← Etimoloji · Kelimelerin Yolculuğu Kelime hikâyesi · № 03

„Randevu” kelimesinin kökeni

„Randevu” aslında bir emir cümlesi

Kısa cevap

randevu kelimesi Fransızca rendez-vous sözcüğünden geliyor. Köken zinciri: fr. se rendre → Rendez-vous! → fr. rendez-vous → randevu. Fransızcada ilk kayıt: 1583–84 (Jean-Édouard Du Monin). Türkçeye girişi: 1896 — Recaizade Mahmut Ekrem, Araba Sevdası.

FICHE ÉTYMOLOGIQUE · KELİME KÜNYESİ№ 03
DOĞRULANDI
randevu
Fransızcası: rendez-vous
Fransızcada ilk1583–84 (Jean-Édouard Du Monin)
Türkçede ilk1896 — Recaizade Mahmut Ekrem, Araba Sevdası
KaynakCNRTL/TLFi (rendez-vous), Nişanyan Sözlük, TDK Güncel Türkçe Sözlük
Hikâye

Fransızca rendez-vous, se rendre („bir yere gitmek, varmak”) fiilinin emir kipidir: Rendez-vous! = „(kararlaştırılan yere) gidiniz!” Askerlere verilen bu komut, zamanla buluşmanın kendisinin adı oldu. Yani her randevu, kelimenin içinde donmuş küçük bir emir cümlesi taşır.

Kelimenin Fransızcadaki ilk kaydı 1583–84, şair Jean-Édouard Du Monin’de.

Türkçedeki ilk kaydı ise tam yerinde: 1896’da Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası romanında, alafranga özentisi kahramanın ağzında geçer („monşer… randevumuz var”). Kelime Türkçeye bir moda kelimesi olarak girdi, kalıcı oldu.

fr. se rendre (bir yere varmak)Rendez-vous! (emir: gidiniz!)fr. rendez-vous (buluşma, 1583)randevu (Türkçe, 1896)

Kaynaklar: CNRTL/TLFi (rendez-vous), Nişanyan Sözlük, TDK Güncel Türkçe Sözlük. Her köken bilgisi sözlük kaynaklarından doğrulanmıştır.

Başka kelimelerin yolculuğu

asansörAdı, mühendis Léon Edoux’nun 1867 Paris Dünya Fuarı’ndaki makinesiyle kondu.Hikâyeyi oku → şoförKelime anlamı „ısıtan kişi”: ilk şoförler buharlı arabanın kazanını yakıyordu.Hikâyeyi oku → otobüsKelimenin anlam taşıyan kısımları zamanla düştü; elimizde Latince bir çekim eki kaldı.Hikâyeyi oku → ceketBiri köylü ayaklanması, biri örme zırh: iki rakip köken hikâyesi olan kelime.Hikâyeyi oku → tuvalet„Küçük bez” demekti; üç yüz yılda örtmece örtmece bugünkü anlamına yürüdü.Hikâyeyi oku → plajYunanca „eğimli” sıfatından: denize doğru eğimlenen kenar.Hikâyeyi oku → makyajİlk anlamı hırsız argosunda „iş çevirmek”ti; kelimeyi tiyatro kulisi akladı.Hikâyeyi oku → liseAdı, Aristoteles’in Atina’da ders verdiği Lykeion korusundan geliyor.Hikâyeyi oku → kravatKelime „Hırvat” demek: adı, bir süvari birliğinin boyunbağından geliyor.Hikâyeyi oku → restoranLokanta değil, „güç veren” bir et suyu demekti; adı bir çorbadan aldı.Hikâyeyi oku → sinemaYunanca „hareket” + „yazan”: Lumière’lerin cihaz adının kısalmış hâli.Hikâyeyi oku → duşKökü „su borusu”: kelime, İtalyan kaplıcalarından Montaigne’in günlüğüyle geldi.Hikâyeyi oku → taksiKelimenin dibinde Yunanca „vergi koymak” var; taksi aslında sayacın adı.Hikâyeyi oku → rujFransız için ruj bir renk adıdır; boya anlamı Türkçede tek başına kaldı.Hikâyeyi oku → vampirAvrupa’nın kan emici efsanesi, adını büyük olasılıkla bir Türk dilinden aldı.Hikâyeyi oku → krediBankacılık terimi sanılır; kökü, binlerce yıllık bir deyime çıkar: kalbini ortaya koymak.Hikâyeyi oku → elektrikPrizden gelen gücün adı, tespih taşı kehribarın Yunanca adından geliyor.Hikâyeyi oku → alarmİtalyanca „All’arme!” — „Silah başına!” Nara, zamanla zilin adı oldu.Hikâyeyi oku → dolarDünyanın parası, adını Bohemya’daki bir gümüş madeni vadisinden alıyor.Hikâyeyi oku → romanEdebiyat türü değil, „halkın konuştuğu Roma dili” — hikâye sonradan geldi.Hikâyeyi oku → aloFransa’ya ilk telefonlar Amerika’dan geldi; „hello” da yanında geldi.Hikâyeyi oku → NoelLatince „dies natalis”ten bugüne: bayramın adı, bir doğum gününün ta kendisi.Hikâyeyi oku → patronAzizden gemi kaptanına, terzi kalıbından işverene: hepsi aynı „baba”dan.Hikâyeyi oku → avukatMesleğin adı bir fiilden doğdu: mahkemeye yardıma çağırmak.Hikâyeyi oku →

Merak ettiğin başka bir kelime mi var?

Türkçedeki 5.731 Fransızca kökenli kelimenin hepsi sorgu aracında. Yeni hikâyeler de Instagram’da.