← Etimoloji · Kelimelerin Yolculuğu Kelime hikâyesi · № 19

„Kredi” kelimesinin kökeni

„Kredi”nin en dibinde „kalp koymak” var

Kısa cevap

kredi kelimesi Fransızca crédit sözcüğünden geliyor. Köken zinciri: *ḱred-dʰeh₁- → Lat. credere → Lat. creditum → fr. crédit → kredi. Fransızcada ilk kayıt: 1489-91 „itibar” (Commynes); „vendre à crédit” ~1508. Türkçeye girişi: 1870 — Namık Kemal („kredito”).

FICHE ÉTYMOLOGIQUE · KELİME KÜNYESİ№ 19
DOĞRULANDI
kredi
Fransızcası: crédit
Fransızcada ilk1489-91 „itibar” (Commynes); „vendre à crédit” ~1508
Türkçede ilk1870 — Namık Kemal („kredito”)
KaynakCNRTL/TLFi (crédit), Nişanyan Sözlük, TDK Güncel Türkçe Sözlük
Hikâye

Fransızca crédit, Latince creditum („emanet”) üzerinden credere („güvenmek, inanmak, emanet etmek”) fiiline dayanır. Dilbilimciler bu fiilin izini Hint-Avrupa anadiline kadar sürer: *ḱred-dʰeh₁-, kelimesi kelimesine „kalp koymak”. Yani kredi, en eski hâliyle „kalbini ortaya koymak, güvenmek” demek.

Fransızcada kelime önce parayla ilgili değildi: 1489-91’de „itibar, sözü geçerlik” anlamında görülür. „Peşin para almadan satmak” (vendre à crédit) 1508 dolayında, „bankadaki hesabına tanınan meblağ” anlamı ise ancak 1819’da kaydedilir.

Türkçeye ilk kez 1870’te Namık Kemal’in kaleminde, İtalyanca biçimiyle girer: „işte onun içün sana bir kredito”. 1897’de Ahmed Rasim bugünkü biçimiyle ve bugünkü şüpheciliğiyle yazar: „Kredi ve itibar denilen şeye pek ziyade güvenilmemeli.”

*ḱred-dʰeh₁- (Hint-Avrupa: «kalp koymak»)Lat. credere (güvenmek, inanmak)Lat. creditum (emanet)fr. crédit (itibar, 1489)kredi (Türkçe, 1870)

Kaynaklar: CNRTL/TLFi (crédit), Nişanyan Sözlük, TDK Güncel Türkçe Sözlük. Her köken bilgisi sözlük kaynaklarından doğrulanmıştır.

Başka kelimelerin yolculuğu

elektrikPrizden gelen gücün adı, tespih taşı kehribarın Yunanca adından geliyor.Hikâyeyi oku → alarmİtalyanca „All’arme!” — „Silah başına!” Nara, zamanla zilin adı oldu.Hikâyeyi oku → dolarDünyanın parası, adını Bohemya’daki bir gümüş madeni vadisinden alıyor.Hikâyeyi oku → romanEdebiyat türü değil, „halkın konuştuğu Roma dili” — hikâye sonradan geldi.Hikâyeyi oku → aloFransa’ya ilk telefonlar Amerika’dan geldi; „hello” da yanında geldi.Hikâyeyi oku → NoelLatince „dies natalis”ten bugüne: bayramın adı, bir doğum gününün ta kendisi.Hikâyeyi oku → patronAzizden gemi kaptanına, terzi kalıbından işverene: hepsi aynı „baba”dan.Hikâyeyi oku → avukatMesleğin adı bir fiilden doğdu: mahkemeye yardıma çağırmak.Hikâyeyi oku → fotoğrafAdı bir gökbilimci koydu: phôs (ışık) + grapheús (yazan).Hikâyeyi oku → sürprizKelimenin asıl anlamı „baskın”: hoş sürpriz, tarihin en yeni icadı.Hikâyeyi oku → riskDeniz ticaretinin sigorta terimi; kökeni iki büyük ihtimal arasında.Hikâyeyi oku → alkolArapça al-kuḥl: göze çekilen sürme. İçkiye giden yol, bir damıtma imbiğinden geçer.Hikâyeyi oku → gazDilin en dürüst icadı: van Helmont yeni maddeye yeni kelime türetti ve bunu yazdı.Hikâyeyi oku → ekipKökünde Vikinglerin „skip”i (gemi) var; İngilizce „ship” ile akrabadır.Hikâyeyi oku → sporFransızcadan İngiltere’ye, orada spor olup Fransa’ya geri: gidiş-dönüş bir kelime.Hikâyeyi oku → onurDil Devrimi’nde „haysiyet”e karşılık diye benimsendi; aslı honneur.Hikâyeyi oku → normalLatince norma = gönye. Gönyeye uyan „düzgün”, uymayan „anormal” sayıldı.Hikâyeyi oku → kontrolContre + rôle: „karşı rulo”. Denetimin aslı, defteri kopyasıyla karşılaştırmak.Hikâyeyi oku → rolTekerlekten ruloya, rulodan sahneye: rol, replik kâğıdının adı.Hikâyeyi oku → barMüşteriyle içkiyi ayıran tezgâh çubuğu, mekânın kendisine ad oldu.Hikâyeyi oku → milyonİtalyanca büyütme ekiyle: mille + one. Kelimeyi Marco Polo meşhur etti.Hikâyeyi oku → pantolonBir azizden bir tiyatro karakterine, oradan bacağımıza: pantolonun yolculuğu.Hikâyeyi oku → kuaförMesleğin adı saçtan değil, başa giyilen eski bir başlıktan geliyor.Hikâyeyi oku → randevuKökeninde bir askerî komut var: „Rendez-vous!” — belirlenen yere gidiniz!Hikâyeyi oku →

Merak ettiğin başka bir kelime mi var?

Türkçedeki 5.731 Fransızca kökenli kelimenin hepsi sorgu aracında. Yeni hikâyeler de Instagram’da.