← Etimoloji · Kelimelerin Yolculuğu Kelime hikâyesi · № 27

„Avukat” kelimesinin kökeni

„Avukat” kelimesi kelimesine „imdada çağrılan”

Kısa cevap

avukat kelimesi Fransızca avocat sözcüğünden geliyor. Köken zinciri: Lat. vocare → Lat. advocatus → İt. avvocato → avukat. Fransızcada ilk kayıt: Lat. advocatus — İtalyanca avvocato yoluyla. Türkçeye girişi: 1869 — Terakki gazetesi.

FICHE ÉTYMOLOGIQUE · KELİME KÜNYESİ№ 27
DOĞRULANDI
avukat
Fransızcası: avocat
Fransızcada ilkLat. advocatus — İtalyanca avvocato yoluyla
Türkçede ilk1869 — Terakki gazetesi
KaynakNişanyan Sözlük (avukat), TDK Güncel Türkçe Sözlük
Hikâye

Latince vocare „çağırmak, seslenmek” demek (vokal ve vokabüler de akrabası). Başına ad- („-e doğru”) eki gelince advocare „mahkemeye çağırmak” oldu; advocatus da „tanık veya savunucu olarak mahkemeye çağrılan kimse”. Yani avukat, kelimesi kelimesine „yardıma çağrılan”dır.

Türkçeye bu kelime Fransızcadan değil, İtalyanca avvocato biçiminden girdi — Akdeniz ticaretinin ve İtalyan hukuk pratiğinin izlediği bilindik yol. İlk kayıt 1869’da Terakki gazetesinde: „muhakeme esnasında müttehimlerin avukatları dahi hükûmet aleyhine pek şedid lisanlar istimal etmişlerdir.”

Yedi yıl sonra Ahmed Vefik Paşa, sözlüğüne alaycı bir tanım koyar: „avukat: dava vekilinin çenelisi.” Kelime, mesleğiyle birlikte tartışmasını da beraberinde getirmişti.

Lat. vocare (çağırmak)Lat. advocatus (mahkemeye çağrılan)İt. avvocato (savunucu)avukat (Türkçe, 1869)

Kaynaklar: Nişanyan Sözlük (avukat), TDK Güncel Türkçe Sözlük. Her köken bilgisi sözlük kaynaklarından doğrulanmıştır.

Başka kelimelerin yolculuğu

fotoğrafAdı bir gökbilimci koydu: phôs (ışık) + grapheús (yazan).Hikâyeyi oku → sürprizKelimenin asıl anlamı „baskın”: hoş sürpriz, tarihin en yeni icadı.Hikâyeyi oku → riskDeniz ticaretinin sigorta terimi; kökeni iki büyük ihtimal arasında.Hikâyeyi oku → alkolArapça al-kuḥl: göze çekilen sürme. İçkiye giden yol, bir damıtma imbiğinden geçer.Hikâyeyi oku → gazDilin en dürüst icadı: van Helmont yeni maddeye yeni kelime türetti ve bunu yazdı.Hikâyeyi oku → ekipKökünde Vikinglerin „skip”i (gemi) var; İngilizce „ship” ile akrabadır.Hikâyeyi oku → sporFransızcadan İngiltere’ye, orada spor olup Fransa’ya geri: gidiş-dönüş bir kelime.Hikâyeyi oku → onurDil Devrimi’nde „haysiyet”e karşılık diye benimsendi; aslı honneur.Hikâyeyi oku → normalLatince norma = gönye. Gönyeye uyan „düzgün”, uymayan „anormal” sayıldı.Hikâyeyi oku → kontrolContre + rôle: „karşı rulo”. Denetimin aslı, defteri kopyasıyla karşılaştırmak.Hikâyeyi oku → rolTekerlekten ruloya, rulodan sahneye: rol, replik kâğıdının adı.Hikâyeyi oku → barMüşteriyle içkiyi ayıran tezgâh çubuğu, mekânın kendisine ad oldu.Hikâyeyi oku → milyonİtalyanca büyütme ekiyle: mille + one. Kelimeyi Marco Polo meşhur etti.Hikâyeyi oku → pantolonBir azizden bir tiyatro karakterine, oradan bacağımıza: pantolonun yolculuğu.Hikâyeyi oku → kuaförMesleğin adı saçtan değil, başa giyilen eski bir başlıktan geliyor.Hikâyeyi oku → randevuKökeninde bir askerî komut var: „Rendez-vous!” — belirlenen yere gidiniz!Hikâyeyi oku → asansörAdı, mühendis Léon Edoux’nun 1867 Paris Dünya Fuarı’ndaki makinesiyle kondu.Hikâyeyi oku → şoförKelime anlamı „ısıtan kişi”: ilk şoförler buharlı arabanın kazanını yakıyordu.Hikâyeyi oku → otobüsKelimenin anlam taşıyan kısımları zamanla düştü; elimizde Latince bir çekim eki kaldı.Hikâyeyi oku → ceketBiri köylü ayaklanması, biri örme zırh: iki rakip köken hikâyesi olan kelime.Hikâyeyi oku → tuvalet„Küçük bez” demekti; üç yüz yılda örtmece örtmece bugünkü anlamına yürüdü.Hikâyeyi oku → plajYunanca „eğimli” sıfatından: denize doğru eğimlenen kenar.Hikâyeyi oku → makyajİlk anlamı hırsız argosunda „iş çevirmek”ti; kelimeyi tiyatro kulisi akladı.Hikâyeyi oku → liseAdı, Aristoteles’in Atina’da ders verdiği Lykeion korusundan geliyor.Hikâyeyi oku →

Merak ettiğin başka bir kelime mi var?

Türkçedeki 5.731 Fransızca kökenli kelimenin hepsi sorgu aracında. Yeni hikâyeler de Instagram’da.