Eylülde Açılan Kapı
Tahsin Tan · Le Regard Français

Fransızcada eylül ayının bir başka adı vardır: la rentrée. Kelimesi kelimesine “geri dönüş” demektir, ama anlattığı şey tatilin bitişi değildir; bütün bir ülkenin aynı anda aynı ritme girmesidir. Bir takvimin milyonlarca insanı böyle hizalayabilmesi kendiliğinden olmadı. Arkasında iki yüzyıl süren, bugün çoğu unutulmuş bir kurma işi var.
Bu sayıyı hazırlarken en çok şaşırtan şey, Fransızcanın Fransa'da yayılma hızının ne kadar yavaş olduğuydu. 1794'te Devrim hükümeti ülkede kaç kişinin Fransızca bildiğini merak edip anket düzenledi; sonuç bugün bile insanı sarsıyor. Fransızca, Fransa'nın doğal dili değildi. Okulun ürünüydü — ve okul bu ürünü verirken elini hiç titretmedi.
Bir yanda parasız, zorunlu, laik okul. Öte yanda ana dilini konuşan çocuğun boynuna asılan nesne. İkisi de doğru.
Dosyanın merkezinde bu gerilim var. Bir yanda köylü çocuğuna okuma yazma öğreten, ona bir devletin kapısını aralayan kurum; öte yanda aynı okulun taşrada uyguladığı yöntem. Tarihi dürüst anlatmanın tek yolu, ikisini aynı sayfada tutmak.
Bir uyarı borçluyum. Bu dosyanın en meşhur görseli — okul duvarına asıldığı söylenen “yere tükürmek ve Bretonca konuşmak yasaktır” levhası — büyük ihtimalle hiç var olmadı. Buna karşılık Pireneler'de, Ayguatébia-Talau'daki bir okulun duvarında bugün hâlâ okunabilen gerçek bir yazı var: Parlez français, soyez propres. Duvarda gerçekten duran cümleyi yayımlıyoruz; uydurulmuş olanı değil.
Bu sayıda iki ada da yakından bakıyoruz: dünyanın en çok tanınan üniversite adlarından birini taşıyan Ardennes köyüne ve Galata'da dört yüzyıldır ders veren bir okula. İkisi de aynı şeyi gösteriyor: kurumlar geçicidir, adlar kalıcı. Eylül bu dergide her zaman bir açılış ayı olacak. Kapıyı açtık. Buyurun.