıklı (hayat)SıfatUne vie saine et active.Sağlıklı ve aktif bir hayat.
salle de sport/sal də spɔʁ/spor salonuİsimLa salle de sport est juste à côté.Spor salonu hemen yanda.
se blesser/sə blɛ.se/yaralanmakFiilJe me suis blessé au genou.Dizimden yaralandım.
se faire mal/sə fɛʁ mal/canı yanmakFiilJe me suis fait mal au dos.Sırtımı incittim.
séance/se.ɑ̃s/seansİsimUne séance de yoga par semaine.Haftada bir yoga seansı.
Soigne-toi bien/swaɲ twa bjɛ̃/Kendine iyi bakKalıpSoigne-toi bien et repose-toi.Kendine iyi bak ve dinlen.
sportif (état)/spɔʁ.tif/sportmen, atletikSıfatMa sœur est très sportive.Kız kardeşim çok sportmen.
tirer/ti.ʁe/çekmekFiilTire la barre vers toi.Bara kendine doğru çek.
urgence/yʁ.ʒɑ̃s/acilİsimVa aux urgences !Acile git!
vaccin/vak.sɛ̃/aşıİsimLe vaccin contre la grippe est gratuit.Grip aşısı ücretsiz.
victoire/vik.twaʁ/galibiyetİsimQuelle belle victoire !Ne güzel bir galibiyet!
À tes/vos souhaits/a te swɛ/Çok yaşaKalıp— Atchoum ! — À tes souhaits.— Hapşu! — Çok yaşa.
arbitre/aʁ.bitʁ/hakemİsimL'arbitre a sifflé.Hakem düdük çaldı.
articulation/aʁ.ti.ky.la.sjɔ̃/eklemİsimMes articulations me font mal.Eklemlerim ağrıyor.
au fur et à mesure/o fyʁ‿e a mə.zyʁ/adım adım, peyderpeyBağlaçTu progresses au fur et à mesure.Adım adım ilerliyorsun.
au top/o tɔp/tepe noktadaİfadeMa forme est au top.Formum tepe noktada.
avaler/a.va.le/yutmakFiilAvale ce comprimé avec de l'eau.Bu hapı suyla yut.
Bonne récup !/bɔn ʁe.kyp/İyi dinlenmeler!KalıpBonne récup après ce gros match !Bu büyük maçtan sonra iyi dinlenmeler!
cabinet médical/ka.bi.nɛ me.di.kal/doktor muayenehanesiİsimLe cabinet médical est ouvert.Muayenehane açık.
cardio/kaʁ.djo/kardiyoİsimJe fais 30 minutes de cardio.30 dakika kardiyo yapıyorum.
coach/koʃ/koçİsimMon coach est très exigeant.Koçum çok talepkâr.
courbature/kuʁ.ba.tyʁ/kas ağrısıİsimJ'ai des courbatures partout.Her yerimde kas ağrısı var.
crevé/kʁə.ve/bitkin (argo)SıfatJe suis crevé après le sport.Spordan sonra bitkinim.
douloureux/du.lu.ʁø/ağrılıSıfatUne blessure douloureuse.Ağrılı bir yara.
du fait de/dy fɛ də/olduğundan, nedeniyleBağlaçDu fait du sport, je vais mieux.Spor nedeniyle daha iyiyim.
échauffement/e.ʃof.mɑ̃/ısınmaİsimL'échauffement est essentiel.Isınma şart.
entorse/ɑ̃.tɔʁs/burkulmaİsimJ'ai une entorse à la cheville.Bileğimde burkulma var.
essoufflé/e.su.fle/soluk soluğaSıfatJe suis essoufflé après les escaliers.Merdivenlerden sonra soluk soluğa.
éternuer/e.tɛʁ.nɥe/hapşırmakFiilCouvre-toi quand tu éternues.Hapşırırken kapat.
étirement/e.tiʁ.mɑ̃/esnemeİsimQuelques étirements après le sport.Spordan sonra birkaç esneme.
expirer/ɛks.pi.ʁe/nefes vermekFiilExpire doucement par la bouche.Ağzından yavaşça nefes ver.
fitness/fit.nɛs/fitnessİsimCours de fitness le mardi.Salı günleri fitness dersi.
fracture/fʁak.tyʁ/kırıkİsimUne fracture du poignet.El bileği kırığı.
glisser/ɡli.se/kaymakFiilAttention, ça glisse !Dikkat, kayıyor!
grossir/ɡʁo.siʁ/kilo almakFiilJe grossis facilement en hiver.Kışın kolayca kilo alırım.
guéri/ɡe.ʁi/iyileşmişSıfatJe suis enfin guéri.Nihayet iyileştim.
inspirer (resp)/ɛ̃s.pi.ʁe/nefes almakFiilInspire profondément.Derin nefes al.
kiné/ki.ne/fizyo (kısaltma)İsimJ'ai un kiné lundi.Pazartesi fizyom var.
le ventre vide/lə vɑ̃tʁ vid/aç karnınaİfadeNe cours pas le ventre vide !Aç karnına koşma!
maillot/ma.jo/forma, mayoİsimLe maillot de l'équipe est rouge.Takımın forması kırmızı.
musclé/mys.kle/kaslıSıfatIl est très musclé.Çok kaslı.
pansement/pɑ̃s.mɑ̃/sargı, bandajİsimMets un pansement sur le doigt.Parmağa bir sargı koy.
par manque de/paʁ mɑ̃k də/yetersizliğindenBağlaçPar manque de temps, je ne cours pas.Zaman yetersizliğinden koşmuyorum.
piqûre/pi.kyʁ/iğne, enjeksiyonİsimL'infirmière a fait une piqûre.Hemşire iğne yaptı.
plonger/plɔ̃.ʒe/dalmakFiilPlongeons dans la piscine !Havuza dalalım!
prescription/pʁɛs.kʁip.sjɔ̃/tıbbi reçeteİsimLa prescription est valable un mois.Reçete bir ay geçerli.
prescrire/pʁɛs.kʁiʁ/reçete yazmakFiilLe médecin a prescrit des antibiotiques.Doktor antibiyotik yazdı.
Prompt rétablissement/pʁɔ̃ ʁe.ta.blis.mɑ̃/Acil şifalarKalıpPrompt rétablissement à ton frère !Erkek kardeşine acil şifalar!
raide/ʁɛd/kaskatıSıfatMon dos est raide.Sırtım kaskatı.
remise en forme/ʁə.miz‿ɑ̃ fɔʁm/forma girmeİsimProgramme de remise en forme.Forma girme programı.
Reposez-vous bien/ʁə.po.ze vu bjɛ̃/İyi dinleninKalıpReposez-vous bien ce week-end.Bu hafta sonu iyi dinlenin.
rétabli/ʁe.ta.bli/iyileşmiş, toparlanmışSıfatIl est totalement rétabli.Tamamen toparlanmış.
rythme cardiaque/ʁitm kaʁ.djak/kalp ritmiİsimSurveille ton rythme cardiaque.Kalp ritmini izle.
s'étirer/se.ti.ʁe/esnemekFiilÉtirez-vous après le sport.Spordan sonra esneyin.
salle d'attente/sal da.tɑ̃t/bekleme salonuİsimAsseyez-vous en salle d'attente.Bekleme salonunda oturun.
soulever/sul.ve/kaldırmakFiilSoulève des poids légers d'abord.Önce hafif ağırlıklar kaldır.
souple/supl/esnek (vücut)SıfatElle est très souple.Çok esnek.
sueur/sɥœʁ/terİsimÀ la sueur de mon front.Alnımın teri ile.
survêtement/syʁ.vɛt.mɑ̃/eşofmanİsimMets ton survêtement noir.Siyah eşofmanını giy.
tapis (sport)/ta.pi/matİsimÉtale ton tapis de yoga.Yoga matını ser.
Tenir la forme/tə.niʁ la fɔʁm/Formda kalmakKalıpComment tenir la forme à 50 ans ?50 yaşında nasıl formda kalınır?
transpirer/tʁɑ̃s.pi.ʁe/terlemekFiilJe transpire beaucoup au sport.Sporda çok terliyorum.
vacciner/vak.si.ne/aşılamakFiilFaites-vous vacciner contre la grippe.Grip aşısı olun.
vu que/vy kə/... ye göre, ... olduğundanBağlaçVu que je suis blessé, je m'arrête.Yaralı olduğumdan duruyorum.
à bout de souffle/a bu də sufl/soluğu tükenmişİfadeJe suis à bout de souffle.Soluğum tükendi.
à la diète/a la djɛt/diyetteİfadeJe suis à la diète depuis lundi.Pazartesiden beri diyetteyim.
Allez, on respire/a.le ɔ̃ ʁɛs.piʁ/Hadi nefes alalımKalıpAllez, on respire et on continue.Hadi nefes alalım ve devam.
coup de barre/ku də baʁ/enerji düşmesiİfadeJ'ai un coup de barre vers 15h.Saat 15'e doğru enerjim düşüyor.
courbatu/kuʁ.ba.ty/kasları ağrıyanSıfatJe suis tout courbatu.Her yerim ağrıyor.
diète/djɛt/diyet (sıkı)İsimUne diète stricte.Sıkı bir diyet.
enflé/ɑ̃.fle/şişmişSıfatMon pied est tout enflé.Ayağım tamamen şişmiş.
éternuement/e.tɛʁ.ny.mɑ̃/hapşırmaİsimUn éternuement bruyant.Gürültülü bir hapşırma.
foulée/fu.le/adım (koşu)İsimAllonge ta foulée.Adımını uzat.
foulure/fu.lyʁ/incinme, ezilmeİsimUne foulure au pouce.Başparmakta incinme.
haltère/al.tɛʁ/dambılİsimSoulève des haltères légers.Hafif dambıllar kaldır.
hors-forme/ɔʁ fɔʁm/formsuzİfadeJe me sens hors-forme cette semaine.Bu hafta formsuzum.
kinésithérapeute/ki.ne.zi.te.ʁa.pøt/fizyoterapistİsimLe kinésithérapeute me soigne.Fizyoterapist beni tedavi ediyor.
minceur/mɛ̃.sœʁ/incelikİsimUn programme minceur.Bir incelik programı.
Plus jamais ça/ply ʒa.mɛ sa/Bir daha aslaKalıpCette blessure ? Plus jamais ça !Bu sakatlık mı? Bir daha asla!
pommade/pɔ.mad/merhemİsimMets de la pommade sur la plaie.Yaraya merhem sür.
pulsation/pyl.sa.sjɔ̃/nabız atışıİsimCompte tes pulsations.Nabız atışlarını say.
Sans douleur, sans gain/sɑ̃ du.lœʁ sɑ̃ ɡɛ̃/Acı yoksa kazanç yokKalıpAllez, sans douleur, sans gain !Hadi, acı yoksa kazanç yok!
Sport, c'est la vie/spɔʁ sɛ la vi/Spor hayattırKalıpPour moi, le sport, c'est la vie.Benim için spor hayattır.
suer/sɥe/terlemek (argo)FiilOn sue à grosses gouttes.Boncuk boncuk terliyoruz.
tendon/tɑ̃.dɔ̃/tendonİsimLe tendon d'Achille.Aşil tendonu.
tonique/tɔ.nik/dinç, tonikSıfatJe me sens tonique le matin.Sabahları dinç hissediyorum.
transpiration/tʁɑ̃s.pi.ʁa.sjɔ̃/terlemeİsimLa transpiration est normale.Terleme normal.
endolori/ɑ̃.dɔ.lɔ.ʁi/sızlayan, sızılıSıfatMon bras est endolori.Kolum sızlıyor.
jeu, set et match/ʒø sɛt e matʃ/oyun, set ve maç (tns)İfadeJeu, set et match pour Federer.Federer için oyun, set ve maç.
Mens sana in corpore sano/mɛns sa.na in kɔʁ.pɔ.ʁe sa.no/Sağlam kafa sağlam bedendeKalıpComme on dit : mens sana in corpore sano.Derler ki: sağlam kafa sağlam bedende.

Bu aramaya uyan kelime yok. Farklı bir kelime deneyin ya da tema seçimini “Tümü” yapın.

Sık sorulanlar

A2 kelime çalışması hakkında.

A2 seviyesi için kaç kelime bilmek gerekir?

A2 için genellikle 1.500–1.800 kelimelik bir dağarcık öngörülür. Bu sayfadaki liste 1.731 kelime; A2’nin tamamını kapsıyor.

A1 kelimeleri bu listede var mı?

Hayır, bu liste sadece A2 kelimelerinden oluşuyor — tekrar olmasın diye A1 kelimeleri ayrı sayfada duruyor. Yeni başlıyorsanız önce A1 listesinden geçin.

Oturum kartı sınavı için bu liste yeterli mi?

Kelime tarafı için büyük ölçüde yeterli. Ama TCF/TEF gibi sınavlarda kelimenin yanında dinleme ve konuşma pratiği de ölçülüyor; tek başına kelime listesi sınav hazırlığı yerine geçmiyor.

Kelimeler aklında kalmıyor mu?

Çoğu zaman sorun hafızada değil, çalışma biçiminde. Nasıl çalıştığınızı yazın; size uygun bir düzen önereyim. Düzenli çalışmak isterseniz 15 dakikalık tanışma görüşmesi ücretsiz.