Boyundaki İnek
Tahsin Tan · Le Regard Français
Bretonya'da adı ar vuoc'h'tu — “inek”. Oksitanya'da Latince signum'dan gelen bir kelimeyle anılırdı: lo senhal. Öğretmenlerin resmî raporlarında ise iki kelimeyle geçer: le symbole ya da le signe. Nesnenin kendisi okuldan okula değişirdi: bir tahta takunya, bir kiremit parçası, ipe geçirilmiş bir düğme, bazen gerçek bir inek boynuzu.
İşleyişi her yerde aynıydı. Sabah, öğretmen nesneyi ana dilinde konuşurken yakaladığı ilk çocuğa verirdi. Çocuk onu boynunda taşırdı. Kurtulmanın tek yolu, kendi dilinde konuşan başka bir çocuğu yakalayıp öğretmene bildirmekti. Nesne gün boyu sınıfta dolaşır, akşam kimin elinde kaldıysa ceza o çocuğa yazılırdı.
Cezanın asıl mekanizması sopa değildi. Çocuğu, kendi dilini konuşan arkadaşının muhbiri yapmaktı.
Pedagojik bir buluş olarak son derece etkilidir ve tam da bu yüzden rahatsız edicidir. Öğretmenin sürekli gözetim yapmasına gerek kalmaz; sınıf kendi kendini denetler. Ana dil teneffüste bile tehlikeli hale gelir — çünkü tehlike öğretmenden değil, yan sıradaki arkadaştan gelir.
Bir noktanın altını çizmek gerekir: le symbole'ü buyuran bir yasa ya da kararname yoktur; bakanlık genelgelerinde adı geçmez. Onu bildiğimiz yer öğretmen anıları, müfettiş raporları ve sonradan kaydedilmiş öğrenci tanıklıklarıdır. Yani tepeden dayatılmış bir ceza sistemi değil, öğretmenden öğretmene aktarılan bir sınıf alışkanlığıydı. Böyle olması onu daha masum yapmaz; yalnızca daha yaygın yapar. Bitişi de şaşırtıcı derecede geçtir: Bretonya'da 1950'lere kadar süren örnekler tanıklıklarla kayıtlıdır.
Belçika'da uygulama daha erken sona erdi. Eğitim bakanı Jean-Joseph Thonissen 1885 tarihli genelgesiyle resmî okullarda signum kullanımını yasakladı; Katolik özel okullarında uygulamanın Birinci Dünya Savaşı'na kadar sürdüğü aktarılır.
Galler. Welsh Not: üzerinde “WN” harfleri kazılı tahta parçası; aynı ihbar zinciriyle el değiştirir.
İrlanda. Bata scóir (“çetele sopası”): İrlandaca konuşan çocuğun taşıdığı, her ihlalde üzerine bir çentik atılan çubuk.
Japonya / Okinawa. Hōgen fuda (方言札), “lehçe levhası”: yerel dili konuşan öğrencinin boynuna asılan tahta pano.
Bu paralellikler tesadüf değildir. On dokuzuncu yüzyılın ulus-devleti, sınırları içindeki dil çeşitliliğini idari bir arıza olarak gördü ve neredeyse aynı sınıf tekniğini birbirinden bağımsız olarak icat etti. Fransa'nın burada özel bir kötülüğü yoktur; özel bir ısrarı vardır.
Hesaplaşma çok geç geldi. Fransa, bölgesel dilleri anayasal düzeyde ilk kez 23 Temmuz 2008 tarihli değişiklikle tanıdı: 75-1. madde tek cümledir — Les langues régionales appartiennent au patrimoine de la France. Madde resmî statü vermez, eğitimde kullanım hakkı tanımaz; yalnızca varlıklarını kabul eder. Yine de bir devletin, iki yüzyıl silmeye çalıştığı şeyi anayasasına “miras” diye yazması küçük bir hareket değildir.