← Etimoloji · Kelimelerin Yolculuğu Kelime hikâyesi · № 17

„Ruj” kelimesinin kökeni

„Ruj” Fransızcada sadece „kırmızı” demek

Kısa cevap

ruj kelimesi Fransızca rouge sözcüğünden geliyor. Köken zinciri: Lat. ruber → Halk Lat. rubeus → fr. rouge → rouge à lèvres → ruj. Fransızcada ilk kayıt: 1130 dolayı „kırmızı”; 1579 „rouge d’Espagne” (allık). Türkçeye girişi: 1929 — Cumhuriyet gazetesi: „«ruj» denilen dudak boyası”.

FICHE ÉTYMOLOGIQUE · KELİME KÜNYESİ№ 17
DOĞRULANDI
ruj
Fransızcası: rouge
Fransızcada ilk1130 dolayı „kırmızı”; 1579 „rouge d’Espagne” (allık)
Türkçede ilk1929 — Cumhuriyet gazetesi: „«ruj» denilen dudak boyası”
KaynakCNRTL/TLFi (rouge), Nişanyan Sözlük, TDK Güncel Türkçe Sözlük
Hikâye

Latince ruber „kırmızı” demekti; halk Latincesindeki rubeus biçimi Fransızcada rouge oldu. Kelime 1130 dolayından beri kayıtlı ve Fransızcada bugün de her şeyden önce bir renk adıdır: kırmızı şarap vin rouge, kırmızı ışık feu rouge.

Makyaj anlamı 16. yüzyılda belirir: 1579’da hekim Ambroise Paré, rouge d’Espagne („İspanyol kırmızısı”) denen allığı kaydeder; 1606’da rouge à farder „sürülecek kırmızı” geçer. Bugün Fransız, dudak boyasına tam adıyla rouge à lèvres („dudak kırmızısı”) der.

Türkçe ise tamlamanın sadece ilk kelimesini aldı ve renk anlamını hiç almadı: 1929’da Cumhuriyet gazetesi „«ruj» denilen dudak boyası” diye tanıtır. Yani bir Fransıza „ruj” derseniz aklına önce boya değil, kırmızının kendisi gelir.

Lat. ruber (kırmızı)Halk Lat. rubeus (kızıl)fr. rouge (kırmızı, ~1130)rouge à lèvres (dudak kırmızısı)ruj (Türkçe, 1929)

Kaynaklar: CNRTL/TLFi (rouge), Nişanyan Sözlük, TDK Güncel Türkçe Sözlük. Her köken bilgisi sözlük kaynaklarından doğrulanmıştır.

Başka kelimelerin yolculuğu

vampirAvrupa’nın kan emici efsanesi, adını büyük olasılıkla bir Türk dilinden aldı.Hikâyeyi oku → krediBankacılık terimi sanılır; kökü, binlerce yıllık bir deyime çıkar: kalbini ortaya koymak.Hikâyeyi oku → elektrikPrizden gelen gücün adı, tespih taşı kehribarın Yunanca adından geliyor.Hikâyeyi oku → alarmİtalyanca „All’arme!” — „Silah başına!” Nara, zamanla zilin adı oldu.Hikâyeyi oku → dolarDünyanın parası, adını Bohemya’daki bir gümüş madeni vadisinden alıyor.Hikâyeyi oku → romanEdebiyat türü değil, „halkın konuştuğu Roma dili” — hikâye sonradan geldi.Hikâyeyi oku → aloFransa’ya ilk telefonlar Amerika’dan geldi; „hello” da yanında geldi.Hikâyeyi oku → NoelLatince „dies natalis”ten bugüne: bayramın adı, bir doğum gününün ta kendisi.Hikâyeyi oku → patronAzizden gemi kaptanına, terzi kalıbından işverene: hepsi aynı „baba”dan.Hikâyeyi oku → avukatMesleğin adı bir fiilden doğdu: mahkemeye yardıma çağırmak.Hikâyeyi oku → fotoğrafAdı bir gökbilimci koydu: phôs (ışık) + grapheús (yazan).Hikâyeyi oku → sürprizKelimenin asıl anlamı „baskın”: hoş sürpriz, tarihin en yeni icadı.Hikâyeyi oku → riskDeniz ticaretinin sigorta terimi; kökeni iki büyük ihtimal arasında.Hikâyeyi oku → alkolArapça al-kuḥl: göze çekilen sürme. İçkiye giden yol, bir damıtma imbiğinden geçer.Hikâyeyi oku → gazDilin en dürüst icadı: van Helmont yeni maddeye yeni kelime türetti ve bunu yazdı.Hikâyeyi oku → ekipKökünde Vikinglerin „skip”i (gemi) var; İngilizce „ship” ile akrabadır.Hikâyeyi oku → sporFransızcadan İngiltere’ye, orada spor olup Fransa’ya geri: gidiş-dönüş bir kelime.Hikâyeyi oku → onurDil Devrimi’nde „haysiyet”e karşılık diye benimsendi; aslı honneur.Hikâyeyi oku → normalLatince norma = gönye. Gönyeye uyan „düzgün”, uymayan „anormal” sayıldı.Hikâyeyi oku → kontrolContre + rôle: „karşı rulo”. Denetimin aslı, defteri kopyasıyla karşılaştırmak.Hikâyeyi oku → rolTekerlekten ruloya, rulodan sahneye: rol, replik kâğıdının adı.Hikâyeyi oku → barMüşteriyle içkiyi ayıran tezgâh çubuğu, mekânın kendisine ad oldu.Hikâyeyi oku → milyonİtalyanca büyütme ekiyle: mille + one. Kelimeyi Marco Polo meşhur etti.Hikâyeyi oku → pantolonBir azizden bir tiyatro karakterine, oradan bacağımıza: pantolonun yolculuğu.Hikâyeyi oku →

Merak ettiğin başka bir kelime mi var?

Türkçedeki 5.731 Fransızca kökenli kelimenin hepsi sorgu aracında. Yeni hikâyeler de Instagram’da.