Plus-que-parfait (miş’li geçmişin öncesi)
Le plus-que-parfait
Geçmişteki bir olaydan DAHA ÖNCE olmuş bir olayı anlatır. “avoir/être” imparfait + geçmiş ortaç ile kurulur.
Plus-que-parfait, geçmişteki bir olaydan daha önce olmuş bir olayı anlatır — Türkçedeki “-mıştı” karşılığıdır. Kuruluşu: avoir ya da être fiilinin imparfait çekimi + participe passé. J’avais mangé (yemiştim), Il était parti (gitmişti), Elle s’était levée. Yardımcı fiil seçimi ve ortacın uyumu passé composé’deki kurallarla birebir aynıdır. Kullanım alanı üçtür: iki geçmiş olay arasında sıra kurmak (Quand je suis arrivé, il était déjà parti), dolaylı anlatımda geçmişin geçmişini taşımak (Il a dit qu’il avait fini) ve si ile gerçekleşmemiş koşulu kurmak (Si j’avais su…).
Kuralı değil, kullanımı gör.
Quand je suis arrivé, il était déjà parti.
Ben vardığımda o çoktan gitmişti.
Elle avait fini avant midi.
Öğleden önce bitirmişti.
Nous avions déjà mangé.
Zaten yemiştik.
Sık yapılan hata
Türkçedeki “-mişti” yapısının tam karşılığıdır; bu benzerlik konuyu Türk öğrenciler için kolaylaştırır.
Plus-que-parfait (miş’li geçmişin öncesi) — PDF
Konunun tamamı, tablolar ve alıştırmalarla birlikte. Üyelik yok, e-posta yok, ücret yok: doğrudan açılır.
Bu PDF'i aç ↓Bir de alıştırmaları var.
Konu anlatımı bilineni pekiştirmez, alıştırma pekiştirir. Sitede 62 konu anlatımının yanında 31 konuda 280 çalışma kâğıdı daha var — çalışma kâğıtları e-posta istenmeden doğrudan iner.
Alıştırmalara git → Hangi sırayla çalışayım?Bu konuda en çok sorulanlar.
“déjà” neden bu zamanla bu kadar sık geçiyor?
Çünkü plus-que-parfait zaten “önceden olmuş” anlamı taşır ve déjà bunu vurgular: Quand je suis arrivé, il était déjà parti. Aynı işi gören öteki sözcükler: avant, auparavant, la veille (bir gün önce), quelques jours plus tôt. Bu sözcükler zorunlu değildir; zaman kendi başına da sırayı kurar.
“Si j’avais su” kalıbı ne anlama geliyor?
“Bilseydim” demektir ve gerçekleşmemiş, artık değiştirilemeyecek bir koşulu anlatır. Ana cümlede conditionnel passé gelir: Si j’avais su, je ne serais pas venu (bilseydim gelmezdim). Bu, üçüncü tip şart cümlesidir ve pişmanlık bildirir. Tek başına Si j’avais su ! ünlemi de sık kullanılır.
Dolaylı anlatımda hangi zamanın yerine geçer?
Aktarılan cümle passé composé ya da imparfait ise, ana fiil geçmişte olduğunda plus-que-parfait’ye kayar: « J’ai fini » → Il a dit qu’il avait fini. Aynı biçimde « J’étais malade » → Il a dit qu’il avait été malade ya da bağlama göre était malade kalır. Bu kaymaya zaman uyumu (concordance des temps) denir.
Türkçedeki “-mıştı” ile tam olarak örtüşüyor mu?
Büyük ölçüde evet, ama Türkçe “-mıştı”yı duyulan geçmiş için de kullanır; Fransızca bu ayrımı yapmaz. Il était parti yalnızca sıra bildirir: bir başka geçmiş olaydan önce gitmişti. Duyum anlatmak için ayrı sözcükler gerekir: Il paraît qu’il était parti. Bu yüzden çeviri yaparken “önce mi oldu?” sorusuna bakmak, ek şekline bakmaktan daha güvenlidir.
Hangi seviyede öğrenilir ve nerede işe yarar?
B1 seviyesinin konusudur ve asıl değeri anlatıda ortaya çıkar: bir olayı anlatırken geriye dönüp arka planını vermeyi sağlar. DELF B1 ve B2 yazılı bölümünde geçmiş anlatısı istendiğinde, passé composé ve imparfait’nin yanına plus-que-parfait eklemek metnin düzeyini görünür biçimde yükseltir.
Bu konu hâlâ oturmadıysa, birlikte çalışalım.
PDF okumak bir yere kadar götürür. 15 dakikalık ücretsiz tanışma görüşmesinde seviyenizi belirliyor, tıkandığınız konuları tespit ediyoruz. Dersler görüntülü yapılıyor: online Fransızca özel ders sayfasında dersin nasıl işlediğini, B1 seviyede ne kadar sürede ilerlendiğini ve sık sorulanları bulabilirsiniz. Ankara'daysanız yüz yüze ders de mümkün.