Üç Milyonluk Dil
Tahsin Tan · Le Regard Français


Ağustos 1790'da Fransa'nın dört bir yanındaki papazlara, avukatlara ve yerel meclis üyelerine kırk üç soruluk bir form gönderildi. Bölgenizde konuşulan dilin yazısı var mı? Vaazlar hangi dilde veriliyor? Ve daha politik olanı: bu dilin kaybolması bölge halkı için bir kayıp olur mu?
Formu gönderen, Emberménil papazı Henri Grégoire'dı. Cevaplar dört yılda toplandı. 4 Haziran 1794'te raporunu Konvansiyon'a sundu; başlığı dönemin diline uygun biçimde açıktı: yerel dilleri yok etmenin ve Fransızcanın kullanımını evrenselleştirmenin gerekliliği ve yolları üzerine rapor.
“Onu düzgün konuşanların sayısı üç milyonu aşmıyor ve muhtemelen doğru yazanların sayısı daha da azdır.”
Henri Grégoire, Konvansiyon'a rapor, 16 prairial an IIO tarihte Fransa'nın nüfusu yaklaşık yirmi sekiz milyondu: ülkenin ancak yüzde onu devletin dilini kusursuz kullanıyordu. Rapora göre yalnızca on beş kadar departmanda sadece Fransızca konuşuluyordu; geri kalanında Breton, Bask, Katalan, Oksitan, Alsas Almancası ve Flamanca hâlâ günlük hayatın diliydi. Bir ihtiyat kaydı gerekir: bunlar nüfus sayımı değil, gönüllü muhabirlerin izlenimlerinden çıkarılmış tahminlerdi. Tarihçiler kesinliği sorgular, büyüklük mertebesini kabul eder.
Devrim bu politikayı icat etmedi, devraldı. 1539'da I. François'nın imzaladığı Villers-Cotterêts kararnamesi adalet işlemlerinin en langage maternel françois et non autrement yazılmasını buyurmuştu. Farkı, hedefi mahkemeden alıp eve taşımasıydı: kararname noterin kalemine bakıyordu, rapor köylünün sofrasına. Aracı belliydi — okul.
1863–64'te Eğitim Bakanı Victor Duruy ikinci bir dil sayımı yaptırdı. Otuz sekiz milyonluk nüfusta yedi buçuk milyon kişinin Fransızca konuşmadığı sonucuna varıldı — beş kişiden biri.
İkinci sayım şunu gösterir: dil politikası kararnameyle yürümez. Yasalar 1539'dan beri Fransızca diyordu; Auvergne'de bir çiftçi 1863'te hâlâ Oksitanca konuşuyordu. Değişimi sınıf getirdi: 16 Haziran 1881 yasası ilköğretimi parasız, 28 Mart 1882 yasası altı-on üç yaş arasında zorunlu ve laik kıldı. İlk kez bütün çocuklar günün belli saatlerinde tek bir dilin içine girdi.