← Etimoloji · Kelimelerin Yolculuğu Kelime hikâyesi · № 39

„Bar” kelimesinin kökeni

„Bar” adını bir tahta çubuktan alır

Kısa cevap

bar kelimesi Fransızca barre sözcüğünden geliyor. Köken zinciri: Lat. barra → fr. barre → ing. bar → bar. Fransızcada ilk kayıt: fr. barre „çubuk, engel”; içki tezgâhı anlamı İngilizcede doğdu. Türkçeye girişi: 1891 — Ahmed İhsan, Avrupa’da Ne Gördüm.

FICHE ÉTYMOLOGIQUE · KELİME KÜNYESİ№ 39
DOĞRULANDI
bar
Fransızcası: barre
Fransızcada ilkfr. barre „çubuk, engel”; içki tezgâhı anlamı İngilizcede doğdu
Türkçede ilk1891 — Ahmed İhsan, Avrupa’da Ne Gördüm
KaynakNişanyan Sözlük (bar), TDK Güncel Türkçe Sözlük
Hikâye

Latince barra „çubuk, engel” demekti; Fransızca barre de öyle. Kelime İngilizceye geçti ve bar orada iki hayat yaşadı: önce „çubuk, engel, parmaklık” — sonra, içki satılan yerlerde müşteriyle şişeleri ayıran tezgâh çubuğu. Zamanla çubuğun adı mekânın tamamına yayıldı: bar, „ayakta içki içilen yer”.

Aynı çubuk ailesi Türkçede kalabalıktır: bariyer, baraj, barfiks, barkod, barmen ve mahkemedeki baro (avukatları dinleyicilerden ayıran parmaklıktan) — Nişanyan hepsini aynı köke bağlar.

Türkçedeki ilk kayıt 1891’de Ahmed İhsan’ın Avrupa seyahatnamesindedir, „içki tezgâhı” anlamıyla. Yüz yıl sonra kelime otel ilanlarına „minibar” olarak dönmüştü (1989) — küçücük bir buzdolabına dönüşen koca çubuk.

Lat. barra (çubuk, engel)fr. barre (çubuk)ing. bar (tezgâh çubuğu → meyhane)bar (Türkçe, 1891)

Kaynaklar: Nişanyan Sözlük (bar), TDK Güncel Türkçe Sözlük. Her köken bilgisi sözlük kaynaklarından doğrulanmıştır.

Başka kelimelerin yolculuğu

milyonİtalyanca büyütme ekiyle: mille + one. Kelimeyi Marco Polo meşhur etti.Hikâyeyi oku → pantolonBir azizden bir tiyatro karakterine, oradan bacağımıza: pantolonun yolculuğu.Hikâyeyi oku → kuaförMesleğin adı saçtan değil, başa giyilen eski bir başlıktan geliyor.Hikâyeyi oku → randevuKökeninde bir askerî komut var: „Rendez-vous!” — belirlenen yere gidiniz!Hikâyeyi oku → asansörAdı, mühendis Léon Edoux’nun 1867 Paris Dünya Fuarı’ndaki makinesiyle kondu.Hikâyeyi oku → şoförKelime anlamı „ısıtan kişi”: ilk şoförler buharlı arabanın kazanını yakıyordu.Hikâyeyi oku → otobüsKelimenin anlam taşıyan kısımları zamanla düştü; elimizde Latince bir çekim eki kaldı.Hikâyeyi oku → ceketBiri köylü ayaklanması, biri örme zırh: iki rakip köken hikâyesi olan kelime.Hikâyeyi oku → tuvalet„Küçük bez” demekti; üç yüz yılda örtmece örtmece bugünkü anlamına yürüdü.Hikâyeyi oku → plajYunanca „eğimli” sıfatından: denize doğru eğimlenen kenar.Hikâyeyi oku → makyajİlk anlamı hırsız argosunda „iş çevirmek”ti; kelimeyi tiyatro kulisi akladı.Hikâyeyi oku → liseAdı, Aristoteles’in Atina’da ders verdiği Lykeion korusundan geliyor.Hikâyeyi oku → kravatKelime „Hırvat” demek: adı, bir süvari birliğinin boyunbağından geliyor.Hikâyeyi oku → restoranLokanta değil, „güç veren” bir et suyu demekti; adı bir çorbadan aldı.Hikâyeyi oku → sinemaYunanca „hareket” + „yazan”: Lumière’lerin cihaz adının kısalmış hâli.Hikâyeyi oku → duşKökü „su borusu”: kelime, İtalyan kaplıcalarından Montaigne’in günlüğüyle geldi.Hikâyeyi oku → taksiKelimenin dibinde Yunanca „vergi koymak” var; taksi aslında sayacın adı.Hikâyeyi oku → rujFransız için ruj bir renk adıdır; boya anlamı Türkçede tek başına kaldı.Hikâyeyi oku → vampirAvrupa’nın kan emici efsanesi, adını büyük olasılıkla bir Türk dilinden aldı.Hikâyeyi oku → krediBankacılık terimi sanılır; kökü, binlerce yıllık bir deyime çıkar: kalbini ortaya koymak.Hikâyeyi oku → elektrikPrizden gelen gücün adı, tespih taşı kehribarın Yunanca adından geliyor.Hikâyeyi oku → alarmİtalyanca „All’arme!” — „Silah başına!” Nara, zamanla zilin adı oldu.Hikâyeyi oku → dolarDünyanın parası, adını Bohemya’daki bir gümüş madeni vadisinden alıyor.Hikâyeyi oku → romanEdebiyat türü değil, „halkın konuştuğu Roma dili” — hikâye sonradan geldi.Hikâyeyi oku →

Merak ettiğin başka bir kelime mi var?

Türkçedeki 5.731 Fransızca kökenli kelimenin hepsi sorgu aracında. Yeni hikâyeler de Instagram’da.