← Etimoloji · Kelimelerin Yolculuğu Kelime hikâyesi · № 04

„Asansör” kelimesinin kökeni

„Asansör”e adını 1867 Paris Fuarı verdi

Kısa cevap

asansör kelimesi Fransızca ascenseur sözcüğünden geliyor. Köken zinciri: Lat. ascendere → fr. ascenseur → asansör. Fransızcada ilk kayıt: 1867 — Léon Edoux, Paris Dünya Fuarı (tek eski kayıt: 1508, „binici”). Türkçeye girişi: 1890 — Servet-i Fünun dergisi.

FICHE ÉTYMOLOGIQUE · KELİME KÜNYESİ№ 04
DOĞRULANDI
asansör
Fransızcası: ascenseur
Fransızcada ilk1867 — Léon Edoux, Paris Dünya Fuarı (tek eski kayıt: 1508, „binici”)
Türkçede ilk1890 — Servet-i Fünun dergisi
KaynakCNRTL/TLFi (ascenseur), Nişanyan Sözlük, TDK Güncel Türkçe Sözlük
Hikâye

Kök, Latince ascendere: „yukarı çıkmak”. ascenseur biçimi eski Fransızcada 1508’de bir kez, „ata binen kişi, binici” anlamıyla görülür — sonra yüzyıllarca unutulur.

Kelimeye bugünkü hayatını veren, mühendis Léon Edoux’dur: 1867 Paris Dünya Fuarı’nda su basıncıyla çalışan kaldırma makinesini sergilerken ona ascenseur adını verdi. Makine fuarın gözde icatlarından oldu; ad da dile yerleşti.

Türkçedeki ilk kayıt 1890, Servet-i Fünun dergisi — yani kelime, icadın adı konduktan sadece 23 yıl sonra İstanbul’daydı.

Lat. ascendere (yukarı çıkmak)fr. ascenseur (Léon Edoux, 1867)asansör (Türkçe, 1890)

Kaynaklar: CNRTL/TLFi (ascenseur), Nişanyan Sözlük, TDK Güncel Türkçe Sözlük. Her köken bilgisi sözlük kaynaklarından doğrulanmıştır.

Başka kelimelerin yolculuğu

şoförKelime anlamı „ısıtan kişi”: ilk şoförler buharlı arabanın kazanını yakıyordu.Hikâyeyi oku → otobüsKelimenin anlam taşıyan kısımları zamanla düştü; elimizde Latince bir çekim eki kaldı.Hikâyeyi oku → ceketBiri köylü ayaklanması, biri örme zırh: iki rakip köken hikâyesi olan kelime.Hikâyeyi oku → tuvalet„Küçük bez” demekti; üç yüz yılda örtmece örtmece bugünkü anlamına yürüdü.Hikâyeyi oku → plajYunanca „eğimli” sıfatından: denize doğru eğimlenen kenar.Hikâyeyi oku → makyajİlk anlamı hırsız argosunda „iş çevirmek”ti; kelimeyi tiyatro kulisi akladı.Hikâyeyi oku → liseAdı, Aristoteles’in Atina’da ders verdiği Lykeion korusundan geliyor.Hikâyeyi oku → kravatKelime „Hırvat” demek: adı, bir süvari birliğinin boyunbağından geliyor.Hikâyeyi oku → restoranLokanta değil, „güç veren” bir et suyu demekti; adı bir çorbadan aldı.Hikâyeyi oku → sinemaYunanca „hareket” + „yazan”: Lumière’lerin cihaz adının kısalmış hâli.Hikâyeyi oku → duşKökü „su borusu”: kelime, İtalyan kaplıcalarından Montaigne’in günlüğüyle geldi.Hikâyeyi oku → taksiKelimenin dibinde Yunanca „vergi koymak” var; taksi aslında sayacın adı.Hikâyeyi oku → rujFransız için ruj bir renk adıdır; boya anlamı Türkçede tek başına kaldı.Hikâyeyi oku → vampirAvrupa’nın kan emici efsanesi, adını büyük olasılıkla bir Türk dilinden aldı.Hikâyeyi oku → krediBankacılık terimi sanılır; kökü, binlerce yıllık bir deyime çıkar: kalbini ortaya koymak.Hikâyeyi oku → elektrikPrizden gelen gücün adı, tespih taşı kehribarın Yunanca adından geliyor.Hikâyeyi oku → alarmİtalyanca „All’arme!” — „Silah başına!” Nara, zamanla zilin adı oldu.Hikâyeyi oku → dolarDünyanın parası, adını Bohemya’daki bir gümüş madeni vadisinden alıyor.Hikâyeyi oku → romanEdebiyat türü değil, „halkın konuştuğu Roma dili” — hikâye sonradan geldi.Hikâyeyi oku → aloFransa’ya ilk telefonlar Amerika’dan geldi; „hello” da yanında geldi.Hikâyeyi oku → NoelLatince „dies natalis”ten bugüne: bayramın adı, bir doğum gününün ta kendisi.Hikâyeyi oku → patronAzizden gemi kaptanına, terzi kalıbından işverene: hepsi aynı „baba”dan.Hikâyeyi oku → avukatMesleğin adı bir fiilden doğdu: mahkemeye yardıma çağırmak.Hikâyeyi oku → fotoğrafAdı bir gökbilimci koydu: phôs (ışık) + grapheús (yazan).Hikâyeyi oku →

Merak ettiğin başka bir kelime mi var?

Türkçedeki 5.731 Fransızca kökenli kelimenin hepsi sorgu aracında. Yeni hikâyeler de Instagram’da.